|
Türkiye Muhasebe
Standartları Kurulundan:
GELİR VERGİLERİNE İLİŞKİN
TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI
(TMS 12) HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINAİLİŞKİN
TEBLİĞ
SIRA NO: 212
MADDE 1 –
28/3/2006 tarih ve 26122
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 31 Sıra
no’lu Gelir Vergilerine
İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 12) Hakkında
Tebliğin ekinde yer alan "TMS 12 Gelir Vergileri"
Standardının 10 uncu Paragrafının son cümlesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Aşağıdaki
51A Paragrafını izleyen Örnek C bu temel ilkenin
kullanımının dikkate alınabileceği durumları
açıklamaktadır, örneğin, bir varlığın veya borcun
vergiye esas değerinin geri kazanımın veya borç ödemenin
şekline bağlı olduğu durumlarda olduğu gibi.”
MADDE 2 –
Aynı Standardın 51 inci Paragrafından sonra gelen 52
nci Paragrafı, 51A Paragrafı
olarak yeniden numaralandırılmıştır.
MADDE 3 –
Aynı Standardın 52 nci
Paragrafında (yeniden numaralandırıldığı şekliyle 51A
Paragrafında) yer alan Örnek A, Örnek B ve Örnek C
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Örnek A
Bir maddi
duran varlık kaleminin defter değeri 100 TL, vergiye
esas değeri 60 TL’dir. Maddi duran varlık kalemi
satışından elde edilen kâra uygulanan vergi oranı %20,
normal şirket kârına uygulanan vergi oranı %30’dur.
İşletme söz
konusu kalemi daha fazla kullanmayacağını ve satacağını
bekliyorsa 8 TL tutarında ertelenmiş vergi borcu (40
TL’ye %20 oranı uygulanacaktır), elde tutacağını ve
kullanım nedeniyle amortisman
ayırmak suretiyle söz konusu kalemin defter değerini
geri kazanacağını bekliyorsa 12 TL tutarında ertelenmiş
vergi borcu (40 TL’ye %30 oranı uygulanacaktır)
muhasebeleştirir.
Örnek B
Maliyeti
100 TL, defter değeri 80 TL olan bir maddi duran varlık
kalemi 150 TL olarak yeniden değerlenmiştir. Vergisel
açıdan buna paralel bir düzeltme yapılmamıştır. Vergisel
açıdan birikmiş amortisman 30
TL ve vergi oranı da %30’dur. Eğer bu kalem maliyetinin
üstünde bir fiyatla satılırsa 30 TL tutarındaki birikmiş
amortisman vergiye tabi kâra
dahil edilecektir ancak maliyetin üstündeki satış
hasılatı vergiye tabi olmayacaktır.
Bu kalemin
vergiye esas değeri 70 TL’dir ve 80 TL tutarında
vergilendirilebilir geçici fark oluşmuştur. Eğer işletme
defter değerini söz konusu kalemi kullanarak geri
kazanmayı bekliyorsa 150 TL tutarında
vergilendirilebilir gelir elde etmelidir, fakat sadece
70 TL tutarında bir amortisman
gideri düşebilecektir. Bu koşullarda 24 TL (80 TL’nin
%30’u) tutarında bir ertelenmiş vergi borcu doğmaktadır.
İşletme hiç beklemeksizin kalemi 150 TL’ye satmak
suretiyle söz konusu kalemin defter değerini geri
kazanmayı bekliyorsa ertelenmiş vergi borcu aşağıdaki
gibi hesaplanacaktır:
|
|
Vergilendirilebilir Geçici Fark
|
Vergi Oranı |
Ertelenmiş
Vergi Borcu |
|
Birikmiş
vergisel amortisman
|
30 TL |
30% |
9 TL |
|
Satış
hasılatının
maliyeti aşan tutarı |
50 TL |
Sıfır |
– |
|
Toplam |
80 TL |
|
9 TL |
(not:
Paragraf 61A uyarınca, yeniden değerleme nedeniyle doğan
ilave ertelenmiş vergi borcu diğer kapsamlı gelirde
muhasebeleştirilir.)
Örnek C
Veriler örnek
B’dekilerle aynıdır; ancak
farklı olarak, eğer söz konusu kalem maliyetinin üstünde
bir bedelle satılırsa birikmiş vergisel
amortisman vergiye tabi kârın
(%30 vergi oranına tabidir) hesabında dikkate
alınacaktır; satış bedelinden enflasyon düzeltmesi
yapıldıktan sonraki maliyet olan 110 TL düşüldükten
sonra kalan satış kârı ise %40 oranında vergiye tabidir.
Eğer
işletme, kullanım suretiyle kalemin defter değerini geri
kazanmayı bekliyorsa 150 TL tutarında
vergilendirilebilir gelir elde etmesi gerekir, fakat
sadece 70 TL tutarında birikmiş
amortismanı düşebilir. Bu koşullarda örnek B de
olduğu gibi vergiye esas değer 70 TL’dir. 80 TL
tutarında vergilendirilebilir geçici fark ve 24 TL (80
TL’nin %3’ü) tutarında ertelenmiş vergi borcu
oluşmaktadır.
Eğer
işletme hiç beklemeksizin varlığı 150 TL’ye satmak
suretiyle söz konusu kalemin defter değerini geri
kazanmayı bekliyorsa 110 TL tutarındaki endekslenmiş
maliyeti düşecektir. Net satış
hasılatı %40 oranında vergiye tabi olacaktır.
Buna ek olarak, 30 TL tutarındaki birikmiş vergisel
amortisman %30 oranında
vergiye tabi olan vergiye tabi kârın hesabında gider
olarak dikkate alınacaktır. Bu koşullarda vergiye esas
değer 80 TL (110 TL - 30 TL)’dir.
Vergilendirilebilir geçici fark 70 TL ve ertelenmiş
vergi borcu 25 TL (40 TL’nin %40’ı artı 30 TL’nin
%30’u). Eğer bu örnekte vergi oranları açıkça bilinmiyor
olsaydı, Paragraf 10’daki temel ilke takip edilmeliydi.
(not: 61A
Paragrafı uyarınca, yeniden değerleme nedeniyle doğan
ilave ertelenmiş vergi borcu doğrudan
özkaynaklar ile
ilişkilendirilir.)”
MADDE 4 –
Aynı Standardın 51A Paragrafından sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 51B Paragrafı eklenmiştir.
“51B. Ertelenmiş vergi
borcu veya ertelenmiş vergi varlığı TMS 16’da yer alan
yeniden değerleme yöntemi kullanılarak ölçülen
amortismana tabi olmayan bir
varlıktan kaynaklanabilir. Bu durumda, ertelenmiş vergi
borcu veya ertelenmiş vergi varlığının ölçümü,
amortismana tabi olmayan
varlığın, ölçüm esası dikkate alınmaksızın defter
değerinin satış yolu ile geri kazanılması sonucu oluşan
vergisel sonuçları yansıtır. Buna göre, vergi kanunları,
bir varlığın kullanımından kaynaklanan
vergilendirilebilir tutar üzerinden belirlenen vergi
oranından farklı olarak, söz konusu varlığın satışından
kaynaklanan vergilendirilebilir tutara ilişkin bir vergi
oranı belirleyebilir. Bu durumda, varlığın satışında söz
konusu olan oran, amortismana
tabi olmayan varlığa ilişkin ertelenmiş vergi borcu veya
ertelenmiş vergi varlığının ölçümüne uygulanır.”
MADDE 5 –
Aynı Standardın 51B Paragrafından sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 51C Paragrafı ve Örnek eklenmiştir.
“51C. Ertelenmiş vergi
borcunun veya varlığının, TMS 40 uyarınca gerçeğe uygun
değer yöntemi kullanılarak ölçülen yatırım amaçlı
gayrimenkulden kaynaklanması durumunda söz konusu
yatırım amaçlı gayrimenkulün defter değerinin satış
yoluyla geri kazanılacağına ilişkin aksi ispat edilene
kadar geçerli bir varsayım bulunmaktadır. Buna göre,
varsayımın aksi ispat edilmedikçe, ertelenmiş vergi
borcunun ya da ertelenmiş vergi varlığının ölçümü, söz
konusu yatırım amaçlı gayrimenkulün defter değerinin
bütünü ile satış yoluyla geri kazanılacağına ilişkin
vergisel sonuçları yansıtır. Yatırım amaçlı
gayrimenkulün amortismana
tabi olması ve satıştan ziyade zaman içerisinde
kendisinden beklenen ekonomik faydaların önemli ölçüde
tüketme amaçlı bir işletme modeli bünyesinde yer alması
durumunda, söz konusu varsayımın aksi ispat edilebilir.
Varsayımın aksi ispat edilmesi halinde 51 ve 51A
Paragraflarında yer alan hükümler uygulanır.
51C Paragrafına ilişkin
örnek
Bir yatırım amaçlı
gayrimenkulün maliyeti 100 TL, gerçeğe uygun değeri ise
150 TL dir. Gayrimenkul TMS
40 uyarınca gerçeğe uygun değer yöntemi kullanılarak
ölçülmektedir. Gayrimenkul, maliyeti 40 TL gerçeğe uygun
değeri 60 TL olan bir arsa ile maliyeti 60 TL gerçeğe
uygun değeri 90 TL olan bir binadan oluşmaktadır.
Arsanın faydalı ömrü sınırsızdır.
Söz konusu binanın vergisel
açıdan birikmiş amortisman
tutarı 30 TL dir. Yatırım
amaçlı gayrimenkulün gerçeğe uygun değerindeki
gerçekleşmemiş değişiklikler vergiye tabi kârı
etkilemez. Yatırım amaçlı gayrimenkulün maliyetinden
daha yüksek bir tutara satılması halinde, vergi
açısından birikmiş amortismanın iptal edilmiş tutarı
vergiye tabi kâra dahil
edilecek ve % 30’luk olağan bir vergi oranı ile
vergilendirilecektir. Maliyeti aşan satış tutarı için,
vergi kanunu iki yıldan az bir süredir elde tutulan
varlıklar için %25 oranını, iki yıl ve iki yıldan daha
uzun süreli olarak elde tutulan varlıklar için % 20
oranını belirlemiştir.
Söz konusu yatırım amaçlı
gayrimenkulün TMS 40 uyarınca
gerçeğe uygun değer yöntemi kullanılarak
ölçülmesi nedeniyle, işletmenin, yatırım amaçlı
gayrimenkulün defter değerinin tamamını satış yoluyla
geri kazanabileceğine ilişkin aksi ispat edilene kadar
geçerli bir varsayım bulunmaktadır. Varsayımın aksi
ispat edilmedikçe, ertelenmiş vergi, defter değerinin
bütünüyle satış yoluyla geri kazanılmasına ilişkin
vergisel sonuçları, gayrimenkulün satışından önce kira
geliri sağlama beklentisi olsa bile yansıtır.
Satılması durumunda arsanın
vergiye esas değeri 40 TL olup, vergilendirilebilir
geçici fark 20 TL (60 – 40) dir.
Binanın vergiye esas değeri, satılması durumunda 30 TL
(90 – 30) olup, vergilendirilebilir geçici fark ise 60TL
(90 – 30) dur. Sonuç olarak, yatırım amaçlı
gayrimenkulle ilgili vergilendirilebilir toplam geçici
fark 80 TL (20 + 60) dir.
47 nci
Paragraf uyarınca, vergi oranı, yatırım amaçlı
gayrimenkulün gelire dönüştüğü döneme ilişkin olarak
uygulanması beklenen orandır. Bu nedenle, ortaya çıkacak
ertelenmiş vergi borcu, işletmenin söz konusu
gayrimenkulü iki yıldan fazla süre elinde tuttuktan
sonra satma beklentisi olması söz konusu olduğunda,
aşağıdaki şekilde hesaplanır:
|
|
Vergilendirilebilir Geçici Fark |
Vergi Oranı |
Ertelenmiş
Vergi Varlığı |
|
Birikmiş
Vergisel Amortisman |
30 |
% 30 |
9 |
|
Satış
Hasılatının
Maliyeti Aşan Tutarı |
50 |
% 20 |
10 |
|
Toplam |
80 |
|
19 |
İşletme, gayrimenkulü, iki
yıldan daha az bir süre elinde tuttuktan sonra satmayı
düşünüyorsa, yukarıdaki hesaplama, vergi oranının, satış
hasılatının maliyeti aşan
tutarı için % 25 yerine % 20 olarak uygulanması
suretiyle değiştirilir.
İşletme, binayı satmak
yerine başka bir amaçla elinde tutabilir. Bina, zaman
içerisinde kendisinden beklenen ekonomik faydaların
önemli ölçüde tüketilmesi amacıyla bir işletme modeli
çerçevesinde elde tutulabilir. Bu durumda, bina için
yapılan varsayımın aksi ispat edilebilir. Ancak, arsa
amortismana tabi değildir. Bu
nedenle, arsa için satış yoluyla geri kazanıma ilişkin
varsayımın aksi ispat edilemez. Bu durumda, ertelenmiş
vergi borcu, binanın defter değerinin kullanım yoluyla
ve arsanın defter değerinin satış yoluyla geri
kazanılmasına ilişkin vergisel sonuçları yansıtır.
Binanın kullanılması
halinde vergiye esas değeri 30 TL (60 – 30) olup,
vergilendirilebilir geçici fark 60TL (90 – 30) ve bundan
kaynaklanan ertelenmiş vergi borcu 18TL (60 TL
nin % 30 u)’dir.
Arsanın vergiye esas
değeri, satılması durumunda 40 TL olup,
vergilendirilebilir geçici fark 20TL (60 – 40) ve bundan
kaynaklanan ertelenmiş vergi borcu 4TL (20 TL
nin % 20 si)’dir.
Sonuç olarak, bina
açısından satış yoluyla geri kazanıma ilişkin varsayımın
aksinin ispat edilmesi halinde, yatırım amaçlı
gayrimenkule ilişkin ertelenmiş vergi varlığı 22 TL (18
+ 4) olur.”
MADDE 6 -
Aynı Standardın 51C
Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 51D
Paragrafı eklenmiştir.
“51D. Ertelenmiş vergi
borcunun veya ertelenmiş vergi varlığının bir işletme
birleşmesinde yatırım amaçlı gayrimenkulün sonradan
gerçeğe uygun değer yöntemi kullanılarak ölçülmesinden
kaynaklanması durumunda, 51C Paragrafında belirtilen
aksi ispat edilene kadar geçerli varsayım uygulanır.”
MADDE 7 –
Aynı Standardın 51D Paragrafından sonra gelmek üzere
aşağıda yer alan 51E Paragrafı eklenmiştir.
“51E. 51B–51D Paragrafları,
ertelenmiş vergi varlıklarının muhasebeleştirilmesinde
24–33 Paragrafları (indirilebilir geçici farklar) ile
34–36 Paragraflarında (kullanılmamış mali zararlar ve
vergi avantajları) yer alan esasların uygulanmasına
ilişkin hükümleri değiştirmez.”
MADDE 8 –
Aynı Standardın 96 ncı
Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan
97-99 Paragrafları
eklenmiştir.
“97. “-‘'
98. “-”
99. “-” ”
MADDE 9 –
Bu Tebliğin uygulanmasıyla, 9/3/2007
tarih ve 26457 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tebliğin
5 no’lu eki “TMS Yorum 21
Gelir Vergileri — Yeniden Değerlenen Amortismana Tabi
Olmayan Varlıkların Geri Kazanımı” Yorumu yürürlükten
kalkar.
MADDE 10 –
Bu Tebliğ 31/12/2011
tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli
olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
İsteyen işletmeler, bu Tebliği
1/1/2012 öncesinde başlayan hesap dönemlerine
ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu
durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.
MADDE 11
– Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe
Standartları Kurulu yürütür. |