1. Giriş
Bireysel emeklilik sistemi ve şahıs sigortaları için ödenen
katkı payı ve primlerinin gelir vergisi karşısındaki
durumuna ilişkin açıklamalar, 3 seri numaralı Gelir Vergisi
Sirkülerinde yapılmıştır.
07/10/2001 tarihinden önce düzenlenen şahıs sigorta
poliçelerinin devredilmesi halinde, devralan kişiye yapılan
ödemelerin vergilendirilmesi ile işverenlerce bireysel
emeklilik sistemine ödenen katkı paylarının gider olarak
indirimi ve ölüm, maluliyet ve benzeri risklere karşı
yapılan riziko teminatları ile birikimli teminatların aynı
poliçede (karma poliçe) gösterilmesi halinde vergilemenin
nasıl yapılacağına ilişkin açıklamalar bu sirkülerin
konusunu oluşturmaktadır.
2. Poliçelerin Devri
4697 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesine göre, 07/10/2001
tarihinden önce akdedilmiş şahıs sigorta poliçeleri
kapsamında yapılan ödemelerle ilgili olarak Gelir Vergisi
Kanununun 4697 sayılı Kanunla değişmeden önceki 23, 25, 75
ve 94 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.
Bilindiği üzere, sigorta poliçeleri ölüm, maluliyet ve
benzeri risklere karşı teminatları içerecek şekilde
düzenlenebildiği gibi, sadece birikimli teminatları içerecek
şekilde de düzenlenebilmektedir.
Belirli risklere karşı yapılan sigorta poliçelerinde riskin
gerçekleşmesi halinde ödeme poliçede lehdar olarak
belirtilen kişilere yapılmakta olup, lehdarın tayin
edilmediği durumlarda ise, mirasçılar hak sahibi
olmaktadırlar.
Riskin gerçekleşmediği durumda ise, söz konusu ödemeler
sigortalıya yapılmaktadır.
07/10/2001 tarihinden önce tanzim edilen birikimli hayat
sigorta poliçelerinin 07/10/2001 tarihinden sonra lehdara
veya üçüncü kişilere devri söz konusu olduğunda, devir
işlemine ilişkin olarak düzenlenen zeyilname ile poliçedeki
hak sahibi devir tarihi itibarıyla değişmekte ve dolayısıyla
sigorta şirketi ile devralan arasında yeni bir akit
düzenlenmiş olmaktadır. Bu durumda, devralan adına
07/10/2001 tarihinden önce akdedilmiş bir poliçeden söz
etmek mümkün olmadığından, devralan kişiye bu tarihten sonra
yapılan ödemelerin menkul sermaye iradı sayılarak
vergilendirileceği tabiidir. Devir işleminin zeyilname veya
benzeri başka bir belge düzenlenmek suretiyle yapılması
durumu değiştirmemektedir.
Ancak, 18 yaşından küçük çocukların lehdar olduğu hayat
sigorta poliçelerinin, sigortalı tarafından bu kişilere
devredilmesi halinde lehdar tarafından devralınan poliçe,
07/10/2001 tarihinden önce düzenlenmiş poliçenin devamı
niteliğinde olduğundan, bu poliçelerle ilgili olarak devir
tarihinden sonra devralana yapılacak ödemelerin Gelir
Vergisi Kanununun 4697 sayılı Kanunla değişmeden önceki
hükümleri çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.
Bahsi geçen poliçelerin, lehdar dışındaki kişilere
07/10/2001 tarihinden sonra devrinde ise bu poliçeler
kapsamındaki ödemelerin Gelir Vergisi Kanununun 22, 25, 75
ve 94 üncü maddeleri kapsamında değerlendirileceği tabiidir.
3. İşverenler Tarafından Ücretliler Adına Ödenen Katkı
Paylarının Ticari Kazancın Tespitinde İndirimi
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin
(9) numaralı bendinde yer alan hüküm, işverenler tarafından
ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı
paylarının,
ücretlerle ilişkilendirilmeksizin,
ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilmesine imkan
tanımaktadır.
Bu kapsamda indirim konusu yapılabilecek tutar, ücretlinin
elde ettiği ücretin %10’unu ve yıllık bazda asgari ücretin
yıllık tutarını aşamayacaktır.
Bu madde kapsamında yapılacak indirim, işverenler tarafından
hizmetlilerine yönelik olarak sadece bireysel emeklilik
sistemine ödenen katkı paylarını içermekte olup, diğer şahıs
sigorta primlerini içermemektedir.
İşverenlerce ödenen diğer şahıs sigorta primleri, işle
ilgili olarak ticari kazancın elde edilmesi ve idame
ettirilmesi için ödenen ücret kapsamında olduğundan, Gelir
Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin (1) numaralı bendi
çerçevesinde genel gider olarak her hangi bir tutar ve oran
sınırlaması olmaksızın indirim konusu yapılabilecektir. Öte
yandan, söz konusu primler, ödendiği ayda elde edilen
ücretin % 5’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık
tutarını aşmamak üzere hizmet erbabının safi ücret tutarının
belirlenmesi sırasında indirim konusu yapılabilecektir.
4. Birikimsiz Sigorta Poliçeleri / Karma Poliçeler
Dolayısıyla Elde Edilen Gelirler
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci
maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara
ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla
veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda
bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal
vergisine tabi olduğu; 2 nci maddesinin (d) bendinde
“ivazsız intikal” tabirinin, hibe yoluyla veya herhangi bir
tarzda olan ivazsız iktisapları ifade ettiği, bu bendin
parantez içi hükmü ile de maddi ve manevi bir zarar
karşılığı verilen tazminatların ivazsız sayılmayacağı hükme
bağlanmıştır.
Belirli risklere karşı yapılan ve riskin gerçekleşmesi
halinde hak sahibine belirli bir ödeme yapılmasını öngören
birikimsiz sigorta poliçeleri kapsamında yapılan ödemelere
ilişkin açıklamalar 3 seri numaralı Gelir Vergisi
Sirkülerinde yapılmıştır.
Buna göre, ölüm, maluliyet ve benzeri risklere karşı yapılan
riziko teminatları ile birikimli teminatların aynı poliçede
(karma poliçe) gösterilmesi durumunda, söz konusu poliçenin
birikimli teminata isabet eden kısmı ile ilgili olarak
yapılacak ödemeler, vergi kanunlarının uygulanması açısından
menkul sermaye iradı
sayıldığından, bu kısmın veraset ve intikal vergisine tabi
tutulmayacağı tabiidir.
Duyurulur.
 |
Osman ARIOĞLU
Gelir İdaresi Başkanı
|