|
1
|
|
|
2
|
- KVK’nun 13’üncü maddesine göre safi kurum
kazancının tespitinde, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanunu’nun 14 ve 15. maddeleri hükümleri ile 193
sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40 ve 41. maddeleri
hükümlerinde belirtilen indirilecek ve indirilemeyecek
giderler dikkate alınmakta olup, indirilecek giderler
aşağıda sıralanmaktadır.
|
|
3
|
- 1- Kazancın Elde Edilmesi ve İdame Ettirilmesi
İçin Yapılan Genel Giderler :
- a) Belgeli Giderler :
- Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinin 1. bendinde ticari
kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için
yapılan genel giderlerin indirim konusu yapılabileceği
hüküm altına alınmıştır.
|
|
4
|
- Genel giderlerin indirilebilmesi için, yapılan giderin;
- Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için
yapılmış olması,
- Vergi Usul Kanunu’nda belirtildiği şekilde, vergi
kanunlarında belirtilen haller müstesna olmak üzere,
belgelendirilmesi gerekmektedir.
- Ayrıca, yapılan giderin maliyet unsuru olmaması, giderin
kazancın elde edilmesi için veya gelir harcaması
çerçevesinde yapılması, yapılan gider
karşılığında maddi veya gayri maddi bir
kıymet iktisap edilmemiş olması gerekir.
|
|
5
|
- Kırtasiye, Temizlik, Isıtma, Aydınlatma, Su ve Telefon
Giderleri :
- Firmalar tarafından yapılan su, elektrik, doğalgaz ve
telefon harcamaları, bu harcamaların
yapıldığı birimlere bağlı olarak gider
veya maliyet unsuru olarak dikkate alınacaktır.
|
|
6
|
- İşyeri ve Taşıt Kira Giderleri :
- Firmaların taşıt kiralamaları halinde bu kiralama
nedeniyle yaptıkları ödemeler GVK’nun 40/1.
maddesine göre genel gider olarak dikkate alınacaktır.
- Ancak, kiralanan taşıta ait diğer giderler 40/5. maddeye
göre, gider yazılacaktır.
|
|
7
|
- Kiralanan işyerine ilişkin kira giderleri, ticari
kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi amacıyla
yapılması durumunda, genel gider olarak indirilebilecektir.
- Kiralanan işyerinin üretimle ilgili olması halinde,
söz konusu kiralama ile ilgili olarak yapılan ödemeler,
genel gider değil, üretim maliyetinin bir parçası
olacaktır. Peşin ödenen kiralar ilgili olduğu
dönemde gider olarak indirilebilecektir.
|
|
8
|
- Yapılan İşle Orantılı Temsil ve
Ağırlama Giderleri :
- Ticari kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesi ile
yapılan giderler arasında direkt bağlantı
kurulduğu takdirde, bu tür ödemeler, gider olarak dikkate
alınabilecektir.
- Bina, Taşıt, Emtia ve Bunlara Yönelik Sigorta Giderleri
:
- Bina, taşıt ve emtiaya ilişkin yaptırılacak
sigorta giderleri genel gider olarak indirilebilecektir.
|
|
9
|
- Finansman Giderleri :
- Faaliyetin yürütülmesine yönelik olarak
sağlanan finansmanlar için ödenen faizler, bu
harcamaların yapıldığı birime göre,
örtülü sermaye örtülü kazanç
oluşturmaması kaydıyla, maliyete intikal ettirilecek veya
dönem kazancının tespitinde genel gider olarak
indirilebilecektir.
|
|
10
|
- 163 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’ne göre,
yatırım finansmanında kullanılan kredilerin
faizlerinden kuruluş dönemine ait olanların maliyete
eklenmesi, işletme dönemine ait olanların ise gider veya
maliyet unsuru olarak dikkate alınması
mümkündür. Döviz kredilerinden kaynaklanan kur
farklarından sabit kıymetin iktisap edildiği dönem
sonuna kadar olanların kıymetin maliyetine, bu dönemden
sonra çıkanların ise ait oldukları yıllarda
gider yazılması veya maliyete intikal ettirilmesi söz
konusu olacaktır.
|
|
11
|
- Alınan kredinin mal alımında kullanılması
halinde, stoklara girdiği tarihe kadar olan kur
farklarının maliyete intikal ettirilmesi, bu tarihten sonraki
kur farklarının doğrudan gider kaydedilmesi mümkündür.
- Kredi kullanılarak veya döviz cinsinden
borçlanılarak satın alınan hisse senetlerinin
satın alınmasından sonra doğan finansman giderleri
ve kur farklarının doğrudan gider kaydedilmesi mümkündür.
|
|
12
|
- Enflasyon düzeltmesi yapılırken aktif kıymetlerin
maliyet bedelleri içerisinde yer alan finansman giderlerinin reel
olmayan kısımları
ayrıştırılmıştır.
- VUK’nun geçici 25’inci maddesinin (c) bendine 5228
sayılı Kanunun 11’inci maddesiyle eklenen (3)
numaralı alt bent ile, 31/12/2003 tarihli bilançoya ait
düzeltme işlemleriyle sınırlı olmak üzere,
amortisman süresi bitmemiş kıymetlere ilişkin
maliyet veya alış bedelinden düşülen reel
olmayan finansman maliyetinden amortisman ayrılmamış
(yani 2003 sonu itibariyle henüz itfa edilmemiş) tutarın,
2004 ve sonraki yıllarda 5 yılda ve 5 eşit taksitte
dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate
alınacağı hükme bağlanmıştır.
|
|
13
|
- Bu hükme istinaden aktif kıymetlerin maliyet bedelleri
içinden ayrıştırılan reel olmayan finansman
giderlerinden 2003 sonu itibariyle henüz itfa edilmemiş
tutarlar hesaplanarak, beşti biri 2004 yılı beyannameleri
üzerinde itfa edilmiş, yani matrahtan
düşülmüştür. 2005 yılı
beyannameleri üzerinde ikinci taksidin itfa işlemi
yapılacaktır.
|
|
14
|
- Pazarlama, Satış, Dağıtım ve Reklam Giderleri
:
- Piyasadan satın alınan veya ithal edilen malların
promosyon ürünü olarak müşterilere verilmesi,
mükellefler açısından pazarlama niteliğini
taşımakta ve bu malların alış bedelleri
GVK’nun 40/1. maddesine göre gider olarak
kaydedilebilmektedir.
- Firmalar tarafından hediye kampanyaları sonucu
dağıtılan ürünlerin alış bedelleri
gider olarak dikkate alınacaktır.
- Reklam nedeniyle yapılan harcamalar da gider olarak dikkate
alınacaktır.
|
|
15
|
- Ciro Primi :
- Müşteriye ödenen ciro priminin ödeyen kurum
tarafından gider, elde eden müşteriler tarafından da
hasılat kaydedilmesi gerekir.
|
|
16
|
- Factoring, Forfaiting Giderleri :
- Factoring, vadeli alacakların garanti altına
alınması ve tahsilat garantisi sağlanan vadeli
alacağın belli bir iskonto oranı ile factoring
şirketi tarafından vadesinden önce alacaklıya
ödenmesidir. Bu iskonto bedeli ve komisyonlar finansman gideri
olarak indirilebilecektir.
- Forfaiting, kredili mal ve hizmet ihracatından doğan ve
gelecekte tahsil edilecek orta vadeli, uygulamada bir banka
tarafından garanti edilmiş senetli ve senetsiz bir
alacağın vadeden önce satılarak tahsil edilmesidir.
|
|
17
|
- İşveren Tarafından SSK’ya Ödenen Sigorta
Primleri ile Emekli Sandığı’na Ödenen Emekli
Aidatları :
- İşveren tarafından ödenen SSK işveren
payı, ücret ödemesinin bir parçası olup,
GVK’nun 40. maddesinin 1. bendi kapsamında
değerlendirilerek gider yazılır.
- Yurt dışındaki kişilere ödenen komisyonlar,
reklam giderleri, reklamasyon ve simsariye giderleri de genel gider
olarak dikkate alınabilecektir.
|
|
18
|
- Götürü Gider Uygulaması, mükelleflerin yurt
dışındaki işleri ile ilgili olarak yapmış
oldukları giderlerden belgesi temin edilmeyenlerin, anılan
faaliyetlerden sağlanan hasılatın belli bir
oranını aşmamak şartıyla ticari
kazançtan indirilmesini öngören bir müessesedir.
- İhracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve
taşımacılık faaliyetlerinde bulunan
mükellefler, GVK’nun 40. maddesinin 1. bendinde
yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak
elde ettikleri hâsılatın binde beşini aşmamak
şartıyla yurt dışındaki bu işlerle ilgili
giderlerine karşılık olmak üzere
götürü olarak hesapladıkları giderleri de
indirebilirler. (Detay bilgi için 194, 197 ve 233 Seri No.lu
Gelir Vergisi Genel Tebliğlerine bakınız.)
|
|
19
|
- Türkiye ile yabancı ülkeler arasında
yaptıkları ulaştırma işlerinden kazanç
elde eden dar mükellefiyete tabi bulunanlar ile ihraç
kaydıyla mal tesliminde bulunan mükellefler, 233 Seri No.lu
Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca, istisnadan
yararlanamayacaklardır.
- Sadece Türk Lirası karşılığı
yapılan ihracat hasılatı, azami gider tutarının
tespitinde dikkate alınmayacaktır. KKTC’ye TL
karşılığı yapılan ihracat, döviz
cinsinden hasılat olarak kabul edilecektir.
|
|
20
|
- Götürü gider uygulamasından yararlanan
mükelleflerin, bu faaliyetleri nedeniyle yapmış
oldukları giderler nedeniyle işletmelerinin
malvarlığında bir azalma meydana gelmesi ve bu giderleri
gider hesaplarında izlemeleri gerekmektedir.
- Ayrıca, 233 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği
uyarınca, ihracatı gerçekleştirenler ihracat
hasılatlarının tamamını dikkate alarak
götürü gider uygulamasından yararlanacaklardır.
İhracatçıya ihraç kaydı ile mal teslim
edenlerin ise bu uygulamadan yararlanmaları mümkün
bulunmamaktadır.
|
|
21
|
- 2- Hizmetli ve İşçiye Sağlanan Menfaatler:
- İşverenler tarafından işyerinde
çalışan hizmetli ve işçilere yapılacak
her türlü ödeme ticari kazancın tespitinde indirim
konusu yapılabilecektir.
- Ancak, hizmetli ve işçiye sağlanan menfaatin ücret
olarak vergilendirildikten sonra mı, yoksa bazı istisnai
durumlar nedeniyle vergilendirilmeden mi gider yazılacağı
hususu Gelir Vergisindeki istisna ve muafiyetler dikkate alınarak
belirlenecektir.
|
|
22
|
- 2.1. Ücret Ödemeleri :
- Ödenen ücretler üzerinden tevkifat yapılmak
suretiyle gider olarak indirilebilecektir.
- 2.1.1. Büro Personeli Ücret Giderleri :
- Genel gider olarak ticari kazancın tespitinde indirim konusu
yapılabilecek ücret gideri büro personeline ait
olmalıdır. İmalatta çalışan
işçilerin ücretleri genel gider olarak dikkate alınmayacak
ve üretim maliyetinin bir unsuru olacaktır. Ayrıca
ücretler gayri safi tutarları üzerinden gider
yazılacaktır.
|
|
23
|
- 2.1.2. Yönetim Kurulu Üyelerine Ödenen Ücretler :
- Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri gibi limited
şirket müdürlerine de müdür sıfatıyla
katıldıkları toplantı başına huzur
hakkı veya muayyen bir aylık ücretin muvazaa ve
örtülü kazanç teşkil etmemek şartı
ile ödenmesi mümkündür.
|
|
24
|
- 2.1.3. Toplu İş Sözleşmeleri İle Eskiye
Yönelik Olarak Ödenen Ücretler :
- Bir toplu iş sözleşmesinin geçerlik süresi
sona ermesi ve yeni sözleşme müzakerelerinin uzaması
halinde, eski sözleşmeye göre ücret ödemesine
devam edilmekte ve yeni sözleşme eskisinin bittiği
ayı izleyen aydan geçerli olmak üzere
akdedildiğinde, geçmiş aylarla ilgili olarak ücret
farkı ödemesi yapılmaktadır.
|
|
25
|
- Anılan ücret farkları tahakkuk ve ödemesinin
yapıldığı yılın ücreti olarak dikkate
alınacaktır. Anılan farkların işçiye
ödenmesi veya işçiyi alacaklı konuma getiren
muhasebe kayıtlarının yapılması halinde,
söz konusu farklar tahakkuk etmiş ve ödenmiş
olmaktadır.
- Geriye dönük olarak ödenecek ücret farkları
için karşılık ayrılması durumunda,
ayrılan karşılık, gider olarak dikkate
alınacaktır.
|
|
26
|
- 2.1.4 Kıdem Tazminatları
- Kıdem tazminatları, GVK’nun 40/3. maddesi
hükmünce, işle ilgili olmak, mukavelename, ilam veya
kanun emrine dayanmak şartıyla, indirim konusu
yapılabilecektir.
- Ancak, kıdem tazminatları için ayrılan
karşılıkların matrahtan indirilmesi mümkün
değildir. Ödemenin yapıldığı yılda
indirim konusu yapılabilir.
|
|
27
|
- 2.2. Ayın Şeklinde Sağlanan Menfaatler:
- Gelir Vergisi Kanununda ayın şeklinde sağlanan bazı
menfaatler, istisna edilmiş bu istisna edilen kısmın
tamamı vergilendirilmeksizin, istisnayı aşan ve istisna
edilmeyen menfaatler, vergilendirilmek suretiyle gider olarak
indirilebilecektir.
|
|
28
|
- 2.2.1. Personele Yemek Vermek Suretiyle Sağlanan Menfaatler :
- GVK’nun 23/8. maddesine göre, işverenlerce hizmet
erbabına işyerinde veya müştemilatında yemek
vermek suretiyle sağlanan menfaatler herhangi bir tutarla
sınırlı olmaksızın vergiden müstesnadır.
- GVK’nun 40/2. maddesinde, mükellefin işinde
çalışan hizmetli ve işçilerin
işyerinde veya işyerinin eklentilerinde, yiyecek ve
barınma giderleri ticari kazancı tespitinde gider olarak
indirilecektir.
|
|
29
|
- Ancak, bu neviden harcamaların işyerinde veya işyerinin
eklentilerinde yapılmaması durumunda yapılan giderler
GVK’nun 40/1’inci maddesi çerçevesinde ticari
kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için
yapılan genel gider olarak dikkate alınacaktır.
(İşverenlerce, işyerinde veya
müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda
çalışılan günlere ait bir günlük
yemek bedelinin 2005 yılı için 7,5 YTL’si
(01/01/2006 tarihinden itibaren 8,25 YTL) vergiden istisna olup,
aşan kısım ise ücret olarak vergilendirilecektir.
Yemek bedeline KDV dahil edilmeyecektir.) İşverenlerce
personeline nakit şeklinde yapılan ödemeler ile evine
götürmek için verdiği ayınlar istisnadan
yararlanamayacaktır.
|
|
30
|
- 2.2.2 Personele Konut Tahsisi :
- Personele yapılan konut tahsisinin GVK’nun 61’inci
maddesi uyarınca ücret sayılarak vergilendirilmesi,
işletmenin ise anılan ücretin brüt
tutarını ücret gideri olarak genel giderler kapsamında
değerlendirerek ticari kazançtan indirim konusu yapması
gerekir.
- GVK’nun 40/2’nci maddesinde yapılan düzenleme ile
hizmetli veya işçilerin işyerinde veya işyerinin
müştemilatında barınma giderleri doğrudan gider
yazılabilecektir. Bu durumda söz konusu barınma bir
menfaat olarak değerlendirilmediğinden ücret olarak da
dikkate alınmadan gider olarak indirilebilecektir.
|
|
31
|
- GVK’nun 23/9’uncu maddesinde de genel olarak maden
işletmelerinde ve fabrikalarda çalışan
işçilere ve özel kanunlarına göre
barındırılması gereken memurlarla müstahdemlere
konut tedariki ve bunların aydınlatılması,
ısıtılması ve suyunun temini suretiyle sağlanan
menfaatler ile mülkiyeti işverene ait brüt alanı 100
m2’yi aşmayan konutların hizmet erbabına mesken
olarak tahsisi suretiyle sağlanan menfaatlerin gelir vergisine tabi
olmadığı hüküm altına
alınmıştır. Bu şekilde sağlanan
menfaatler, kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate
alınacaktır. Personele konut tahsisi KDV’den
istisnadır.
|
|
32
|
- 2.2.3. İşveren Tarafından Yapılan Giyim Giderleri :
- GVK’nun 40/2. maddesinde gider olarak dikkate alınabilecek
giyim giderleri, aynı Kanunun 27. maddesinde sayılan giyecek
giderleri ile sınırlandırılmıştır.
GVK’nun 27/2. maddesinde sayılan giyecekler ise;
demirbaş olarak verilen, yani resmi ve özel müesseselerce
çalışanlara işin gereği olarak verilen ve
bunların işten ayrılmaları halinde geri alınan
baret, kask, iş tulumu, iş önlüğü,
çizme gibi eşyalar, tek tip giysiler v.b. gibi giyim
eşyalarıdır.
- Hizmet erbabına özel hayatında kullanmak üzere,
işveren tarafından verilen giyim eşyası ayın
şeklindeki ücret olarak kabul edilir.
|
|
33
|
- 2.2.4. İşveren Tarafından Yapılan Taşıma
Giderleri :
- GVK’nun 23/10. maddesinde, hizmet erbabının toplu olarak
işyerlerine gidip gelmelerini sağlamak amacıyla
işverenler tarafından yapılan taşıma
giderlerinin gelir vergisinden istisna olacağı hüküm
altına alınmıştır.
- Servis aracı olarak kullanılan taşıtın
işletmenin mülkiyetinde olması halinde buna ait
harcamalar, gider yazılacaktır. Bu hizmetin dışardan
temini halinde yapılan harcamalar alınacak belgeler
doğrultusunda gider yazılacaktır.
|
|
34
|
- -Hizmet Erbabına Özel Makam Arabası Verilmesi:
- Ücret olarak vergilendirilip gider yazılabilecektir.
- -Hizmet Erbabına Toplu Taşım Kartları
Alınması :
- Ücret olarak vergilendirilip gider yazılabilecektir. Maliye
Bakanlığı’nın görüşleri bu
doğrultudadır.
- Personele verilen toplu taşım kartının bedeli net
ücret ödemesi olarak dikkate alınacaktır.
- -Yol Parası ve Benzeri Giderlerin Ödenmesi :
- Yapılan ödemeler brütleştirilmek suretiyle
vergilendirilip gider olarak dikkate alınabilecektir.
|
|
35
|
- 2.2.5. Personele Ayın Verilmesi :
- Ayın ve menfaat sağlanması durumunda işin
doğası gereği ödemenin net tutar üzerinden
yapıldığının kabulü gerekir. Bu durumda
GVK’nun 63. maddesinde belirtilen perakende satış
fiyatları ve emsal bedeller net ödeme olarak kabul edilip bu
tutarlardan brüte gidilecektir.
- Personele ücret olarak verilen ayınlar işletme
dışından elde edilmiş olabilir. Bu durumda söz
konusu ayının temini nedeni ile alınan faturanın KDV
dahil tutarı personele verilen ücretin net tutarı olarak
dikkate alınması gerekecektir. Bu tutardan hareketle brüt
ücret tutarı bulunarak gider yazılacak ücret
tutarı bulunacaktır.
|
|
36
|
- Personele işletme içinde üretilen malların
verilmesi durumunda bu malların ortalama perakende satış
fiyatı net ödeme olarak kabul edilip bu tutardan brüte
gidilecektir. İşletmenin hizmet sektöründe
olması durumunda personele hizmet şeklinde sağlanan
menfaatin emsal bedeli net ödeme olarak dikkate
alınacaktır.
|
|
37
|
- 2.2.6. Sigorta Primleri, Emekli Aidatları, Tedavi ve
İlaç Giderleri :
- SSK işçi payı, GVK’nun 40. maddesinin 2. bendi
kapsamında gider yazılır.
- Sigorta primleri ve emekli aidatları, Türkiye’de kanunla
kurulan sigorta şirketleri ve tüzel kişiliği haiz
bulunan emekli sandıklarına geri alınmamak üzere
ödenen tutarları ifade eder.
- Özel sigortalar için yapılan ödemeler bu kapsamda
değerlendirilmeyecektir. Özel sigortalar için
işverenlerce ödenen primler, ücretin brüt
tutarına dahil edilecek ve ücret gideri olarak GVK’nun
40/1’inci maddesi uyarınca gider olarak dikkate
alınacaktır.
|
|
38
|
- SSK Primlerinin gider yazılabilmesi için SSK’ya fiilen
ödenmiş olması gerekir. Bu nedenle, sigorta primleri,
dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın
fiilen ödendiği tarihte gider yazılacaktır.
- Ancak, 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesi gereğince bir
aya ait sigorta primleri ertesi ayın sonuna kadar
ödenebileceğinden, Aralık ayına ait olan sigorta
primlerinin ertesi yılın Ocak ayı içinde
ödenmesi durumunda bu primler Aralık ayının gideri
olarak dikkate alınabilecektir.
|
|
39
|
- Ayrıca, 3279 Sayılı Kanuna göre
mükellefçe ödenen sosyal güvenlik destekleme
primleri ile 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası
Kanununun 49’uncu maddesine göre, işsizlik sigortasına
işverenlerce ödenen primler de gider olarak dikkate
alınabilecektir.
- GVK’nun 40. maddesinin 2. bendine göre, hizmetli ve
işçilerin tedavi ve ilaç giderleri, indirim konusu
yapılacaktır.
İlaç ve tedavi giderlerin işyeri dışında
yapılması halinde, bu ödemeler ücret olarak
vergilendirilip gider yazılabilecektir. Gelir İdaresi
Başkanlığı’nın görüşleri
bu yöndedir.
|
|
40
|
- 3- Zarar, Ziyan ve Tazminatlar :
- Zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak dikkate
alınabilmesi için, işle ilgili olması, kanun
hükmü, sözleşme veya mahkeme ilamına
bağlı bulunması ve teşebbüs sahibinin suçlarından
doğmamış olması gerekir.
- Mükellefler, daha önce ilgili kurumla imzalamış
oldukları abonelik sözleşmeleri
çerçevesinde elektrik, su, doğalgaz ve telefon
ücretlerini zamanında ödemedikleri takdirde doğan
gecikme zamlarını gider yazabileceklerdir.
- Teşebbüs sahibinin suçlarından doğan
tazminatlar, GVK’nun 41/5’inci maddesine göre, kanunen
kabul edilmeyen giderdir.
|
|
41
|
- Bazı zarar, ziyan ve tazminatlar aşağıda
sıralanmıştır :
- -Personelin üçüncü kişilere verdiği
zararlar dolayısıyla ödenen tazminatlar,
- -Nakliye sırasında meydana gelen zararlar nedeniyle
ödenen tazminatlar,
- -İş kazaları dolayısıyla ödenen
tazminatlar,
- -Tahliye tazminatları,
- -Kıdem tazminatları.
|
|
42
|
- 4- Seyahat ve İkamet Giderleri :
- GVK’nun 40. maddesinin 4. bendine göre, yapılan seyahat
ve ikamet giderlerinin ticari kazancın tespitinde gider olarak
dikkate alınabilmesi için; işle ilgili olması,
işin genişliği ve önemi ile orantılı
olması, seyahat amacının gerektirdiği süre ile
sınırlı olması, otel faturası, uçak,
tren bileti gibi belgelerle kanıtlanmış olması
gerekir.
- Turistik mahiyetteki gezi harcamaları ile eş ile
çıkılan iş seyahati dolayısıyla
yapılan harcamaların eşe isabet eden kısmı
ise, gider olarak dikkate
alınmayacaktır.
|
|
43
|
- GVK’nun 24. maddesinin 2. bendine göre, Harcırah Kanunu
kapsamı dışında kalan müesseseler
tarafından idare meclisi başkanı ve üyeleri ile
denetçilerine, tasfiye memurlarına ve hizmet erbabına
(Harcırah Kanunu'na tabi olsun olmasın her türlü
sözleşmeli personel dahil) verilen gerçek yol
giderlerinin tamamı ile yemek ve yatmak giderlerine
karşılık verilen gündelikler, (Bu gündelikler
aynı aylık seviyesindeki devlet memurlarına verilen
gündeliklerden fazla ise veya devletçe verilen
gündeliklerin en yüksek haddini aşarsa, aradaki fark
ücret olarak vergiye tabi tutulur) gelir vergisinden
istisnadır.
- Dolayısıyla, mükellefler, yapmış oldukları
seyahat ve ikamet harcamalarını gider yazma konusunda,
GVK’nun 40/2. maddesinde yer alan gerçek gider
yöntemini seçebilecekleri gibi, aynı Kanunun 24/2.
maddesinde yer alan Harcırah yöntemini de seçebilirler
.
|
|
44
|
- 5- Taşıt Giderleri :
- GVK’nun 40. maddesinin 5. bendine göre, taşıt
giderlerinin hasılattan indirilebilmesi için, işle
ilgili olması, işletmeye dahil olması, işletmenin
aktifinde bulunmamakla birlikte, kiralama yoluyla edinilmesi gerekir.
- Taşıtların iktisadi değerlerini arttırmayan
bakım, onarım, tamirat gibi giderler, gider olarak dikkate
alınabilir.
- Taşıtların iktisadi değerlerini arttıran, motor
değiştirilmesi için yapılan giderler ilgili
oldukları taşıtın maliyetine eklenerek amortisman
yoluyla itfa edilir.
- Taşıtlar için yapılan sigortalar için
ödenen bedeller de doğrudan gider yazılabilir.
|
|
45
|
- 6- Ayni Vergi, Resim ve Harçlar :
- GVK’nun 40. maddesinin 6. bendine göre, işletme ile
ilgili olmak şartıyla, bina, arazi, gider, istihlak, damga,
belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim
ve harçlar, gider olarak dikkate alınacaktır.
- Buna göre, işletme ile ilgili olan, maddede sayılan ve
sayılanlarla aynı mahiyetteki vergiler, gider olarak kabul
edilmektedir.
- Ayrıca, anılan vergi, resim ve harçların gider
yazılması için tahakkuk etmeleri yeterli olup,
ödenmeleri şart değildir. Ancak, geç ödenme
nedeniyle ortaya çıkacak gecikme zamları ve cezalar
indirim konusu yapılmayacaktır.
|
|
46
|
- 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununa eklenen mükerrer
44’üncü madde ile yürürlüğe giren
Çevre Temizlik Vergisinin mükellefi, söz konusu vergiye
konu konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan
binaları kullananlar olduğu için, sahibi
bulundukları veya kiraladıkları (kiracı
sıfatıyla) işyerlerinde ticari faaliyetlerini idame
ettiren ticaret erbabının söz konusu işyerleri
için ödedikleri çevre temizlik vergilerini safi
kazancın tespit edilmesinde gider olarak indirmeleri
mümkündür.
|
|
47
|
- Emlak, belediye vergileri ile damga vergisi ve harçların
mükellef sıfatıyla ödenmesi durumunda gider olarak
dikkate alınması gerekir. Ancak verginin asıl
mükellefi olmayıp verginin yüklenicisi konumunda olan
gelir vergisi mükellefleri bu giderlerini bu bent kapsamında
değil GVK’nun 40/1’nci maddesi
çerçevesinde giderleştirebilirler.
- 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39. maddesi
uyarınca tahsil edilen Özel İletişim Vergisi,
aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca tahsil edilen Şans
Oyunları Vergisi ile 4481 sayılı Kanunun 10’uncu
maddesinin (c) bendine göre tahsil edilen Özel İşlem
Vergisi, gelir ve kurumlar vergisinin uygulamasında gider olarak
kabul edilmeyecek ve hiçbir vergiye mahsup edilemeyecektir. Buna
göre mükellefler ödedikleri Özel İşlem ve
Özel İletişim vergileri ile Şans Oyunları
Vergilerini ticari kazançlarının tespitinde gider
olarak dikkate alamayacaklardır.
|
|
48
|
- 7- Vergi Usul Kanunu Hükümlerine Göre Ayrılan
Amortismanlar :
- Vergi Usul Kanununun 313. maddesine göre, bir iktisadi kıymete
amortisman ayrılabilmesi için; işletmede
kullanılması, kullanım süresinin bir yıldan
fazla olması ve yıpranma, aşınma veya kıymetten
düşmeye maruz bulunması gerekir.
- Değeri 342 Sıra No.lu V.U.K. Genel Tebliği ile 2005 hesap
dönemi için 480 YTL’yi (354 Sıra No.lu V.U.K
Genel Tebliği ile 1.1.2006’dan itibaren 520 YTL) aşmayan
peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve
değeri 342 Sıra No.lu V.U.K. Genel Tebliği ile 2005 hesap
dönemi için 480 YTL’yi (354 Sıra No.lu V.U.K
Genel Tebliği ile 1.1.2006’dan itibaren 520 YTL) aşmayan
alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi
tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilecektir.
İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz
edenlerde bu had topluca dikkate alınacaktır.
|
|
49
|
- VUK’nun 315. maddesi gereğince, mükellefler amortismana
tâbi iktisadî kıymetlerini Maliye
Bakanlığının tespit ve ilân edeceği
oranlar üzerinden itfa edecek olup, ilân edilecek oranların
tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı
ömürleri dikkate alınacaktır. Aynı Kanunun
Mükerrer 315. maddesi gereğince, bilanço esasına
göre defter tutan mükelleflerden dileyenler, amortismana tabi
iktisadi değerlerini, azalan bakiyeler üzerinden amortisman
usulü ile yok edebileceklerdir. Bu usulde uygulanacak amortisman
oranı % 50'yi geçmemek üzere normal amortisman
oranının iki katı olacaktır.
|
|
50
|
- VUK’nun Mükerrer 320. maddesi gereğince, iktisadi ve
teknik bakımdan bir bütün teşkil eden değerler
için normal veya azalan bakiyeler usulü ile amortisman
usullerinden yalnız birisi uygulanabilecektir.
- Bir iktisadi değer üzerinden normal amortisman usulüne
göre amortisman ayrılmasına başladıktan sonra
bu usulden dönülemeyecektir. Ancak, bir iktisadi değer
üzerinden azalan bakiyeler usulüne göre amortisman
ayrılmaya başlandıktan sonra normal amortisman
usulüne geçilebilecektir. Bu suretle usul
değiştirenler keyfiyeti beyannamelerinde veya eski
bilançolarda belirtmeye mecburdurlar.
|
|
51
|
- Hesaplanan amortismanların, hesaplarda ayrıca gösterilmek
şartiyle ilgili bulundukları değerlerden doğrudan
doğruya indirilmesi veya pasifte ayrı bir
karşılık hesabında toplanması mümkündür.
- İşletmelere ait binek otomobillerinin aktife girdiği
hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle
kala ay süresi kadar amortisman ayrılır. Ayrılmayan
süreye isabet eden bakiye itfa süresinin son yılında
tamamen yok edilir. (VUK 320)
|
|
52
|
- 8- İşverenlerce Ödenen Sendika Aidatları :
- GVK’nun 40. maddesinin 8. bendinde, işverenlerce Sendikalar
Kanunu hükümlerine göre sendikalara ödenen
aidatların bir aylık tutarının işyerinde
işçilere ödenen çıplak ücretin bir
günlük toplamını aşmaması halinde,
söz konusu aidatların indirilebileceği hüküm
altına alınmıştır.
- 149 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin II/D Bölümü
gereğince; ilgili bulunduğu yılda ödenmeyen sendika
aidatları, daha sonraki yıllara ait ticari kazancın
tespitinde gider olarak dikkate alınmayacaktır.
|
|
53
|
- 9- Bireysel Emeklilik Sistemine Ücretli Adına Ödenen
Katkı Payları :
- GVK’nun 40. maddesinin 9. bendine göre, bireysel emeklilik
sistemine ödenen katkı paylarının ticari
kazançtan indirilebilmesi için, GVK’nun
63/3’üncü maddesinde belirtilen aylık ücretin
%10’u (bireysel emeklilik sistemi dışındaki
şahıs sigorta primleri için % 5’i) ve
yıllık asgari ücret tutarını aşmaması
gerekir.
- İşverenlerin, ücretliler adına bireysel emeklilik
sistemine ödedikleri katkı paylarının kazancın
tespitinde gider olarak indirilebilecek kısmının
hesabı esnasında, hizmet erbabının bireysel
emeklilik sistemine ödediği ve ücret matrahının
tespitinde gider olarak esas aldığı katkı
payını da dikkate alması gerekir.
|
|
54
|
- Özel şahıs sigorta primleri ile emekli ve yardım
sandıklarına ödenen aidat ve primler bu madde
kapsamı dışındadır. Bu ödemeler
ücretle ilişkilendirilmeyerek doğrudan gider olarak
dikkate alınacaktır.
- “Yıllık asgari ücret” ibaresi, asgari
ücretin yıllık brüt tutarını;
“aylık ücret” ibaresi de aylık brüt
ücret tutarını ifade etmektedir.
|
|
55
|
- 10- Fakirlere Yardım Amacıyla Bağışlanan
Gıda, Temizlik, Giyecek ve Yakacak Maddelerinin Maliyet Bedeli :
- Fakirlere yardım amacıyla gıda
bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve
vakıflara Maliye Bakanlığı’nca belirlenen usul
ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda,
temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedeli, 01.01.2004
tarihinden geçerli olmak üzere, safi kazancın
tespitinde indirilecektir.
|
|
56
|
- Özellikle inşaat sektöründeki firmalar
tarafından girilen ihale sonucunda ihalenin alınmaması
halinde, daha önce yapılan harcamalar, cari dönem
giderleri olarak dikkate alınabilecektir.
|
|
57
|
- Resmi ve özel müesseseler ve şahıslar hesabına
yabancı memleketlerde tahsilde veya stajda bulunan
öğrenci ve memurlara gider karşılığı
olarak verilen paralar, (özel müesseseler tarafından
yapılan ödemeler, benzeri devlet öğrenci ve
memurlarına verilen miktardan fazla olduğu takdirde, aradaki
fark ücret olarak vergiye tabi tutulur.) (Asli görev veya
memuriyet dolayısiyle alınan ücretler bu istisnaya dahil
değildir) resmî ve özel müesseselere ve
şahıslar hesabına Türkiye'de tahsilde bulunan
öğrenciye iaşe, ibate ve tahsil gideri olarak ödenen
paralar ile öğrencilere tatbikat dolayısıyla
öğretim müesseseleri veya tahsil masrafları deruhte
edenler tarafından verilen paralar, GVK’nun 28. maddesince
gelir vergisinden istisna edilmiştir.
|
|
58
|
- Firmalarca karşılıklı verilen bursların
amacı, bu öğrencilerin eğitimlerinden sonra
işletmede belirli bir yıl
çalışmalarını sağlamak olduğundan,
bu açıdan yapılan tahsil harcamalarının
ticari kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesi amacıyla
yapılmış giderler olarak kabul edilmesi gerekir.
- Tatbikat yapan öğrencilere verilen ücretler, gider olarak
dikkate alınacaktır. İşletmede
çalışanların öğrenim giderleri,
işin hacmi ve genişliği ile orantılı olması
koşuluyla, firmalar tarafından gider olarak dikkate
alınabilecektir.
|
|
59
|
- İş veya işletme ile ilgili olarak ortaya
çıkan davalarla ilgili olarak avukatlara yapılan
ödemeler ile bu davalar sonucunda ortaya çıkan mahkeme
masrafları, söz konusu davalara işletme sahibinin
şahsi kusurunun sebep olmaması halinde, indirim konusu
yapılabilir.
|
|
60
|
- Ticari bir sözleşmeye cezai şart konulmuş ise, bu
çeşit bir tazminat cezai mahiyette tazminat sayılmaz ve
gider olarak indirilebilir.
|
|
61
|
- Bu giderlerin tamamı hasılattan indirilebilecektir.
|
|
62
|
- Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan
yat, kotra, sürat teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve
helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas
faaliyet konusu ile ilgili olanların giderleri ile
amortismanları indirilebilecektir.
|
|
63
|
- Mali karın tespitinde dikkate alınacak karşılık
ayırabilmek için, Vergi Usul Kanununda veya diğer vergi
kanunlarında, özel bir hükmün bulunması
şartı aranmakta olup, Vergi Usul Kanunu’nda sabit
kıymetler, şüpheli alacaklar ve sermaye için;
Kurumlar Vergisi Kanununda sigorta şirketleri bakımından,
muallak hasar, cari muhataralar veya hayat sigortaları için
karşılık ayrılması
öngörülmüştür. Bu şekilde Vergi Usul
Kanunu ve kendi kanunlarındaki özel bir hükme dayanarak
ayrılan karşılıklar, gider olarak dikkate
alınacaktır.
|
|
64
|
- Vadesi gelmemiş senede bağlı alacaklar için
hesaplanan reeskont tutarı, dönem kazancının
tespitinde reeskont faiz gideri olarak dikkate alınacaktır.
Cari dönemde gider olarak dikkate alınan reeskont faiz
giderleri, ertesi yıl başında kar olarak kayıtlara
intikal ettirilecektir.
|
|
65
|
- Vadesi gelmemiş senede bağlı borçlar için
hesaplanan reeskont tutarı ise, dönem kazancının
tespitinde gelir olarak dikkate alınacaktır. Cari dönemde
kar olarak kayıt edilen
reeskont faiz gelirleri, ertesi yıl başında zarar
olarak kayıtlara intikal ettirilecektir.
|
|
66
|
- Çekler de kambiyo senedi olmalarına rağmen vadeleri
bulunmadığı için reeskonta tabi tutulamazlar.
04.04.2000 tarih ve E:1999/408, K:2000/144 sayılı
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararında;
çekin vade ve faiz kaydı taşımasının
yasal olarak mümkün bulunmadığı, uygulamada
çekin çeşitli sebeplerle vadeli düzenlenmiş
olmasının adına çek düzenlenen
mükellefin, ancak değerleme gününde vadesi
gelmemiş senede bağlı alacaklar için
uygulanması öngörülen VUK’nun 281’inci
maddesindeki düzenlemeden yararlandırılmasına olanak
vermeyeceğine hükmedilerek vadeli çeklerin reeskonta
tabi tutulamayacağı belirtilmiştir.
Dolayısıyla, Alınan Çekler için
hesaplanacak reeskont tutarları, dönem kazancının
tespitinde, kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate
alınacaktır.
|
|
67
|
- 1- Hisse Senedi ve Tahvil İhraç Giderleri :
- KVK’nun 14. maddesinin 1. bendinin parantez içi
hükmüne göre, hisse senedi ve tahvillerin ihraç
giderleri, aşağıdaki gibidir:
|
|
68
|
- -Senetlerin kağıt ve tabı giderleri,
- -Mahkeme, noter ve diğer tasdik ve tescil giderleri,
- -Damga resmi,
- -İhraç dolayısıyla ödenen sair harç ve
resimler,
- -İhraç dolayısıyla bankalara verilen komisyonlar,
- -Hisse senedi ve tahvillerin senetlerinin borsaya kaydı için
yapılan giderler,
- -Ve bunlara benzer diğer her türlü giderler.
|
|
69
|
- Hisse senedi ve tahvil ihraç giderlerinin kuruluş ve
örgütlenme gideri niteliğine sahip olması durumunda,
anılan giderlerin aktifleştirilmesi veya doğrudan gider
yazılması konusunda mükelleflerin seçimlik
hakları olacaktır.
|
|
70
|
- KVK’nun 14. maddesinin 2. bendinde, ilk tesis ve taazzuv
giderlerinin (kuruluş ve örgütlenme giderleri) kurum
kazancının tespitinde indirim konusu yapılacağı
belirtilmiş olup, parantez içi hüküm ile de bu
giderlerin aktifleştirildiği takdirde Vergi Usul Kanunu
gereğince değeri üzerinden ayrılacak
amortismanlarının gider yazılacağı
hüküm altına alınmıştır.
|
|
71
|
- Aktifleştirilmesi kurumların seçimine
bırakılmış olan ilk tesis ve taazzuv giderlerinden
kuruluş giderleri, kurumun kurulması veya faaliyetinin
genişletilmesi; örgütlenme giderleri ise, kuruluşunu
tamamlayan bir kurumun normal faaliyete geçmesi için
yapılan ve karşılığında maddi bir
kıymet edinilmeyen giderleri kapsamına almaktadır.
|
|
72
|
- Kuruluş ve örgütlenme giderleri, doğrudan gider
yazılabileceği gibi, kurumlar vergisi mükellefleri
tarafından aktifleştirilerek mukayyet değerleri
üzerinden eşit tutarlarda 5 yıl içinde itfa
edilebilirler. Aktifleştirmenin tercih edilmesi halinde amortisman,
işletmenin tam olarak faaliyete geçtiği hesap
döneminden itibaren ayrılır.
Peştemallıkların aktifleştirilmesi ise zorunludur.
|
|
73
|
- KVK’nun 14. maddesinin
3. bendine göre, genel heyet toplantıları için
yapılan giderlerle birleşme, fesih ve tasfiye giderleri, kurum
kazancının tespitinde indirim konusu yapılacaktır.
|
|
74
|
- Birleşme ve devir halinde, hem birleşen veya devir alınan
hem de birleşilen veya devir alınan kurum bünyesinde,
birleşme ve devre bağlı olarak birtakım giderler
yapılır. Bu giderlerden birleşilen veya devir alan kurum
bünyesinde yapılanlar, ilk tesis ve taazzuv gideri
niteliğindedir. Çünkü, birleşilen veya devir
alan kurumda yapılan bu giderler işlerin devamlı olarak
genişletilmesine yöneliktir. Dolayısıyla, bu
türden giderler ilk tesis ve taazzuv giderleri kapsamında
değerlendirilir.
|
|
75
|
- KVK’nun 14. maddesinin (3) numaralı bendine göre,
hasılattan indirilebilecek birleşme ve devir giderleri,
münfesih kurumlardaki giderleri kapsar.
|
|
76
|
- KVK’nun 14. maddesinin 4. bendinde sigorta şirketlerinde
bilanço gününde hükmü devam eden sigorta
teknik karşılıkları; muallak hasar
karşılıkları, kazanılmamış prim
karşılıkları ile hayat matematik
karşılıklarından ibarettir.
- Teknik karşılıklar bilanço gününde
geçici pasif hesaplara geçirilmek suretiyle
aşağıdaki esaslara göre hasılattan indirilir:
|
|
77
|
- -Muallak hasar karşılıkları, tahakkuk etmiş ve
hesaben tespit edilmiş fiili tazminat bedellerinden veya bu hesap
yapılmamışsa tazminatın ve tazminat ile ilgili
tüm masrafların tahmini değerlerinden reasürör
payı düşüldükten sonra kalan tutardır.
|
|
78
|
- -Kazanılmamış prim karşılıkları
yürürlükte bulunan sigorta sözleşmeleri
için tahakkuk etmiş primlerden komisyonlar
düşüldükten sonra kalan tutarın gün esasına
göre bilanço gününden sonraya sarkan
kısmından, reasürör payının
düşülmesinden sonra kalan tutardır. Ancak bu tutar,
nakliyat emtia sigortalarında, yıllık primin komisyon
düşüldükten sonra kalanının % 25'ini
geçemez. Kazanılmamış prim
karşılığının gün esasına
göre hesaplanması mümkün olmayan reasürans ve
retrosesyon işlemlerinde 1/8 yöntemi uygulanabilir.
|
|
79
|
- -Hayat sigortalarında matematik karşılıklar her
sözleşme üzerinden ayrı ayrı hesaplanır.
- -Bir bilanço döneminde ayrılan bu teknik
karşılıkların ertesi bilanço döneminde
aynen kâra nakledilmesi şarttır.
|
|
80
|
- Eshamlı komandit şirketler, komandite ortakların hissesi
itibariyle kollektif şirket, komanditer ortakların hissesi
itibariyle de anonim veya limited şirket hüviyeti arz
etmektedir.
- Eshamlı komandit şirketlerde kurumlar vergisi matrahı,
şirket kazancından komandite ortaklara düşen pay
dışında kalan tutardır.
|
|
81
|
- GVK’nun 37. maddesinde adi veya eshamlı komandit
ortaklıklarda komandite ortakların karından
aldıkları payların şahsi ticari kazanç
hükmünde olacağı hüküm altına alınmıştır.
- Bu nedenlerden dolayı komandite ortağın kar hissesinin
kurum kazancının tespitinde KVK’nun 14. maddesinin 5.
bendine göre, indirim olarak dikkate alınması suretiyle
mükerrer vergilemenin önüne geçilmiş
olmaktadır.
|
|
82
|
- KVK’nun 14. maddesinin 8. bendinde, faizsiz olarak kredi verenlere
ödenen kar payları ile özel finans kurumlarınca kar
ve zarara katılma hesabı karşılığında
ödenen kar paylarının kurum kazancının
tespitinde indirim konusu yapılacağı hüküm
altına alınmıştır.
|
|
83
|
- Buna göre, islam ülkeleri bankalarından alınan
krediler, faiz yerine kar payı ile
nemalandırıldığından, ödenen kar
payları, faizsiz olarak kredi veren kuruluşlar
tarafından, kar ve zarara katılma hesabı
karşılığı ödenen kar payları da
özel finans kurumlarınca, herhangi bir koşula tabi
olmaksızın gider yazılacaktır.
|
|
84
|
- KVK’nun 15/5. maddesinin (b) bendinde, ana merkezin veya
Türkiye dışındaki şubelerin giderlerine veya
zararlarına iştirak etmek üzere ayrılan hisselerin
kurum kazancının tespitinde indirim olarak dikkate
alınmayacağı belirtilmiş olup, aynı bendin
parantez içi hükmünde Türkiye’deki kurumun
teftiş ve murakebesi için yabancı memleketlerden
gönderilen yetkili kimselerin seyahat giderlerinin bu uygulama
dışında tutulacağı hüküm altına
alınmıştır. Dolayısıyla bu tür
giderler, kurum kazancının tespitinde indirilebilecektir.
|
|
85
|
- Dar mükellef kurumun tıpkı bir holdingin bağlı
şirketlere temin ettiği hizmetler gibi ana merkezinden
şubelerine bir takım hizmetler temin etmesi durumunda,
bunların her birinin bedelinin faturada ayrı ayrı
gösterilmek suretiyle gider olarak dikkate alınması
gerekir.
|
|
86
|
- Personele yıl sonlarında ortaya çıkan kar
üzerinden belli nispetlerde verilen ikramiye, “temettü
ikramiyesi” olarak adlandırılmaktadır. Personele
verilen temettü ikramiyesinin ödenmesi yönetim kurulunun
teklifi ve genel kurulun onayı ile gerçekleşmektedir.
|
|
87
|
- 5 ve 20 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğlerinde,
temettü ikramiyelerinin ücret gideri olarak
değerlendirilip, kurum kazancının tespitinde indirim
konusu yapılacağı hükmü yer almaktadır.
- Temettü ikramiyesi, hangi yılın karından
ayrılıyorsa, o yılın gideri olarak kabul
edilecektir.
|
|
88
|
- 5228 sayılı Kanunla 31/07/2004 tarihinden geçerli olmak
üzere yürürlüğe giren KVK’nun
“Zarar mahsubu ve diğer indirimler”
başlıklı Mükerrer 14. maddesi gereğince, kurumlar
vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesi
üzerinde ayrıca gösterilmek üzere, kurum
kazancından aşağıdaki indirimler
yapılacaktır:
|
|
89
|
- Zarar mahsubunun şartları aşağıdaki gibidir :
- -Kurumlar vergisi beyannamelerinde her yılın
zararının ayrı ayrı gösterilmesi ve beş
yıldan fazla nakledilmemesi,
|
|
90
|
- -Devir veya bölünme suretiyle infisah eden kurumlar ile
devralan kurumların aynı sektörde faaliyet
göstermesi,
- -Devir veya bölünme suretiyle infisah eden kurumların son
beş yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerini kanuni
süresinde vermiş olması,
|
|
91
|
- -Mahsup edilecek zarar tutarının, devir veya bölünme
tarihi itibariyle devrolan veya bölünen kurumun aktif
toplamını geçmemesi,
|
|
92
|
- -4811 Sayılı Kanunun 7’nci maddesinin 11 numaralı
fıkrasında; “Gelir ve Kurumlar Vergisi
mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları
yıllara ait zararların % 50’si, 2002 ve izleyen yıl
karlarından mahsup edilmez.” hükmü yer
almaktadır.
|
|
93
|
- Buna göre, mükellefler, matrah artırımında
bulundukları yıllara ait olup indirim konusu
yapılamamış geçmiş yıl
zararlarının yarısını, 2002 ve müteakip yıl
karlarından mahsup edemeyeceklerdir.
|
|
94
|
- Yurtdışı faaliyetlerden doğan zararların
mahsubunun şartları aşağıdaki gibidir:
- -Tam mükellefiyette yurt dışı faaliyetlerden
doğan zararlar, faaliyette bulunulan ülkenin vergi
kanunlarına göre beyan edilen vergi matrahlarının
(zarar dahil) her yıl o ülke mevzuatına göre denetim
yetkisi verilen kuruluşlarca rapora bağlanması,
|
|
95
|
- -Bu raporun aslı ile tercüme edilmiş bir
örneğinin Türkiye'deki ilgili vergi dairesine ibrazı
- -Denetim kuruluşlarınca hazırlanacak raporun ekinde
yeralan vergi beyanlarının, bilanço ve kâr-zarar
cetvellerinin o ülkedeki yetkili mali makamlarca onaylanması,
|
|
96
|
- -Faaliyette bulunulan ülkede denetim kuruluşu olmaması
halinde, her yıla ait vergi beyannamesinin, o ülke yetkili
makamlarından alınan birer örneğinin mahallindeki
Türk elçilik ve konsoloslukları, yoksa orada Türk
menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki temsilcilerine
onaylatılarak, aslının ve tercüme edilmiş bir
örneğinin ilgili vergi dairesine ibrazı
|
|
97
|
- Türkiye'de gider olarak indirilen yurt dışı
zararın, yabancı ülkede, elde edilen kazançlardan
indirilmesi veya mahsup edilmesi halinde, Türkiye'deki beyannameye
dahil edilecek yurt dışı kazanç, indirim veya
mahsuptan önceki tutar olacaktır.
- Türkiye'de Kurumlar Vergisinden istisna edilen kazançlarla
ilgili yurtdışı zararlar, yurtiçindeki
kazançlardan indirilmez.
|
|
98
|
- Bağış ve Yardım İndirimi İle İlgili
Genel Esaslar :
- Bağış ve yardım makbuz
karşılığında yapılmalıdır.
- Bağış ve yardım, gelirin harcanması
niteliğinde olduğundan indirilebilecek bağış ve
yardımın miktarı en fazla o yılki kurum kazancı
kadar olacaktır. Yapılan bağış dönem
zararını artıramaz, matrahı zarara
dönüştüremez.
|
|
99
|
- Bağış ve yardımın nakden yapılmaması
halinde bağışlanan veya yardımın konusunu
teşkil eden mal veya hakkın maliyet bedeli veya mukayyet
değeri, bu değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre takdir komisyonlarınca tespit
edilecek değeri esas alınır.
- Zararlı beyanname veren mükellefler için
bağış ve yardım indirimi söz konusu
değildir.
|
|
100
|
- KVK’nun Mükerrer 14. maddesinin (b) bendi gereğince,
Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel
idarelerine, belediyelere ve köylere, Bakanlar Kurulunca vergi
muafiyeti tanınan vakıflara, kamu menfaatlerine yararlı
sayılan derneklere ve bilimsel araştırma ve
geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz
karşılığında yapılan bağış
ve yardımların toplamının o yıla ait kurum
kazancının % 5'ine kadar olan kısmı, beyanname
üzerinde kazancın bulunması halinde indirilecektir.
|
|
101
|
- Bağış ve yardımların toplamı o yıla
ait kurum kazancının % 5’ini geçemez.
İndirilecek bağış ve yardım giderlerinin
üst sınırının hesaplanmasında esas
alınacak kurum kazancı zarar mahsubu dahil giderler
düşüldükten, iştirak kazançları
hariç indirim ve istisnalar düşülmeden önceki
tutarı ifade etmektedir. Bağış ve yardım
indirimine esas alınacak kurum kazancı iç yüzde
yöntemine göre ( x
/1.05) hesaplanacaktır.
|
|
102
|
- KVK’nun Mükerrer 14. maddesinin (c) bendi gereğince, (b)
bendinde sayılan kamu kurum ve kuruluşlarına
bağışlanan okul, sağlık tesisi, yüz yatak
(kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak)
kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu ile
çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve bakım
ve rehabilitasyon merkezi inşası dolayısıyla
yapılan harcamalar veya
bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara
yapılan her türlü bağış ve yardımlar
ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için
yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve
yardımların tamamı, beyanname üzerinde kazancın
bulunması halinde indirilecektir.
- Bu bağışlara ilişkin harcamalar, fatura, banka
dekontu gibi belgelerle ispatlanabilecektir.
|
|
103
|
- KVK’nun Mükerrer 14. maddesinin (d) bendi gereğince,
Genel ve özel bütçeli kamu idareleri ile il özel
idareleri ve belediyeler, köyler ve kamu yararına
çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti
tanınan vakıflar ve bilimsel araştırma faaliyetinde
bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan ya da
Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen veya
desteklenmesi uygun görülen;
|
|
104
|
- -Kültür ve sanat faaliyetlerine ilişkin ticari olmayan
ulusal veya uluslararası organizasyonların
gerçekleştirilmesine,
- -Ülkemizin uygarlık birikiminin kültürü,
sanatı, tarihi, edebiyatı, mimarisi ve somut olmayan
kültürel mirası ile ilgili veya ülke
tanıtımına yönelik kitap, katalog, broşür,
film, kaset, CD ve DVD gibi manyetik, elektronik ve bilişim
teknolojisi yoluyla üretilenler de dahil olmak üzere
görsel, işitsel veya basılı materyallerin
hazırlanması, bunlarla ilgili derleme ve araştırmaların
yayınlanması, yurt içinde ve yurt
dışında dağıtımı ve
tanıtımının sağlanmasına,
|
|
105
|
- -Yazma ve nadir eserlerin korunması ve elektronik ortama
aktarılması ile bu eserlerin Kültür ve Turizm
Bakanlığı kolleksiyonuna kazandırılmasına,
- -2863 sayılı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki
taşınmaz kültür varlıklarının
bakımı, onarımı, yaşatılması,
rölöve, restorasyon, restitüsyon projeleri
yapılması ve nakil işlerine,
|
|
106
|
- -Kurtarma kazıları, bilimsel kazı
çalışmaları ve yüzey
araştırmalarına,
- -Yurt dışındaki taşınmaz Türk
kültür varlıklarının yerinde korunması
veya ülkemize ait kültür varlıklarının
Türkiye'ye getirilmesi çalışmalarına,
- -Kültür envanterinin oluşturulması
çalışmalarına,
|
|
107
|
- -2863 sayılı Kanun kapsamındaki taşınır
kültür varlıkları ile güzel sanatlar,
çağdaş ve geleneksel el sanatları
alanlarındaki ürün ve eserlerin Kültür ve
Turizm Bakanlığı koleksiyonuna
kazandırılması ve güvenliklerinin
sağlanmasına,
|
|
108
|
|