![]() |
|
SORU
VE
CEVAPLAR
SORU 1) 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye
Kazandırılması Hakkında Kanunun
amacı nedir?
CEVAP 1) - Gerçek veya tüzel kişilere ait olup:
Yurt dışında bulunan;
- Para,
- Döviz,
- Altın,
- Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları
- Varlığı kanaat verici bir belgeyle ispat edilen taşınmazların
ekonomiye
kazandırılması,
-
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan
ve Türkiye’de bulunan
ancak yasal defter kayıtlarında işletmelerin özkaynakları içinde yer
almayan;
- Para,
- Döviz,
- Altın,
- Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları
- Taşınmazların
sermaye olarak konulmak suretiyle
işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesinin
sağlanmasıdır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 2)
5811 sayılı Kanun kapsamındaki varlıklar nelerdir?
CEVAP 2) 5811 sayılı Kanunun 3. maddesinin 1 ve 2. fıkra
hükümlerine göre;
a) Para,
b) Döviz,
c) Altın,
d) Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile
e) Varlığı kanaat verici bir belgeyle ispat edilen taşınmazlar
Kanunun geçici 1. ve geçici 3. maddesi hükümlerine göre;
- Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin;
iştirak hisselerinin satışından doğan kazançlar,
- Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde
edilen;
iştirak kazançları,
- Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla
elde edilen;
ticari kazançlar.
-
Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden
doğan
kazançlar.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 3)
5811 sayılı Kanun kapsamına giren
menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları
nelerdir?
CEVAP 3)
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununda tanımlanan
menkul kıymet;
a) Ortaklık veya alacaklılık sağlayan,
b) Belli bir meblağı temsil eden,
c) Yatırım aracı olarak kullanılan,
d) Dönemsel gelir getiren,
e) Misli nitelikte,
f) Seri halinde çıkarılan,
g) İbareleri aynı olan ve şartları SPK’ca belirlenen kıymetli
evraktır.
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda
diğer sermaye piyasası araçları
ise;
“Menkul kıymetler dışında kalan ve şartları Kurulca belirlenen
evraktır. Şu kadar ki, nukut ile çek, poliçe, bono ile mevduat
sertifikaları bundan müstesnadır.” şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre;
- Hisse senetleri,
- Tahviller,
- Katılma intifa senetleri,
- Kâr ve zarar ortaklığı belgeleri,
- Banka bonoları ve banka garantili bonolar,
- Finansman bonoları,
- Kıymetli maden bonoları,
- Varlığa dayalı menkul kıymetler,
- Gayrimenkul sertifikaları,
- Yabancı sermaye piyasası araçları,
- İpotek teminatlı menkul kıymetler,
- İpoteğe dayalı menkul kıymetler
anılan Kanun kapsamına girmektedir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 4)
5811 sayılı Kanun kapsamına giren
taşınmazlar
nelerdir?
CEVAP 4)
Türk Medeni Kanunu’nda “Taşınmaz” olarak tanımlanan ve esas niteliği
bakımından bir yerden başka bir yere taşınması mümkün olmayan,
dolayısıyla yerinde sabit olan mallardır.
Türk Medeni Kanunu’nun 704. maddesinde belirtilen taşınmazlar;
a) Arazi,
b) Tapu siciline ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli
haklar,
c) Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 5) 5811 sayılı Kanun kapsamında 01 Haziran 2009 tarihi
itibarıyla sahip olunan ve yurt dışında bulunan varlıklara ilişkin
bildirim hangi banka veya aracı kurumlara yapılabilir?
CEVAP 5)
Kanun kapsamındaki bildirimler;
- 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3. maddesinde tanımlanan
bankalara veya
- 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan aracı
kurumlara yapılabilecektir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 6)
5811 sayılı Kanun kapsamında bildirimde bulunulacak veya beyan edilecek
varlıkların ispatında kullanılacak
kanaat verici belgeler
nelerdir?
CEVAP 6)
1. Devlet tarafından veya devlet güvencesinde tutulan kayıt ve
siciller:
- Tapu kayıtları ile diğer siciller, yasal yükümlülükler
nedeniyle verilen beyannameler
2. Diğer kanaat verici belgeler:
-Bankalar ile bankerlerin yaptıkları işlemlerle ilgili kayıtlar
ve düzenledikleri belgeler,
-Aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, sigorta şirketleri
ve benzeri mali kurumların kayıtları ve düzenledikleri belgeler,
-Posta idaresi nezdindeki çek hesabı ve düzenlenen diğer
belgeler,
-Noter gibi kurum ve kuruluşların düzenledikleri senetler ve
sözleşmeler ile diğer kayıt ve belgeler,
-Defter tutan mükelleflerin kayıtları ile bu kayıtlarda yer alan
ve VUK’un ikinci kitabının üçüncü kısmında belirtilen belgeler ile
muadili belgeler,
-Şirketlerin ortaklık ve kooperatiflerin üyelik kayıtları
Bu belgeler ile ilgili olarak tasdik zorunluluğu yoktur.
-Bilgi değişiminde bulunulan yabancı ülkelerde yetkili
makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik ya da konsoloslukları,
yoksa mahallindeki Türk menfaatini koruyan ülkenin aynı nitelikteki
temsilcileri tarafından tasdik olunan belgeler kanaat verici belge
olarak kabul edilebilecektir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 7)
5917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler sonrasında, 5811 sayılı
Kanundan faydalanabilmek için, Kanun kapsamındaki yurt dışı varlıklara
sahip olma açısından herhangi
bir tarih sınırlaması var mıdır?
CEVAP 7)
Anılan Kanun hükümlerinden faydalanılabilmesi için, gerçek veya tüzel
kişilerin kapsamdaki yurt dışı varlıklara
01 Haziran 2009
tarihi itibarıyla sahip olması gerekmektedir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 8) Yurt dışında
sahip olunan varlıklar dolayısıyla söz konusu Kanundan faydalanabilmek
için vergi mükellefi olmak şart mıdır?
CEVAP 8)
Hayır.
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yanı sıra vergi
mükellefi olmayan gerçek ve tüzel kişiler de,
yurt dışında sahip oldukları ve 5811 sayılı Kanun kapsamında bulunan
varlıkları dolayısıyla anılan
Kanun hükümlerinden faydalanabileceklerdir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 9) 5811 sayılı Kanun kapsamında banka veya aracı
kurumlardaki hesaplara yatırılan tutarların bu hesaplarda tutulması için
herhangi bir süre sınırlaması var mıdır?
CEVAP 9) Hayır.
5811 sayılı Kanun ve bu Kanuna ilişkin yasal düzenlemelerde süre
ile ilgili herhangi bir belirleme bulunmamaktadır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 10) Yurt dışında
sahip olunan varlıklara ilişkin bankalara veya aracı kurumlara bildirim
veya vergi dairelerine beyan
süresinin son günü
hangi tarihtir?
CEVAP 10) Yurt dışında
sahip olunan varlıklara ilişkin bildirim ve beyan süresi
31 Aralık 2009 gün sonunda sona
erecektir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 11) Türkiye’de ikametgâhı bulunmayanlar,
yurt dışında
sahip oldukları varlıklar için Türkiye’de hangi vergi dairesine
beyanname verebileceklerdir?
CEVAP 11)
Aşağıda belirtilen Vergi Dairelerinden herhangi birisine beyannamelerini
verebilirler.
-
İstanbul’da
Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğü,
-
Ankara’da
Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğü,
-
İzmir’de
Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 12) Yurt dışı
ve
yurt içi
varlıkların değeri üzerinden
hangi oranda
vergi ödenecektir?
CEVAP 12)
Bildirim veya beyanda bulunulan
yurt dışı varlıkların
değerleri üzerinden
% 2,
beyan edilen yurt içi varlıkların
değerleri üzerinden ise
% 5 oranında
vergi ödenecektir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 13) Vergi dairelerine beyan edilen
varlıkların vergisi, hangi tarihe kadar ödenecektir?
CEVAP 13)
Gerek
yurt dışında
gerekse
yurt içinde
sahip olunan ve vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değerleri
üzerinden tarh edilecek vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın
sonuna kadar ödenecektir.
ÖRNEK :
Mükellef (A) tarafından, bağlı bulunduğu Vergi Dairesine beyan edilen
Kanun kapsamındaki varlıklarının değeri üzerinden 22 Temmuz 2009
tarihinde tarhiyatı yapılarak hesaplanan vergi, tarhiyatın yapıldığı
Temmuz ayını izleyen Ağustos ayının sonuna
kadar ödenecektir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 14) Yurt dışında
sahip olunan varlıklara ilişkin beyanname
elektronik ortamda verilebilir mi?
CEVAP 14)
340 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve
esaslar doğrultusunda elektronik ortamda verilebilecektir.
Gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini
elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler
ise, yurt dışında sahip oldukları varlıklara ilişkin beyannamelerini de
elektronik ortamda vermek
zorundadırlar.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 15)
Banka veya aracı kurumlara bildirim yapılması halinde, vergi dairelerine
de ayrıca beyanda bulunulacak mıdır?
CEVAP 15)
Hayır.
Banka veya aracı kurumlara 5811 sayılı Kanun kapsamında
bildirimde bulunanların, bildirimde bulundukları varlıklara ilişkin
olarak ayrıca vergi dairelerine beyanda bulunmalarına gerek yoktur.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 16) Yurt dışında
sahip olunan varlıklara ilişkin olarak gerçek veya tüzel kişilerce banka
veya aracı kurumlara yapılacak
bildirimlerin bizzat kendileri
tarafından yapılması
zorunlu mudur?
CEVAP 16)
Gerçek veya tüzel kişilerce
yurt dışında
sahip olunan varlıklara ilişkin olarak yapılacak söz konusu
bildirimlerin,
yetkili kılınmış
vekilleri
veya
kanuni temsilcileri
tarafından
yapılabilmesi mümkündür.
SORU 17)
Banka veya aracı kurumlara bildirilen veya vergi dairelerine beyan
edilen
yurt dışında
sahip olunan varlıklara ilişkin olarak, banka, aracı kurumlar veya vergi
dairelerince herhangi bir belge istenilecek midir?
CEVAP 17)
Kanun kapsamında bildirilen varlıklara ilişkin olarak banka veya aracı
kurumlar ile vergi daireleri tarafından
herhangi bir belge istenmeyecektir.
Sadece taşınmazlara
ilişkin bilgilerin doğruluğunun kontrol edilmesi amacıyla, söz konusu
taşınmazlara
yurt dışında
sahip olunduğuna ilişkin
kanaat verici belgenin ibraz edilmesi yeterli olacaktır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 18)
Gerçek veya tüzel kişilerce 5811 sayılı Kanun Kapsamında beyan edilen
varlıklara ilişkin
kanaat verici belgelerin saklanması gerekli midir?
CEVAP 18)
Söz konusu kanaat verici belgelerin gerektiğinde vergi incelemesine
yetkili olanlara ibraz edilmek üzere
zamanaşımı süresince saklanması gerekmektedir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 19) Yurt dışında
sahip olunan ve banka veya aracı kurumlara bildirilen varlıklara ilişkin
olarak bu kurumlarca varlıkların bildirim değeri üzerinden hesaplanan %
2 oranındaki vergi, banka veya aracı kurumlara ne zaman ödenecektir?
CEVAP 19)
Banka veya aracı kurumlara bildirimi yapılan varlıklara ilişkin bildirim
değeri üzerinden % 2 oranında hesaplanan verginin, bildirimin yapıldığı
banka veya aracı kurumlara bildirim tarihi itibarıyla ödenmesi
gerekmektedir.
Ödenmemesi halinde banka veya aracı kurumların söz konusu bildirimi alma
zorunluluğu yoktur.
[ İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek ve tüzel kişilerin 5811
sayılı Kanunun “Uygulama Esasları” başlıklı 3. maddesi uyarınca
yapılacak işlemlerine ilişkin taleplerini yerine getirmeye mecburdurlar.
]
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 20) Banka veya aracı kurumlarca,
kendilerine bildirilen varlıkların bildirim değerleri üzerinden
hesapladıkları vergiler,
kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları
vergi dairesine ne zaman ödenecektir?
CEVAP 20) Banka veya aracı kurumların,
varlıkların bildirim değeri üzerinden % 2 oranında
hesapladıkları vergileri,
aylık olarak
vergi sorumlusu sıfatıyla
bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar
kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairesine beyan etmeleri
ve tahakkuk edecek vergileri aynı süre içerisinde
ödemeleri gerekmektedir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 21)
01 Haziran 2009 tarihi itibarıyla
yurt dışında
sahip olunan ve Kanun kapsamında beyan edilen veya bildirilen varlıklar
Türkiye’ye ne zaman getirilecektir?
CEVAP 21)
Tevsik edilmesi kaydıyla, taşınmazlar dışındaki varlıkların
beyan veya bildirim tarihinden itibaren 1 ay içinde
Türkiye’ye
getirilmesi
ya da Türkiye’deki
banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi
gerekmektedir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 22)
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bildirim veya beyandan önce
Türkiye’ye getirilen ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda
açılan bir hesaba transfer edilen varlıklara ilişkin olarak da Kanun
hükümlerinden yararlanılabilecek midir?
CEVAP 22)
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bildirim veya beyandan önce
Türkiye’ye getirilen ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda
açılan bir hesaba transfer edilen varlıklara ilişkin olarak Kanunda
öngörülen sürede bildirim veya beyanda bulunulması ve diğer şartların da
yerine getirilmesi kaydıyla Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.
Bu koşulların gerçekleşmemesi halinde, Kanunun 3. maddesinin 5.
fıkrası hükmünden yararlanılması mümkün değildir.
Bu nedenle, söz konusu varlıkların 01 Haziran 2009 tarihi
itibarıyla yurt dışında bulunduğunun, bu varlıklara yurt dışında sahip
olunduğunun ve ilgili (kambiyo, gümrük, yabancı sermaye gibi) mevzuat
çerçevesinde Türkiye’ye getirildiğinin kanaat verici belgelerle ispat
yükümlülüğü mükelleflere ait olacaktır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 23)
Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen
varlıklar dolayısıyla Kanun hükümlerinden faydalanılabilinir mi?
CEVAP 23) Evet.
- Şirketlerin kanuni temsilcileri,
- Şirketlerin ortakları,
- Şirket veya şirketin ortakları adına Kanun kapsamına giren
varlıkları 01 Haziran 2009 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca
düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden
değerlendirmeye yetkili olanlar;
- Yurt dışında sahip oldukları varlıklarını, şirket adına
bildirime ve beyana konu edebilirler.
- Türkiye’de bulunan varlıklarını şirket adına beyan edebilirler.
Yurt dışı varlıkların Türkiye’ye getirilmesi, Türkiye’deki
varlıkların ise süresi içinde sermaye artırımında kullanılması
gerekmektedir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 24)
Gerek yurt dışında gerekse Türkiye’de bulunan varlıkların,
bildirim veya beyan değeri
ne olacaktır?
CEVAP 24)
Söz konusu varlıkların, vergi dairelerine beyan edilmesi ile banka veya
aracı kurumlara bildirilmesinde ya da yasal defterlere kaydedilmesinde,
bu varlıkların rayiç bedelinin Türk Lirası karşılığı esas alınacaktır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 25)
5811 sayılı Kanunda geçen
“rayiç bedel”
ifadesiyle kastedilen nedir?
CEVAP 25)
Kanunda geçen “rayiç bedel”, söz konusu varlıkların sahiplerince
bildirim veya beyan tarihi itibarıyla belirlenen alım-satım bedeli olup,
bu bedelin gerçek durumu yansıtması gerekmektedir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 26)
Döviz ve döviz cinsi varlıkların bildirim ve beyan değeri nasıl
hesaplanacaktır?
CEVAP 26)
Döviz ve döviz cinsinden varlıklarda T.C. Merkez Bankası
döviz alış kuru dikkate alınarak Türk Lirası karşılığı
beyana ve bildirime konu edilecektir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 27) Yurt dışında
sahip olunan ve 5811 sayılı Kanun kapsamında bildirim veya beyana konu
edilen varlıkların
yasal
defterlere kaydedilmesi zorunlu mudur?
CEVAP 27) Hayır.
Ancak,
istenilmesi halinde
yasal defterlere kaydedilebilecektir. Ayrıca, bildirim veya beyanda
bulunanların, mahsup imkânından yararlanabilmeleri için bunların kayıt
altında olması gerekmektedir.
Ancak, yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların şirket adına beyan
edilmesi durumunda ilgili şirket; şahısları adına beyan edilmesi halinde
bu şahısların kendileri, Kanunun sağladığı avantajlardan
yararlanabileceğinden, şirket adına bildirim veya beyana konu edilen
varlıkların anılan şirketin yasal kayıtlarına intikal ettirilmesi
zorunludur.
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu Kanun hükümleri
uyarınca yasal defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel
fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap sermayenin cüz’ü addolunacak
ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacaktır. Fon
hesabında tutulan bu tutarlar, işletmenin tasfiye edilmesi halinde
vergilendirilmeyeceği gibi Gelir Vergisi Kanunu’nun 81. maddesi ile
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19 ve 20. maddeleri uyarınca gerçekleşecek
devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyecektir.
Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre
defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca
göstereceklerdir.
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince yukarıda yapılan
açıklamalara göre yasal defterlere kaydedilen bu varlıklar, dönem
kazancının tespitinde gelir unsuru olarak dikkate alınmayacaktır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 28)
Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin,
Türkiye’de sahip
oldukları varlıkları kayıtlarına intikal ettirmeleri zorunlu mudur?
CEVAP 28) Evet.
Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin taşınmazlar
dışındaki varlıklarını, öncelikle
beyan tarihi itibarıyla
banka veya aracı kurumlardaki
hesaplara yatırmaları,
bu şekilde banka veya aracı kurumlara yatırılarak varlığı ispatlanan
varlıkların, bu tutarlar üzerinden, Vergi dairelerine beyan edilen
taşınmazların ise, vergi dairelerine beyan edilen değeriyle yasal
defterlere kayıt edilmesi, bu şekilde, Kanun hükümlerine göre yasal
defterlere kaydedilen varlıklar için pasifte özel bir fon hesabı
açılması, sermayenin cüz’ü addolunan bu fon hesabının
beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye ilave edilmesi
gerekmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre söz konusu mükelleflerce yasal
defterlere kaydedilen bu varlıklar dönem kazancının tespitinde gelir
unsuru olarak dikkate alınmayacaktır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 29)
Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter
tutan mükelleflerin,
Türkiye’de sahip
oldukları varlıkları kayıtlarına intikal ettirmeleri zorunlu mudur?
CEVAP 29) Evet.
Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre
defter tutan mükelleflerin, taşınmazlar dışındaki varlıklarını öncelikle
beyan tarihi itibarıyla
banka veya aracı kurumlardaki hesaplara
yatırmaları gerekmektedir.
Bu şekilde banka veya aracı kurumlara
beyan tarihi itibarıyla
yatırılarak varlığı ispatlanan varlıklar ile taşınmazların, beyan edilen
değerleri üzerinden serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı
defterine
kayıt edilmesi gerekmektedir.
Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde gelir
unsuru olarak dikkate alınmayacaktır.
SORU 30) Defter tutma yükümlülüğü bulunmayan
gelir vergisi mükelleflerinin de Türkiye’de sahip oldukları varlıkları
için, defter tutma yükümlülüğü olan mükellefler gibi 5811 sayılı Kanunun
3. maddesinin 2. fıkrası hükümlerinden
faydalanarak beyanda bulunmaları mümkün müdür?
CEVAP 30) Evet.
Defter tutma yükümlülüğü bulunmayan mükelleflerce Türkiye’de
sahip olunan ve beyan edilen taşınmazlar dışındaki varlıklara ilişkin
tutarların banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırılması gerekli
olup, bu Kanun hükümlerinden faydalanılabilmesi için başkaca bir şart
aranmayacaktır.
Söz konusu varlıklara ilişkin tutarların banka ve aracı kurumlara
yatırılmaması halinde, Kanunun 3. maddesinin 5. fıkra hükmünden
yararlanılamayacaktır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 31)
5811 sayılı Kanun kapsamında bildirilerek veya beyan edilerek yasal
defter kayıtlarına intikal ettirilen taşınmazlar hakkında 213 sayılı
Vergi Usul Kanununda yer alan amortismanlara ilişkin hükümler
uygulanacak mıdır?
CEVAP 31)
Hayır.
Bildirilerek veya beyan edilerek yasal defter kayıtlarına intikal
ettirilen 5811 sayılı Kanun kapsamındaki taşınmazlar hakkında, 213
sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan amortismanlara ilişkin hükümler
uygulanmayacaktır.
Yani, taşınmazlar üzerinden amortisman ayrılmayacaktır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 32)
Kanun kapsamında ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisi matrahının
tespitinde gider olarak dikkate alınabilir mi ya da başka bir vergiden
mahsup edilebilir mi?
CEVAP 32)
Kanun kapsamında ödenen vergilerin, hiçbir suretle gelir veya kurumlar
vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması ya da başka
bir vergiden mahsup edilmesi mümkün değildir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 33)
İşletmeye kaydedilen Kanun kapsamındaki varlıkların daha sonra elden
çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması
bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim
olarak kabul edilecek midir? Gelir elde edilince ne olacaktır?
CEVAP 33)
İşletmeye kaydedilen Kanun
kapsamındaki varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan
zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya
kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak
kabul edilmeyecektir.
Ancak, bunlardan bir gelir elde edilmesi halinde verginin konusuna
gireceği tabiidir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 34)
Kanun kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar dolayısıyla
inceleme yapılacak mıdır?
CEVAP 34)
Hayır.
Yurt içinde ve yurt dışında sahip olunan varlıklardan bildirime
ve beyana konu edilenler ile ilgili olarak 01 Ocak 2008 tarihinden
önceki dönemlere ilişkin, bu bildirim veya beyanlardan hareketle vergi
incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılması söz konusu olmayacaktır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 35)
1 Ocak 2008 tarihinden önceki dönemlerle ilgili olarak 19 Haziran 2009
tarihinden önce başlayan
vergi incelemeleri sonucu bulunan matrah farklarından, Kanun kapsamında
bildirilen veya beyan edilen varlıklara ilişkin tutarlar mahsup edilecek
midir?
CEVAP 35)
Hayır.
1 Ocak 2008 tarihinden önceki dönemlerle ilgili olarak 19 Haziran
2009
tarihinden önce başlayan
vergi incelemeleri 5811 sayılı Kanunun 3. maddesinin 5. fıkrası hükmü
kapsamında değerlendirilmeyecektir. Dolayısıyla, söz konusu vergi
incelemeleri sonucu bulunan matrah farklarından, Kanun kapsamında
bildirilen veya beyan edilen varlıklara ilişkin tutarlar mahsup
edilemeyecektir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 36)
2008 takvim yılı ve sonraki dönemlere ilişkin olarak yapılacak vergi
incelemelerinde 5811 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılabilecek
midir?
CEVAP 36)
Hayır.
01 Ocak 2008 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin yapılacak vergi
incelemelerinde 5811 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılması mümkün
değildir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 37)
Kanun kapsamında bildirim veya beyan dışındaki herhangi bir nedenle, 1
Ocak 2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak
19 Haziran
2009 tarihinden sonra
yapılacak vergi incelemeleri sonucu gelir, kurumlar ve katma değer
vergisi yönünden tespit edilen matrah farklarından, Kanun kapsamında
bildirilen veya beyan edilen tutarlar mahsup edilecek midir?
CEVAP 37) Evet.
İnceleme esnasında vergi incelemesine yetkili olanlar, Kanun
kapsamında bildirilen veya beyan edilen tutarları mahsup etmek suretiyle
vergi inceleme raporları tanzim edeceklerdir.
Mahsup uygulaması,
gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen
matrah farklarıyla sınırlı
olup, mükelleflerin, gelir, kurumlar ve katma değer vergisine ilişkin
vergi farkları ve haksız iadeden kaynaklanan tarhiyatlar ile bu vergiler
dışındaki diğer vergilere yönelik yapılacak inceleme ve tarhiyatlar
bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.
Ancak, 5811 sayılı Kanunda 5917 sayılı Kanunla yapılan değişiklik
sonrasında, Kanun kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklara
ilişkin tutarların indirimi reddedilen katma değer vergisine esas teşkil
eden bedelden mahsubuna imkân tanındığından, 19/06/2009 tarihinden sonra
başlanılan ve 01/01/2008 tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine
ilişkin olan vergi incelemeleri neticesinde indirimi reddedilen katma
değer vergisine esas teşkil eden bedelden, Kanun kapsamında 10/07/2009
tarihinden sonra bildirilen veya beyan edilen varlıklara ilişkin
tutarlar mahsup edilecektir.
Vergi incelemesine yetkili olanlar, bildirilen veya beyan edilen
tutarlara ilişkin olarak Kanunda öngörülen koşulların gerçekleşip
gerçekleşmediğini ayrıca kontrol edeceklerdir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 38)
İşletmelerin bilançolarında ortaklar cari hesabında yer alan ortaklara
borç tutarları, hangi şartlar dahilinde 5811 sayılı Kanun hükümlerine
tâbi olacaktır?
CEVAP 38)
İşletmelerin bilançolarında, ortaklar cari hesabında yer alan ortaklara
borç tutarları;
Bankalara işletme adına yatırılması, vergi
dairelerine beyan edilerek üzerinden % 5 oranında vergi
ödenmesi, bilançonun pasifinde açılacak özel fon
hesabına kaydedilmesi ve süresi içinde sermayeye ilave
edilmesi şartıyla, 5811 sayılı Kanun hükümlerine tâbi
olacak ve bu şekilde beyan edilen tutarlar Kanunun 3.
maddesinin 5. fıkrası çerçevesinde değerlendirilecektir.
SORU 39) 5917 sayılı Kanunla
5811 sayılı Kanuna eklenen geçici 3. madde gereğince
28 Şubat 2010
tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen
hangi kazançlar
gelir veya kurumlar vergisinden istisnadır?
CEVAP 39)
Tam mükellefiyete tâbi gerçek kişi ve kurumların 01 Mayıs 2009-31
Aralık 2009 tarihleri arasında elde ettikleri,
- Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin;
iştirak hisselerinin satışından doğan kazançlar,
- Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde
edilen;
iştirak kazançları,
- Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla
elde ettikleri
ticari kazançları.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 40)
5811 sayılı Kanunun geçici 1. ve 5917 sayılı Kanunla eklenen geçici 3.
maddesi gereğince
kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden
doğan kazançların gelir ve kurumlar vergisinden istisna olması için
hangi tarihlerde Türkiye’ye getirilmesi gerekmektedir?
CEVAP 40)
Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların
tasfiyesinden doğan ve
31 Ekim 2009 tarihinden önce elde edilen kazançların bu tarihe kadar, 01
Kasım 2009-31 Aralık 2009 tarihleri arasında elde edilen söz konusu
kazançların ise 31 Aralık 2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer
edilmesi gerekmektedir
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 41) 5811 sayılı Kanunun geçici 1. ve 5917 sayılı Kanunla
eklenen geçici 3. maddesi gereğince söz konusu maddelerde belirlenen
tarihlerde Türkiye’ye getirilmek kaydıyla 2009 yılı içinde elde edilen
yurt dışı iştirak kazançları ve yurt dışı iştirak hisselerinin elden
çıkarılmasından sağlanan kazançlar nasıl beyan edilecektir?
CEVAP 41)
Söz konusu kazançlar 2009 yılına ilişkin verilecek gelir veya kurumlar
vergisi beyannamesinde gelir veya kurum kazancına dahil edilmek ve
beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle vergiden istisna
edilebilecektir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 42) 5811 sayılı Kanunun geçici 1. ve 5917 sayılı Kanunla
eklenen geçici 3. maddesi gereğince söz konusu maddelerde belirlenen
tarihlerde Türkiye’ye getirilmek kaydıyla 2009 yılı içinde elde edilen
yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen
şube kazançları nasıl beyan edilecektir?
CEVAP 42)
Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen
şube kazançları takvim yılının son günü itibarıyla kesin olarak tespit
edileceğinden, 2009 yılına ilişkin olarak elde edilen bu türden
kazançlar 2009 yılında geçici vergi dönemleri itibarıyla geçici vergi
beyanına konu edilmiş olsa dahi, sözü edilen maddelerde belirlenen
tarihlerde Türkiye’ye transfer edilmek şartıyla, 2009 yılına ilişkin
verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire
veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında
gösterilmek suretiyle istisnaya konu edilecektir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 43)
Kanunun yürürlüğe girdiği 22 Kasım 2008 tarihinden önce elde edildiği
halde
kayıtlara intikal ettirilmeyen
ve
beyan dışı bırakılan iştirak kazançları, iştirak hisselerinin elden
çıkarılmasından sağlanan kazançlar, yurt dışı şube kazançları ile
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce elde edilen yurt dışı tasfiye
kazançları
ile ilgili olarak da Kanun kapsamında istisna hükümlerinden
yararlanılması mümkün müdür?
CEVAP 43) Hayır.
Ancak, söz konusu kazançların Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasında
belirtilen hükümden yararlanarak Türkiye’ye getirilme imkânı
bulunmaktadır.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 44) 5811 sayılı kanun kapsamında tahakkuk eden vergiler tecil
edilmesi mümkün müdür?
CEVAP 44) 5811 sayılı Kanun kapsamında tahakkuk eden vergiler
hiçbir şekilde tecil edilmeyecektir.
------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 45) 22 Kasım 2008 tarihi ile 02 Mart 2009 tarihleri arasında
yapılan bildirim veya beyanlar nedeniyle tahakkuk eden verginin
vadesinde ödenmemesi halinde 01 Ocak 2008 tarihinden önceki dönemlere
ilişkin olarak 22 Kasım 2008 tarihinden sonra yapılacak vergi
incelemeleri sonucu gelir, kurumlar ve kdv (indirim reddiyatı hariç)
yönünden tespit edilen matrahtan bildirilen ve beyan edilen matrahlar
mahsup edilebilir mi?
CEVAP 45) Evet.
Ancak, mahsup işleminin yapılabilmesi için tahakkuk eden verginin 30
Eylül 2009 tarihine kadar gecikme zammıyla birlikte ödenmesi gerekir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 46) 5811 sayılı kanun kapsamında beyan edilen varlıkların
beyannamede düzeltme yapmak suretiyle çıkarılması mümkün müdür?
CEVAP 46)Hayır.
Beyannamede düzeltme yaparak çıkarılması mümkün değildir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 47) 10 Temmuz 2009 tarihi ile 31 Aralık 2009 tarihleri arasında
yapılan bildirim veya beyanlar nedeniyle tahakkuk eden verginin
vadesinde ödenmemesi halinde 01 Ocak 2008 tarihinden önceki dönemlere
ilişkin olarak 19 Haziran 2009 tarihinden sonra yapılacak vergi
incelemeleri sonucu bulunan matrahtan bildirilen ve beyan edilen
matrahlar mahsup edilebilir mi?
CEVAP 47) Hayır.
Mahsup işleminin yapılabilmesi için tahakkuk eden verginin
vadesinde ödenmesi şarttır.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 48) 10 Temmuz 2009 tarihi ile 31 Aralık 2009 tarihleri arasında
yapılan bildirim ve beyanda bulunanlar hakkında 01 Ocak 2008 tarihinden
önceki dönemlere ilişkin olarak 19 Haziran 2009 tarihinden önce
haklarında vergi incelemeleri başlanmış olanlar Kanunun 3. maddesinin 5.
fıkrası hükümlerinden yararlanabilir mi?
CEVAP 48) Hayır.
19 Haziran 2009 tarihinden önce vergi incelemesi başladığından mahsup
imkânından yararlanmaları mümkün değildir.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 49) Tapuda yapılacak işlemler için harç ve damga vergisi
istisnasından hangi şirketlerin faydalanması mümkündür?
CEVAP 49) Sermaye şirketleri olan anonim, eshamlı komandit ve
limited şirketlerin faydalanması mümkündür.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 50) Vadeli çek ve senetler dolayısıyla 5811 sayılı Kanun
hükümlerinden yararlanılması mümkün müdür?
CEVAP 50) Hayır.
Vadeli çek ve senetler menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı
sayılmadığından 5811 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılması mümkün
değildir.
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı © 2007 |
|
www.ivdb.gov.tr |