|
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
KATMA DEĞER VERGİSİ SİRKÜLERİ/60
|
Konusu |
: |
|
Tarihi |
: 8/8/2011 |
|
Sayısı |
: KDVK-60/2011-1 |
|
 |
 |
|
 |
 |
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV)
Kanununun uygulamasına ilişkin mevcut
sirkülerlerin birleştirilmesi ile
uygulamada tereddüt edilen hususlara
yönelik açıklamalar bu Sirkülerin
konusunu oluşturmaktadır.
1. KDV'NİN KONUSU
KDV Kanununun 1 inci maddesine göre
Türkiye'de yapılan;
- Ticari, sınai, zirai faaliyet ve
serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki
teslim ve hizmetler,
- Her türlü mal ve hizmet ithalatı,
- Söz konusu maddede belirtilen "diğer"
faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler
KDV'ye tabidir.
•1.1. İşlemlerin Türkiye'de
Yapılması
KDV Kanununun 6 ncı maddesinde
işlemlerin Türkiye'de yapılmasının;
malların teslim anında Türkiye'de
bulunmasını, hizmetin Türkiye'de
yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de
faydalanılmasını ifade ettiği hükmü yer
almaktadır.
1.1.1. Yurtdışındaki İşlemler
KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine
göre, yurtdışında gerçekleşen mal
teslimleri ile yurt dışında ifa edilip
yine yurtdışında yararlanılan hizmetler
KDV'nin konusuna girmemektedir.
Türkiye'de yapılmayan işlemin bedeli
üzerinden KDV hesaplanması veya böyle
bir işlemin Kanundaki herhangi bir
istisna hükmü ile ilişkilendirilmesi söz
konusu değildir.
Buna göre, Türkiye'deki bir mükellefin;
- Yurt dışında düzenlenen bir fuara
Türkiye'den katılan firmalara yurt
dışında verdiği stant kurulumu, montajı,
lojistik vb. hizmetler,
- Yurt dışında yaptığı inşaat, onarım,
montaj işleri,
- Yurt dışındaki bir firmanın doğrudan
yurt dışındaki başka bir firmaya (mallar
Türkiye'ye gelmeksizin) yapacağı
teslimlere ilişkin olarak verdiği
aracılık hizmeti,
- Türkiye'deki başka bir firmanın
personelini yurt dışına götürmek
suretiyle aynı sektörde faaliyette
bulunan yabancı firmalarla tanıştırma,
bilgilendirme, eğitim şeklinde yurt
dışında verdiği danışmanlık hizmeti,
- Yurt dışındaki bir firmanın
mallarının, yine yurt dışındaki bir
başka firmaya pazarlanmasına yönelik
olarak yurt dışında verdiği satış
komisyonculuğu hizmeti
Türkiye'de ifa edilmediğinden veya bu
hizmetlerden Türkiye'de
faydalanılmadığından KDV'nin konusuna
girmemektedir.
Türkiye'de serbest meslek faaliyeti
dolayısıyla KDV mükellefi olan bir
doktor veya avukatın, Türkiye'de KDV
mükellefi olan bir firmaya yurt dışında
verdiği hizmetler de verginin konusuna
girmeyecektir.
1.1.2. Türkiye'deki İşlemler
KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine
göre, Türkiye'de gerçekleşen mal
teslimleri ile Türkiye'de ifa edilen
veya yurt dışında ifa edilmekle birlikte
Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye
tabidir. Bu teslim ve hizmetlerin
yabancı firmalara yapılması bu durumu
değiştirmez.
Türkiye'de yapılan, ancak yurt dışında
faydalanılan hizmetler ise KDV'nin
konusuna girmekle birlikte Kanunun 12/2
nci maddesindeki şartları taşımak
kaydıyla KDV'den istisna bulunmaktadır.
Buna göre, Türkiye'deki bir mükellefin;
- Yurt dışındaki otellere turist,
okullara öğrenci, fuarlara ziyaretçi
veya katılımcı bulunmasına yönelik yurt
dışındaki firmaya Türkiye'de verdiği
aracılık hizmetleri,
- Yurt dışındaki firmalara ait ürünlerin
Türkiye'de satışı için bu firmalara
verdiği pazarlama, aracılık, danışmanlık
vb. hizmetleri
genel esaslar çerçevesinde KDV'ye tabi
bulunmaktadır. Bu işlemlerin, KDV
Kanununun 11/1-a ve 12/2 nci maddelerine
göre ihracat istisnası kapsamında
değerlendirilmesi de söz konusu
değildir.
Öte yandan, Türkiye'deki bir firmanın
yurt dışından ithal edeceği mallara
ilişkin olarak yurt dışındaki firmadan
yurtdışında aldığı kalite kontrol,
barkodlama, elleçleme vb. hizmetlerden
Türkiye'de faydalanıldığından, bu
hizmetler genel esaslar çerçevesinde
KDV'ye tabi olacaktır.
1.2. Tazminatlar
1.2.1. Herhangi bir
teslim veya hizmetin karşılığı olarak
ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri
ödemeler prensip olarak KDV'nin konusuna
girmemektedir.
Bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına
uygun yapılmaması, işin verilen süre
içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin
feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat,
cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai
şart mahiyetindeki ödemeler herhangi bir
teslim veya hizmetin karşılığı
olmadığından KDV'nin konusuna
girmemektedir.
Buna göre;
(1) Belediye tarafından ihale edilip
sözleşmeye bağlanan inşaat, onarım,
malzeme ve hizmet alımı işlerinde
yükleniciden kaynaklanan gecikmelerden
dolayı yükleniciye gecikme cezası
tahakkuk ettirilmesi durumunda sözleşme
gereği yükleniciden gecikme cezası adı
altında tahsil edilen bedel KDV'ye tabi
olmayacaktır. Öte yandan, gecikme
cezasının hakedişten kesilerek tahsil
edilmesinin, belediyenin yükleniciye
ödemesi gereken KDV tutarına etkisi
bulunmamaktadır.
(2) İşverenler tarafından çalışanlara
ödenen kıdem tazminatları ücret
mahiyetinde olduğundan KDV'nin konusuna
girmemektedir. Bu nedenle;
- İşçilerin iş akitleri feshedilmeden
bir başka işverene nakledilmesi
nedeniyle, işçilerin tazminat
tutarlarının devir tarihine kadar
hesaplanarak yeni işverene aktarılması,
- İşçilerin yeni işverence iş
akitlerinin feshedilmesi veya emeklilik
hakkı kazanmaları nedeniyle, tazminat
tutarlarının eski işverenin sorumlu
olduğu kısmının yeni işverene
aktarılması
KDV'ye tabi olmayacaktır.
(3) Bir teslim veya hizmetin karşılığını
teşkil etmeyen veya buna bağlı olarak
ortaya çıkmayan sigorta tazminatları
KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu
durumda, sigortalının hasar gören eşya
için sigorta şirketinden aldığı tazminat
için KDV hesaplanması söz konusu
olmayacaktır.
Ancak, sigortalı mükellefin hasar gören
eşyayı tamir ettirerek, adına düzenlenen
faturaları ibraz etmek suretiyle tamir
bedelini sigorta şirketinden tahsil
ettiği durumda, sigortalının, sigorta
şirketi adına yaptığı ve KDV'ye tabi
olan masrafların aynen sigorta şirketine
yansıtılması için fatura düzenlenmesi ve
KDV hesaplanması gerekmektedir.
1.2.2. KDV Kanununun
24/c maddesinde, vade farkı, fiyat
farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler
ile servis ve benzer adlar altında
sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve
değerlerin, KDV matrahına dahil olduğu
hükme bağlanmıştır.
Buna göre, KDV'ye tabi bir teslim veya
hizmetin karşılığında alınan bedelle
ilgili olarak, tazminat adı altında olsa
bile, yapılan ödemeler matraha dahil
olduğundan, bunlar üzerinden teslim veya
hizmetin tabi olduğu oranda KDV
hesaplanması gerekmektedir.
Örneğin, elektrik faturasının vadesinden
sonra ödenmesi nedeniyle aboneden alınan
%5 geç ödeme tazminatı KDV matrahına
dahil edilerek, toplam tutar üzerinden
KDV hesaplanacaktır.
1.3. Aidatlar
Üyelerden veya katılımcılardan alınan
aidatlar, herhangi bir teslim veya
hizmetin karşılığını teşkil etmemek
şartıyla KDV'nin konusuna girmemektedir.
Örneğin dernek tüzüğünde belirtilen
gelirlerden olan üye aidatları KDV'ye
tabi tutulmayacaktır.
Ancak kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunan bir kooperatifin ticari
nitelikteki teslim ve hizmetlerinin
karşılığında yapılan ve kurum kazancının
bir unsuru sayılan aidat ödemeleri
KDV'ye tabi tutulacaktır. Örneğin
tüketim ve taşımacılık kooperatifleri
gibi kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunan kooperatiflerin üyeleri
tarafından yapılan ve kurum kazancının
bir unsuru sayılan aidat ödemeleri
KDV'ye tabi bulunmaktadır. Kurumlar
vergisi mükellefiyeti bulunmayan
kooperatifin ortak giderleri karşılamak
(üyelerin güvenlik, bahçıvanlık, havuz
ve sosyal tesislerin bakımı, elektrik ve
su gibi ihtiyaçlarının giderilmesi)
amacıyla tahsil ettiği aidatlar ise
ticari mahiyet arz etmediğinden KDV'ye
tabi tutulmayacaktır.
1.4. Kiralama İşlemleri
1.4.1. KDV Kanununun
1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari,
sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek
faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve
hizmetlerin; 1/3-f maddesinde, Gelir
Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde
belirtilen mal ve hakların kiralanması
işlemlerinin KDV'nin konusuna girdiği
hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 17/4-d maddesinde ise
iktisadi işletmelere dahil olmayan
gayrimenkullerin kiralanması işlemleri
KDV'den müstesnadır.
Buna göre, iktisadi işletmelerin her
türlü kiralama işlemleri KDV Kanununun
1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabidir.
Gelir Vergisi Kanununun 70 inci
maddesinde sayılan mal ve hakların
kiralanması işlemleri KDV Kanununun
1/3-f maddesine göre KDV'ye tabi olmakla
birlikte iktisadi işletmelere dahil
olmayan gayrimenkullerin kiralanması
işlemleri KDV'den müstesnadır.
Bu çerçevede, gelir vergisi açısından
gayrimenkul sermaye iradı olarak
tanımlansa dahi bir işletme veya
müessesenin belirli bir bedel ve süre
dahilinde başkasının kullanımına
bırakılması şeklindeki işletme hakkının
kiralanması işlemleri Kanunun 1/3-f
maddesine göre KDV'ye tabi tutulacaktır.
Buna göre;
- Belediye veya bir devlet
üniversitesine ait arsanın kiraya
verilmesi KDV Kanununun 17/4-d maddesine
göre KDV'den müstesnadır. Ancak arsanın,
bu kurumların iktisadi işletmesine dahil
olması veya bu kiralama işlemi nedeniyle
bir iktisadi işletme oluşması halinde,
söz konusu kiralama işlemi Kanunun 1/1
inci maddesine göre KDV'ye tabi
olacaktır.
- Belediye veya bir devlet üniversitesi
tarafından bir yerin çay bahçesi olarak
işletilmek üzere kiraya verilmesi
durumunda işletme hakkının kiralanması
söz konusu olacağından, çay bahçesinin,
kiraya veren kurumun bir iktisadi
işletmesine dahil olup olmadığına
bakılmaksızın, bu kiralama işlemi
Kanunun 1/3-f maddesi gereğince KDV'ye
tabi tutulacaktır.
- Belediye veya devlet üniversitesinin
iktisadi işletmesine dahil olmayan
gayrimenkulü, bankalara ATM cihazı
konulmak ya da banka şubesi olarak
kullanılmak üzere kiraya vermesi Kanunun
17/4-d maddesine göre KDV'den
müstesnadır. Ancak, söz konusu
gayrimenkul belediye veya üniversitenin
iktisadi işletmesine dahil ise bu
kiralama işlemi Kanunun 1 inci maddesine
göre KDV'ye tabi olacaktır.
- Şehiriçi özel toplu taşıma hattının
kiralanması, işletme hakkının
kiralanması niteliğinde olduğundan
Kanunun 1/3-f maddesi kapsamında KDV'ye
tabidir.
- Bir kişinin sahibi olduğu otomobili il
özel idaresine kiraya vermesi işlemi
Kanunun 1/3-f maddesine göre KDV'ye tabi
olacaktır.
- Bir vakfın, iktisadi işletmesine dahil
olmayan gayrimenkulünü kiraya vermesi,
Kanunun 17/4-d maddesine göre KDV'den
müstesnadır.
- KDV mükellefiyeti olmayan işhanı
yönetimine ait otoparkın kiraya
verilmesi, Kanunun 1/3-f maddesi
gereğince KDV'ye tabidir.
1.4.2. KDV Kanununun
17/4-p maddesinde, Hazinece yapılan
taşınmaz teslimi ve kiralamaları,
irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve
ön izin verilmesi işlemlerinin KDV'den
istisna olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Hazine kavramı içerisine 5018 sayılı
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa
ekli 1 sayılı cetvelde sayılan "Genel
Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri"
girmektedir.
Buna göre, taşınmazların genel bütçe
kapsamındaki kamu idareleri tarafından
kiraya verilmesi işlemleri KDV'den
müstesnadır.
1.5. Yap-İşlet-Devret Modeli
Çerçevesinde Kurulan, Belirli Bir Süre
İşletilen Tesislerin İşletme Süresi
Sonunda İlgili Kuruma Devrinde KDV
KDV Kanununun 27/1 inci maddesinde,
bedeli bulunmayan veya bilinmeyen
işlemler ile bedelin mal, menfaat,
hizmet gibi paradan başka değerler
olması halinde matrahın, işlemin
mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal
ücreti olduğu, 27/2 nci maddesinde
bedelin emsal bedeline veya emsal
ücretine göre açık bir şekilde düşük
olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı
bir sebeple açıklanamadığı hallerde de
matrah olarak emsal bedeli veya emsal
ücretinin esas alınacağı hükmüne yer
verilmiştir.
3996 sayılı Kanun kapsamındaki
yap-işlet-devret modelinde ilgili
kurumca süre sonunda tesisin kendisine
devri karşılığında işleticiye doğrudan
bir bedel ödenmemektedir. Bir finansman
türü olan bu modelde işletici tesisin
devrine ilişkin bedeli, tesisi sözleşme
ile öngörülen süre içinde işletmek
suretiyle elde ettiği kazanç ile
karşılamaktadır.
Bu çerçevede, yap-işlet-devret
modelinde, süre sonunda tesisin işletici
tarafından ilgili kuruma tesliminde
emsal bedel üzerinden KDV
aranılmayacaktır.
1.6. Trafo Devirleri
KDV Kanununun 1 inci maddesi uyarınca
ticari, sınai, zirai faaliyet ile
serbest meslek faaliyetinin devamlılığı,
kapsamı ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu
hükümlerine göre, Gelir Vergisi
Kanununda açıklık bulunmayan hallerde,
Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili
mevzuat hükümlerine göre tespit
edilmektedir.
Bu çerçevede, ortakların belirli
ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını
karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet
suretiyle sağlayıp korumak amacıyla
kurulan ve herhangi bir kar amacı
gütmeyen; konut yapı kooperatiflerinin,
işyeri yapı kooperatiflerinin, küçük
sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin,
site yönetimleri ile site işletme
kooperatiflerinin ve organize sanayi
bölgesi yönetimlerinin mülkiyetlerinde
bulunan trafoların mevzuat gereği iz
bedeli karşılığında elektrik dağıtım
şirketlerine devri KDV Kanununun 1 inci
maddesi uyarınca da KDV'ye tabi
bulunmamaktadır.
1.7. KOSGEB'in Geri Dönüşümsüz
Olarak Sağladığı Destekler
KOSGEB tarafından nitelikli eleman
istihdamı ve yurtiçi fuarları finansal
programı gibi geri dönüşümsüz olarak
firmalara yapılan ödemeler bir
teslim ve hizmetin karşılığı olarak
ortaya çıkmadığından KDV'nin
konusuna girmemektedir.
1.8. Arsa Karşılığı İnşaat
İşleri
1.8.1. Arsa karşılığı
inşaat işlerinde KDV uygulamasına
ilişkin olarak gerekli açıklamalar 30
Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin D
bölümünde yapılmıştır.
Arsa karşılığı inşaat işlerinde iki ayrı
teslim söz konusudur. Bunlardan
birincisi, arsa sahibi tarafından
müteahhide arsa teslimi; ikincisi ise
müteahhit tarafından arsaya karşılık
olarak arsa sahibine bağımsız birim
(konut veya işyeri) teslimidir.
Arsa karşılığı inşaat işlerinde vergiyi
doğuran olay, müteahhidin arsa karşılığı
konut, işyeri gibi bağımsız birimleri
arsa sahibine teslimiyle
gerçekleşmektedir. Bu tarih itibariyle
arsa açısından da vergiyi doğuran olay
vuku bulmaktadır. Taşınmazda teslim
kural olarak tapuya tescil ile
gerçekleşmekle birlikte, tapuya
tescilden önce bağımsız birimlerin
alıcının tasarrufuna terk edilmesi
durumunda da vergiyi doğuran olay
gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, arsa
sahibinin arsa tesliminin ticari
nitelikli olması durumunda arsa için,
müteahhidin ise arsa sahibine teslim
ettiği bağımsız birimler için, vergiyi
doğuran olayın vuku bulduğu tarih
itibariyle eş zamanlı olarak fatura
düzenlemesi gerekmektedir.
Buna göre;
- Arsanın bir iktisadi işletmeye dahil
olması veya arsa sahibinin arsa alım
satımını mutad ve sürekli bir faaliyet
olarak sürdürmesi halinde, vergiyi
doğuran olayın vuku bulduğu tarihte,
müteahhide yapılan bu arsa teslimi
nedeniyle düzenlenecek faturada arsa
karşılığı alınan bağımsız birimlerin
emsal bedeli (arsa payı dahil) üzerinden
genel oranda KDV hesaplanması
gerekmektedir.
- Arsa sahibinin, gerçek usulde
mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde
arızi faaliyet olarak arsasını bağımsız
birimler karşılığında müteahhide
tesliminde KDV uygulanmayacaktır.
- Vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu
tarihte, müteahhitten arsa sahibine
yapılacak bağımsız birim teslimleri için
müteahhit tarafından düzenlenecek
faturada bağımsız birimin niteliğine
göre emsal bedeli (arsa payı dahil)
üzerinden % 1 veya % 18 oranında KDV
hesaplanması gerekmektedir.
Öte yandan, her iki teslimde de işlem
bedelinin emsaline göre açıkça düşüklük
göstermesi halinde KDV Kanununun 27/3
üncü maddesine göre işlem yapılacağı
tabiidir.
1.8.2. Uygulamada
"hasılat paylaşımı", "gelir paylaşımı"
vb. şekillerde düzenlenen sözleşmeler
uyarınca yapılan işlerde, inşa edilen
bağımsız birimler yerine bunların
hasılatı paylaşılmakta olup, bu tür
sözleşmeler gereğince yapılan işlerin de
30 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde
düzenlenen "arsa karşılığı inşaat"
olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede;
- Bağımsız birimlerin üçüncü şahıslara
satışında, vergiyi doğuran olayın vuku
bulduğu tarihte sadece müteahhit
tarafından üçüncü şahıslara fatura
düzenlenecek, faturada gösterilen toplam
bedel üzerinden bağımsız birimin
niteliğine göre % 1 veya % 18 oranında
KDV hesaplanarak beyan edilecektir.
- Arsanın bir iktisadi işletmeye dahil
olması veya arsa sahibinin arsa alım
satımını mutad ve sürekli bir faaliyet
olarak sürdürmesi halinde, vergiyi
doğuran olayın vuku bulduğu tarih
itibariyle hasılattan kendisine kalan
pay için müteahhide arsa satış faturası
düzenleyecek, fatura bedeli üzerinden
genel esaslara göre KDV hesaplayarak
beyan edecektir. Arsa tesliminin,
KDV'nin konusuna girmemesi veya KDV'den
istisna edilmiş olması halinde bu
teslimde KDV hesaplanmayacaktır.
2. İŞGÜCÜ TEMİN HİZMETİNDE
TEVKİFAT UYGULAMASI
KDV Kanununun 9/1 inci maddesinin
Bakanlığımıza verdiği yetkiye
dayanılarak 96 Seri No.lu KDV Genel
Tebliği ile 1/12/2005 tarihinden
itibaren geçerli olmak üzere, KDV
mükelleflerinin, alt işverenlerden veya
bu konuda faaliyette bulunan diğer
işletmelerden temin ettikleri işgücü
hizmetlerine ait KDV'yi %90 oranında
tevkifata tabi tutarak sorumlu sıfatıyla
beyan etmeleri uygun görülmüş, bu
uygulama 97 Seri No.lu KDV Genel Tebliği
ile 5/1/2006 tarihinden itibaren 91 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğinin (A/2)
bölümünde sayılan kurum, kuruluş ve
işletmelerin satın alacağı işgücü temin
hizmetlerine de teşmil edilmiştir.
Buna göre, bütün KDV mükellefleri ile
KDV mükellefi olsun olmasın 91 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğinin (A/2)
bölümünde sayılan kurum, kuruluş ve
işletmeler, temin ettikleri işgücü
hizmetinin bedeli üzerinden hesaplanan
KDV'yi % 90 oranında tevkifata tabi
tutacaktır.
Tevkifat uygulaması kapsamına giren
işgücü temin hizmetleri, mal veya hizmet
üretimine ilişkin olarak ihtiyaç duyulan
işgücünün, hizmet akdi ile işletmeye
bağlı hizmet erbabı çalıştırılmak
yerine, alt işverenlerden veya bu konuda
faaliyette bulunan diğer kurum, kuruluş
ve organizasyonlardan satın alınması
şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Bu tür hizmetler, alt işverenlerden
temin edilen elemanların, hizmeti alan
işletmenin bilfiil sevk, idare ve
kontrolü altında çalıştırılabilmesinin
mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat
kapsamına girmektedir.
İşgücü temin hizmeti veren mükellefin,
söz konusu hizmeti bir başka mükelleften
temin ettiği elemanları kullanarak
sunması halinde kendisine verilen işgücü
temin hizmetinde de tevkifat
uygulanacaktır.
İşgücü temin hizmetinin varlığının
tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan
elemanların işgücü temin hizmetini veren
firmanın bünyesinde bulunması ve ona
hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti
alanın sevk, idare ve kontrolü altında
çalıştırılması gibi karineler göz önünde
bulundurulacak, bu hususların varlığı,
taraflar arasında bir sözleşme
yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya
sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki
açıklamalar da dikkate alınarak tespit
edilecektir.
Örnekler:
Örnek 1:
(A) hastanesi, hastane faaliyetleri
kapsamındaki yazışma, veri girişi,
hazırlama ve kontrol, hasta
yardımcılığı, hasta karşılama ve
yönlendirme, hasta taşıma, hasta
danışmanlığı, tıbbi dokümantasyon, koli,
kargo ve posta ayrım dağıtım,
sekreterlik, tıbbi sekreterlik ve
benzeri hizmetleri, doğrudan kendi
elemanlarına (kendi bünyesinde bulunan
elemanlarına) yaptırmak yerine bu konuda
faaliyet gösteren firmalardan almayı
tercih etmiş ve (B) firması ile söz
konusu hizmetlerin verilmesi hususunda
sözleşme düzenlenmiştir.
Sözleşmede, işin (B) firmasına hizmet
akdiyle bağlı ve (A) hastanesinin sevk
ve idaresinde bulunan elemanlar
tarafından yapılacağının ifade edilmesi
halinde, (B) tarafından (A)'ya fatura
edilecek söz konusu işler, eleman temin
hizmeti olarak değerlendirilecek ve
işleme ait KDV, (A) tarafından % 90
oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
Örnek 2:
Yapımcı (C), yapımcılığını üstlendiği
bir sinema filminde rol alacak
oyuncuları bir ajans aracılığıyla temin
etmek amacıyla (D) Film Ajansı ile
anlaşmıştır. (D), söz konusu oyuncuların
bir kısmını kendisine hizmet akdi ile
bağlı (bordrolu elemanı) olanlardan bir
kısmını da kişisel başvuru yapan
(bordrolu elemanı olmayan) oyunculardan
seçmiş ve (C)'ye göndermiştir.
(D)'ye hizmet akdiyle bağlı oyuncuların
yapımcı (C)'nin sevk ve idaresinde
çalıştırılması suretiyle verilen bu
hizmet işgücü temin hizmeti olarak
değerlendirilecek ve (D)'nin verdiği söz
konusu hizmete ait bedel üzerinden
hesaplanan KDV, (C) tarafından (%90)
oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
(D)'nin kişisel başvuru yapanlar
arasından göndermiş olduğu oyuncuların
doğrudan (C) ile anlaşmaya armış
olmaları halinde, (D) sadece aracılık
hizmeti vermekte olup bu işlem nedeniyle
düzenlediği faturada hesaplanan KDV
tevkifata tabi tutulmayacaktır.
Dolayısıyla, (D)'nin dışarıdan temin
ettiği (aralarında hizmet akdi
bulunmayan) oyuncular, yapımcı (C)'nin
sevk ve idaresinde bulunsa bile söz
konusu oyuncular (D)'nin bünyesinde
bulunmadığından, bu hizmete ilişkin
olarak düzenlenen faturada hesaplanan
KDV tevkifata tabi tutulmayacaktır.
Örnek 3: (A)
Kamu İdaresi ihtiyaçlarında kullanılmak
üzere şoförü ile birlikte (B)
firmasından araç kiralamaktadır.
Araçlardan bir kısmı (B)
firmasının üzerine kayıtlı olup şirkette
sigortalı olarak çalışanlar tarafından
kullanılmaktadır. Araçlardan bir kısmı
ise (B) firması tarafından kiralama
yöntemi ile temin edilmekte ve araç
sahipleri tarafından kullanılmaktadır.
Bu işlemde işgücü temin hizmetinin
varlığı (A) Kamu İdaresi ile (B) firması
arasında düzenlenen hizmet alım
sözleşmesi ile idari şartnamenin
incelenmesi sonucunda tespit
edilecektir.
(A) Kamu İdaresinin şoförü ile birlikte
temin ettiği araç kiralama
hizmetinde, İdare ile şoförler arasında
herhangi bir hizmet akdi bulunmaması ve
şoförlerin iş süresince İdare
yetkililerinin emir ve talimatları
altında çalışması halinde, bu hizmet
işgücü temin hizmeti olarak
değerlendirilecektir. Dolayısıyla,
toplam hizmet bedeli (araç kirası+şoför
ücreti) üzerinden hesaplanan KDV, İdare
tarafından %90 oranında tevkifata tabi
tutulacaktır.
Ancak söz konusu hizmetle ilgili olarak
şoför teminine ilişkin bedelin;
sözleşme, ücret bordrosu, muhasebe
kayıtları, sigorta prim bildirgeleri vb.
belge, kayıt ve beyanlardan tespit
edilerek toplam hizmet bedelinden
ayrıştırılabilmesi ve faturada da ayrıca
gösterilmesi kaydıyla, yalnızca şoför
teminine ilişkin olarak ödenen bedele
isabet eden KDV tutarı üzerinden % 90
oranında tevkifat yapılacaktır.
(B) firmasının söz konusu hizmetin bir
kısmını kendisine ait olmayan ve bizzat
sahipleri tarafından kullanılan
araçlarla ifa etmesi durumunda, hizmetin
ifasında kullanılan elemanlar (B)
firmasına hizmet akdiyle bağlı olmadığı
için bu kısım üzerinden KDV tevkifatı
uygulanmayacaktır.
Örnek 4:
(F) inşaat firması, yapmakta olduğu
inşaat işinde çalıştırılmak üzere iş
makinesine ihtiyaç duymuş, (O)
şirketinden operatörü ile birlikte iş
makinesi kiralamıştır.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede,
(O) firması tarafından operatörüyle
birlikte verilen iş makinesi kiralama
hizmetinde temin edilen operatörün sevk
ve idaresinin (F)'de olacağı
belirtildiğinden, bu işlem işgücü temin
hizmeti kapsamında değerlendirilecek ve
toplam bedel üzerinden hesaplanacak KDV,
(F) tarafından %90 oranında tevkifata
tabi tutulacaktır.
Ancak bu hizmetle ilgili olarak iş
makinesi operatörü teminine ilişkin
bedelin, ücret bordrosu, muhasebe
kayıtları, sigorta prim bildirgeleri vb.
kayıt ve beyanlardan tespit edilerek
toplam hizmet bedelinden
ayrıştırılabilmesi ve faturada da ayrıca
gösterilmesi kaydıyla yalnızca iş
makinesi operatörü teminine ilişkin
olarak ödenen bedele isabet eden KDV
tutarı üzerinden tevkifat
yapılabilecektir.
Örnek 5:
(M) firması,
işyeri merkezinin başka bir binaya
taşınması için (N) firması ile sözleşme
yapmış, sözleşme kapsamında (N) firması
taşıma işini 6 personel ile gerekli
ekipmanı kullanarak yerine getirmiştir.
Bu işlemde işgücü temin hizmeti değil,
bir taşıma hizmeti söz konusu olduğundan
tevkifat uygulanmayacaktır. Ancak (N)
firması, taşıma işinde kullanacağı
elemanları bir alt firma olan (P)
firmasından temin etmişse, taşıma işinde
kullanılacak ve (P) firmasına hizmet
akdiyle bağlı elemanlar (N) firması
tarafından sevk ve idare edileceğinden,
söz konusu elemanların (P) firmasından
teminine ait bedel üzerinden hesaplanan
KDV, (N) firması tarafından %90 oranında
tevkifata tabi tutulacaktır.
Örnek 6:
Sağlık
Bakanlığına bağlı (H) hastanesi
laboratuar hizmetlerini (L) laboratuar
firmasından temin etmektedir. (L)
laboratuar firmasının personeli
hastaneye ait laboratuarda doktorlar
tarafından istenilen tahliller için kan,
idrar vb. örnekleri almakta, gerekli
analizleri, hastaneye ait cihazları
kullanarak yapmakta ve sonuçları ilgili
doktorlara bildirmektedirler.
Bu işe ilişkin sözleşmede, laboratuar
hizmetinin (L) laboratuar firmasına
hizmet akdiyle bağlı elemanlar
tarafından (H) hastane yönetiminin sevk,
idare ve kontrolü altında ve (H)
hastanesine ait araç ve gereçlerle
verileceği ifade edildiğinden, bu hizmet
"işgücü temin hizmeti" kapsamında
değerlendirilerek hizmet bedeli
üzerinden hesaplanan KDV, (H) hastanesi
tarafından %90 oranında tevkifata tabi
tutulacaktır.
Ancak, laboratuar hizmetinin hastane
yönetiminin tahsis ettiği bir bölümde,
(L) firmasının kendi araç ve gereçleri
ile sunulması veya alınan örneklerin (L)
firmasının hastane dışındaki işyerine
götürülerek orada gerekli analizler
yapıldıktan sonra sonuçların
bildirilmesi şeklinde ifa edilmesi
halinde, bir işgücü temin hizmetinden
söz edilemeyeceğinden işlem bedeli
üzerinden hesaplanan KDV tevkifata tabi
tutulmayacaktır.
Örnek 7:
Sağlık Bakanlığına bağlı (S) hastanesi,
tahlil edilmek üzere örnek alınması
amacıyla hastaların veya hastanede
alınan örneklerin dışarıdaki bir
laboratuara götürülmesi işi için (Y)
firması ile anlaşmış ve (Y) firmasından
şoförü ile birlikte araç kiralamıştır.
Bu işe ilişkin düzenlenen sözleşmeden,
(Y)'nin kendisine hizmet akdiyle bağlı
şoförüyle birlikte araç kiralama hizmeti
vereceği, temin edilen şoförün sevk ve
idaresi (S) hastanesinde olacağının
anlaşılması halinde, söz konusu hizmet
işgücü temin hizmeti kapsamında
değerlendirilecek ve toplam bedel
üzerinden hesaplanacak KDV, (S)
tarafından %90 oranında tevkifata tabi
tutulacaktır.
Ancak bu hizmetle ilgili olarak şoför
teminine ilişkin bedelin, ücret
bordrosu, muhasebe kayıtları, sigorta
prim bildirgeleri vb. kayıt ve
beyanlardan tespit edilerek toplam
hizmet bedelinden ayrıştırılabilmesi ve
faturada da ayrıca gösterilmesi
durumunda, yalnızca şoför teminine
ilişkin olarak ödenen bedele isabet eden
KDV tutarı üzerinden tevkifat
yapılabilecektir.
Örnek 8:
(B) Belediyesi kendisine ait hayvan
barınağındaki sokak hayvanlarının bakımı
ve rehabilitasyonu için (R) firması ile
anlaşmıştır.
Bu işe ilişkin düzenlenen sözleşmeden,
hizmetin (R) firmasına hizmet akdiyle
bağlı ve (B) Belediyesinin sevk, idare
ve kontrolü altında bulunan elemanlar
tarafından verileceğinin anlaşılması
halinde, söz konusu hizmet "işgücü temin
hizmeti" kapsamında değerlendirilecek ve
işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV,
(B) Belediyesi tarafından % 90 oranında
tevkifata tabi tutulacaktır.
Öte yandan, söz konusu hizmetin sokak
hayvanlarının toplanması, aşılanması vb.
hizmetleri de kapsaması halinde, bu
hizmetler, 91 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin (A/2-b) bölümünde düzenlenen
"temizlik, bahçe ve çevre bakım
hizmetleri" kapsamında tevkifata tabi
tutulacağından ayrıca işgücü temin
hizmeti kapsamında tevkifat
uygulanmayacaktır.
Örnek 9:
(C) özel hastane işletmesinin ortağı
olan Doktor (A), hem ortağı olduğu
hastanede hem de haftanın üç günü (D)
özel sağlık merkezinde çalışmaktadır.
Doktor (A)'nın, haftanın üç günü (D)
özel sağlık merkezinde belirli bir bedel
karşılığında çalışması hususunda her iki
işletmenin anlaşmış olması ve bu
hizmetin (C) tarafından (D)'ye fatura
edilmesi halinde, söz konusu işlem
işgücü temin hizmeti kapsamında
değerlendirilecek ve işlem bedeli
üzerinden hesaplanan KDV, (D) tarafından
% 90 oranında tevkifata tabi
tutulacaktır.
Ancak, Doktor (A)'nın, haftanın üç günü
(D) özel sağlık merkezinde belirli bir
bedel karşılığında çalışması hususunda
her iki işletme arasında bir anlaşma
olmaması ve bu hizmetin (C) tarafından
(D)'ye fatura edilmemesi halinde, (A)
tarafından (D) özel sağlık merkezine
verilen hizmet, ücret niteliğinde
olmadığından serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde vergilendirilecektir.
Örnek 10:
Yurt dışındaki faaliyetlerine ağırlık
verme konusunda karar alan (L) firması,
aynı gruba bağlı (U) firmasında çalışan
bir üst düzey yöneticinin 6 ay süreyle
firmasında çalışması hususunda (U)
firması ile anlaşmıştır.
(U) firmasına hizmet akdiyle bağlı ve
(L) firmasının sevk, idare ve kontrolü
altında bulunan yöneticinin bu hizmeti
"işgücü temin hizmeti" kapsamında
değerlendirilecek ve işlem bedeli
üzerinden hesaplanan KDV, (L) tarafından
% 90 oranında tevkifata tabi
tutulacaktır.
Bu eleman temininin yurt dışındaki bir
firmadan yapılması halinde, işyeri, iş
merkezi ve kanuni merkezi Türkiye'de
bulunmayan yabancı firmadan alınan ve
Türkiye'de yararlanılan bir hizmet alımı
söz konusu olduğundan, 15 Seri No.lu KDV
Genel Tebliğinin (C) bölümü gereğince,
yurt dışındaki firmaya yapılacak ödeme
tutarı üzerinden hesaplanan KDV'nin
tamamının (L) firması tarafından sorumlu
sıfatıyla beyan edileceği tabiidir.
Örnek 11:
(O) Organize Sanayi Bölgesi (OSB)
yönetimi, bölgenin temizliği ve çevre
bakımı konusunda (Z) firması ile
anlaşmış, (Z) firması söz konusu hizmeti
15 eleman ile yapma taahhüdünde
bulunmuştur. Temizlik ve bakımda
kullanılacak malzemeler sözleşme
gereğince OSB tarafından temin
edilecektir.
Bu işlemde, 91 Seri No.lu KDV Genel
Tebliği kapsamında işlem yapılmayacak,
(Z) firmasına hizmet akdiyle bağlı ve
OSB yönetiminin sevk, idare ve kontrolü
altındaki elemanlar tarafından verilen
bu hizmet "işgücü temin hizmeti" olarak
değerlendirilecek ve işlem bedeli
üzerinden hesaplanan KDV, OSB yönetimi
tarafından % 90 oranında tevkifata tabi
tutulacaktır.
Örnek 12:
İmalatçı (İ) firması, üretim
faaliyetinde çalıştırmak üzere (B)
firmasından, ürünlerin ambalajlama
işlerinde çalıştırmak üzere de (C)
firmasından eleman temin etmiştir.
Sözleşmeden, (B) ve (C) firmalarına
hizmet akdiyle bağlı ve (İ) firmasının
sevk, idare ve kontrolü altındaki
elemanlar tarafından verilen bu hizmetin
"işgücü temin hizmeti" kapsamında
olduğunun anlaşılması halinde, işlem
bedeli üzerinden hesaplanan KDV, (İ)
firması tarafından % 90 oranında
tevkifata tabi tutulacaktır.
Örnek 13:
Büyükşehir belediyesine ait su
işletmesi, el terminali ile su
sayaçlarındaki endekslerin okunması,
tahakkuklarının yapılması ve su tüketim
ihbarnamelerinin abonelere dağıtılması
işini (O) firmasına ihale etmiştir. (O)
firmasının elemanları büyükşehir
belediyesi tarafından verilen araç ve
gereçleri kullanarak belirli dönemlerde
su sayaçlarını okumakta ve tahakkukları
yaparak ihbarnameleri abonelere
dağıtmaktadır.
Sözleşmeden bu hizmetin, (O) firmasına
hizmet akdiyle bağlı ve büyükşehir
belediyesinin sevk, idare ve kontrolü
altındaki elemanlar tarafından
büyükşehir belediyesine ait araç ve
gereçlerle verildiğinin anlaşılması
halinde, bu hizmet "işgücü temin
hizmeti" kapsamında değerlendirilecek ve
hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV,
% 90 oranında tevkifata tabi tutularak
su işletmesi tarafından sorumlu
sıfatıyla beyan edilecektir.
Örnek 14:
Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları yüklenici firmalarla
yaptıkları sözleşmeler ve teknik
şartnameler çerçevesinde çeşitli
hizmetler temin etmektedir. Sözleşme
hükümlerine göre söz konusu hizmetlere
tevkifat uygulanıp uygulanmayacağına
ilişkin açıklamalar aşağıda yapılmıştır.
- Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları ile yüklenici firmalar
arasında düzenlenen "Elektrik
Abonelik ve Tüketimi ile İlgili Fatura
Tahsilatı Hizmet Alım Sözleşmesinde";
işin, elektrik aboneliğinden ve elektrik
tüketiminden doğan tahakkuka bağlanmış
tüm alacakların, elektrik fatura
tahsilatının idarece nitelikleri
şartnamede belirtilen personel
aracılığıyla idarenin uygun göreceği
yerlerde yüklenici tarafından
yapılacağının belirtilmesi ve bu işte
çalışan elemanların sevk ve idaresinin
yüklenici firmada halinde söz konusu iş
işgücü temin hizmeti kapsamında
değerlendirilmeyecektir.
- Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları ile yüklenici firmalar
arasında düzenlenen "Hizmet Alım
Sözleşmesinde"; işin, elektrik
abonelerine ait sayaçların endeks
tespiti, tespit edilen endekslerin el
bilgisayarına kaydedilmesi, bildirim
tanzimi ve aboneye bırakılması, tespit
edilmiş bilgilerin idare
bilgisayarlarına aktarılması, abone
sayaçlarının ve mühürlerinin kontrolü,
kaçak ve usulsüz elektrik kullananların
tespiti olduğunun belirtilmesi ve bu
işte çalışan elemanların sevk ve
idaresinin yüklenici firmada bulunması
halinde söz konusu iş işgücü temin
hizmeti kapsamında
değerlendirilmeyecektir.
- Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları ile yüklenici firmalar
arasında düzenlenen "2. İhbarname
Dağıtımı ve Enerji Kesme-Açma Hizmet
Alım Sözleşmesinde"; işin, elektrik
abonelerine ait 2. ihbarname dağıtımı,
enerji kesme, açma, sayaçların ve
mühürlerin kontrolü, kaçak ve usulsüz
elektrik kullananların tespiti olduğunun
belirtilmesi ve bu işte çalışan
elemanların sevk ve idaresinin yüklenici
firmada bulunması durumunda söz konusu
iş işgücü temin hizmeti kapsamında
değerlendirilmeyecektir.
- Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları ile yüklenici firmalar
arasında düzenlenen "Sürücülü Binek
Araç Kiralanması Hizmet Alım
Sözleşmesinde"; işin, sürücüsü ile
birlikte araç kiralanması hizmeti
olduğunun belirtilmesi halinde, söz
konusu işin işgücü temin hizmeti
kapsamında değerlendirilerek hizmet
bedeli üzerinden hesaplanan KDV,
elektrik üretim, iletim ve
dağıtım firması tarafından % 90 oranında
tevkifata tabi tutulacaktır. Ancak,
sürücü teminine ilişkin bedelin toplam
hizmet bedelinden ayrıştırılabilmesi ve
faturada da ayrıca gösterilmesi
kaydıyla, yalnızca sürücü teminine
ilişkin olarak ödenen bedele isabet eden
KDV tutarı üzerinden tevkifat
yapılacaktır.
- Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları ile yüklenici firmalar
arasında düzenlenen "Elektrik
Dağıtım Şebekelerinin Arıza Onarım ve
Bakım İşleri Hizmet Alım Sözleşmesinde";
işin, Alçak Gerilim (AG), Orta Gerilim
(OG) ve Yüksek Gerilim (YG) elektrik
dağıtım şebekelerinin arıza onarımı,
periyodik bakımı, montajı, demontajı,
güzargah değişikliği, karakteristiğinin
değiştirilmesi, şebekelerinin ıslahı
amacıyla kapasite artırımlarının
yapılması olduğunun belirtilmesi
halinde, söz konusu işin ‘‘yapım işi''
kapsamında değerlendirilerek hizmet
bedeli üzerinden hesaplanan KDV,
elektrik üretim, iletim ve
dağıtım firmasının 91 Seri No.lu KDV
Genel Tebliğinin (A/2) bölümünde sayılan
kurum ve kuruluşlardan olması halinde
bunlar tarafından 1/6 oranında tevkifata
tabi tutulacaktır.
- Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları ile yüklenici firmalar
arasında düzenlenen "Hizmet Alım
Sözleşmesinde"; işin, merkez binaları
ile bağlı ilçe işletme binalarının ve
misafirhanelerin (temizlik malzemeleri
yükleniciye ait olmak üzere) temizlik
işleri olduğunun belirtilmesi halinde,
söz konusu işin ‘‘temizlik hizmeti''
kapsamında değerlendirilerek hizmet
bedeli üzerinden hesaplanan KDV,
elektrik üretim, iletim ve
dağıtım firmasının 91 Seri No.lu KDV
Genel Tebliğinin (A/2) bölümünde sayılan
kurum ve kuruluşlardan olması halinde
bunlar tarafından 2/3 oranında tevkifata
tabi tutulacaktır.
- Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları ile yüklenici firmalar
arasında düzenlenen "Koruma ve
Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesinde";
işin, ambar sahası ile merkez ilçe şube
müdürlüklerinin koruma ve güvenliği
hizmetleri olduğunun belirtilmesi
halinde, söz konusu işin ‘‘özel güvenlik
hizmeti'' kapsamında değerlendirilerek
hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV,
elektrik üretim, iletim ve
dağıtım firmaları tarafından 4/5
oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
Örnek 15:
(Y) firması ile bir ilçe belediyesi,
ilçedeki park ve bahçeler ile bulvar,
refüj, göbek, rekreasyon alanları ve
havuzların bakımı, bitkilendirilmesi
(fidan temini, fidan dikimi, bu
alanların çimlendirilmesi vb.) ve
sulanması hizmetleri için hizmet alım
sözleşmesi imzalamışlardır.
Söz konusu hizmetler, 91 Seri No.lu KDV
Genel Tebliğinin (A/5-b) bölümünde
düzenlenen "temizlik, çevre ve bahçe
bakım hizmetleri" kapsamında tevkifata
tabi tutulacak, işgücü temin hizmeti
olarak değerlendirilmeyecektir.
Örnek 16:
(H) özel hastane işletmesinin ağız ve
diş sağlığı polikliniği, hareketli
protez bitim işçiliği hizmetini (P)
firmasından satın almaktadır. Bu
kapsamda (P) firmasının elemanları,
hastanenin belirlediği yerlerde hastane
tarafından temin edilen araç ve gereçler
ile malzemeyi kullanarak poliklinikte
alınan ölçülere göre protezleri
hazırlamaktadırlar.
Bu hizmete ilişkin olarak düzenlenen
sözleşmeye göre, hizmetin (P) firmasına
hizmet akdiyle bağlı ve (H) özel
hastanesinin sevk, idare ve kontrolü
altında bulunan elemanlar tarafından
verilmesi halinde, bu hizmet işgücü
temin hizmeti kapsamında
değerlendirilecek ve hizmet bedeli
üzerinden hesaplanan KDV, (H) özel
hastanesi tarafından % 90 oranında
tevkifata tabi tutularak sorumlu
sıfatıyla beyan edilecektir.
Ancak, (P) firmasının, hastanede alınan
ölçülere göre kendi işyerinde kendisine
ait araç, gereç ve malzemelerle yaptığı
protez dişleri hastaneye tesliminde
(hizmet mahiyetinde bir işlem söz konusu
olmadığından), KDV tevkifatı
uygulanmayacağı tabiidir.
Örnek 17:
(K) firması, (M) maden işletmesine
ait çeşitli açık ocaklarda üretilen ve
belli ebatlarda kırılıp sınıflandırılan
cevherler içerisindeki bazı mineraller
ile diğer cins cevher parçalarının elle
ayıklanması işini yüklenmiştir.
Bu işe ilişkin olarak düzenlenen
sözleşmeye göre, hizmetin (K) firmasına
hizmet akdiyle bağlı ve (M) işletmesinin
sevk, idare ve kontrolü altında bulunan
elemanlar tarafından verilmesi halinde,
işgücü temin hizmeti kapsamında
değerlendirilecek ve hizmet bedeli
üzerinden hesaplanan KDV, % 90 oranında
tevkifata tabi tutularak (M) maden
işletmesi tarafından sorumlu sıfatıyla
beyan edilecektir.
Örnek 18:
Otobüs işletmeciliği işinden
dolayı gerçek usulde gelir vergisi
mükellefi (X), (Y) idaresi ile
düzenlenen sözleşme kapsamında
kendisinin kullandığı otobüs ile servis
taşımacılığı hizmeti sunmaktadır.
Bay (X)'in vermiş olduğu bu hizmetin
işgücü temini kapsamında
değerlendirilmesi mümkün olmadığından,
hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV,
tevkifata tabi tutulmayacaktır.
•3. İSTİSNALAR
3.1. İhracat İstisnası
İhracat istisnasına ilişkin hükümlere
KDV Kanununun 11 ve 12 nci maddelerinde
yer verilmiş bulunmaktadır.
Öte yandan Kanunun;
- 30/a maddesinde, mükelleflerin,
vergiye tabi işlemleri üzerinden
hesaplanan KDV'den, vergiye tabi olmayan
veya vergiden istisna edilmiş bulunan
malların teslimi ve hizmet ifası ile
ilgili alış vesikalarında gösterilen
veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri
içinde yer alan KDV'yi
indiremeyecekleri,
- 32 nci maddesinde, Kanunun 11 inci
maddesi uyarınca vergiden istisna
edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura
ve benzeri vesikalarda gösterilen
KDV'nin, mükellefin vergiye tabi
işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV'den
indirilebileceği, vergiye tabi
işlemlerin mevcut olmaması veya
hesaplanan verginin indirilecek vergiden
az olması hallerinde indirilemeyen
KDV'nin, Bakanlığımızca tespit edilecek
esaslara göre bu işlemleri yapanlara
iade edileceği
hükme bağlanmıştır.
3.1.1. Hizmet İhracı
KDV Kanununun 11/1-a maddesi ile ihracat
teslimlerinden ayrı olarak yurt
dışındaki müşteriler için yapılan
hizmetler de KDV den istisna edilmiştir.
Kanunun 12/2 nci maddesi ile 26 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğinin (K) bölümü
uyarınca, bir hizmetin hizmet ihracı
kapsamında değerlendirilebilmesi için;
1- Hizmetin Türkiye'de yurt dışındaki
bir müşteri için yapılmış olması,
2- Fatura veya benzeri nitelikteki
belgenin yurt dışındaki müşteri adına
düzenlenmesi,
3- Hizmet bedelinin, döviz olarak
Türkiye'ye getirilmesi ve
4- Hizmetten yurt dışında faydalanılması
şartlarının yerine getirilmiş olması
gerekmektedir.
Diğer taraftan, 113 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin (B) bölümünde ise yurt
dışındaki müşteriler için ifa edilen
hizmetlerin, hizmetin ifa edildiği
dönemde, bedelin döviz olarak Türkiye'ye
gelmesi beklenilmeden ihracat istisnası
kapsamında beyan edileceği, ancak, bu
şekilde beyan edilen işlemlerle ilgili
yüklenilen ve indirim konusu yapılamayan
vergilerin KDV Kanununun 32 nci maddesi
kapsamında iadesinin hizmet bedelinin
döviz olarak Türkiye'ye gelmeden yerine
getirilmeyeceği belirtilmiştir.
Buna göre, Türkiye'deki bir mükellef
tarafından,
- Yurt dışında faaliyet gösteren bir
firmaya yurt dışındaki inşaatlara
ilişkin olarak Türkiye'den verilen
mühendislik, proje-taahhüt ve
danışmanlık hizmeti,
- Yurt dışındaki bir firmanın
Türkiye'den ithal edeceği mallara
ilişkin olarak Türkiye'de verilen kalite
kontrol, barkodlama, elleçleme,
aracılık, imalatçı seçimi, sipariş
takibi vb. hizmetler
KDV Kanununun 11 ve 12 nci maddeleri ile
konuyla ilgili genel tebliğlerdeki
açıklamalar kapsamında KDV'den istisna
olacaktır.
3.1.2. Yabancı Bayraklı Gemilere
Türk Liman ve Tersanelerinde Verilen
Tadil, Bakım, Onarım Hizmetleri
KDV Kanununun 13/a maddesi uyarınca
faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz,
hava ve demiryolu araçlarının, yüzer
tesis ve araçların kiralanması veya
çeşitli şekillerde işletilmesi olan
mükelleflere bu araçların tadili, onarım
ve bakımı şeklinde yapılan hizmetler,
KDV'den müstesnadır. Ancak bu hizmeti
ifa eden işletmelerin yabancı bayraklı
gemilere yaptıkları tamir, bakım ve
onarım işlerine Kanunun 13/a
maddesindeki istisnanın uygulanması
mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan, kabotaj hakkının
düzenlendiği 20/4/1926 tarih ve 815
sayılı Kanunun 1 inci maddesi gereğince,
yabancı bayraklı gemilerin Türkiye
içinde taşıma yapma hakkı
bulunmamaktadır. Bu nedenle, yabancı
bayraklı gemilere yapılan tamir, bakım
ve onarım hizmetlerinin "yurt dışındaki
bir müşteriye" "yurt dışında
faydalanılmak üzere yapılan" bir hizmet
olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, yabancı bayraklı gemilere
Türkiye'de ifa edilecek tadil, bakım,
onarım hizmeti, 26 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinde belirtilen şartlar mevcut
olmak kaydıyla, KDV Kanununun 11/1-a ve
12/2 nci maddelerine göre hizmet ihracı
kapsamında KDV'den istisna olacaktır.
3.1.3. İhraç Edilecek Malların
Üretiminde Kullanılmak Üzere Yurt
Dışındaki Müşteriler Tarafından İmal
Ettirilen Model Kalıplar
Mükellefler tarafından ihraç edilen
ürünlerin üretimi için gerekli olan ve
yurt dışındaki firma tarafından imal
ettirilen, faturası yurt dışındaki
müşteri adına düzenlenen, bedeli de yurt
dışındaki firma tarafından ödenen model
kalıpların, ihraç edilen mallar için
verilen hizmet kapsamında
değerlendirilmesi ve gerekli belgelerin
ibraz edilmesi şartıyla, ihracat
istisnası kapsamında işlem yapılması
mümkün bulunmaktadır.
Buna göre, yabancı firmaların
Türkiye'den ithal edeceği (Türkiye'den
ihraç edilecek) mallar dolayısıyla
verilen hizmetler, bu hizmetlerden yurt
dışında faydalanılacağından, ihracat
istisnası kapsamında
değerlendirilecektir.
Söz konusu kalıpların yurt içinde satışa
konu edilmesi halinde ise KDV
uygulanacağı tabiidir.
3.1.4. Serbest Bölgelerdeki
Müşterilere Yapılan Fason Hizmetler
KDV Kanununun 11/1-a maddesinde, serbest
bölgelerdeki müşteriler için yapılan
fason hizmetler KDV den müstesnadır.
Aynı Kanunun 12/3 üncü maddesinde, fason
hizmetlerin serbest bölgelerdeki
müşterilere yapılmış sayılması için;
- Fason hizmetlerin serbest bölgelerde
faaliyet gösteren müşteriler için
yapılmış olması
- Fason hizmetten serbest bölgede
faydalanılması
gerektiği hükme bağlanmıştır.
Konuyla ilgili 110 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin A/1 inci bölümünde, bu
istisna uygulamasındaki fason hizmetin,
bir malın mülkiyet ve tasarruf hakkının
devralınmaksızın ücreti karşılığı
belirli işlemlere tabi
tutularak/işlemlerden geçirilerek
tasarruf veya mülkiyet hakkı sahibine
iade edilmesini ifade ettiği
belirtilmiştir.
Buna göre, serbest bölgedeki bir
müşteriye ait madde ve malzemelerin,
yurt içindeki işletmeler tarafından
çeşitli işlemlere tabi tutulduktan sonra
yeniden serbest bölgedeki müşteriye
gönderilmesi suretiyle ortaya çıkan
hizmetler Kanunun 11/1-a ve 12/3 üncü
maddelerinde hükme bağlanan istisna
kapsamında değerlendirilecektir.
Ancak, Türkiye'den serbest bölgeye
verilen ve fason hizmet niteliği
taşımayan hizmetler ise Kanunun 1 inci
maddesi çerçevesinde KDV'ye tabi
tutulacaktır.
3.1.5. Yabancı Taşımacılar ve
Fuar Katılımcılarına Yapılan Teslim ve
Hizmetler
KDV Kanununun 11/1-b maddesinde,
Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni ve
iş merkezi bulunmayanların taşımacılık
faaliyetlerine ilişkin olarak satın
alacakları mal ve hizmetler ile fuar,
panayır ve sergilere katılımları
dolayısıyla satın alacakları mal ve
hizmetler nedeniyle ödedikleri KDV'nin,
karşılıklı olmak kaydıyla iadesi imkanı
sağlanmış ve iadeden faydalanacak mal ve
hizmetler ile uygulamanın usul ve
esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkili kılınmıştır.
Bakanlığımıza tanınan yetkiye
dayanılarak bahse konu uygulamanın usul
ve esasları 90 Seri No.lu KDV Genel
Tebliği ile belirlenmiş olup,
taşımacılık faaliyetine ilişkin olarak
istisna uygulanacak mal teslimi ve
hizmet ifaları; akaryakıt, yedek parça,
bakım ve tamir giderlerini
kapsamaktadır. Fuar, panayır ve
sergilere katılımda ise, mal teslimi ve
hizmet ifasının münhasıran bu işlerle
ilgili olması gerekmektedir.
Söz konusu işlemler nedeniyle ödenen
KDV'nin karşılıklı olmak kaydıyla
iadesi, taşımacılık ile ilgili olarak
İstanbul Ulaştırma Vergi Dairesi
Müdürlüğü; fuar, panayır ve sergiye
katılım ile ilgili olarak da bu
faaliyetin yapıldığı yerdeki Vergi
Dairesi Başkanlığı/Defterdarlığın
belirleyeceği vergi dairesi tarafından
yerine getirilmektedir.
Bu işlemler nedeniyle ödenen KDV'nin
iadesine karşılıklı olmak kaydıyla imkan
tanınmaktadır. Bu kapsamda karşılıklılık
sağlanan ülkeler aşağıda yer almaktadır.
-
- Bosna-Hersek,
-
- Bulgaristan,
-
- Danimarka,
-
- Finlandiya,
-
- Fransa,
-
- Hollanda,
-
- İrlanda,
-
- İsviçre,
-
- İtalya,
-
- Malta,
-
- Norveç,
-
- Portekiz,
-
- Romanya,
-
- Slovakya,
-
- Slovenya
3.1.6. İhraç Kaydıyla Teslim
Edilen Eşyanın İhracatçı Firma
Tarafından Bedelsiz Olarak İhraç
Edilmesi Durumunda Tecil-Terkin
Uygulaması
İhracatçı tarafından imalatçıdan ihraç
kaydıyla temin edilen malların bedelsiz
olarak ihraç edilmesi, bu işleme ilişkin
olarak tecil-terkin uygulanmasına engel
değildir.
Buna göre, ihracatçı firma tarafından
bedelsiz olarak ihraç edilen malların;
- İmalatçıları tarafından ihraç kaydıyla
teslim edilmiş olması,
- Teslim tarihini takip eden aybaşından
itibaren üç ay (ek süre verilmiş olması
halinde ise bu süre) içinde bedelsiz
olarak ihracının gerçekleştiğine dair
ihracatçının gümrük beyannamesinin vergi
dairesine ibraz edilmesi
halinde imalatçının ilgili dönem
beyannamesi ile beyan ettiği vergiden
tecil edilen verginin terkini, tecil
edilemeyen kısmın ise iadesi mümkün
bulunmaktadır.
•3.2. Araçlara İlişkin İstisna
3.2.1. Deniz, Hava ve Demiryolu
Taşıma Araçlarının Yüzer Tesis ve
Araçlarının Teslimi
KDV Kanununun 13/a maddesi uyarınca,
faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz,
hava ve demiryolu taşıma araçlarının,
yüzer tesis ve araçların kiralanması
veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan
mükelleflere bu amaçla yapılan deniz,
hava ve demiryolu taşıma araçlarının,
yüzer tesis ve araçlarının teslimleri
KDV'den müstesnadır. Konu hakkında 48
Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde gerekli
açıklamalar yapılmıştır.
Ayrıca, anılan Kanunun 13 üncü
maddesinin gerekçesinde araçlara ilişkin
bu düzenlemenin amacı "ülkenin deniz ve
hava ticaret filosu ile demiryolu ulaşım
sisteminin geliştirilmesinin teşviki ve
dış rekabete tahammül edebilecek duruma
getirilmesi" olarak ifade edilmiştir.
Söz konusu Tebliğ ve Kanun maddesinin
gerekçesinde yer alan açıklamalar göz
önünde bulundurulduğunda; KDV Kanununun
13/a maddesinin uygulanmasında deniz ve
hava ticaret filomuz ile deniz ve hava
ulaştırma sistemimizin geliştirilmesini
teşvik eden araçların teslimleri istisna
kapsamında değerlendirilecektir.
Ancak, sportif eğlence amacına yönelik
hizmet veren deniz motosikletleri,
paraşüt çekme tekneleri, sürat
motorları, yelkenli tekneler, motorlu
paraşütler, balonlar ile benzeri araçlar
deniz ve hava taşıma aracı niteliğinde
olmadığından, bunların teslimleri
istisnadan faydalanamayacaktır.
3.2.2. Deniz ve Hava Taşıma
Araçları İçin Liman ve Hava
Meydanlarında Yapılan Hizmetler
KDV Kanununun 13/b maddesi ile deniz ve
hava taşıma araçları için liman ve hava
meydanlarında yapılan hizmetler KDV'den
müstesnadır.
İstisna kapsamına liman ve hava
meydanlarında deniz ve hava taşıma
araçlarına verilen hizmetler
girmektedir. Bu kapsamda, hava ve deniz
taşıma araçları için liman ve hava
meydanlarında verilen pilotaj, römorkaj,
palamar, uçak ve gemilerin parkı gibi
hizmetler KDV'den istisna olacaktır.
Liman ve hava meydanlarında deniz ve
hava taşıma araçlarının seyrüseferine
ilişkin olarak araçların yük ve
yolcusuna verilen tahmil, tahliye ve
benzeri hizmetler de istisna kapsamına
girmektedir.
Bu hizmetlerin gemi ve yük sahibi
firmaların acentelerine yapılması, liman
ve hava meydanı işletmeleri dışında
diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından
yapılması istisna uygulamasını
etkilememektedir.
Ancak, Kanunun 13/b maddesindeki istisna
uygulaması tek safhalı olduğundan,
gemiye veya acentesine doğrudan verilen
hizmetler istisna kapsamında
değerlendirilebilecektir. Alt
yükleniciler tarafından verilen
hizmetler istisna kapsamında mütalaa
edilmeyecektir.
Konuyla ilgili olarak KDV'den istisna
edilecek veya vergiye tabi olacak bazı
işlemler aşağıda belirtilmiştir.
3.2.2.1. İstisna Kapsamına Giren
Hizmetler
Tahmil ve Tahliye:
Yükün (genel kargo, dökme yük, sıvı yük,
konteyner, araç vb.) gemi ambarı, tankı
veya güvertesinden liman sahasına
alınması veya gemiye yüklenilmesi için
verilen hizmetler.
Yükün Aktarılması (Shifting):
Müşteri, acente veya armatörden herhangi
birinin talebi ile konteyner veya diğer
yüklerin gemi üzerinden karaya, karadan
gemiye yer değiştirmesi hizmeti.
Limbo: Konteyner ve
diğer yüklerin gemiden gemiye veya şat,
duba veya benzeri yüzer vasıtalara
aktarma hizmeti.
Vinç Hizmeti: Limanda
kendi imkanları ile konteyner veya diğer
yüklerin tahmil tahliyesini yapan üçüncü
şahıslara veya doğrudan yüke verilen
vinç hizmeti.
Kilitleme ve Bağlama (Lashing):
Gemiye yüklenen konteyner ve diğer
yüklerin birbirine ve/veya gemiye
bağlama/sabitleme malzemesi ile
bağlanması hizmeti.
Kilit ve Bağ Çözme (Unlashing):
Gemiden tahliye edilecek konteyner ve
diğer yüklerin birbirlerine ve/veya
gemilere bağlanmalarını sağlayan bağlama
ve sabitleme malzemelerinin çıkarılması
hizmeti.
Nezaret Hizmeti:
Konteyner ve diğer yüklerin gemiden
sahaya indirilmesi veya gemiye
yüklenmesi esnasında verilen gözetim
hizmeti.
Ambar Kapağı Açma/Kapama
Hizmeti: Tahmil, tahliye
yapılabilmesi için gemi ambar
kapaklarının vinç marifetiyle açılması,
gerekli hallerde iskele veya rıhtımda
istiflenmesi ve kapatılması hizmeti.
Gemi İşgaliye: Geminin
tahmil, tahliye ve diğer operasyonlar
amacıyla iskele, rıhtım veya demirleme
sahalarında bağlı kalması esnasındaki
barınma işgaliye ücreti.
Gemi Fuzuli İşgaliye Hizmeti:
Gemilerin; iskele, rıhtım, demirleme
sahaları gibi yerleri hizmet bitiminden
sonra veya işletmenin izni olmaksızın
fuzuli olarak işgal etmelerinin ücreti.
Gemi Aktarma: Geminin
rıhtım veya iskele üzerinde kendi
imkanlar ve/veya römorkör, pilot yardımı
ile yer değiştirilmesi hizmeti.
Gemilerin Atıklarının Alınması:
İşletmeye ait rıhtım ve iskelelere
yanaşan liman içindeki demirleme
sahasına demirleyen gemilerin katı
ve/veya sıvı atıklarının alınması
hizmeti.
Tekrar Sevk Konteynerler
(Transit): Hizmete başlamadan
önce beyan edilmesi koşuluyla, limana
denizyoluyla gelip herhangi bir
maniplasyona tabi tutulmaksızın tekrar
denizyolu ile aynı limandan gidecek olan
konteynerlere ait ücretler.
Acente Ücreti veya Acente Komisyonu:
Gemi veya mürettebatına verilen
acentelik hizmeti karşılığında alınan
bedeller.
3.2.2.2. İstisna Kapsamına
Girmeyip Vergiye Tabi Olan Hizmetler
Konteyner İçi Bağlama/Çözme
(Konteyner İçi Lashing/Unlashing)
Hizmeti: Konteynerlerin içine
konulan yüklerin bağlama/sabitleme
malzemesi ile bağlanması (lashing),
bağlı yüklerin bağlama sabitleme
malzemelerinin çözülmesi (unlashing)
hizmeti.
Ardiye: Limana gelen
konteyner ve diğer yüklerin, kapalı ve
açık sahalarda, saklanması, depolanması,
etiketlenmesi, paketlenmesi ve benzeri
katma değerli hizmetler.
Terminal Hizmeti:
Konteyner ve diğer yüklerin limana giriş
ve çıkış ya da saha içinde yer
değiştirme işlemi amacıyla vinç ve
benzeri yükleme boşaltma ekipmanları ile
yükleme indirme hizmeti.
Konteyner Dolum Hizmeti:
Konteynerin yükleme boşaltma ekipmanları
ile insan gücü yardımı ile saha içinde
doldurulması hizmeti.
Konteyner Boşaltma Hizmeti:
Konteynerin yükleme boşaltma ekipmanları
ile insan gücü yardımı ile saha içinde
boşaltılması hizmeti.
Konteyner İçi Aktarma Hizmeti:
Saha içinde yükün bir konteynerin
içinden diğer konteynerin içine
aktarılması hizmeti.
Konteyner Tam Tespit Hizmeti:
İthal veya ihraç edilmek üzere, saha
içinde bulunan konteynerin gümrük
müdürlüğü birimlerince veya yetkili bir
mercinin isteği üzerine beyana ve
gerekli evsafa uygunluğunun denetlenmesi
için insan gücü veya yükleme boşaltma
ekipmanları kullanılarak komple
boşaltımı ve dolumu hizmeti.
Konteyner Muayene/Numune Alma
Hizmeti: Saha içinde bulunan
konteynerin, gümrük müdürlüğü
birimlerince veya yetkili bir mercinin
isteği üzerine kapağının açılması,
muayene edilmesi ve yükten numune
alınması hizmeti.
Konteyner Tamir Hizmeti:
Hasarlı konteynerin acentenin veya yük
sahibinin talimatı ile tamir edilmesi
hizmeti.
Konteynere Elektrik Verilmesi:
İçinde barındırılan yükün özelliği
gereği soğutma tertibatı bulunan özel
konteynerler için sahada ardiye süresi
içinde elektrik enerjisi verilmesi bir
teslim niteliği olduğundan istisna
kapsamına girmemektedir.
Konteyner Temizleme
(Yıkama-Kurutma): Konteynerin
içinin temizlenmesi için verilen
hizmetler.
Konteyner Nakliye Hizmeti:
Konteynerin bir yerden bir yere
taşınması hizmeti.
Tartı Hizmeti:
Konteyner veya diğer yüklerin kantar
marifetiyle tartılması hizmeti.
ISPS Hizmeti: Uluslararası gemi ve
liman tesisi güvenlik hizmeti
3.2.2.3. KDV Kanununun
17/4-o maddesi ile gümrük antrepoları ve
geçici depolama yerleri ile gümrük
hizmetlerinin verildiği gümrüklü
sahalarda; ithalat ve ihracat
işlemlerine konu mallar ile transit
rejim kapsamında işlem gören mallar için
verilen ardiye, depolama ve terminal
hizmetleri ile vergisiz satış yapılan
işyerlerinin ve bu işyerlerine ait depo
ve ardiye gibi bağımsız birimlerin
kiralanması işlemleri KDV'den istisna
edilmiştir.
Buna göre;
- Deniz ve hava taşıma araçları için
liman ve hava meydanlarında verilen ve
Sirkülerin 3.2.2.1
bölümünde sayılan hizmetler KDV
Kanununun 13/b maddesi kapsamında
KDV'den istisna olacaktır.
- KDV Kanununun 13/b maddesindeki
istisna kapsamına girmeyen ve gümrük
antrepoları ve geçici depolama yerleri
ile gümrüklü sahalarda verilen ardiye,
depolama ve terminal hizmetleri ise KDV
Kanununun 17/4-o maddesine göre KDV'den
istisna olacaktır. Bu Sirkülerin 3.2.2.2
bölümünde yer alan ve Kanunun 13/b
maddesi kapsamına girmeyen ardiye ve
terminal hizmetleri Kanunun 17/4-o
maddesine göre KDV'den istisna
olacaktır.
- Liman ve hava meydanlarında verilen
hizmetin; KDV Kanununun hem 13/b maddesi
hem de 17/4-o maddesi kapsamında istisna
olması halinde, bu hizmete ilişkin
olarak Kanunun 13/b maddesine göre işlem
yapılacaktır.
- Liman ve hava meydanlarında verilen ve
KDV Kanununda yer alan herhangi bir
istisna hükmü kapsamına girmeyen
hizmetler genel esaslara göre KDV'ye
tabi tutulacaktır.
3.3. Teşvik Belgeli Yatırımlarda
İstisna
KDV Kanununun 13/d maddesinde yatırım
teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge
kapsamındaki makine ve teçhizat
teslimleri KDV den istisna edilmiş,
uygulamanın usul ve esasları 69 ve 87
Seri No.lu KDV Genel Tebliğleri ile
belirlenmiştir.
3.3.1. Yatırım Teşvik Belgesi
Sahibi Mükelleflerin KDV İstisnasından
Yararlanabilmesi İçin Vergi Dairesinden
Alacakları Yazı
87 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (A)
bölümünde, istisna kapsamında mal satın
almak isteyen alıcıların, bağlı
oldukları vergi dairesine başvurarak,
KDV mükellefiyetlerinin bulunduğuna ve
makine - teçhizatı indirim hakkı tanınan
işlemlerde kullanacaklarına dair bir
yazı alarak, noter veya YMM onaylı
örneklerini gümrük idarelerine veya yurt
içindeki satıcılara ibraz etmeleri
gerektiği belirtilmiştir.
KDV Kanununun 13/d maddesinde düzenlenen
istisnadan faydalanmak üzere vergi
dairelerine dilekçe ile başvuran
yatırımcılara 87 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinde belirtilen yazı verilirken
aşağıdaki hususlara dikkat edilecektir.
(1) Yatırımcının vergi dairesinde KDV
mükellefiyetinin bulunup bulunmadığı
tespit edilecektir.
(2) Yatırımcının iştigal konusu ve
yatırım sonunda üretilecek mal ya da
hizmetin mahiyeti göz önünde tutularak,
yatırım teşvik belgesi eki listelerde
belirtilen makine-teçhizatın indirim
hakkı tanınan işlemlerle ilgili olup
olmadığı tespit edilecektir.
(3) Yatırımcının
durumunun Tebliğde belirtilen şartlara
uygun olmasının anlaşılması halinde
kendisine aşağıdaki yazı verilecektir.
"......................................
İLGİ : ............tarihli
dilekçeniz.
Dairemizde
.......................... vergi kimlik
numarası ile katma değer vergisi
mükellefiyetiniz bulunmaktadır.
............tarih ve
................sayılı Yatırım Teşvik
Belgesi eki listede KDV istisnasından
faydalanılabileceği belirtilmiş bulunan
makine-teçhizatın KDV mevzuatına göre
indirim hakkı tanınan işlemlerle ilgili
olduğu tespit edilmiştir.
Bu makine ve teçhizatın ithalinde ve
tarafınıza tesliminde KDV Kanununun 13/d
maddesi kapsamında istisna
uygulanabilecektir.
İstisnanın uygulanmasında, ilgili
Genel Tebliğlerdeki usul ve esaslara
uyulmaması halinde gerekli müeyyidelerin
uygulanacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim."
(4) Daha sonra
ihtilaflara neden olmaması için, indirim
hakkı tanınan ve tanınmayan işlemleri
birlikte yapan mükelleflerin (Devlet
üniversite ve hastaneleri, Belediyeler
vb.) durumu değerlendirilirken, teşvik
belgelerinde yer alan makine-teçhizatın
hangi amaçla kullanılacağı mutlaka
araştırılacaktır.
Örneğin, bir Devlet üniversitesinin
öğrencilerin eğitiminde kullanacağı
makine ve teçhizat, yatırım teşvik
belgesinde yer alsa bile, üniversiteye
yukarıda belirtildiği şekilde yazı
verilmeyecektir. Bunun gibi,
Belediyelerin asfalt dökümü,
kanalizasyon inşası gibi verginin
konusuna girmeyen beledî faaliyetlerde
kullanacakları makine-teçhizat için,
yatırım teşvik belgesinde yer alsa bile,
istisnadan yararlanmasına imkan tanıyan
yazı verilmeyecektir.
3.3.2. Yatırım Teşvik Belgesi
Sahibi Mükelleflerin Finansal Kiralama
Yoluyla Makine ve Teçhizat Temini
14/7/2009 tarih ve 2009/15199 sayılı
Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında
Karar ile finansal kiralama şirketleri
aracılığıyla gerçekleştirilecek
yatırımlarda finansal kiralama
şirketleri adına teşvik belgesi
düzenlenmesi uygulaması kaldırılmıştır.
Söz konusu Kararın 3/6 ncı maddesinde
"Finansal kiralama şirketleri
aracılığıyla gerçekleştirilecek
yatırımlar için finansal kiralama
şirketi adına ayrı bir teşvik belgesi
düzenlenmez. Yatırımcının
mükellefiyetlerini yerine getirmemesi
halinde uygulanacak olan müeyyidelerden
finansal kiralamaya konu makine ve
teçhizata tekabül eden bölümü kısmen
veya tamamen finansal kiralama
şirketlerine de uygulanır." hükmüne yer
verilmiştir.
Ayrıca, anılan Kararın uygulanmasına
ilişkin 28/7/2009 tarih ve 27302 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 2009/1 No.lu
Tebliğin 29/3 üncü maddesinde "Finansal
kiralama şirketleri aracılığıyla
gerçekleştirilecek yatırımlar için
finansal kiralama şirketi adına ayrı bir
teşvik belgesi düzenlenmeksizin
yatırımcının teşvik belgesi dikkate
alınarak ve teşvik belgesini düzenleyen
mercice onaylanan finansal kiralama
işlemine konu makine ve teçhizat listesi
ile yerli temin ve/veya ithalat
işlemleri yapılır. Bu işlemlerde
yatırımcı ile finansal kiralama
şirketleri müteselsilen sorumludur."
denilmiştir.
Buna göre, finansal kiralama şirketleri
aracılığıyla gerçekleştirilecek
yatırımlar için finansal kiralama
şirketi adına ayrı bir teşvik belgesi
verilmediğinden, vergi dairelerine
dilekçe ile başvuran ve adına teşvik
belgesi düzenlenen yatırımcılara yazı
verilirken aşağıdaki hususa da yer
verilecektir.
"Ayrıca, finansal kiralama şirketleri
aracılığıyla gerçekleştirilecek
yatırımlara ilişkin finansal kiralama
şirketlerinin teşvik belgesi sahibi
firmalara kiralanmak üzere teslim
alacakları veya ithal edecekleri makine
ve teçhizat için teşvik belgesi sahibi
firma adına düzenlenen bu belge ile KDV
Kanununun 13/d maddesi kapsamında
istisna uygulanabilecektir."
Bu yazıya istinaden finansal kiralama
şirketi yatırım teşvik belgesi eki
listede yer alan ve yatırımcıya
kiralanacak olan makine ve teçhizatı
Kanunun 13/d maddesindeki istisna
kapsamında temin edebilecektir. Finansal
kiralama şirketinin bu kapsamda temin
edeceği makine ve teçhizatı, ilgili
mevzuat uyarınca kiracının kullanımına
bırakması ise "teslim" hükmünde
olmadığından genel hükümlere göre KDV'ye
tabi tutulacaktır.
Öte yandan finansal kiralama şirketi ile
yatırımcı (kiracı) arasında yapılan
sözleşmede belirtilen sürenin sonunda,
makine-teçhizatın yatırımcının
(kiracının) mülkiyetine geçmemesi veya
yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü
şekilde gerçekleşmemesi halinde,
finansal kiralama şirketine yapılan
teslim sırasında alınmayan vergi
tutarları KDV Kanununun 13/d maddesi
çerçevesinde yatırımcıdan (kiracıdan)
vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme
faizi ile birlikte tahsil edilecektir.
3.4. Taşımacılık İstisnası
25 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
"E.Taşımacılık İstisnası" bölümünde,
uluslararası kara taşımacılığı yapan
mükelleflere istisna kapsamına giren
faaliyetlerini TIR Karnesi ile tevsik
edebilme olanağı getirilmiş, bu
uygulamada TIR Karnesinin birinci
sayfasının ve Türkiye sınır kapılarından
giriş ve çıkışlarda gümrük kapılarında
bırakılan nüshasının dipkoçanının noter
tasdikli birer fotokopisinin ibraz
edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
81 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile
uluslararası taşımacılık istisnasının
belgelendirilmesinde, noterler, ilgili
gümrük idareleri ve yeminli mali
müşavirlerin yanı sıra Türkiye Ticaret,
Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret
Borsaları Birliğinin görevlendirdiği
ticaret ve sanayi odalarınca tasdik
edilmiş TIR Karnesi suretlerinin de
kabul edilmesi uygun görülmüştür.
Ancak, bu uygulamada bazı vergi
dairelerince karne üzerinde işlem gören
tüm dipkoçan fotokopilerinin tek sayfa
üzerinde istenmesinin sorunlara yol
açtığı anlaşıldığından konu hakkında
Gümrük Müsteşarlığının mütalaasına
başvurulmuş, alınan görüş gereğince; KDV
Kanununun 14 üncü maddesine göre
taşımacılık istisnası kapsamına giren
taşımalarda TIR karnesi kullanılması
halinde TIR karnesinin birinci
sayfasının ve gümrük kapılarında
bırakılan nüshasının dipkoçanlarının
tasdikli fotokopilerinin tevsik işlemi
için yeterli sayılması ve tüm dipkoçan
fotokopilerinin tek sayfa olarak
istenmemesi uygun görülmüştür.
3.5. Diplomatik İstisna
113 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (D)
bölümü gereğince diplomatik misyonlar ve
konsolosluklar ile uluslararası
kuruluşların mensuplarına KDV iadesi
yapmaya;
Adana'da Yüreğir Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
Ankara'da Kavaklıdere Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
Antalya'da Üçkapılar Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
Çanakkale'de Çanakkale (Merkez) Vergi
Dairesi Müdürlüğü,
Edirne'de Arda Vergi Dairesi Müdürlüğü,
Erzurum'da Aziziye Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
Gaziantep'de Şehitkamil Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
İstanbul'da Beyoğlu Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
İzmir'de Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü,
Kars'da Kars (Merkez) Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
Kayseri'de Mimar Sinan Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
Mersin'de Uray Vergi Dairesi Müdürlüğü,
Trabzon'da Hızırbey Vergi Dairesi
Müdürlüğü
yetkili olup, iadeye ilişkin
başvuruların bu vergi dairelerine
yapılması gerekmektedir.
113 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (D)
bölümü uyarınca Dışişleri Bakanlığının
karşılıklılık ilkesini gözeterek,
ülkeler itibariyle belirlediği yıllık
harcama limitlerini gösteren bilgiler
ile ilgililerin elektronik ortamda
düzenledikleri vergi iade formları,
diplomatik istisnadan doğan KDV
iadelerini yapmaya yetkili vergi
dairelerine, Başkanlığımız Uygulama ve
Veri Yönetimi Daire Başkanlığı
tarafından her üç aylık dönemin sonunda
intikal ettirilecektir.
İade yapmaya yetkili vergi daireleri,
elektronik ortamda kendilerine gelen
bilgi ve formlarla kağıt ortamında
alınan form ve diğer belgeleri
karşılaştırmak suretiyle gerekli
kontrolleri yapacaklardır. İade yapmaya
yetkili vergi daireleri, hak
sahiplerinden, yabancı misyon personel
kimlik kartı numarası veya yabancılara
mahsus kimlik numarası dışında ayrıca
vergi kimlik numarası istemeyeceklerdir.
İadeye esas olmak üzere vergi
dairelerine ibraz edilecek elektrik, su,
haberleşme, uçak bileti, eğitim vb.
harcamalara ait fatura asıllarını
ülkelerine de vermek/göndermek zorunda
olan diplomatik misyon mensupları, söz
konusu belgelerin aslı ile birlikte
fotokopilerini de ibraz edebilecek,
ilgili vergi dairesi, belgeler üzerinde
gerekli kontrolü yaptıktan sonra
fotokopi nüshasına "aslı gibidir"
kaşesini tatbik etmek suretiyle asıl
belgeleri ilgililere geri verecektir.
Diplomatik misyonlar ve konsolosluklar
ile uluslararası kuruluşların
mensuplarına mal tesliminde veya hizmet
ifasında bulunan mükellefler, işlem
bedeline bakılmaksızın 113 Seri No.lu
KDV Genel Tebliğindeki açıklamalara
uygun olarak ilgilinin adı soyadı ve
kimlik numarasını da yazmak suretiyle
fatura düzenleyeceklerdir. Bu
zorunluluğa uymadığı tespit edilen
mükellefler için 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu hükümlerine göre gerekli cezai
işlemin yapılacağı tabiidir.
Öte yandan, iade hakkı sahibi yabancı
misyon mensuplarının fatura yerine ödeme
kaydedici cihaz fişi ibraz etmek
suretiyle iade talebinde bulunması
mümkün bulunmamaktadır.
İlgililer tarafından harcamalara ilişkin
bildirim formları
doldurulurken, birden fazla sayfadan
oluşan faturaların birinci sayfadaki
numarası tam olarak yazılacak, diğer
sayfalara ait numaraların son üç
hanesinin arasına "-" işareti konularak
kaydedilebilecektir.
Sağlık harcamaları ve uçak bilet
bedellerine ilişkin faturaların, iade
hakkı sahibi yabancı misyonlar,
konsolosluklar ile uluslararası
kuruluşların vergi muafiyetine sahip
mensuplarının eşleri adına düzenlenmesi
halinde de iade taleplerinde
kullanılması mümkündür. Dolayısıyla,
misyon mensuplarının eşleri adına
düzenlenen faturalar, karşılıklılık
sağlanan teslim ve hizmet alımları
itibariyle, herhangi bir sınırlama
olmaksızın, 113 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin (D) bölümünde belirtilen
esaslar çerçevesinde iade işlemlerine
konu olabilecektir.
Yabancı misyonlar, konsolosluklar ile
uluslararası kuruluşların mensupları
tarafından iadesi talep edilen KDV
tutarı, herhangi bir nedenle kısmen veya
tamamen iade edilmediği takdirde, vergi
dairesi bu durumu ivedilikle ilgiliye
resmi yazı ile bildirecektir.
Görev sürelerini tamamlayarak iade talep
dönemleri içinde ülkemizden ayrılacak
yabancı misyon, iade formlarını,
ayrıldığı tarih itibariyle 113 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğinde belirtilen
dönem ve sürelere bağlı olmaksızın vergi
dairesine verebilecek, ancak vergi
dairesi bu talepleri ait olduğu döneme
ilişkin diğer işlemlerle birlikte
değerlendirip, sonuçlandıracaktır.
•3.6. Diğer İstisnalar
3.6.1. Basit Usulde
Vergilendirilen Mükelleflerin Teslim ve
Hizmetleri
4842 sayılı Kanunla KDV Kanununun 17/4-a
maddesi değiştirilerek, 1/7/2003
tarihinden itibaren Gelir Vergisi
Kanununa göre basit usulde
vergilendirilen mükellefler tarafından
yapılan teslim ve hizmetler KDV'den
istisna tutulmuştur.
Anılan Kanunun 8/2 nci maddesinde de
vergiye tabi bir işlem söz konusu
olmadığı veya KDV'yi fatura veya benzeri
vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı
halde; düzenlediği bu tür vesikalarda
KDV gösterenlerin, bu vergiyi ödemekle
mükellef oldukları hüküm altına
alınmıştır.
Buna göre, Gelir Vergisi Kanununa göre
basit usulde vergilendirilen mükellefler
mal teslimleri ve hizmet ifalarında KDV
hesaplamayacaklar, yapacakları işlemler
için KDV beyannamesi vermeyecek ve KDV
mükellefiyeti tesis ettirmeyeceklerdir.
Ancak düzenledikleri
belgelerde KDV gösteren veya "KDV
dahildir" mealinde bir şerhe (belgenin
KDV satırını çizerek "KDV dahildir"
yazılması veya KDV satırı yerine
belgenin herhangi bir yerine "KDV
dahildir" yazılması durumu
değiştirmeyecektir) yer veren basit
usulde vergilendirilen mükellefler bu
vergiyi Kanunun 8/2 nci maddesi
gereğince beyan ederek ödeyeceklerdir.
Bu şekilde düzenlenen belgelerde
gösterilen veya iç yüzde yoluyla
hesaplanan KDV'yi mal ve hizmet alan
mükellefler indirim konusu
yapabileceklerdir.
88 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin A/5
bölümünde, basit usulde vergilendirilen
mükelleflerin 1/7/2003 tarihinden önce
satın aldıkları malları bu tarihten
sonra iade etmeleri halinde; iade edilen
mal için bir fatura düzenleyecekleri, bu
faturaya tutar olarak iade edilecek
malın alış faturasındaki bedel ve KDV
olarak gösterilen tutarların toplamının
yazılacağı ve faturaya bu hususu
belirten bir şerh konulacağı, ayrıca
alış faturasının tarih ve numarasına
atıfta bulunulacağı, basit usule tabi
mükellefin bu fatura nedeniyle vergi
dairesine KDV ödemeyeceği, faturadaki
tutarın tamamını hasılat olarak
hesaplarına alacağı, satıcının ise bu
bedel üzerinden iç yüzde yoluyla
hesaplayacağı vergiyi indirim konusu
yapacağı belirtilmiş olup, basit usulde
vergilendirilen mükelleflerin 1/7/2003
tarihinden sonra satın aldıkları malları
iade etmeleri halinde de bu açıklamalara
göre işlem yapılması mümkün
bulunmaktadır.
3.6.2. Serbest Bölgelerde İfa
Edilen Hizmetler
KDV Kanununun 17/4-ı maddesi ile serbest
bölgelerde verilen hizmetler KDV'den
müstesnadır.
Öte yandan, Serbest Bölgeler Kanununun,
5810 sayılı Kanunla değişik, 6 ncı
maddesinde, serbest bölgeler; Türkiye
Gümrük Bölgesinin parçası olmakla
beraber, serbest dolaşımda olmayan
eşyanın herhangi bir gümrük rejimine
tabi tutulmaksızın ve serbest dolaşıma
sokulmaksızın, gümrük mevzuatında
öngörülen haller dışında kullanılmamak
ya da tüketilmemek kaydıyla konulduğu,
ithalat vergileri ile ticaret politikası
önlemlerinin ve kambiyo mevzuatının
uygulanması bakımından Türkiye Gümrük
Bölgesi dışında olduğu kabul edilen ve
serbest dolaşımdaki eşyanın bir serbest
bölgeye konulması nedeniyle normal
olarak eşyanın ihracına bağlı
olanaklardan yararlandığı yerler olarak
tanımlanmış ve bu bölgelerde gümrük ve
kambiyo mükellefiyetine dair mevzuat
hükümlerinin uygulanmayacağı hüküm
altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 8 inci maddesinde de
serbest bölge ile Türkiye'nin diğer
yerleri arasında yapılacak ticaretin,
dış ticaret rejimine tabi olduğu,
serbest bölge ile diğer ülkeler ve
serbest bölgeler arasında dış ticaret
rejimi uygulanmayacağı hükme
bağlanmıştır.
Bu çerçevede, serbest bölge içinde
gerçekleşen hizmet ifaları KDV'den
müstesnadır. Hizmet ifa edenin serbest
bölgede faaliyette bulunma ruhsatının
olup olmaması bu istisnanın
uygulanmasına engel teşkil etmemektedir.
Buna göre,
- Türkiye'de veya yurt dışındaki
firmaların bilfiil serbest bölge içinde
sundukları temizlik, bakım, onarım,
montaj gibi hizmetler KDV'den
müstesnadır.
- Bir serbest bölgeden diğer bir serbest
bölgeye verilen hizmetler KDV'den
müstesnadır.
- Serbest bölgeden yurtdışına giden
mallar için serbest bölgede verilen
gümrük müşavirliği hizmetleri KDV'den
müstesnadır.
- Serbest bölgeden Türkiye'ye,
Türkiye'den serbest bölgeye gönderilen
mallara ilişkin Türkiye'deki firmalarca
serbest bölgede faaliyet gösteren
firmalara verilen gümrük müşavirliği
hizmetleri KDV'ye tabidir.
- Yurt içinden serbest bölgeye verilen
telekomünikasyon hizmetleri KDV'ye
tabidir. Serbest bölge içerisinde
faaliyet gösteren işletmeler tarafından
bu bölge içerisindeki işletmelere
verilen hizmetler ise KDV'den
müstesnadır.
- Türkiye'de faaliyette bulunan
mükellefin, rapor, görüş, yazı, onay
hazırlanması amacıyla serbest bölgeye
gidip inceleme, kontrol, denetleme v.b.
yapması söz konusu hizmetle ilgili ön
hazırlık ve veri toplama mahiyetindedir.
Bu hizmet, serbest bölgede ifa edilen
bir hizmet olmadığından genel hükümler
çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.
3.6.3. Tarımsal Amaçlı
Kooperatiflerde KDV Uygulaması
3.6.3.1. Tarımsal amaçlı kooperatiflere
bedelsiz olarak yapılan her türlü teslim
ve hizmetler KDV Kanununun 17/2-b
maddesi; bu kooperatiflerin gerçek
usulde gelir vergisine tabi olmayan
çiftçilerden yapmış olduğu mal ve hizmet
alımları ise KDV Kanununun 17/4-b
maddesi hükmü uyarınca KDV'den
müstesnadır.
3.6.3.2. 4631 sayılı Hayvan Islahı
Kanununun 4 üncü maddesi kapsamında
hayvan ıslahı, yetiştirme ve pazarlama
amacı ile tüzel kişiliğe sahip özel
hukuk hükümlerine tabi kooperatif
nitelikli olarak kurulan birlikler
Kurumlar Vergisi Kanunu ve KDV Kanununun
17/1-a ve 17/4-h maddeleri hükümlerinin
uygulaması bakımından kooperatif olarak
değerlendirilmektedir.
KDV Kanununun 17/1-a maddesinde ifade
edilen tarımı yaymak, ıslah ve teşvik
amacı, toprak analizleri; tarla
denemeleri; zirai araştırmaların
yapılması; hububat sebze ve meyve
üzerine yapılan araştırma, inceleme ve
ıslah çalışması; zirai mahsullerin
muayene edilmesi, fumigasyona tabi
tutulması; damızlık tohum ve hayvan
yetiştirilmesi; orman yollarının
yapılması; damızlık hayvan, damızlık
fide, fidan, bağ çubuğu, tohum ve
faydalı böcekler gibi teslim ve
hizmetleri kapsamaktadır.
Dolayısıyla, 4631 sayılı Hayvan Islahı
Kanununun 4 üncü maddesine göre kurulan
birliklerin tarımı yaymak, ıslah ve
teşvik etmek amacıyla yaptıkları ve
yukarıda belirtilen teslim ve hizmetleri
KDV Kanununun 17/1-a maddesi, arazi
ıslahına ait yapmış oldukları hizmetler
ise aynı Kanunun 17/4-h maddesi uyarınca
KDV'den istisna olacaktır.
3.6.3.3. "Kırsal Alanda Sosyal Riski
Azaltma Projesi" kapsamında tarımsal
amaçlı kooperatiflerce üyelerine yapılan
damızlık inek, koyun, keçi teslimi,
KDV Kanununun 17/1-a maddesi hükmü
uyarınca KDV'den müstesnadır. Bu
kapsamda değerlendirilmesi mümkün
olmayan yem, gübre, veterinerlik ve
zirai mücadele ilaçları, temizlik
malzemeleri, petrol ürünleri, zirai alet
ve makineler ile bu makinelere ait aksam
ve yedek parça gibi malların tesliminin
ise KDV Kanununun 1/1 inci maddesi
hükmü uyarınca KDV'ye tabi tutulması
gerekmektedir.
3.6.4 Teknoloji Geliştirme
Bölgesinde Faaliyette Bulunanlara
Yönelik İstisna
KDV Kanununun geçici 20/1 inci maddesine
göre, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme
Bölgeleri Kanununa göre teknoloji
geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan
girişimcilerin kazançlarının gelir veya
kurumlar vergisinden istisna bulunduğu
süre içinde münhasıran bu bölgelerde
ürettikleri ve sistem yönetimi, veri
yönetimi, iş uygulamaları, sektörel,
internet, mobil ve askeri komuta kontrol
uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve
hizmetleri KDV'den müstesnadır.
Söz konusu istisna teknoloji geliştirme
bölgesinde üretilen sistem yönetimi,
veri yönetimi, iş uygulamaları,
sektörel, internet, mobil ve askeri
komuta kontrol uygulama yazılımları
şeklindeki teslim ve hizmetleri
kapsamaktadır. Teknoloji geliştirme
bölgesinde üretilse dahi, bunlar
dışındaki teslim ve hizmetler istisna
kapsamına girmemektedir. Dolayısıyla,
oyun programları, network uygulamaları
gibi yazılımlar istisna kapsamında
bulunmamaktadır.
Öte yandan, teknoloji geliştirme
bölgesinde faaliyette bulunan
girişimciler tarafından münhasıran bu
bölgelerde üretilen yazılımlar için
alınan her türlü mal ve hizmet, söz
konusu yazılım satışlarının vergiden
istisna olup olmadığına bakılmaksızın
genel esaslara göre KDV'ye tabi
tutulacaktır. Benzer şekilde, bölgede
faaliyette bulunan bir firmaya bu
bölgede verilen danışmanlık hizmeti de
KDV'ye tabi olacaktır.
KDV Kanununun 30/a maddesinde ise
vergiye tabi olmayan veya vergiden
istisna edilmiş bulunan malların teslimi
ve hizmet ifası ile ilgili alış
vesikalarında gösterilen veya bu mal ve
hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan
KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı
hükme bağlanmıştır.
Dolayısıyla, KDV Kanununun geçici 20/1
inci maddesi kapsamında yapılan teslim
ve hizmetler için yüklenilen KDV'nin KDV
Kanununun 30/a maddesi gereğince indirim
ve iadesi mümkün olmayıp söz konusu
vergi, gelir veya kurumlar vergisi
matrahının tespitinde işin mahiyetine
göre gider, maliyet veya kanunen kabul
edilmeyen gider olarak dikkate
alınabilecektir.
Buna göre, Teknoloji
Geliştirme Bölgesinde faaliyette bulunan
bir firmanın;
- Bölgede ürettiği "hastane bilgi
yönetim sistemleri yazılımı programı"
satışı ile bu yazılıma yönelik
güncelleme işi Kanunun geçici 20/1 inci
maddesine göre KDV'den istisna
olacaktır. Güncelleme dışında bu
yazılımla ilgili verilen bakım, destek
(otomasyon) hizmetleri istisna
kapsamında yer almamaktadır.
- Bölgede ürettiği eğitim yazılımları
Kanunun geçici 20/1 inci maddesine göre
KDV'den istisna olacaktır. Ancak, bu
yazılımı teknoloji geliştirme bölgesinde
faaliyette bulunan firmadan alan
firmaların satışları genel hükümler
çerçevesinde KDV'ye tabi tutulacaktır.
- Kanunun geçici 20/1 inci maddesi
kapsamındaki teslim veya hizmetleri
KDV'den istisna olacak, web sitesi
aracılığıyla verdiği reklam hizmeti ise
bu kapsamda yer almadığından KDV'ye tabi
tutulacaktır.
- İşlevlerini yerine getirmek için
yazılım kullanan ürün, aygıt, eşya vb.
donanımlar ile bu donanımlara ilişkin
hizmetler istisna kapsamına
girmemektedir.
- Bölgede ürettiği yazılımı farklı
kişilere satması ya da satışın CD veya
elektronik ortamda yapılması istisna
uygulanmasına engel değildir. Ancak, bu
yazılımın bayilerce satışında istisna
uygulanmayacaktır.
- Bölgede üretilen yazılımın Kanunun 11
ve 12 nci maddeleri kapsamında ihraç
edilmesi halinde, bu ihracata ilişkin
yüklenilen KDV'nin Kanunun 32 nci
maddesine göre indirim ve iade konusu
yapılması mümkün bulunmaktadır.
3.6.5. Konut Yapı
Kooperatiflerine Yapılan İnşaat Taahhüt
Hizmetlerinde KDV Uygulaması
KDV Kanununun geçici 15 inci maddesi ile
29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat
ruhsatı alınmış inşaatlara ilişkin
olarak konut yapı kooperatiflerine
yapılan inşaat taahhüt işleri KDV'den
müstesnadır.
29/7/1998 tarihinden sonra bina inşaat
ruhsatı alınmış inşaatlara ilişkin
olarak "konut yapı kooperatiflerine
yapılan inşaat taahhüt işleri" ise
30/12/2007 tarih ve 26742 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 2007/13033 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararnamesine ekli (I)
sayılı listenin 12 nci sırası uyarınca %
1 oranında KDV'ye tabi tutulmaktadır.
Konut yapı kooperatiflerine yapılan
inşaat taahhüt işlerinde KDV
uygulamasına ilişkin açıklamalara 49, 66
ve 106 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğlerinde yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre konut yapı
kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt
işlerinde istisna veya indirimli oran
uygulanabilmesi için;
- Kooperatifin konut yapı kooperatifi
statüsünde olması,
- İşin konut yapı kooperatifine
yapılması,
- Yapılan işin inşaat işi olması ve
taahhüde dayanması,
Şartlarının yanısıra inşaatın yapıldığı
arsanın tapu sicilinde inşaat taahhüt
hizmetini alan kooperatif tüzel kişiliği
veya kooperatifin bağlı olduğu üstbirlik
adına tescil edilmiş ve inşaat yapı
ruhsatının konut yapı kooperatifine
verilmiş olması da gerekmektedir.
Buna göre, yukarıda açıklanan şartlar
çerçevesinde, konut yapı
kooperatiflerine ifa edilecek inşaat
taahhüt işleri, bina inşaat ruhsatının
29/7/1998 tarihinden önce alınmış olması
halinde KDV'den istisna tutulacak, bina
inşaat ruhsatı bu tarihten sonra
alınmışsa %1 oranında KDV'ye tabi
olacaktır.
Ancak inşaat yapı ruhsatının konut yapı
kooperatifine verilmediği durumlarda,
söz konusu kooperatiflere verilecek
inşaat taahhüt işlerinde istisna ya da
indirimli oranda KDV uygulanması mümkün
bulunmadığından bu kooperatiflere
yapılacak teslim ve hizmetler, söz
konusu teslim ve hizmetler için
belirlenen oranlarda KDV'ye tabi
tutulacaktır.
3.6.5.1. İstisna veya İndirimli
Oran Uygulaması Kapsamına Giren İşlemler
İstisna veya indirimli oran uygulaması
kapsamına girip girmediği konusunda
yukarıdaki genel tebliğlerde sayılmayan
ve Bakanlığımızca Bayındırlık ve İskan
Bakanlığının görüşü çerçevesinde inşaat
taahhüt işi kapsamında
değerlendirilebileceği anlaşılan işler
aşağıda belirtilmiştir;
- Ahşap taban rabıtası
- Alüminyum doğrama, alçıpan tavan
(alüminyum, polikarbon levha vb.) çatı
kaplama, çatı trapez, alüminyum cephe
giydirme, aydınlatma armatür ve spotları
- Kapı, mutfak dolabı ve PVC pencere
yapımı
- Artezyen kuyusu ve elektrik
trafosu
- Bahçe içi doğalgaz servis hattı
- Bahçe ve çim aydınlatma
armatürleri teslim ve montajı
- Bahçe yollarına kilitli parke taşı
döşenmesi
- Balkon veranda ve korkuluklarının
imalat ve yerine montajı
- Barbekü yapım işi
- Bekçi ve şantiye evi inşaatı
- Box yapımı
- Cam mozaik kaplama işi
- Çatı katı yan duvar üstü, pencere
ve balkon üstlerine mermer, baca dibi
güvercinlik dereleri, su olukları
- Çelik kapı imalatı, montajı ve
pres kapı yapım işi
- Çevre düzeni işleri
- Çocuk parkı, plastik dış cephe
kaplama malzeme montaj işi
- Duşakabin montaj yapım işi
- Eco therm tipi garaj kapıları ve
motorlarının teslimi ve montaj işi
- Elektrik temini ve direk tipi
trafo
- Fayans ve karo yerine ikame edilen
duvardan duvara rafting makine halısı
döşenmesi
- Ferforje demir işleri
- Gazbeton elemanları
- Hasır çelik yapım
- Hazır beton imal edilip
mikserlerle götürülerek kalıplara
dökülmesi işi (çimento, çakıl, kum ve
suyun transmikserlerle karıştırılarak ve
şantiyeye nakledilerek pompalarla daha
önce hazırlanmış betonarme kalıplara
basılması)
- Hazır demir imalatı (betonarme
demirlerinin projesine göre imalatçı
tarafından fabrikada kesilip etriye,
çiroz, pilye, gönye ve diğer bükme
işlerinin hazırlanıp inşaat sahasına
nakli ve kalıbı hazır katlara çıkarılıp
yine projesine göre yerine monte
edilerek beton atmaya hazır hale
getirilmesi işlemi)
- Hoparlör tesisatı
- İnce sıva, kör kasa
- Isı merkezi pompa grupları, ısıtma
eşanjörü, ısıtma şebekesi, boru
tesisatlarının izolasyon malzeme ve
montajı
- Isı ve su ve sığınak izolasyon işi
- Isıcam teslimi ve montajının ayrı
ayrı taahhüt edilmemesi şartıyla
ısıcamın konutlara monte edilmesi
- İstinat duvarlarının yapımı, ara
yolların yapımı, yan duvarların yapımı
ve fens teli ile çevrilmesi işi
- Kamelya yapım işi
- Kartonpiyer alçı ve montaj işleri
- Kapı kolu teslimi ve montajı işi
- Kapı zilleri, kapı görüşmeli kat
telefonları
- Klima tesisatı yapımı (split klima
tesisatı)
- Kombi ve tesisatı işi
- Kombi makinesi alımı-montaj işleri
- Konutlara bilgisayar sistemli
elektronik elektrik sayacı takılması
- Konutların mermer, doğrama ve
pencerelerin pen cinsinden yapımı
- Kooperatifin arsasına getirilecek
yüksek gerilim hattı ile yüksek gerilim
trafolarının satın alınması ve satıcı
tarafından monte edilmesi
- Kooperatiflerin kalorifer
bacalarının yapım ve yapılmış bacaların
tadil edilmesi
- Kooperatiflerin konut inşaatlarına
başlamak üzere arazilerinde yaya ve
trafik yollarının açılarak, maki ve
bitkilerin temizlenmesi, buna bağlı
olarak kayaların kırılarak yaya ve
trafik yollarının açılması
- Kum çıkarma ve nakli
- Makine alçı sıva, alçı dekorasyon
- Manyetik tip su arıtma cihazının,
içinden geçirilen sert suyun
yumuşatılmasından sonra kullanıcılara
verilmesini sağlayan cihaz
- Merkezi ısıtma sistemlerinin
doğalgaza dönüştürülmesi ve doğalgaz
hattı döşenmesi
- Merkezi kilit, zil sistemi ve
diyafon sistemi (görüntülü diyafon
cihazı ve tesisatı yapım işi dahil)
- Mermer merdiven, sahanlık,
limonluk, süpürgelik ve eşik yapımı
- Mermer yapımı ve taş şömine işi
- Mermer merdiven dış cephe taş
kaplama işi
- Mutfak aspiratörü ve montajı işi
- Paratöner yapım işi
- Park ve sokak elektrik işleri
- (PDK) Prefabrik döşeme kirişleri
yapım işi
- Pencere ve balkon denizliklerinin
yaptırılması işi
- Ponzablok hafif yalıtım sistemleri
- Prefabrik trafo istasyon inşaatı
ve bina içindeki hücre inşaatları
- PTT telefon şebekesi hafriyat,
menol ve büz imalatı işi
- Saçak beton atılması ve blokların
dış kapı girişlerinin mermer kaplanması
işi
- Sığınak inşası işi
- Su yalıtım işlemi
- Subasmanı ve binanın kaba inşaatı
- Telefon şebekeleri ankastraları
yaptırılması, çöp toplama kapları
(konteynır) yapımı
- Temel duvarların beton ile
desteklenmesi işi
- Temel kazma, düzeltme, yol açıp
çakıl serme işi
- Tesfiye tabakası (şap yapım işi)
- Toprakaltı betonarme perde
duvarlarının su yalıtımı işi
- Trafo binası yapımı işi
- Tranşe-tesisat bağlama yapım işi
- Yağmur suyu olukları ile indirme
boruları montajı işi
- Yangın merdiveni
- Yol ve sanat yapıları inşaatı işi
- Mantolama
- Dış cephe ısı yalıtımı
- Elektronik kapı sistemi kurulması
- Garaj kapısı imalatı-montajı
- Münhasıran yönetim amaçlı
yaptırılan binalar
- Kooperatif arazisi üzerine
güvenlik sistemleri, kamera ve kayıt
cihazları montajı
- Kooperatif üyelerinin sosyal ve
kültürel ihtiyaçlarını karşılamak üzere
yaptırılan okul, hastane, sağlık ocağı,
ibadethane gibi yapılara ilişkin inşaat
taahhüt işleri
Konut yapı kooperatiflerine yapılan ve
49 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde ve
yukarıda belirtilmeyen inşaat taahhüt
işlerinin istisna kapsamına girip
girmediği hususunda Başkanlığımızdan
görüş alınması gerekmektedir.
Bu işlerin hepsinin veya birkaçının veya
ayrı ayrı her birinin müteahhitler veya
taşeronlarca konut yapı kooperatiflerine
yapılması, istisna uygulamasına engel
değildir. Müteahhitlerin konut yapı
kooperatiflerine karşı üstlendikleri
inşaat taahhüt işlerinin bir kısmını
taşeronlara yaptırmaları halinde,
taşeronun müteahhide verdiği hizmet
genel esaslara göre KDV'ye tabi
olacaktır. Müteahhidin kooperatife
yaptığı inşaat taahhüt işi ise
kooperatifin inşaat ruhsatının 29/7/1998
tarihinden önce alınmış olması halinde
KDV'den müstesna olacak, ruhsatın bu
tarih veya daha sonra alınmış olması
halinde % 1 oranında KDV'ye tabi
tutulacaktır.
3.6.5.2. Arsa karşılığı
inşaat işlerinde iki ayrı teslim
(birincisi arsa sahibinin müteahhide
arsa teslimi, ikincisi müteahhidin arsa
sahibine konut teslimi) söz konusudur.
Dolayısıyla, bu kapsamdaki işlemler
teslim mahiyetinde olduğundan kat
karşılığı inşaat işlerinde konut yapı
kooperatiflerine ifa edilen bir inşaat
taahhüt işinden söz edilemez.
Örneğin, yapı ruhsatında adı "yapı
sahibi" bölümünde yer alan bir konut
yapı kooperatifinin, adı "yapı
müteahhidi" bölümünde yer alan bir konut
yapı kooperatifi ile kat karşılığı
anlaşması durumunda yapı sahibi
kooperatife konut teslimi söz konusu
olduğundan istisna ya da indirimli oran
uygulamasından söz edilemeyecektir. Bina
inşaat ruhsatının "yapı müteahhidi"
bölümünde adı yer alan konut yapı
kooperatifine bu kapsamda ifa edilen
inşaat taahhüt işleri ise, işin sahibi
söz konusu konut yapı kooperatifi
olmadığından ve dolayısıyla "işin konut
yapı kooperatifine yapılması"na yönelik
şart gerçekleşmediğinden genel hükümler
çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.
3.6.5.3. Tasfiyeye
giren konut yapı kooperatiflerine
yapılan inşaat taahhüt işlerine istisna
veya indirimli oran uygulanmayacaktır.
Bu uygulama tasfiyenin hukuken ve fiilen
başlaması ile geçerli olacaktır. Tasfiye
kararı alan ancak tasfiye uygulamasına
hukuken ve fiilen başlamayan, diğer bir
deyişle tasfiye kararını ticaret
siciline tescil ettirmeyen kooperatifler
istisna veya indirimli oran
uygulamasından faydalanmaya devam
edecektir.
3.6.5.4. KDV Kanununa
göre konut yapı kooperatiflerine yapılan
inşaat taahhüt işlerinde istisna veya
indirimli oran uygulaması, konutların
kullanılmaya başlanılmasına (yapı
kullanım izin belgesi alınmasına) kadar
yaptırılacak inşaat taahhüt işlerini
kapsamaktadır.
3.6.6. Gümrüksüz Satış
Mağazalarına Yapılan Teslimler ile Bu
Mağazaların Teslimleri
3.6.6.1. Yurtiçinden Gümrüksüz
Satış Mağazalarına Yapılacak Mal
Teslimleri
KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde,
Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet
ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde
yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye
tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 11/1-a maddesinde ihracat
teslimleri vergiden istisna edilmiş, 12
nci maddesinin 1 inci fıkrasında ise bir
teslimin ihracat teslimi sayılması;
- Teslimin yurt dışındaki bir müşteriye
veya bir serbest bölgedeki alıcıya ya da
yetkili gümrük antreposu işleticisine
yapılması,
- Teslim konusu malın Türkiye
Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak
bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye
vasıl olması ya da yurt dışındaki
müşteriye gönderilmek üzere yetkili
gümrük antreposuna konulması
koşullarının gerçekleşmesine
bağlanmıştır.
Gümrük mevzuatına göre, gümrük antreposu
sayılan gümrüksüz satış mağazalarının
T.C. gümrük bölgesi içinde faaliyet
gösterdikleri kabul edilmektedir. Bu
çerçevede, söz konusu mağazalara yurt
içinden yapılan teslimler, T.C. gümrük
bölgesinden geçerek yurt dışındaki bir
müşteriye vasıl olmadığından, hukuken
ihracat teslimi sayılmamaktadır.
Dolayısıyla, gümrüksüz satış
mağazalarına yurt içinden yapılacak
teslimler KDV Kanununun 1/1 inci maddesi
gereğince KDV'ye tabidir.
3.6.6.2. İthalat İşlemleri ve
Gümrüksüz Satış Mağazalarının Teslimleri
KDV Kanununun 1/2 nci maddesine göre,
her türlü mal ve hizmet ithalatı KDV'ye
tabi tutulmuştur.
KDV Kanununun ithalat istisnasını
düzenleyen 16 ncı maddesinin birinci
fıkrasının;
(b) bendi ile, 4458 sayılı Gümrük
Kanununun 167 nci maddesi [(5) numaralı
fıkrasının (a) alt bendi ile (7)
numaralı fıkrası hariç] kapsamında
gümrük vergisinden muaf veya müstesna
malların ithali,
(c) bendi ile, Gümrük Kanunundaki
transit ve gümrük antrepo rejimleri ile
geçici depolama ve serbest bölge
hükümlerinin uygulandığı malların
teslimi,
KDV'den müstesnadır.
Diğer taraftan, 4458 sayılı Gümrük
Kanununun 167 nci maddesinin birinci
fıkrasının 4 numaralı bendi ile değeri
150 Euro'yu geçmeyen eşyanın ithali, 6
numaralı bendinin (a) alt bendiyle de
değeri 430 Euro'yu geçmemek üzere
yolcuların beraberindeki hediyelik eşya
gümrük vergisinden muaf tutulmuştur.
Buna göre, gümrük mevzuatı uyarınca
gümrük antreposu sayılan gümrüksüz satış
mağazalarının gerçekleştirdikleri mal
teslimleri KDV Kanununun 16 ncı
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
uyarınca KDV'den müstesnadır.
Ayrıca, gerçek kişiler tarafından
gümrüksüz satış mağazalarından KDV'den
istisna olarak satın alınan bu malların,
Gümrük Kanununun 167 nci maddesinin
birinci fıkrasının 4 ve 6/a numaralı
bentleri kapsamında ithali de KDV
Kanununun 16 ncı maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi uyarınca KDV'ye
tabi değildir.
4. MATRAH
KDV Kanununun 20 nci
maddesinde teslim ve hizmet işlemlerinde
matrahın bu işlemlerin karşılığını
teşkil eden bedel olduğu, bedel
deyiminin ise malı teslim alan veya
kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar
adına hareket edenlerden bu işlemler
karşılığında her ne suretle olursa olsun
alınan veya bunlarca borçlanılan para,
mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para
ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve
değerler toplamını ifade ettiği; 24/b
maddesinde ambalaj giderleri, sigorta,
komisyon ve benzeri gider karşılıkları
ile vergi, resim, harç, pay, fon
karşılığı gibi unsurların, 24/c
maddesinde de vade farkı, fiyat farkı,
faiz vb. unsurların matraha dahil olduğu
hükme bağlanmıştır.
4.1. Atık Su Bedeli ve Çevre
Temizlik Vergisi
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun
mükerrer 44 üncü maddesinde yer alan
çevre temizlik vergisine ilişkin
hükümler, 1/1/2004 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere 5035 sayılı Kanunun
41 inci maddesiyle yeniden düzenlenmiş
ve sözü edilen tarihten itibaren atık
suya ilişkin çevre temizlik vergisi
uygulamasına son verilmiştir.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon
İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanunun 13/a
maddesinde, Genel Müdürlüğün (İSKİ) su
satışı veya kullanılmış suların
uzaklaştırılmasına karşılık, tarifesine
göre abonelerden alınacak ücretler
gelirleri arasında sayılmış, ek 5 inci
maddesinde de bu Kanunun diğer
büyükşehir belediyelerince de
uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, su ve kanalizasyon hizmetleri
ayrı bir Kanunla düzenlenmiş bulunan
büyükşehir belediyelerinde atık su
bedelleri 2560 sayılı Kanun hükmüne göre
tahsil edilmekte olup büyükşehir
belediyeleri dışındaki belediyelerde
atık suya ilişkin herhangi bir ücret
alınmamaktadır.
Bu itibarla, büyükşehir belediyelerince
kullanılmış suyun uzaklaştırılmasına
karşılık tarifesine göre abonelerden
tahsil edilen bedelin KDV matrahına
dahil edilmesi gerekmektedir.
4.2. Belediyelere Ödenen Hal
Rüsumu
Hal rüsumu, 5957 sayılı Sebze ve
Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep
Derinliği Bulunan Diğer Malların
Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında
Kanunun 2/d maddesinde "Malları satın
alanlarca toptan satış bedeli üzerinden
ödenen meblağ" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun hal rüsumu kenar başlıklı
8/4 üncü maddesinde ise "Hal rüsumu,
yeterli hizmet altyapısına sahip
bankalar nezdinde malın üretildiği
yerdeki toptancı halinin bağlı olduğu
belediye veya işletmecisi adına açılacak
hesaba beş iş günü içinde yatırılır. Bu
hesapta toplanan tutarın yüzde yetmiş
beşi, malın tüketime sunulduğu yerdeki
toptancı halinin bağlı olduğu belediye
veya işletmecisi adına açılacak hesaba
aylık olarak izleyen ayın beşinci gününe
kadar aktarılır." denilmiştir.
Buna göre, Yaş Sebze ve Meyve Halinde
yapılan toptan satışlardan alınan hal
rüsumu, KDV Kanununun 24/b maddesine
göre KDV matrahına dahil olacaktır. Bu
tutarların ilgili belediyeye aktarılması
ise KDV'nin konusuna girmemektedir.
4.3. Hazinece Karşılanan Prim
Tutarlarının İdarece Yüklenicinin
Hakedişinden Kesilmesinde KDV Matrahı
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci
maddesinin (ı) bendinde, "Bu Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamındaki sigortalıları
çalıştıran özel sektör işverenlerinin bu
maddenin birinci fıkrasının (a) bendine
göre malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primlerinden, işveren
hissesinin beş puanlık kısmına isabet
eden tutar Hazinece karşılanır." hükmüne
yer verilmiştir.
İşveren sigorta priminin belli bir
tutarının Hazine tarafından karşılanması
suretiyle yapılacak hakediş
ödemelerinde, (söz konusu primler
indirilse dahi) işveren sigorta priminin
Hazinece indirilmeden önceki hakediş
bedeli üzerinden KDV hesaplanması
gerekmektedir. Bu itibarla; 5510 sayılı
Kanunun 81/ı maddesi kapsamında işveren
hissesinin beş puanlık kısmına isabet
eden tutarın Hazine tarafından
karşılanması nedeniyle işçilik
maliyetleri içerisinde yer alan sigorta
primlerinde, dolayısıyla da toplam
maliyetlerde bu tutar kadar bir azalma
meydana gelmekle birlikte, söz konusu
tutar Hazine tarafından işveren adına
ilgili Kuruma aktarıldığından, bu tutar
indirilmeksizin belirlenen toplam işlem
bedelinin KDV matrahı olarak dikkate
alınması ve bu bedel üzerinden fatura
düzenlenerek KDV hesaplanması
gerekmektedir.
Ayrıca; fazladan yararlanıldığı tespit
edilen sigorta primi teşvik tutarının
mükellefin hakediş bedeli üzerinden
kesilmek suretiyle geri alınmasına
yönelik uygulama, fazla yararlandırılan
Hazine yardımının tahsiline yönelik bir
uygulama olup, bu durumun KDV matrahı
ile ilişkilendirilmesine imkân
bulunmamaktadır.
4.4. 3093 sayılı TRT Gelirleri
Kanununun 4 üncü Maddesi Uyarınca
Bandrol Ücreti Alınan Cihazlarda KDV
Matrahı
Özel Tüketim Vergisi Kanununun 11/2 nci
maddesine göre verginin matrahı, (IV)
sayılı listedeki malların teslimi ve
ithalinde hesaplanacak özel tüketim
vergisi hariç KDV matrahını oluşturan
unsurlardan meydana gelmektedir.
KDV Kanununun 24/b maddesi hükmü
uyarınca vergi, resim, harç, pay, fon
karşılığı gibi unsurların matraha dahil
olması zorunludur.
3093 sayılı TRT Gelirleri Kanununun 4
üncü maddesinde sayılan cihazları imal
ve ithal edenlerden fabrika çıkış fiyatı
veya ithal maliyeti üzerinden bir defaya
mahsus olarak alınan bandrol ücreti özel
tüketim vergisi matrahına dahil edilerek
özel tüketim vergisi hesaplanacaktır.
KDV ise bandrol ücreti ve özel tüketim
vergisi dahil bedel üzerinden
hesaplanacaktır.
4.5. Yurt İçi Teslimler ile
İhraç Kayıtlı Teslimlerde Oluşan Kur
Farkları
KDV Kanununun 26 ncı maddesinde, bedelin
döviz ile hesaplanması halinde dövizin,
vergiyi doğuran olayın meydana geldiği
andaki cari kur üzerinden Türk parasına
çevrileceği hüküm altına alınmıştır.
Konu ile ilgili 105 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin E bölümünde açıklama
yapılmıştır.
4.5.1. Yurt içinde KDV uygulanmak
suretiyle teslim edilen mallara ilişkin
olarak,
- KDV dahil toplam bedelin dövize
endeksli olarak belirlenmesi durumunda
vergiyi doğuran olayın meydana geldiği
tarih ile ödeme tarihi arasında ortaya
çıkan kur farkı bedeline iç yüzde oranı
uygulanarak,
- Dövize endeksli toplam bedele KDV'nin
dahil edilmemesi durumunda vergiyi
doğuran olay ile ödeme tarihi arasında
ortaya çıkan kur farkları üzerinden
lehine kur farkı ortaya çıkan mükellef
tarafından düzenlenecek faturada KDV
hesaplanması ve kur farkının ortaya
çıktığı dönemde her iki mükellef
tarafından genel esaslar çerçevesinde
işlem yapılması gerekmektedir.
4.5.2. KDV Kanununun 11/1-c maddesi
hükmü gereğince tecil-terkin uygulanmak
suretiyle teslim edilen mallara ait
bedelin dövize endeksli olarak
belirlenmesi durumunda, vergiyi doğuran
olayın meydana geldiği tarih ile ödeme
tarihi arasında ihracatçı lehine ortaya
çıkan kur farkları için ihracatçı
tarafından düzenlenecek faturada KDV
hesaplanarak beyan edilmesi
gerekmektedir. Söz konusu KDV imalatçı
tarafından genel esaslara göre indirim
konusu yapılabilecektir. İmalatçı lehine
kur farkı ortaya çıkması halinde 25 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğinin D bölümüne
göre işlem yapılması gerekmektedir.
5. ORAN
Mal ve hizmetlere uygulanacak KDV
oranları, KDV Kanununun 28 inci
maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak
Bakanlar Kurulu tarafından
belirlenmektedir. Bu yetkiye dayanılarak
yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararnamesi ile yapılan
belirlemeye göre, Kararname eki I
sayılı listede yer alan teslim ve
hizmetler için % 1, II sayılı listede
yer alan teslim ve hizmetler için % 8,
bu listelerde yer almayan vergiye tabi
işlemler için % 18 oranında KDV
uygulanmaktadır.
Bu çerçevede, bazı mal ve hizmetlere
uygulanacak KDV oranları ile ilgili
aşağıda açıklama yapılmıştır.
5.1. Kararname eki
I sayılı listenin 1 inci
sırasında yer alan kuruyemişlerin şeker,
soya veya benzeri maddelerle kaplanarak
satışa sunulması halinde %8 oranında KDV
uygulanacaktır. Çeşitli kuruyemişlerin
karıştırılarak satışa sunulması halinde
ise, bu karışım içinde yer alan en
yüksek orana tabi olan kuruyemişin
oranının uygulanması gerekmektedir.
5.2. Kararname eki I
sayılı listenin 4 üncü sırasında
"Buğday unu, buğday unundan imal edilen
ekmekler (kepekli olanlar dahil, diğer
katkı maddeliler hariç), yufka,"
yer almaktadır. Buğday unundan üretilen
hamburger ekmeği, tost ekmeği ve sandviç
ekmeği gibi ekmekler ile ramazan pidesi,
boş pide ve lavaş teslimleri de bu
kapsamda %1 oranında KDV'ye tabi
tutulacaktır.
5.3. Kararname eki II
sayılı listenin "Diğer Mal ve
Hizmetler" başlıklı B bölümünün 15
inci sırası "Üniversite ve
yüksekokullar ile 5580 sayılı Özel
Öğretim Kurumları Kanunu, 2828 sayılı
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumu Kanunu ve 573 sayılı Özel Eğitim
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
kapsamında verilen eğitim ve öğretim
hizmetleri, "Okul Servis Araçları Hizmet
Yönetmeliği" kapsamında verilen öğrenci
taşıma servis hizmetleri ile "Özel
Öğrenci Yurtları Yönetmeliği"
hükümlerine tabi yurtlarda verilen
hizmetler," şeklindedir.
Bu sırada sayılan mevzuat kapsamındaki
öğrenci hazırlık kursları, beceri
kazandırma ve meslek edindirme kursları,
sürücü kursları ve özel eğitime muhtaç
olanlara verilen eğitim ve öğretim
hizmetlerinde de %8 oranında KDV
uygulanacaktır.
Diğer taraftan, Okul Servis Araçları
Hizmet Yönetmeliği kapsamında verilen
öğrenci taşıma servis hizmetinin fiilen
alt yükleniciler tarafından
gerçekleştirilmesi ve bunların okul
idaresi, öğrenci veya organizatör
şirkete düzenlediği faturalarda "öğrenci
taşıma servis hizmeti" ibaresinin yer
alması halinde alt yüklenici tarafından
yapılan bu hizmete de %8 oranında KDV
uygulanacaktır.
5.4. Kararname eki II
sayılı listenin "Diğer Mal ve
Hizmetler" başlıklı B bölümünün 14
üncü sırasında genellikle öğrenciler
tarafından kullanılan "kurşun kalem,
boya kalemleri, sulu boya ve pastel
boyalar, okul defterleri, silgi,
kalemtıraş, cetvel, pergel, gönye,
iletki," yer almaktadır. Buna göre,
yazı, resim, müsvedde, müzik defteri,
not ve bloknot şeklindeki defterlerin
tesliminde %8 oranında KDV
uygulanacaktır. Bunların kağıt ve
kartondan, çizgili, çizgisiz ve kareli,
spiralli olması, kapaklarının kağıt,
plastik veya diğer malzemelerden
yapılmış olması indirimli oran
uygulanmasına engel değildir.
Ancak, hatıra defteri, adres defteri,
kayıt defteri, hesap defteri, sipariş
defteri, makbuz defteri, randevu defteri
ile ticari defterler, fihrist, ajanda,
günlükler ve benzerleri okul defteri
kapsamında mütalaa edilemeyeceğinden,
bunların tesliminde genel vergi oranı
(%18) uygulanacaktır.
Kurşun kalemler, kalemtıraşla açılmaya
elverişli ağaç cıdarlı kalemlerdir.
Bunların numaralı olup olmaması durumu
değiştirmemektedir. Ancak, mekanik
versatil çelik uçlu kalemler ve bunların
uçları %18 oranında KDV'ye tabi
olacaktır.
Boya kalemleri kapsamına kuru boyalar
girmekte olup keçeli olan boya kalemleri
bu kapsamın dışındadır. Suluboyalar,
preslenmiş veya tüp halinde satılan ve
suda çözülebilen boyalardır.
Cetvel kapsamına geometrik şekilli
olanlar, inç cetveli ve T cetveli
dahildir. Plastik harf, yazı ve şekil
şablonları ise genel oranda vergiye tabi
tutulacaktır.
5.5. Kararname eki II
sayılı listenin "Diğer Mal ve
Hizmetler" başlıklı B bölümünün 21
inci sırasında "İlgili Bakanlıklar
tarafından ya da kanunlarla izin verilen
gerçek ve tüzel kişiler tarafından
yerine getirilen insan veya hayvan
sağlığına yönelik koruyucu hekimlik,
teşhis, tedavi ve rehabilitasyon
hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına
yönelik hizmetler dahil), ambulans
hizmetleri," yer almaktadır.
Bu düzenlemenin kapsamına insan ve
hayvan sağlığına yönelik olarak verilen
koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve
rehabilitasyon hizmetleri ile hayvan
ırkının ıslahına yönelik olarak suni
tohumlama hizmetleri ve ambulans
hizmetleri girmektedir.
5.6. Kararname eki II
sayılı listenin "Diğer Mal ve
Hizmetler" başlıklı B bölümünde yer
alan 27 nci sıra uyarınca
"Belediyeler veya bunların iktisadi
işletmeleri tarafından verilen atık su
hizmetleri" ne %8 oranında KDV
uygulanacaktır.
Büyükşehir belediyeleri dışında kalan
belediyeler tarafından su faturaları ile
tahsil edilen atık su ile ilgili çevre
temizlik vergisine KDV
uygulanmamaktadır. Ancak, büyükşehir
belediyelerince atık su hizmetleri için
tahsil edilen tutar yüksek yargı
organlarınca verilen muhtelif kararlarda
bedel içerisinde mütalaa edildiğinden
KDV'ye tabi bulunmaktadır. Su
teslimlerine uygulanacak KDV'ye paralel
olarak atık su hizmetleri için
uygulanacak KDV oranı da %8 olarak
belirlenmiştir.
5.7. Kararname eki I
sayılı listenin 3 üncü sırasında
"zeytin", II sayılı listenin 16 ncı
sırasında ise Türk Gümrük Tarife
Cetvelinin 20 no.lu faslında yer alan
mallar yer almaktadır.
Buna göre, siyah zeytin, yeşil zeytin ve
herhangi bir katkı maddesi ihtiva
etmeyen salamura çizik yeşil zeytinin
toptan teslimlerinde %1, perakende
teslimlerinde %8, içi biberle, bademle,
sarımsakla veya herhangi bir katkı
maddesi ile doldurulmuş yeşil zeytin,
soslu yeşil veya siyah zeytin, çekirdeği
çıkarılmış, dilimlenmiş yeşil veya siyah
zeytin ile zeytin ezmesinin toptan ve
perakende telimi taze sebze ve
meyvelerin konserve ve salamuraları
kapsamında %8 oranında KDV'ye tabi
tutulacaktır.
5.8. Tekstil ve Konfeksiyon
Ürünlerinde Oran uygulaması
Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 3, 4, 5, 6, 7, 8, ve 9 uncu
sıralarına göre iplikler, mensucat, iç
ve dış giyim eşyası, işlenmiş deri ve
köseleler ile bunlardan imal edilen
giyim eşyası, ayakkabı, terlik ve çizme,
çanta, bavul, valiz, halı ve dokumaya
elverişli maddelerden diğer yer
kaplamalarının KDV oranı %8'dir. KDV
oranı %8 olarak tespit edilen bu
malların kapsam ve niteliği aşağıda
açıklanmıştır.
5.8.1. İplikler
Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 3 üncü sırasında, "
İplikler ve iplik imali için hazırlanan
her nevi filamentler, lifler, vb.
(Pamuktan, yünden, tiftikten, hayvan
kıllarından, ipekten, sentetikten, suni
maddelerden, dokumaya elverişli her nevi
maddelerden veya bunların
karışımlarından elde edilenler),"
hükmü yer almaktadır. Aşağıdaki mallar
bu kapsamda değerlendirilmektedir.
-İpek ipliği; ipek döküntülerinden elde
edilen iplikler,
-Yün iplikleri; hayvan kıllarından
iplikler,
-Pamuk, keten, jüt ve dokumaya elverişli
diğer bitkisel liflerden iplikler (iplik
imali için hazırlanmış lifler dahil),
-Sentetik ve suni filament iplikleri;
sentetik ve suni monofilamentler,
-Sentetik ve suni filament demetleri;
sentetik ve suni devamsız lifler ile
bunların iplikleri,
-İpek ipliğinden katgüt taklitleri; ipek
böceği guddesinden elde edilen iplikler,
-Gipe iplikler,
-Vulkanize edilmiş kauçuktan iplikler,
-Yukarıda sayılan iplik ve liflerin
kırpıntı, döküntü, toz ve tarazları,
-Metalize görünümü verilmek amacıyla
boyanmış iplikler (gerçek
metalize iplikler ile metalize maddenin
püskürtülmesi ile elde edilen iplikler
hariç).
5.8.2. Mensucat
Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 4 üncü sırasında,
"Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni
veya bunların karışımlarından örme dahil
her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek,
sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve
benzerleriyle, hayvan kıllarıyla,
dokumaya elverişli maddelerle veya
bunların karışımları ile birlikte; el
tezgahlarında veya diğer şekillerde
dokunsun dokunmasın, ağartılmış,
boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun
olmasın), emdirilmiş, sıvanmış,
kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya
elverişli mensucat, dokunmamış mensucat,
vatka, keçe ile her nevi dantela,
kordela, kordon ve işlemeler,"
hükmü yer almaktadır. Aşağıdaki mallar
bu kapsamda değerlendirilmektedir.
-İpek veya ipek döküntülerinden
mensucat,
-Yün ve hayvan kılından veya bunların
birlikte dokunmasından elde edilen
mensucat,
-Pamuklu mensucat,
-Dokumaya elverişli bitki liflerinden
dokunmuş mensucat,
-Sentetik ve suni filament ipliklerinden
dokunmuş mensucat,
-Sentetik ve suni devamsız liflerden
dokunmuş mensucat,
-Vatka; keçe; dokunmamış mensucat,
-Dokunmuş kadife, tırtıl ve pelüş
mensucat; havlu cinsi bukleli ve tufte
edilmiş mensucat; gaz mensucat, tüller
ve diğer ağ mensucat; el ve makine işi
dantelalar; kordelalar; dokumaya
elverişli maddelerden işlenmemiş
etiketler, armalar ve benzeri eşya;
parça halinde kordonlar, işleme
yapılmamış şeritçi eşyası ve benzeri süs
eşyası, ponponlar ve benzeri eşya;
işlemeler,
-Kapitoneli mensucat,
-Kauçuklu mensucat,
-Dokunmaya elverişli mensucattan
dokunmuş ve örülmüş mensucat,
-Şapkacılıkta kullanılan bukran ve
benzeri sertleştirilmiş mensucat,
-Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 3 üncü sırasında yer alan
iplik ve liflerden örme mensucat,
-Yukarıda sayılan mensucatın döküntü ve
kırpıntıları.
5.8.3. İç ve Dış Giyim Eşyası
ile Mensucattan Ev Tekstil Ürünleri
Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 5 inci sırasında,
"Yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı
mensucat, vatka, keçe ve dantela,
kordela, kordon ve işlemelerden mamul;
iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat,
kaşkol, kemer, çorap, eldiven vb.
dahil), havlu, bornoz, perde, çarşaf,
yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu,
her türlü kılıf ve örtüler ile bunların
benzeri ev tekstil ürünleri (taşıtlarda
kullanılanlar dahil) (yataklar hariç),"
hükmüne yer verilmiştir. Aşağıdaki
ürünler bu kapsamda
değerlendirilmektedir.
Pamuk, keten, ipek, yün, sentetik,
vatka, keçe, dantela, kordela, kordon ve
işlemelerden mamul; örme veya örülmemiş
giyim eşyası [paltolar, kabanlar,
ceketler, pelerinler, anoraklar,
elbiseler, gelinlikler, tulumlar,
pantolonlar, gömlekler, bluzlar, iç
çamaşırları, pijama ve gecelikler,
bornozlar, tişörtler, kazaklar, spor
kıyafetleri, çoraplar, koruyucu olanlar
dahil her türlü eldivenler, eşarp,
fular, kaşkol ve atkılar, yağmurluklar,
mesleki kıyafetler, mendiller, koruyucu
olanlar dahil her türlü şapka ve
başlıklar (bunların taslakları,
astarları, kılıfları, siperlikleri
dahil), dizlikler, getrler, tozluklar,
bacak koruyucular, bellikler, kemerler,
cüppe, rahip ve rahibe kıyafetleri ve
benzerleri, kullanılmış giyim eşyası.]
Pamuk, keten, ipek, yün, sentetik,
vatka, keçe, dantela, kordela, kordon ve
işlemelerden mamul; battaniyeler
(elektrikli olanlar dahil), uyku tulumu,
yatak çarşafları, masa örtüleri, tuvalet
ve mutfak bezleri, perdeler, yatak örtü
ve koruyucuları, temizlik bezleri,
yastıklar, yorganlar, minderler, puflar,
paspaslar, (çuval, torba ve benzerleri
ile yataklar hariç).
5.8.4. İşlenmiş Post, Deri,
Kösele ve Taklitleri ile Bunlardan
Yapılan Giyim Eşyası
(1) Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 6/a sırasında, "İşlenmiş
post, deri ve köseleler ile bunların
taklitleri ve bunlardan mamul giyim
eşyası (şapka, kemer, kravat, eldiven ve
benzerleri dahil)," hükmü yer
almaktadır. Aşağıdaki ürünler bu
kapsamda değerlendirilmektedir.
Kürkler hariç olmak üzere, koyun, kuzu,
keçi, oğlak, sığır, dana, at, domuz,
sürüngen ve benzerlerinin işlenmiş post,
deri ve köseleleri (ham olanlar hariç),
güderi, rugan ve ruganla kaplanmış deri
ve köseleler, metalize deri ve
köseleler, kromlu deri ve benzerleri,
bunların taklitleri, post, deri, kösele
ve taklitlerinin kırpıntı, döküntü,
talaş, toz ve unları.
İşlenmiş post, deri, kösele ve
taklitlerinden (kürkten olanlar hariç)
mamul iç ve dış giyim eşyası (manto,
palto, pardösü, ceket, mont, pantolon,
etek vb.), şapka, kemer, kravat, eldiven
(koruyucu eldiven dahil), mendil.
(2) Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 6/b sırasında, 18/12/2007
tarihli ve 2007/13007 sayılı
Kararnamenin eki İstatistik
Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük
Tarife Cetvelinin "4302.19.95.00.19
Diğerleri" pozisyonunda yer alan
eşyalardan yalnız sığırların (bufalo
dâhil) dabaklanmış ve aprelenmiş
kürkleri yer almaktadır.
5.8.5. Ayakkabılar
Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 7 nci sırasında, "Her nevi
maddeden mamul ayakkabı, terlik, çizme
ve benzerleri," hükmü yer
almaktadır. Aşağıdaki ürünler bu
kapsamda değerlendirilmektedir.
Her nevi maddeden ayakkabılar (spor,
kayak vb. dahil), terlikler, botlar,
çizmeler (3, 4 ve 6/a sıralarında yer
alan maddelerden mamul olanlar dışındaki
ayakkabı aksamı hariç).
5.8.6. Çanta, Bavul, Valiz vb.
Eşya
Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 8 inci sırasında, "Her
nevi maddeden mamul çanta, bavul, valiz
ve benzerleri," hükmü yer
almaktadır. Aşağıdaki ürünler bu
kapsamda değerlendirilmektedir.
Her nevi maddeden, bavullar, valizler,
okul ve evrak çantaları, el çantaları,
bilgisayar çantaları, spor çantaları,
erzak çantaları, sırt çantaları,
portföyler, (cüzdan,
gözlük kılıfları, dürbün
mahfazaları, fotoğraf
makinesi mahfazası, müzik aletleri
mahfazaları, silah ve tabanca, bıçak
kılıfları, sigara ve tabaka kutuları
mahfazaları ve benzeri mahfazalar ile
yorgan, battaniye, yatak örtüsü v.b.'nin
ambalajı mahiyetindeki plastik veya
benzerlerinden çanta şeklindeki
mahfazalar hariç).
5.8.7. Halılar ve Diğer Dokumaya
Elverişli Maddelerden
Yer Kaplamaları
Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 9 uncu sırasında, "Halılar
ve diğer dokumaya elverişli maddelerden
yer kaplamaları," hükmü yer
almaktadır. Aşağıdaki ürünler bu
kapsamda değerlendirilmektedir.
Dokumaya elverişli maddelerden el ve
makine halıları (duvar halıları dahil),
yer kaplamaları, kilim, sumak, karaman
ve benzeri yer döşemeleri, karolar.
Linoleum; bir sıvama veya kaplama
maddesinin dokumaya elverişli mesnet
üzerine tatbiki suretiyle elde edilen
yer kaplamaları.
5.9. Fason Olarak Yapılan
Tekstil ve Konfeksiyon İşlerinde Oran
Uygulaması
2007/13033 sayılı Kararname eki
II sayılı listenin B bölümünün
10 uncu sırasında yer alan "Fason olarak
yapılan tekstil ve konfeksiyon işleri"
ne %8 oranında KDV uygulanmaktadır.
Fason olarak yapılan tekstil ve
konfeksiyon işlerinde indirimli KDV
oranı uygulamasına ilişkin olarak 105
Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (A/2.1)
bölümünde açıklama yapılmıştır.
Buna göre, tekstil ve konfeksiyon
sektöründeki, boyama, apre, baskı ve
kasarlama işlerinde boya ve kimyevi
maddelerin, yıkama işlerinde kimyevi
maddelerin bu işleri yaptıranlar
tarafından temin edilip bu işleri
yapanlara verilmesi halinde indirimli
oran kapsamında işlem yapılacaktır.
Ancak, bu işlerde boya ve kimyevi
maddelerin fason işi yapanlar tarafından
temin edilip kullanılması halinde
yukarıda belirtilen işlere genel vergi
oranı uygulanacaktır.
Bunlar dışında kalan; ütüleme, çözgü,
haşıl, dikim, kesim, tıraşlama, zımpara,
şardon, yakma, ram, nakış ve benzeri
bütün fason işlerde %8 oranı
uygulanacaktır. Bu işlerin, boya ve
kimyevi maddelerin işi yapan tarafından
temin edilerek kullanıldığı boyama,
apre, kasarlama, baskı ve yıkama işleri
ile birlikte yapılması halinde, %8 ve
%18 oranına tabi işler için ayrı fatura
düzenlenmesi veya aynı faturada bu
işlerin ayrıca gösterilmesi ve her bir
işin bedeli üzerinden tabi oldukları
oranda KDV hesaplanması gerekmektedir.
Ancak, boyama, apre, baskı, kasarlama ve
yıkama işleri ile birlikte bir bütün
olarak verilen ve bu işlerden, işlem
sürecinin bir parçası olarak
ayrıştırılmayan ütüleme, zımparalama,
şardon ve ram gibi hizmetlere de boyama,
apre, baskı, kasarlama ve yıkama
işlerinin tabi olduğu KDV oranı
uygulanacaktır.
Örneğin; boya ve kimyevi maddelerin işi
yapanlar tarafından temin edildiği
boyama işi ile birlikte bir bütün olarak
verilen hizmetin parçası olan ram işi de
boyama kapsamında değerlendirilecek ve
fatura " Boyama Hizmeti " olarak
düzenlenip, hizmetin tamamına % 18
oranında KDV uygulanacaktır. Ancak bu
örnekte belirtilen boyama işinin, boya
ve kimyevi maddelerin hizmeti
yaptıranlar tarafından temin edilerek
yapılması halinde, boyama işi bir fason
hizmet olarak % 8 oranında KDV'ye tabi
olacağından, ram işi de hizmetin bütünü
içerisinde % 8 oranında KDV'ye tabi
olacaktır.
Öte yandan, ütüleme, çözgü, haşıl,
dikim, kesim, tıraşlama, zımpara,
şardon, yakma, ram, nakış ve benzeri
işlerden bir veya bir kaçının, boyama,
apre, kasarlama, baskı ve yıkama
işlerinin bir parçası olmaksızın
verilmesi halinde fason hizmet olarak %
8 oranında KDV'ye tabi olacaktır.
Tekstil ve konfeksiyon sektöründeki
hizmetlerle ilgili olarak %8 ve %18
oranına tabi olan işlerin aynı faturada
gösterilmesi halinde, uygulanacak KDV
oranları itibariyle işler, oran bazında
iki ayrı grupta gösterilebilecek, ancak
%8 ve %18 oranı uygulanan işlerin
mahiyetine ilişkin açıklamaya faturada
ayrıca yer verilecektir.
5.10. Araçların Tesliminde Oran
Uygulaması
2007/13033 sayılı Kararname eki I sayılı
listenin 9 uncu sırasında;
"Aşağıda tanımları yapılan motorlu
taşıtlardan yalnız "kullanılmış"
olanlar,
Türk Gümrük Tarife Cetvelinin
8701.90.50.00.00 Kullanılmış olanlar ile
87.03 pozisyonundaki binek otomobilleri
ve esas itibariyle insan taşımak üzere
imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar
(87.02 pozisyonuna girenler hariç)
(steyşın vagonlar ve yarış arabaları
dahil). [(Yalnız binek otomobilleri,
steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi
taşıtları, jipler, vb., motorlu
karavanlar, elektrik, gaz, güneş
enerjili vb. motorlu taşıtlar,
"8703.10.11.00.00 özellikle kar üzerinde
hareket etmek için dizayn edilmiş
sıkıştırma ateşlemeli içten yanmalı
pistonlu motorlu olanlar (dizel veya
yarı dizel) veya kıvılcım ateşlemeli
içten yanmalı pistonlu motorlu
taşıtlar", "8703.10.18.00.00 diğerleri"]
[Ambulanslar, mahkum taşımaya mahsus
arabalar, para arabaları, cenaze
arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi
özel amaçla yapılmış motorlu taşıtlar
hariç.] (Katma Değer Vergisi Kanununun
30/b maddesine göre binek
otomobillerinin alımında yüklenilen
katma değer vergisini indirim hakkı
bulunan mükelleflerin, bu araçları
tesliminde bu Kararın 1 inci maddesinin
(a) bendinde öngörülen vergi oranı
uygulanır.),"
ifadesine yer verilmiştir.
2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararnamesinin 1 inci maddesinin (5)
no.lu fıkrasında, (I) sayılı listenin 9
uncu sırasında yer alan "kullanılmış"
deyiminin 4760 sayılı Özel Tüketim
Vergisi Kanununa göre özel tüketim
vergisine tabi olmayan taşıtları ifade
ettiği belirtilmiştir.
87.03 pozisyonunda yer alan eşyaların
tanımına ilişkin olarak, 27/7/2005 tarih
ve 25888 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 8 Seri No.lu Gümrük Genel
Tebliği (Tarife-Sınıflandırma Kararları)
ile 6/2/2010 tarih ve 27485 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 2 Seri No.lu Gümrük
Genel Tebliğinde (Gümrük Tarife Cetveli
Açıklama Notları) de açıklamalar
yapılmış bulunmaktadır.
Buna göre;
5.10.1. 1+1, 1+3, 1+4
veya 1+7 koltuklu, şoför ve öndeki
yolcunun arkasındaki kısımda emniyet
kemerleri veya emniyet kemeri montajı
için tertibat, koltuk ve emniyet
ekipmanı montajı için sabit tertibat,
aracın iç kısmının her tarafında,
araçların yolcu bölümlerinde yer alan
konfor özellikleri ve iç döşemeleri
(örn. yer kaplamaları, havalandırma, iç
aydınlatma, küllükler), iki yan panel
boyunca arka camları bulunan (en arkada
yük bölümünün sağ ve sol taraflarında
cam bulunsun bulunmasın); şoför ve
öndeki yolcuların bölümü ile insan veya
eşya taşınması için kullanılan arka
bölüm arasında sabit bir panel veya
bariyer bulunmayan kapalı kasa motorlu
taşıtlar 87.03 pozisyonunda yer almakta
olup, binek otomobiller bu kapsamda
değerlendirilmektedir.
87.03 pozisyonunda tanımlanan binek
otomobiller ve esas itibariyle insan
taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu
taşıtlar (87.02 pozisyonuna girenler
hariç) (steyşın vagonlar ve yarış
arabaları dahil) hem insan hem eşya
taşıyabilen motorlu araçlar gibi "çok
amaçlı araçları" kapsamaktadır.
Sürücü dahil 10 veya daha fazla kişi
taşımaya mahsus motorlu taşıtlar 87.02
pozisyonunda yer almaktadır.
Ambulanslar, mahkum taşımaya mahsus
arabalar, para arabaları, cenaze
arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi
özel amaçla yapılmış motorlu taşıtlar
87.03 pozisyonunda yer almakla birlikte,
2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararnamesi eki I sayılı listenin 9 uncu
sırası haricinde tutulmuştur.
5.10.2. 30/3/2009
tarihinde yürürlüğe giren 2009/14812
sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile,
2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararnamesine ekli (I) sayılı listenin 9
uncu sırasına 30/3/2009 tarihinden
geçerli olmak üzere "8701.90.50.00.00
Kullanılmış olanlar ile" ibaresi
eklenmiştir.
Türk Gümrük Tarife Cetvelinin
8701.90.50.00.00 Gümrük Tarife
İstatistik Pozisyonunda, tekerlekli
zirai traktörler ve ormancılıkta
kullanılan tekerlekli traktörlerin
(motokültörler hariç) kullanılmış
olanları yer almaktadır.
5.10.3. Kamyonet türü
araçlar genellikle birden fazla koltuk
sırasına sahiptirler ve biri insan
taşınmasına mahsus kapalı bir kabin ve
eşya taşınmasına mahsus açık veya kapalı
bir alan olmak üzere iki ayrı alandan
meydana gelirler. Bununla birlikte, bu
tür araçların ikiden fazla aksı olması
veya eşya taşımaya mahsus alandaki azami
dahili taban uzunluğunun aracın
dingiller arası mesafesinin % 50'sinden
fazla olması halinde, bu araçlar 87.03
pozisyonunda sınıflandırılmazlar.
5.10.4. Birden fazla
koltuk sırasına sahip olan panelvan türü
araçlar 87.03 pozisyonu "Armonize Sistem
İzahnamesinde" verilen göstergeleri
karşılamalıdır. Ancak, arka kısımda
güvenlik teçhizatı ve koltukların
yerleştirilmesi için sabit tutturma
noktaları ve bağlantı elemanlarının
bulunmadığı birden fazla koltuk sırasına
sahip olan panelvan türü araçlar, yolcu
alanı ile yük alanı arasında sabit bir
panel veya bariyer ya da yan panellerde
pencereleri bulunsun veya bulunmasın
87.03 pozisyonunda sınıflandırılmazlar.
5.10.5. 2007/13033
sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine
ekli I sayılı listenin 9 uncu sırasında,
KDV Kanununun 30/b maddesine göre binek
otomobillerinin alımında yüklenilen
KDV'yi indirim hakkı bulunan
mükelleflerin, bu araçları tesliminde %
18 oranında KDV uygulanacağı
belirtilmiştir.
Diğer taraftan, 2008/13426 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararnamesinin 2 nci
maddesinde; KDV Kanununun 30/b maddesine
göre binek otomobillerinin alımında
yüklenilen KDV'yi indirim hakkı bulunan
mükelleflerin, kiralamak veya çeşitli
şekillerde işletmek üzere iktisap
ettikleri ve 31/12/2007 tarihi
itibarıyla aktiflerinde veya
envanterlerinde bulunan binek
otomobillerinin iktisap tarihinden
itibaren 2 yıl geçtikten sonra teslime
konu olması halinde, bu teslimde % 1
oranında KDV uygulanacağı ifade
edilmiştir.
Kullanılmış araçların KDV Kanununun 1/1
maddesi kapsamında ticari mahiyetteki
teslimi veya 1/3-d maddesi kapsamında
müzayede yoluyla satışı KDV'ye tabi
tutulacaktır. KDV'ye tabi olacak şekilde
satışı yapılan aracın durumunun,
yukarıda yapılan açıklamalar
çerçevesinde tespit edilmesinden sonra;
(1) Türk Gümrük Tarife Cetvelinin
8701.90.50.00.00 Gümrük Tarife
İstatistik Pozisyonunda yer alan
kullanılmış tekerlekli zirai traktörler
ve ormancılıkta kullanılan tekerlekli
traktörlerin (motokültörler hariç)
30/3/2009 tarihinden itibaren tesliminde
%1 oranında KDV hesaplanacaktır.
(2) Aracın Türk Gümrük Tarife Cetvelinin
87.03 pozisyonunda yer alan binek
otomobili niteliğine haiz olması
durumunda 2007/13033 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararnamesine ekli I sayılı
listenin 9 uncu sırasına istinaden söz
konusu aracın satışı %1 oranında KDV'ye
tabi olacaktır.
KDV Kanunun 30/b maddesine göre binek
otomobillerinin alımında yüklendiği
KDV'yi indirim hakkı bulunmayan
mükelleflerin, kullanılmış binek
otomobillerini satın alıp işletme adına
kayıt ve tescil ettirdikten sonra
satması halinde, alış sırasında
satıcının durumuna bağlı olarak % 1 veya
% 18 olarak ödenen KDV'nin indirim
konusu yapılması mümkün olmayıp gider,
maliyet veya kanunen kabul edilmeyen
gider olarak dikkate alınması
gerekmektedir.
Araç sahibinin KDV Kanununun 30/b
maddesine göre binek otomobillerinin
alımında yüklendiği KDV'yi indirim hakkı
bulunması halinde (araç kiralama, taksi
işletmesi gibi) bu aracın satışında KDV
oranı %18 olarak uygulanacaktır. Ancak,
binek otomobillerinin alımında
yüklendiği KDV'yi indirim hakkı bulunan
mükelleflerin 31/12/2007 tarihi
itibariyle aktiflerinde veya
envanterlerinde bulunan binek
otomobillerinin iktisap tarihinden
itibaren 2 yıl geçtikten sonra teslimi
%1 oranında KDV'ye tabi tutulacaktır.
(3) Aracın 87.03 pozisyonunda yer
almaması durumunda ise %18 oranında KDV
uygulanacaktır.
Örneğin; 87.04 tarife pozisyonundaki
eşya taşımaya mahsus kamyonun
kullanılmış olup olmadığına
bakılmaksızın satışında %18 oranında KDV
hesaplanacaktır.
Aynı şekilde 87.02 pozisyonunda yer alan
otobüs, midibüs ve minibüs gibi
araçların teslimi de %18 oranında KDV'ye
tabi tutulacaktır.
(4) Ambulanslar, mahkum taşımaya mahsus
arabalar, para arabaları, cenaze
arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi
özel amaçla yapılmış motorlu taşıtların
kullanılmış olanlarının tesliminde %18
oranında KDV uygulanacaktır.
6. İADE UYGULAMASI
6.1. İmalatçılardan İhraç
Kayıtlı Olarak Temin Ettiği Malları
İhraç Eden İhracatçılara KDV İadesi
KDV Kanununun 11 inci maddesi ile
ihracat teslimleri ve bu teslimlere
ilişkin hizmetler KDV'den müstesnadır.
Aynı Kanunun 32 nci maddesine göre, 11
inci madde ile vergiden istisna edilen
işlemlerle ilgili fatura ve benzeri
belgelerde gösterilen KDV mükellefin
vergiye tabi işlemleri üzerinden
hesaplanan KDV'den indirilecek, vergiye
tabi işlemlerin olmaması veya hesaplanan
verginin indirilecek vergiden az olması
hallerinde indirilemeyen KDV Maliye
Bakanlığınca tespit edilecek esaslara
göre iade edilecektir.
24 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (E)
bölümünde, faaliyetleri kısmen veya
tamamen iade hakkı doğuran işlemlerden
oluşan mükelleflerin iade kapsamına mal
ve hizmet alışları yanında, genel
giderler ve amortismana tabi iktisadi
kıymetler için ödenen vergilerin de
dahil olduğu, ancak bir vergilendirme
döneminde iade edilecek verginin, o
dönemdeki iade hakkı doğuran işlemlere
ait genel vergi oranı (%18) ile
çarpılması sonucu bulunacak miktardan
fazla olamayacağı belirtilmiştir.
İhraç kaydıyla teslim, sonuçları tamamen
ihraç kayıtlı teslim edilen malın ihraç
edilmesine dayalı bir sistemdir. İhraç
kaydıyla teslim edilen malın ihraç
edilmemesi halinde, zamanında alınmayan
vergi gecikme zammı ile birlikte
imalatçıdan aranmaktadır.
İhraç kayıtlı teslimde; gerek
ihracatçının ihraç kayıtlı olarak temin
ettiği malı ihraç ettiği, gerekse
imalatçının ihraç kayıtlı teslim ettiği
malın ihracatçı tarafından ihraç
edildiği, ihracatçı adına düzenlenen
gümrük beyannamesi ile tevsik
edilmektedir. İmalatçının terkin ve/veya
iade işlemleri gümrük beyannamesinin
ibrazı üzerine sonuçlandırılmaktadır.
Malın temini dolayısıyla KDV yüklenimi
olmayan ihracatçının ise genel giderler
ve amortismana tabi iktisadi
kıymetlerden (ATİK) bu işleme düşen
payın iadesini talep etmesi mümkün
bulunmaktadır. Ancak ihracatçının genel
giderler ve ATİK nedeniyle yüklendiği
KDV için iade talebinde bulunabileceği
KDV tutarı, ihracat bedeline genel vergi
oranı uygulanması sonucu hesaplanan
tutar ile ihraç kayıtlı teslim bedeli
üzerinden hesaplanan KDV arasındaki
farkı aşamayacaktır.
Buna göre, ihracat bedeline genel vergi
oranı uygulanması suretiyle bu ihracat
nedeniyle iade edilebilecek azami vergi
miktarı bulunacaktır. Bu tutardan ihraç
kayıtlı teslim bedeli üzerinden imalatçı
tarafından hesaplanan KDV tutarı
düşülecektir. Bulunan tutar, ihracatçı
tarafından genel giderler veya ATİK
nedeniyle iade konusu yapılabilecek
KDV'nin üst sınırını oluşturacaktır.
6.2 KDV İade Taleplerinde Bazı
Belgelerin Elektronik Ortamda Alınması
ve Değerlendirilmesi
KDV mükelleflerinin, Ocak/2010
vergilendirme döneminden itibaren
gerçekleşen iade hakkı doğuran
işlemlerden kaynaklanan KDV iade
taleplerinin elektronik ortamda alınması
uygulamasına başlanılmış olup, KDV
mükellefleri tarafından söz konusu iade
taleplerinde indirilecek ve yüklenilen
KDV listeleri ile satış faturaları
listesi ve iade için ibrazı istenilen
durumlarda gümrük (çıkış) beyannamesi
listesi internet vergi dairesi üzerinden
gönderilmektedir.
Bu uygulama neticesinde, KDV iade
talepleri ile ilgili olarak vergi
dairelerince daha önce VEDOP üzerinden
manüel olarak yapılan ve oldukça uzun
zaman alan kontroller, Başkanlığımızca
hazırlanan KDV İadesi Risk Analizi
Projesi ile elektronik ortamda
yapılmakta, mükelleflerin elektronik
ortamda gönderdikleri belgeler esas
alınarak özet bir rapor halinde vergi
dairelerinin kullanımına sunulmaktadır.
Bu kapsamda KDV mükelleflerinin
tamamının, KDV Kanununun;
- (9/1) maddesi ile Bakanlığımıza
tanınan yetki kapsamında getirilen
sorumluluk uygulamalarından,
- (19/2) maddesine göre uluslararası
anlaşmalarla getirilen istisna
uygulamalarından,
- (29/2) maddesi uyarınca indirimli
orana tabi işlemlerden,
- 32 nci maddesinde sayılan istisna
kapsamındaki işlemlerden
kaynaklanan KDV iade taleplerinde
(Kanunun (8/2) maddesi uyarınca fazla ve
yersiz ödenen vergilerin iadesine
yönelik talepler hariç), "indirilecek
KDV listesi", "yüklenilen KDV listesi"
ve "satış faturaları listesi" ile iade
için ibrazı istenilen durumlarda "gümrük
(çıkış) beyannameleri listesi"ni
elektronik ortamda göndermesi
gerekmektedir.
KDV iadelerinde aranılan ve elektronik
ortamda sistem üzerinden gönderilmesi
gereken "İndirilecek KDV Listesi" ile
"Yüklenilen KDV Listesi"nin
doldurulmasında aşağıda belirtilen
hususlar dikkate alınacaktır.
(1) Perakende satış fişi veya yazar kasa
fişlerinin gider belgesi kabul edildiği
harcamalara ait KDV tutarlarının
indirimi mümkün olduğundan, söz konusu
belgeler, "indirilecek" ve "yüklenilen"
KDV listelerine dâhil edilecek, bu
belgelerin gider belgesi olarak kabul
edilmediği harcamalara ait KDV ise
indirim konusu yapılamayacağından
listelere de alınmayacaktır.
(2) Bu listelere, fatura düzenleme
limitinin altında kalsa dahi her bir
belge ayrı ayrı kaydedilecektir.
Ancak, Vergi Usul Kanununun 219 uncu
maddesinde hükme bağlandığı üzere;
muamelelere ilişkin belgelerin, muhasebe
fişlerine kaydedilmesi ve defterlere
kayıtların bu fişler üzerinden yapılması
halinde, belgelerin fişlere
kaydedilmesi, defterlere kaydedilmesi
hükmündedir. Bu durumda, muhasebe
fişlerinde yer alan belgelerin esas
defterlere en geç 45 gün içinde
işlenmesi gerekmektedir.
Kayıtlarını muhasebe fişleri, primanota
ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve
parafını taşıyan mazbut vesikalara
dayanarak yürüten müesseselerde; yazar
kasa ve perakende satış fişlerinin adı
geçen vesikalar aracılığıyla yasal
kayıtlara intikal ettirilmesi halinde;
her bir yazar kasa veya perakende satış
fişinin ayrı ayrı listelere girilmesi
yerine bu belgelerin kaydedildiği
muhasebe fişi (mahsup fişi), primanota
ve bordro bilgilerinin girilmesi
yeterlidir.
(3) Aynı mükelleften yapılan alımlar ile
aynı mükellefe yapılan satışlar da bu
listelere belge bazında ayrı ayrı
girilecektir.
(4) İmalat girdisi
fazla olan mükellefler, stoklarını
farklı yöntemlere göre takip etmeleri
nedeniyle "Yüklenilen KDV Listesi" nin
doldurulmasında sorunlarla
karşılaşmaktadırlar.
Yüklenilen KDV listesi, işlemin
bünyesine doğrudan giren KDV tutarları
ile işlemle ilgili olmak kaydıyla genel
giderler ve amortismana tabi iktisadi
kıymetler (ATİK) nedeniyle yüklenilen
vergilerin doğruluğunun tespiti amacıyla
alınmaktadır.
Yüklenilen KDV listesinin "Bünyeye Giren
Mal ve/veya Hizmetin KDV'si" sütunu ile
istenen bilgi, iade talebine konu
işlemin bünyesinde yer alan hammadde,
yardımcı madde, mal ve malzeme gibi
girdilerle ilgili olarak yüklenilen
vergilerin doğruluğunun tespitine
yöneliktir. Aynı zamanda tek belge ile
temin edilen girdilerin birden çok iade
hakkı doğuran işlemde kullanılması ve
aynı belgenin farklı işlemler için
verilen "yüklenilen KDV listeleri"ne
dahil edilmesi durumunda, bu belgeye
istinaden iadesi istenilen KDV tutarının
belgede yer alan tutarı aşıp aşmadığı da
kontrol edilmektedir.
Dolayısıyla, iade talebinde bulunan
mükelleflerin farklı stok takip
yöntemleri izlemesinin bu sütunun
doldurulmasında bir önemi bulunmamakta
olup, bu durumda da "Yüklenilen KDV
Listesi" elektronik ortamda
gönderilecektir.
Ayrıca, yukarıda belirtilen imalatçılar
da dâhil olmak üzere iade talep eden
mükellefler, iade için istenen
durumlarda, "Yüklenilen KDV Tablosu"nu
önceden olduğu gibi doğrudan vergi
dairelerine vermeye devam edeceklerdir.
(5) İade talebine
ilişkin olarak ibrazı gereken ve bu
listelerin dışında kalan diğer
belgelerin önceden olduğu gibi vergi
dairesine doğrudan intikal ettirilmesi
gerekmektedir.
(6) Elektronik ortamda alınan
indirilecek ve yüklenilen KDV listeleri
ile satış faturaları listesinin ve iade
için ibrazı istenen durumlarda gümrük
(çıkış) beyannamesi listesinin, ayrıca
kâğıt ortamında verilmesine gerek
yoktur. Elektronik ortamda verilen söz
konusu belgelerin, e-beyanname
uygulamasında KDV beyannamesi ekinde
verilmesine de gerek bulunmamaktadır.
(7) Mükelleflerce e-beyanname ile talep
edilen iadelerde, beyanname ekinde
aranan ekler için sistemin otomatik
olarak sunduğu basılı olarak alınan "KDV
İade Talebine İlişkin İnternet Vergi
Dairesi Liste Alındısı" mükellefin KDV
iade talep dilekçesine eklenmek
suretiyle vergi dairesine elden
verilmektedir.
Vergi dairelerinin muhasebe birimleri
tarafından iade işlemlerinde düzenlenen
muhasebe işlem fişine, elektronik
ortamda gönderilen listelerin tamamının
eklenmesi yerine bu listelerin
elektronik ortamda bulunduğunu gösteren
"İnternet Vergi Dairesi Liste Alındısı"
nın eklenmesi yeterlidir.
(8) KDV iade taleplerinin, elektronik
ortamda gönderilenler de dahil, iade
için aranan tüm belgelerin vergi
dairesine ibraz edildiği tarih
itibarıyla geçerlilik kazanacağı
tabiidir. Belge eksikliği ya da
belgelerin muhteviyatındaki eksiklikler
nedeniyle yapılamayan mahsuben iade
taleplerinde, 95 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin (1.2.) numaralı bölümündeki
açıklamalar çerçevesinde işlem
yapılacaktır.
(9) Vergi daireleri, mükelleflerin iade
taleplerini, iade için gerekli
belgelerin tümü ve sistem tarafından
üretilen "KDV İadesi Kontrol Raporu"
çerçevesinde değerlendirerek, ilgili KDV
Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve
esaslara göre sonuçlandıracaktır.
(10) Bu listelerin doldurulmasında
uyulacak kurallara, "internet vergi
dairesi"nden ulaşılması mümkündür.
7. BEYAN
7.1. İhraç Kayıtlı Teslimlerin
Beyanı
İhraç kaydıyla teslimlere ilişkin beyan,
teslimin yapıldığı döneme ait 1 No.lu
KDV Beyannamesinin "Tevkifat
Uygulanmayan İşlemler" ile "İhraç
Kaydıyla Teslimlere İlişkin Bildirim"
tablolarına dahil edilmek suretiyle
yapılmaktadır.
"Tevkifat Uygulanmayan İşlemler"
tablosuna yapılan kayıt ile bu teslimler
üzerinden hesaplanan KDV nin beyanı
sağlanmakta, "İndirimler ve İhraç
Kaydıyla Teslimler" kulakçığının "İhraç
Kaydıyla Teslimlere İlişkin Bildirim"
tablosunda yapılan kayıt neticesinde de
"Tecil Edilebilir KDV", "Tecil Edilecek
KDV" ve "İhracatın Gerçekleştiği Dönemde
İade Edilecek Tecil Edilemeyen KDV"
tutarları belirlenmektedir.
İhraç kaydıyla teslimlerde tecil
edilemeyen KDV nin iadesi, ihracatın
gerçekleştiği dönemde yapılabilmekte,
ihracatın kısmen gerçekleşmesi halinde,
gerçekleşen kısma isabet eden tutar iade
edilmektedir.
95 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(4.1.) bölümünde, ihracatın
gerçekleştiği dönem beyannamesinin
herhangi bir satırına, bu şekilde
hesaplanacak iade tutarının
yazılmayacağı açıklanmıştır.
Bu durumda, iade işlemi aşağıdaki
şekilde gerçekleştirilecektir:
- Mükellefler, ihraç kaydıyla teslim
ettikleri malların kısmen veya tamamen
ihraç edilmesi halinde, iade talep
dilekçesi ve gerekli belgelerle vergi
dairesine başvurarak ihracatı
gerçekleşen kısma isabet eden tutarın
nakden veya mahsuben iadesini talep
edeceklerdir.
- Vergi dairesi beyanname verilmesini
beklemeden talebi değerlendirerek genel
hükümler çerçevesinde talebi
sonuçlandıracaktır. Red ve iade, ihraç
kaydıyla teslimin yapıldığı dönem
beyannamesine dayandırılacaktır.
- Mükellef, bu iade tutarını hiçbir
beyannamede göstermeyecektir. İhraç
kaydıyla teslimin gerçekleştiği dönem
beyannamesinin "İhracatın Gerçekleştiği
Dönemde İade Edilecek Tecil Edilemeyen
KDV" satırında bir tutar yer alması ve
iade başvurusunun gerekli belgelerle
birlikte usulüne uygun olarak yapılması,
iade talebinin yerine getirilmesi için
yeterlidir.
İade, beyanname dışında
gerçekleştirileceğinden, ihracatın
gerçekleştiği tarihten sonra ortaya
çıkacak bu iade talebine ait tutarın
herhangi bir beyannameye dahil
edilmesinin, mükerrer iadeye ve
dolayısıyla cezalı tarhiyatlara yol
açabileceği hususuna dikkat edilmelidir.
7.2. Kredi Kartı ile Yapılan
Tahsilatların Beyanı
Kredi kartı, satışa konu mal veya
hizmetin bedelinin tahsilinde
kullanılmakta olup, kredi kartıyla
yapılan tahsilatın, işletme tarafından
yapılan bir mal satışı veya sunulan
hizmete ilişkin olduğu kabul edilir.
Buna göre fatura, mükellefler tarafından
yapılan tahsilata değil, KDV
uygulamasında tahsilatın ait olduğu
teslim veya hizmetin Vergi Usul
Kanununda belirtildiği şekilde
belgelendirilmesine yönelik olarak
düzenlenmektedir.
KDV Kanununun 42 nci maddesinin verdiği
yetkiye dayanılarak Bakanlığımızca şekil
ve muhtevası belirlenen 1 No.lu KDV
Beyannamesinde, bir vergilendirme
döneminde gerçekleştirilen teslim ve
hizmetlere ait bedelin kredi kartı ile
tahsil edilen kısmı, beyannamenin (Sonuç
Hesapları - Diğer Bilgiler - Kredi Kartı
ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmetlerin
Katma Değer Vergisi Dahil Karşılığını
Teşkil Eden Bedel) satırına
yazılacaktır.
KDV beyannamesinde istenilen bu bilgi,
verginin tarh ve tahakkuku ile ilgili
olmayan denetim amaçlı bir bilgidir. Bu
satırda vergiyi doğuran olayın
gerçekleşip gerçekleşmediğine
bakılmaksızın bir vergilendirme
döneminde kredi kartı ile yapılan
tahsilatlar gösterilecektir. Bu satırda
yer alan tutarların Beyannamenin "Sonuç
Hesapları" kulakçığındaki "Teslim ve
Hizmetlerin Karşılığını Teşkil Eden
Bedel" ile uyum göstermemesi ve bu
hususun vergi dairesince mükellefe
sorulması durumunda, farklılığın;
- Farklı vergi oranına
tabi teslim ve hizmet bedelleri ile
vergiye tabi olmayan veya vergiden
istisna edilen işlemler,
- İlgili firma veya kurumlar adına pos
cihazı ile yapılan (elektrik, su,
telefon, faturaları vb.) tahsilatlar,
- Avans ödemeleri,
- Vergisi önceden beyan edilmiş
işlemlerin sonraki taksitlerinin kredi
kartı yoluyla tahsilatı,
- Dağıtım ve kurye hizmetleri verilen
müşterilerle yapılan sözleşmeler
kapsamında dağıtımı yapılan ürünlerin
satış bedellerinin tahsilatı,
- özel matrah uygulaması kapsamında
önceki aşamada vergilendirilen işlemler,
- Eczanelerce SGK adına tahsilatı
yapılan hasta katılım payları,
- Firma adına kayıtlı pos cihazları
kullanılarak bayi veya üye işyerlerince
yapılan satışlara ait tahsilatların bayi
veya üye işyeri alacağına
kaydedilmeksizin doğrudan firma
hesaplarına aktarılması
gibi sebeplerden kaynaklandığının izah
gerekçesi olarak gösterilmesi mümkündür.
Başka kurum ve firmalar adına tahsilat
işlemleri yapmak suretiyle verilen bu
tür hizmetler karşılığı alınan komisyon,
prim gibi bedeller üzerinden KDV
hesaplanarak beyan edilecektir.
Öte yandan, uyumsuzluğun makul
sebeplerle izah edilememesi halinde
ilgili mükellefler hakkında gerekli
işlemlerin yapılacağı tabiidir.
7.3. Düzeltme Beyanı
KDV mükellefleri tarafından geçmiş
vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak
bir düzeltme beyannamesi verilmesi
halinde, en son KDV beyannamesi de dahil
olmak üzere aradaki tüm KDV beyanlarının
buna göre düzeltilmesi gerekmektedir.
Ancak, düzeltme beyannamesinin verildiği
dönemden en son vergilendirme dönemine
ait KDV beyannamesine kadar, bu düzeltme
neticesinde aradaki vergilendirme
dönemlerinde ödenecek bir vergi
çıkmaması kaydıyla, her bir dönem için
ayrı ayrı düzeltme beyannamesi
verilmesine gerek bulunmamaktadır.
Dolayısıyla bu tür durumlarda
düzeltmenin yapıldığı vergilendirme
dönemi ile en son vergilendirme dönemine
ilişkin, düzeltme beyannamesi verilmesi
yeterli olacaktır.
8. DİĞER HUSUSLAR
8.1. İndirilemeyecek KDV
KDV Kanununun 30 uncu maddesine göre;
a) Vergiye tabi olmayan veya vergiden
istisna edilmiş bulunan malların teslimi
ve hizmet ifası ile ilgili alış
vesikalarında gösterilen veya bu mal ve
hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan
KDV,
b) Faaliyetleri kısmen
veya tamamen binek otomobillerinin
kiralanması veya çeşitli şekillerde
işletilmesi olanların bu amaçla
kullandıkları hariç olmak üzere
işletmelere ait binek otomobillerinin
alış vesikalarında gösterilen KDV,
c) Deprem, sel felaketi
ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle
mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki
yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak
üzere, zayi olan mallara ait KDV,
d) Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına
göre kazancın tespitinde indirimi kabul
edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen
KDV
mükellefin vergiye tabi işlemleri
üzerinden hesaplanan KDV'den
indirilemez.
8.1.1. Vergiye Tabi Olmayan veya
Vergiden İstisna Edilmiş Bulunan
İşlemlerle İlgili KDV
KDV Kanununun 30/a maddesine göre,
vergiye tabi olmayan veya vergiden
istisna edilmiş bulunan işlemlerle
ilgili yüklenilen vergilerin indirim
konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
8.1.1.1. Vergiye Tabi Olmayan
İşlemlere İlişkin Yüklenilen KDV
KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde,
Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet
ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde
yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye
tabi olduğu; 6 ncı maddesinde de
işlemlerin Türkiye'de yapılmasının,
malların teslim anında Türkiye'de
bulunmasını, hizmetin Türkiye'de
yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de
faydalanılmasını ifade ettiği hüküm
altına alınmıştır. Bu kapsama girmeyen,
yani vergiye tabi olmayan teslim ve
hizmetler nedeniyle yüklenilen vergiler
indirim konusu yapılamamaktadır.
Örneğin;
- Yurt dışındaki malların Türkiye'ye
getirilmeksizin yine yurt dışına satışı
yoluyla yapılan transit (doğrudan)
ihracat işlemi,
- Türkiye'de KDV mükellefi olan bir
firmanın yabancı bir ülkede yer alan
fabrikasında üretilen malların yurt
dışında satışı,
- Yurt dışındaki hava yolu firmalarına
yurt dışında yolcu taşımak üzere yapılan
uçuş hizmetleri,
- Yurt dışına çıkartılan kamyon, iş
makinesi, tarım makinesi vb. araçların
yine yurt dışındaki kişi ve kurumlara
kiralanması,
- Türkiye'de mükellef olan avukatın yurt
dışında görülen bir davada müvekkilini
temsil etmesi,
- Türk inşaat firmasının yurt dışında
otoyol inşaatı yapması,
- Türkiye'de mukim bir inşaat firmasının
yurt dışında yaptığı inşaatlara ilişkin
bakım, onarım, montaj gibi hizmetlerin
Türkiye'de mukim başka bir firma
tarafından yurt dışında yapılması
gibi işlemler KDV'ye tabi olmadığından,
bu işlemler nedeniyle Türkiye'de KDV
ödenmiş olması halinde, verginin
konusuna girmeyen bu işlemlere ait
yüklenilen KDV indirim konusu
yapılamayacaktır.
Öte yandan, bu işlemler KDV'nin konusuna
girmediğinden, ihracat veya transit
taşımacılık istisnası gibi herhangi bir
istisna kapsamında değerlendirilmek
suretiyle KDV iadesi talep edilmesi de
mümkün değildir.
8.1.1.2. Vergiden İstisna
Edilmiş İşlemlere İlişkin Yüklenilen KDV
KDV Kanununun 11, 13, 14, 15 ve 17/4-s
maddeleri ile 17/4-c, 17/4-r (kısmi
olarak), 17/4-t, geçici 12 ve geçici 23
üncü maddeleri uyarınca vergiden istisna
edilmiş bulunan işlemler dışında
vergiden istisna edilmiş bulunan
işlemlerle ilgili yüklenilen vergilerin
indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Örneğin;
- Kanunun 17/1 maddesinde sayılan kurum
ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan
her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları
nedeniyle yüklenilen vergiler indirim
konusu yapılamayacaktır. Bu kapsamda,
Sağlık Bakanlığına bağışlanacak
hastanelerin veya Milli Eğitim
Bakanlığına bağışlanacak okulların
inşası nedeniyle yüklenilen KDV veya
kamu menfaatine yararlı bir derneğe,
Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti
tanınan vakfa yapılan ayni bağışlarla
ilgili yüklenilen KDV indirim konusu
yapılamayacaktır.
- Tarım Müdürlükleri Döner Sermaye
İşletmeleri veya Tarımsal Kalkınma
Kooperatifleri tarafından tarımı yaymak,
ıslah ve teşvik amacıyla zirai
araştırmalar, arazi ıslah çalışmaları
yapılması; tohumluk, fidan, damızlık
hayvan teslimleri Kanunun 17/1-a maddesi
gereğince KDV'den istisna olduğundan, bu
teslimlerle ilgili alış vesikalarında
gösterilen veya bu ürünlerin maliyetleri
içinde yer alan KDV'nin indirim konusu
yapılması mümkün bulunmamaktadır.
- Kamu menfaatine yararlı bir derneğe
ait sağlık biriminin KDV'den müstesna
olan sağlık hizmeti ifaları ile ilgili
olarak yüklenmiş olduğu KDV indirim
konusu yapılamayacaktır.
- Teknoloji geliştirme bölgelerinde
faaliyet gösterenler tarafından verilen
bazı yazılım hizmetleri dolayısıyla
yüklenilen KDV, ürettikleri yazılımı
Türkiye'de satmaları kaydıyla indirim
konusu yapılmayacaktır. Ancak, söz
konusu yazılım hizmetinin yurt dışındaki
bir müşteriye verilmesi halinde Kanunun
11 ve 12 nci maddeleri kapsamında KDV
istisnası uygulanacak, Kanunun 32 nci
maddesine göre bu işlem nedeniyle
yüklenilen KDV indirim konusu
yapılabilecek, indirilemeyen KDV ise
iade edilebilecektir.
- 2863 sayılı Kanun kapsamındaki
tescilli taşınmaz kültür varlıklarının
rölöve, restorasyon ve restitüsyon
projelendirmelerinden yararlananlara
verilen mimarlık hizmetleri ile
projelerin uygulanması kapsamında
yapılacak teslimler KDV'den istisna
olup, istisna kapsamına giren işlemleri
yapanların bu işlemler nedeniyle
yüklendikleri KDV'yi indirim konusu
yapması mümkün bulunmamaktadır.
- Organize sanayi bölgeleri ile küçük
sanayi sitelerinin kurulması amacıyla
oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa
ve iş yeri teslimi KDV'den istisna
olduğundan, bu teslimler nedeniyle
yüklenilen vergiler indirim konusu
yapılamayacaktır.
8.1.2. Binek Otomobillerinin
Alımında Ödenen KDV
KDV Kanununun 30/b maddesi hükmüne göre,
faaliyetleri kısmen veya tamamen binek
otomobillerinin kiralanması veya çeşitli
şekillerde işletilmesi olanların bu
amaçla kullandıkları binek
otomobillerinin alış belgelerinde
gösterilen KDV hariç olmak üzere, binek
otomobili alımında yüklendikleri KDV'nin
indirimi mümkün bulunmamaktadır.
KDV uygulaması bakımından binek
otomobili kapsamına giren araçlar, bu
Sirkülerin (5.10) bölümünde yapılan
açıklamalara göre belirlenecektir.
Bu çerçevede, gerçek usulde
vergilendirilen taksi işletmecisi,
sürücü kursu ve otomobil kiralama
şirketi gibi işletmelerin faaliyetleri
ile ilgili satın aldıkları binek
otomobilleri nedeniyle ödenen KDV
indirim konusu yapılabilecektir. Bu
mükelleflerin binek otomobilinin alış
belgesinde gösterilen KDV, ait olduğu
takvim yılı aşılmamak kaydıyla, ilgili
belgelerin kanuni defterlere
kaydedildiği vergilendirme döneminde, bu
araçların fiilen faaliyette kullanılmaya
başlanılıp başlanılmadığına
bakılmaksızın indirilebilecektir.
Örneğin; mükellef tarafından araç
kiralama faaliyetinde kullanılmak üzere
Ocak/2010 döneminde satın alınan araç
nedeniyle ödenen KDV, bu dönemde aracın
kiralanıp kiralanmadığına bakılmaksızın
indirilebilecektir.
Binek otomobili işletmeciliği ile
uğraşan mükelleflerin işletme amacı
dışında satın aldıkları binek
otomobillerinin alış belgelerinde
gösterilen KDV'nin indirim konusu
yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Örneğin;
- Otomobil kiralama şirketinin kiralama
amacı dışında şirketin kendi ihtiyacı
için aldığı otomobil (örneğin; genel
müdüre veya personele tahsis edilen
otomobil vb.) nedeniyle yüklenilen
KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün
bulunmamaktadır.
- A Oto Servis ve Ticaret A.Ş. nin test
sürüşü aracı olarak aktifine kaydettiği
binek otomobiline ait yüklenilen KDV'yi
indirim konusu yapması mümkün değildir.
Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 87.04
tarife pozisyonunda belirtilen
taşıtların sonradan değişiklik yapılarak
binek otomobiline dönüştürülmesi
durumunda, bu taşıtların iktisabında
yüklenilen KDV ile binek otomobiline
dönüşüm nedeniyle oluşacak ÖTV farkı
üzerinden hesaplanacak KDV indirim
konusu yapılamayacaktır. Taşıtın
alımında indirim konusu yapılan KDV ise,
dönüşüm işleminin yapıldığı dönemde
indirim hesaplarından çıkarılarak "İlave
Edilecek KDV" olarak beyan edilecektir.
8.1.3. Zayi Olan Mallara Ait KDV
KDV sisteminde alış belgelerinde
gösterilen verginin indirilmesi, bu
malların satışı sırasında mala eklenen
değerin vergilendirileceği düşüncesine
dayanmaktadır. 1 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinde, zayi olan mallar için satış
ve dolayısıyla yaratılan bir katma değer
olmayacağından, bu mallara ilişkin alış
vesikalarında gösterilen verginin
indirilmesinin, zayi olan mallar
üzerindeki vergi yükünü tamamen ortadan
kaldıracağı; bu nedenle, Kanunun 30/c
maddesi uyarınca, zayi olan malların
alış vesikalarında gösterilen KDV'nin
mükellefin vergiye tabi işlemleri
üzerinden hesaplanan KDV'den
indirilemeyeceği belirtilmiştir.
Öte yandan aynı bentte, deprem, sel
felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın
sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği
yerlerdeki yangın sonucu zayi olan
mallar nedeniyle yüklenilen vergilerin
indirimine olanak tanınmaktadır.
Örneğin; sel felaketi nedeniyle bir
şirketin deposunda yer alan malların
zayi olması veya Maliye Bakanlığınca
yangın sebebiyle mücbir sebep ilan
edilen yerde olması koşuluyla, yangın
nedeniyle malların kullanılamaz duruma
gelmesi halinde bu mallara ilişkin
yüklenilen vergiler indirim konusu
yapılabilecektir.
Buna karşılık Maliye Bakanlığınca yangın
sebebiyle mücbir sebep ilan edilmediği
sürece, yangın sonucu zayi olan mal
nedeniyle yüklenilen KDV'nin indirim
konusu yapılması mümkün değildir.
Örneğin, ithal edilen malların
depolandığı antrepolarda çıkan yangın
sonrasında Maliye Bakanlığınca mücbir
sebep ilan edilmediği takdirde, zayi
olan malların ithalinde ödenen KDV'nin
indirim konusu yapılması mümkün
bulunmamaktadır.
8.1.3.1. Malların Zayi Olması
Sonucu Meydana Gelen Kayıplar
113 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (E)
bölümünde, kullanım süresi geçen veya
kullanılamayacak hale gelen malların
zayi olan mal olarak değerlendirileceği,
KDV Kanununun 30/c maddesine göre
mükelleflerce bu malların iktisabında
yüklenilen KDV'nin indirim konusu
yapılmasının mümkün olmadığı ifade
edilmiştir.
Bu çerçevede;
- İmalatta kullanılmak için alınan ancak
imalata girmeden eskime, bozulma,
çürüme, çatlama vb. nedenlerle
kullanılamaz hale gelen ve bu nedenle
imalatta veya ambalajlamada
kullanılabilme vasfını yitiren hammadde
ve malzeme ile ambalaj maddeleri,
- Son kullanma tarihinin geçmesi,
çeşitli kimyasallar içerdiğinin tespit
edilmesi gibi nedenlerle kanunen tekrar
satılması mümkün olmayan ve imha edilen
bisküvi, çikolata, konserve gibi gıda
ürünleri,
- Sağlık Bakanlığınca kullanımının
yasaklanması nedeniyle imha edilen
ilaçlar ile kullanım süresi içinde
formül hatası bulunan, miadının dolması
veya hasar görmesi nedeniyle
kullanılamaz hale gelmiş, üretimden
kalkmış, insan sağlığını tehdit eden
ilaçlar,
- Hatalı dikim, renk farklılığı, leke ve
benzeri nedenlerle ya da şirket
politikası gereği satışı mümkün
olmadığından imha edilen mallar,
- Kullanım ömrünü tamamladığı için imha
edilen araç lastikleri
için yüklenilen KDV indirim konusu
yapılamayacaktır.
8.1.3.2. Malların Değerinin
Düşmesi Sonucu Meydana Gelen Kayıplar
Malın tamamen yok olmaması, ancak
değerinde önemli derecede düşüklük
meydana gelmesi halinde malın zayi
olması hükümleri geçerli olmayacaktır.
Bu durumda malların zayi olması değil,
düşük bedelle veya zararına satışı söz
konusu olacağından, bu malların iktisabı
dolayısıyla yüklenilen KDV'nin indirim
konusu yapılabileceği tabiidir.
Örneğin;
- Üretim esnasında renginde problem olan
giyeceklerin,
- Yangın sonucu tamamen yok olmayan ve
ekonomik değeri olan yedek parça ve
malzemelerin
daha düşük bir fiyatla satılması
halinde, bunlar nedeniyle yüklenilen
KDV'nin tamamı indirim konusu
yapılabilecektir.
8.1.3.3. Fire Sonucu Meydana
Gelen Kayıplar
Fire, bir malın imalat sürecinde veya
tüketiciye arzına kadar kendi doğal
akışı içinde uğradığı fiziksel kayıp
olarak tanımlandığından, imalat
sırasında veya sonrasında meydana gelen
firelerin zayi olan mal kapsamında
değerlendirilmesi mümkün
bulunmamaktadır. Bu durumda, daha önce
indirim konusu yapılan KDV'nin de
düzeltilmesine gerek yoktur. Ancak,
yasal düzenleme veya ilgili mesleki
kuruluşlar tarafından belirlenen fire
miktarını aşan kayıplara ilişkin
giderlerin, Gelir veya Kurumlar Vergisi
Kanunlarına göre kazancın tespitinde
indiriminin kabul edilmemesi halinde, bu
giderler dolayısıyla yüklenilen KDV'nin
de indirim konusu yapılması mümkün
değildir.
Örneğin;
- Akaryakıtın depolanması sırasında
ortaya çıkan ve ilgili kuruluşlar
tarafından belirlenen oranlar
dahilindeki kayıplar,
- Balık çiftliklerinde balık üretimi
esnasında pazarlama aşamasına ulaşıncaya
kadar geçen süreçte, balık üretim ve
besleme firesi olarak oluşan balık
ölümleri,
- Tavuk çiftliklerinde, üretimin doğal
sonucu olarak ortaya çıkan kayıplar,
- Hazır giyim eşyası dikiminde veya
ayakkabı yapımında üretim sürecindeki
kesme, biçme, dikme gibi işlemlerin
doğal sonucu olarak ortaya çıkan
kayıplar
fire olarak değerlendirilmekte olup,
bunlara ilişkin olarak yüklenilen KDV
indirim konusu yapılabilecektir.
8.1.4. Gelir ve Kurumlar Vergisi
Kanunlarına Göre Kazancın Tespitinde
İndirimi Kabul Edilmeyen Giderler
Dolayısıyla Ödenen KDV
KDV Kanununun 30/d maddesi uyarınca,
Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına
göre kazancın tespitinde indirimi kabul
edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen)
giderler dolayısıyla ödenen KDV indirim
konusu yapılamamaktadır. Buna göre,
faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan
giderler dışında kalan, işle ilgili
bulunmayan veya işletme sahibinin özel
tüketimine yönelik harcamalar
niteliğinde bulunan ve sair kanunen
kabul edilmeyen giderlere ilişkin
belgelerde gösterilen KDV, mükellefin
vergiye tabi işlemleri üzerinden
hesaplanan KDV'den indirilemeyecektir.
Bu hükmün uygulanmasına ilişkin olarak
aşağıdaki örnekler verilebilir:
- Kiralama yoluyla edinilen veya
işletmede kayıtlı olan; yat, kotra,
tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz
taşıtları ile uçak, helikopter gibi hava
taşıtlarından işletmenin esas faaliyet
konusu ile ilgili olmayanların
giderleri, kazancın tespitinde indirim
olarak dikkate alınmadığından, bu
giderler dolayısıyla yüklenilen KDV'nin
indirim konusu yapılması mümkün
değildir.
- Serbest meslek faaliyetini sürdürmek
amacıyla satın alınan taşınmazın bir
kısmının konut, bir kısmının iş yeri
olarak kullanılması durumunda, söz
konusu taşınmazın envanter defterine
veya amortisman listelerine kaydedilmesi
şartıyla amortisman giderlerinin yarısı
gider olarak yazılabileceğinden,
taşınmaz nedeniyle yüklenilen KDV'nin de
sadece yarısı indirim konusu
yapılabilecektir.
- Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya
hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri
giderler ile transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü olarak dağıtılan
kazançların kurum kazancının tespitinde
indirim konusu yapılması kabul
edilmediğinden, bu giderler dolayısıyla
ödenen KDV'nin de indirim konusu
yapılması mümkün bulunmamaktadır.
8.1.5. KDV
mükelleflerinin vergiye tabi işlemleri
üzerinden hesaplanan KDV'den, ithal
ettikleri mal ve hizmetler dolayısıyla
ödenen veya kendilerine yapılan teslim
ve hizmetler üzerinden hesaplanan KDV
indirilebilmektedir.
Ancak, Kanunun 30 uncu maddesi
kapsamındaki durumlara ilişkin olarak
yüklenilen KDV indirim konusu
yapılamamaktadır. İndirim konusu
yapılmayan bu vergiler, Gelir ve
Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde
işin mahiyetine göre gider veya maliyet
unsuru olarak dikkate alınabilmektedir.
Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları
uyarınca indirimi kabul edilmeyen
giderler nedeniyle yüklenilen KDV ise,
gider veya maliyet unsuru olarak değil,
kanunen kabul edilmeyen gider olarak
dikkate alınmaktadır.
Zayi olan mallarda olduğu gibi
indirilemeyecek KDV koşulları sonradan
oluşmuş ve yüklenilen KDV'nin daha önce
indirim konusu yapılmış olması
durumunda, bu tutarların indirilemeyecek
KDV haline dönüştüğü vergilendirme
dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinin
"İlave Edilecek KDV" satırına dahil
edilmesi suretiyle indirim hesaplarından
çıkarılması gerekmektedir.
8.2. Taşınmaz Teslimlerinde KDV
Uygulaması
KDV Kanununun 1 inci maddesine göre
taşınmazların;
- Ticari, sınai, zirai, mesleki faaliyet
kapsamındaki teslimleri,
- Bu faaliyetler kapsamına girmese dahi
müzayede mahallerindeki satışları
KDV'nin konusuna girmektedir.
Bu hükümler çerçevesinde, ticari nitelik
taşımayan veya en az iki isteklinin
katılımı suretiyle müzayede yoluyla
yapılmayan taşınmaz satışları KDV'nin
konusuna girmediğinden vergiye tabi
bulunmamaktadır.
KDV oranları, KDV Kanununun 28 inci
maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak
30/12/2007 tarih ve 26742 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 2007/13033 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile
Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer
alan teslim ve hizmetler için %1, (II)
sayılı listede yer alan teslim ve
hizmetler için %8, bu listelerde yer
almayan vergiye tabi işlemler için %18
olarak tespit edilmiştir.
Söz konusu Kararname eki (I) sayılı
listenin 11 inci sırasında "Net alanı
150 m2 ye kadar konut
teslimleri" ibaresi yer almaktadır. Bu
itibarla, KDV'ye tabi taşınmaz
teslimlerinde KDV oranı, net alanı 150
m² yi aşmayan konutlar için %1, 150 m2
yi aşan konutlar ile m2
sınırlaması olmaksızın diğer bütün
taşınmazlar için %18 dir.
Öte yandan, KDV Kanununun 17 nci
maddesinin 4 numaralı fıkrasının;
- (p) bendinde, Hazinece yapılan
taşınmaz teslimi ve kiralamaları,
irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve
ön izin verilmesi işlemleri,
- (r) bendinde, kurumların aktifinde
veya belediyeler ile il özel
idarelerinin mülkiyetinde en az iki tam
yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri
ile taşınmazların satışı suretiyle
gerçekleşen devir ve teslimler
KDV den müstesnadır. Ancak, Kanunun
17/4-r maddesindeki istisna hükmü,
istisna kapsamındaki kıymetlerin
ticaretini yapan kurumların, bu amaçla
aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve
iştirak hissesi teslimleri için geçerli
değildir.
Ayrıca, 5904 sayılı Kanunun 13 üncü
maddesinin (b) bendi ile KDV Kanununun
17/4-k maddesinde yer alan "konut yapı
kooperatiflerinin üyelerine konut
teslimleri" ibaresi madde metninden
çıkarılmış; 5904 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle KDV Kanununa eklenen geçici
28 inci maddede de, "Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten (3/7/2009)
önce bina inşaat ruhsatı almış olan
konut yapı kooperatiflerince üyelerine
yapılan konut teslimleri KDV'den
müstesnadır." hükmüne yer verilmiştir.
8.2.1. Müzayede Yoluyla Yapılan
Taşınmaz Satışları
İcra daireleri, mahkeme satış
memurlukları, belediyeler ve diğer kamu
veya özel hukuk tüzel kişileri
tarafından müzayede yoluyla yapılan
taşınmaz (konut veya daire, iş yeri,
arsa, arazi) satışları ile taşınmaz
niteliğini haiz diğer mal ve hakların
satışı KDV Kanununun 1/3-d maddesine
göre KDV'ye tabidir.
Müzayede yoluyla satılan net alanı 150 m2
ye kadar konutlar %1 oranında
KDV'ye tabidir. 150 m2 lik
alanın hesabında 30 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin (E) bölümünde açıklandığı
gibi, genel olarak duvar yüzlerinde 2,5
cm sıva bulunduğu kabul edilerek, proje
üzerinde gösterilmiş bulunan kaba yapı
boyutlarının her birinden 5 er cm
düşülecektir.
Ancak, konutlarda kapı ve pencere
şeritleri, duman ve çöp bacası
çıkıntıları, ışıklıklar ve hava
bacaları, karkas binalardaki kolonların
duvarlardan taşan dişleri, bir konuttaki
balkonların veya arsa zemininden 0,75 m
den yüksek terasların toplamının 2 m2
si, çok katlı binalarda yapılan çekme
katların etrafında kalan ve ticaret
bölgelerinde zemin katların komşu
hududuna kadar uzaması ile meydana gelen
teraslar, çok katlı binalarda genel
giriş, merdiven, sahanlıklar ve
asansörler, iki katlı tek ev olarak
yapılan konutlarda iç merdivenlerin
altında 1,75 m yüksekliğinden az olan
yerler, bodrumlarda konut başına bir
adet, konutun bulunduğu bina dışında
konut başına 4 m2 den büyük
olmamak üzere yapılan kömürlük veya
depo, kalorifer dairesi, yakıt deposu,
sığınak, kapıcı ve kalorifer dairesi,
müşterek hizmete ayrılan depo,
çamaşırlık, bina içindeki garajlar ile
bina dışında konut başına 18 m2
den büyük olmamak üzere yapılan garajlar
net alan dışında kalacaktır.
Bina dışındaki kömürlük ve depoların 4 m2
yi, garajların 18 m2 yi aşan
kısmı ait oldukları konutun net alanına
dahil edilecektir.
Satılan konutun bahçeli olması halinde
150 m2 lik alanın hesabında
ilke olarak bahçe göz önünde
bulundurulmayacak, konutun bağımsız
olarak kullanılmaya esas her bir bölümü
tek başına dikkate alınacaktır. Konutu
çevreleyen arsa ve arazi, bu konutla
birlikte değerlendirilecek ve konutun
tabi olduğu oranda KDV'ye tabi
olacaktır. Konutla birlikte
değerlendirilecek arsa ve arazinin
büyüklüğü ise mahalli örf ve adete göre
tespit edilecektir.
Tapu sicilinde bahçeli ev, bahçeli konut
gibi ibarelerle kayıtlı taşınmazların
üzerinde fiilen ve kullanılabilir halde
konut bulunmaması halinde, bu
taşınmazların konut olarak
nitelendirilmesi mümkün olmadığından,
arsa veya arazi sayılmak suretiyle genel
oranda (%18) KDV'ye tabi tutulması
gerekmektedir. Öte yandan, tapu
sicilinde arsa ve arazi olarak kayıtlı
bulunan taşınmazların üzerinde
kullanılabilir halde konut olduğu
takdirde de bu satışın yukarıdaki
açıklamalara göre konut sayılacağı
tabiidir.
Örnek 1:
İzale-i şüyu (paydaşlığın giderilmesi)
talebiyle açılan bir davada, görevli ve
yetkili mahkeme tarafından 145 m2
toplam alanı olan 650 m2
bahçesi bulunan 2 katlı ahşap evin
satılmasına karar verilmiştir. Satışa
konu evin her bir katının bağımsız bölüm
olarak kullanılma imkanı yoktur.
Mahkemenin kararına göre yapılacak bu
satış işlemi, KDV Kanununun 1/3-d
maddesi uyarınca KDV ye tabidir.
Mahkeme satış memurluğunca 650 m2
bahçenin mahalli örf ve adete göre evle
birlikte değerlendirilmesi halinde, evin
net alanı da 150 m2 yi
geçmediğinden satış bedeli üzerinden %1
oranında KDV hesaplanıp beyan
edilecektir. Söz konusu bahçenin bu
kapsamda değerlendirilmemesi ve ev ile
bahçe bedelinin ayrıştırılması halinde,
ev ve bahçe ayrı ayrı dikkate alınarak
vergilendirilecektir. Bu ayrıştırmanın
yapılmaması halinde ise satılan
taşınmaza %18 oranında KDV
uygulanacaktır.
Diğer taraftan, bu tür satışlarda,
alıcının paydaşlardan birisi olması
halinde, bu kişiye düşen pay bakımından
teslimin olmadığı dikkate alınarak, söz
konusu paya düşen bedelin toplam satış
bedelinden düşülmesi gerekmektedir.
Örnek 2:
Bir mahkeme tarafından, tapu sicilinde
120 m² kargir ev olarak kayıtlı bulunan
kullanılamaz haldeki taşınmazın açık
artırma yoluyla satılacağı
duyurulmuştur.
Taşınmaz teslimlerinde teslime konu
taşınmazın işlem tarihi itibariyle
geçerli fiili durumunun dikkate alınması
gerekmektedir. Yukarıdaki örnekte
belirtilen taşınmaz tapuda "kargir ev"
olarak görünmekle birlikte, evin teslim
tarihi itibariyle kullanılamaz halde
olması nedeniyle, müzayede yoluyla
yapılan bu satış konut değil, arsa
teslimi olarak kabul edilecek ve genel
oranda vergiye tabi tutulacaktır.
Diğer taraftan, konut olarak
projelendirilen, inşaat ruhsatı da konut
olarak alınan inşaatların henüz
tamamlanmadan arsa payı veya kat
irtifakı üzerinden satışları, konut
sayılacak ve net alanı dikkate alınarak
yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde
KDV'ye tabi tutulacaktır.
8.2.2. Konut Yapı
Kooperatiflerinin Üyelerine Konut
Teslimi
5904 sayılı Kanun 13 üncü maddesinin (b)
bendi ile KDV Kanununun 17/4-k
maddesinde yer alan ‘‘konut yapı
kooperatiflerinin üyelerine konut
teslimleri'' ibaresi madde metninden
çıkarılmış; 5904 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle KDV Kanununa eklenen geçici
28 inci maddede de, ‘‘Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce bina
inşaat ruhsatı almış olan konut yapı
kooperatiflerince, üyelerine yapılan
konut teslimleri KDV'den müstesnadır."
hükmüne yer verilmiştir.
Konuya ilişkin olarak 113 Seri No.lu KDV
Genel Tebliğinin 4 üncü bölümünde
gerekli açıklamalar yapılmıştır.
Bu çrçevede, 5904 sayılı Kanunun
yürürlük tarihi olan 3/7/2009 dan önce
bina inşaat ruhsatı almış olan konut
yapı kooperatiflerinin üyelerine
yapacakları konut teslimleri, m2
büyüklüğüne bakılmaksızın KDV'den
istisna olacaktır. Ancak, 3/7/2009
tarihinden sonra inşaat ruhsatı alan
konut yapı kooperatiflerinin net alanı
150 m2 ye kadar konut
teslimleri %1, diğer taşınmaz teslimleri
ile 150 m2 nin üzerindeki
konut teslimleri ise %18 oranında KDV'ye
tabi tutulacaktır.
Öte yandan, 3/7/2009 tarihinden önce
bina inşaat ruhsatı almış olan konut
yapı kooperatiflerinin üyeleri dışındaki
kişilere yapacakları konut dahil
taşınmaz satışları Kanunun istisna ve
oran hükümleri de dikkate alınarak
KDV'ye tabi tutulacaktır.
8.2.3. Hazine Tarafından Yapılan
Taşınmaz Satışları
KDV Kanununun 17/4-p maddesine göre,
Hazinece yapılan taşınmaz teslimleri ve
kiralamaları, irtifak hakkı tesisi,
kullanma izni ve ön izin verilmesi
işlemleri KDV'den müstesnadır. Bu
hükümdeki "Hazine" ibaresi, 5018 sayılı
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun
eki (I) sayılı cetvelde yer alan kurum
ve kuruluşları kapsamaktadır.
Buna göre, 5018 sayılı Kamu Mali
Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I)
sayılı cetvelde yer alan kurum ve
kuruluşlar tarafından yapılacak taşınmaz
satış ve kiralamaları ile irtifak hakkı
tesisi, kullanma izni ve ön izin
verilmesi işlemleri KDV'den istisna
olacaktır. Bu çerçevede, Maliye
Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü
tarafından müzayede suretiyle yapılacak
taşınmaz satışları da bu madde
kapsamında değerlendirilecektir. Buna
karşılık, aynı Kanunun eki (II) sayılı
cetveldeki özel bütçeli idarelerin,
(III) sayılı cetveldeki düzenleyici ve
denetleyici kurumların ve (IV) sayılı
cetveldeki sosyal güvenlik kurumlarının
müzayede yoluyla gerçekleştirecekleri
taşınmaz satışları, KDV Kanununun 17/4-p
maddesi kapsamında değerlendirilmeyecek
ve genel hükümler dahilinde KDV'ye tabi
tutulacaktır.
Hazinenin taşınmaz satışlarının yanı
sıra taşınmaz kiralamaları, irtifak
hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin
verilmesi işlemleri de KDV'den
müstesnadır.
Örnek 3:
Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel
Müdürlüğü, tapu sicilinde Maliye
Hazinesi adına kayıtlı beş adet
taşınmazı ihale yoluyla satışa
çıkarmıştır.
Bu satış işlemi, KDV Kanununun 17/4-p
maddesine göre vergiden müstesnadır.
Örnek 4:
Orman Genel Müdürlüğü, Çanakkale'nin
Ayvacık ilçesindeki bir taşınmazı ihale
yoluyla satacaktır.
5018 sayılı Kanunun eki (II) sayılı
cetveldeki özel bütçeli idareler
arasında sayılan ve madde metnindeki
Hazine kapsamına girmeyen Orman Genel
Müdürlüğü tarafından yapılacak bu satış
işlemi, Kanunun 17/4-p maddesi
kapsamında değerlendirilmeyecek ve KDV
Kanununun oran ve diğer istisna
hükümleri de dikkate alınarak işlem
yapılacaktır.
8.2.4. İki Tam Yıl Süreyle Sahip
Olunan Taşınmazların Satışı
KDV Kanununun 17/4-r maddesine göre,
kurumların aktifinde veya belediyeler
ile il özel idarelerinin mülkiyetinde,
en az iki tam yıl süreyle bulunan
taşınmazların satışı suretiyle
gerçekleşen devir ve teslimler KDV'den
müstesnadır.
Bu hüküm uyarınca, kurumların
aktiflerinde, belediyeler ile il özel
idarelerinin mülkiyetinde en az iki tam
yıl süreyle bulunan taşınmazların (arsa,
arazi, bina) satışı KDV den müstesnadır.
Bu satışların müzayede suretiyle
yapılması halinde de istisna
uygulanacaktır.
Ancak, istisna hükmü, istisna
kapsamındaki kıymetlerin ticaretini
yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde
bulundurdukları taşınmaz teslimleri için
geçerli olmadığından, taşınmazların
ticaretini yapan kurumlar ile
mülkiyetlerindeki taşınmazları ticari
bir organizasyon içinde satan
belediyeler ve il özel idarelerinin bu
istisnadan faydalanmaları mümkün
değildir.
Örnek 5:
Bir Belediye yirmi beş yıl önce iktisap
ettiği bir arsayı açık artırma yoluyla
satışa çıkarmıştır.
Belediyenin bu satış işlemi KDV
Kanununun 17/4-r maddesi kapsamında
KDV'den müstesnadır.
Örnek 6:
İl Özel İdaresi, 1975 yılında inşa
ettirdiği ve o tarihten bu yana da
bölümler halinde kiraya verdiği bir
işhanının sinema, düğün ve konferans
salonları ile büro olarak kullanılan
yirmi ayrı bölümünü ihale yoluyla satışa
çıkarmıştır.
İl Özel İdaresi adına kayıtlı bulunan
muhtelif sayıda taşınmazın devamlılık
arz edecek şekilde satışı ticari
faaliyet sayılacağından, bu faaliyetler
nedeniyle adı geçen il özel idaresine
bağlı iktisadi işletme oluşacaktır. Bu
iktisadi işletme tarafından ticareti
yapılan taşınmazların satışı, müzayede
yoluyla yapılsa dahi Kanunun 17/4-r
maddesindeki istisna hükmü kapsamında
değerlendirilmeyecek ve genel hükümler
çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.
Finansal kiralamaya konu taşınmazların
mülkiyetinin, sözleşme süresi sonunda
kiracı şirket tarafından iktisap
edilmesinin öngörülmüş olması halinde,
bu taşınmazın kiracı şirket tarafından
satışında Kanunun 17/4-r maddesindeki
"kurumların aktifinde iki tam yıl
süreyle bulunma" koşulunun
gerçekleşmesinde taşınmazın kiracı
şirket tarafından iktisap edildiği tarih
esas alınacaktır.
8.2.5. Yukarıda yer
alan hüküm ve açıklamalar gereğince;
- İcra daireleri ile mahkeme satış
memurlukları tarafından müzayede yoluyla
yapılan taşınmaz satışları KDV'ye
tabidir. Bu satışlarda KDV Kanununun
istisna ve oranlara ilişkin hükümleri
geçerlidir. Dolayısıyla müzayede yoluyla
150 m2 ye kadar konut
satışları %1 oranında KDV'ye tabi
tutulacaktır. 150 m2 nin
üzerindeki konutlar ile m2
sınırlaması olmaksızın iş yeri, arsa ve
arazi gibi diğer taşınmaz satışları ise
genel oranda (%18) KDV'ye tabi
olacaktır.
- 5018 sayılı Kanunun eki (I) sayılı
cetvelde yer alan kamu idareleri
tarafından yapılacak taşınmaz satış ve
kiralamaları ile irtifak hakkı tesisi,
kullanma izni ve ön izin verilmesi
işlemleri KDV Kanununun 17/4-p maddesi
kapsamında KDV'den müstesnadır.
- 3/7/2009 tarihinden önce bina inşaat
ruhsatı alan konut yapı
kooperatiflerinin, m2
büyüklüğüne bakılmaksızın üyelerine
yapacakları konut teslimleri KDV
Kanununun geçici 28 inci maddesine göre
KDV'den müstesnadır. 3/7/2009 tarihinden
sonra bina inşaat ruhsatı alan konut
yapı kooperatiflerinin net alanı 150 m2
ye kadar konut teslimleri %1,
diğer tüm taşınmaz teslimleri ile 150 m2
nin üzerindeki konut teslimleri ise %18
oranında KDV'ye tabi tutulacaktır.
- İki tam yıl süreyle kurumların
aktifinde, belediyeler ile il özel
idarelerinin mülkiyetinde bulunan
taşınmazların yukarıdaki açıklamalar
çerçevesinde satışı KDV Kanununun 17/4-r
maddesi kapsamında KDV den müstesnadır.
Ancak, bu kapsamdaki kıymetlerin
ticaretini yapan kurumlar, bu amaçla
aktiflerinde bulundurdukları taşınmazlar
için bu istisnadan
faydalanamayacaklardır.
9. 1-59 No.lu KDV
Sirkülerleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Duyurulur.
|