|
20/6/2007 tarihli ve 26558 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren 3/6/2007 tarihli ve
5685 sayılı Mera Kanununda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunun 1 inci maddesi
ile; 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera
Kanununun geçici 3 üncü maddesinde yer alan "mera"
ibarelerinden sonra gelmek üzere", yaylak ve kışlak"
ibareleri eklenmiş, ikinci fıkrasındaki "Birinci
fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazlardan Hazine
adına tescil edilmesi gerekirken" ifadesinden sonra
gelen "doğrudan" ibaresi madde metninden çıkarılmış
ve madde sonuna bir fıkra eklenmek suretiyle bu
madde;
"Belediye
ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve
1/1/2003 tarihinden önce
kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri
olarak işgal edilerek mera, yaylak ve kışlak olarak
kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot
bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek
Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak, bu
nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu
kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların
tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam
eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış
davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki
taşınmazlar hakkında ilgili belediye veya kamu kurum
ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda
Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak
olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline
yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz
tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar
hakkında da aynı hüküm uygulanır.
Birinci
fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazlardan Hazine
adına tescil edilmesi gerekirken gerçek ya da özel
hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş
taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan,
taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının
yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce
Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Bu hüküm,
henüz dava açılmamış taşınmazlar hakkında da
uygulanır. Evvelce açılan davalarda Hazine adına
tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak
sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına
karar verilen ve kesinleşen kararlara konu olan bu
nitelikteki taşınmazların tapuları da talep etmeleri
halinde aynı esaslara göre önceki kayıt maliklerine
veya kanuni mirasçılarına devredilir.
Birinci fıkrada nitelikleri
belirtilen taşınmazlardan, Hazine adına tescil
edilmesi gerekirken belediyeler adına tescil edilen
ve belediyelerce konut veya işyeri yapılmak üzere
bedelsiz olarak veya bedeli karşılığında gerçek ve
özel hukuk tüzel kişilerine tahsis edilen, daha
sonra Hazine tarafından ilgili belediye aleyhine
açılan davalar sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak
sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına
karar verilerek mera, yaylak ve kışlak özel siciline
yazılan, fakat daha sonra bu Kanun hükümlerine göre
mera, yaylak ve kışlak vasfı değiştirilerek Hazine
adına tescil edilen taşınmazlardan; herhangi bir
kamu hizmeti için gerekli olmayan, Hazinece herhangi
bir tasarrufa konu edilmeyen ve halen tapuda Hazine
adına kayıtlı olan taşınmazlar, tahsis tarihindeki
arsa değerine devir tarihine kadar geçen süre için
yasal faiz eklenerek belirlenecek bedelin
ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla adlarına
tahsis yapılanlara devredilir. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usûl
ve esaslar, Bakanlığın görüşü alınarak Maliye
Bakanlığınca belirlenir."
şeklini almıştır.
Bu
düzenleme doğrultusunda, 4342 sayılı Mera Kanununun
değişik geçici 3 üncü maddesinin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar
aşağıda açıklanmıştır.
A -
Maddenin uygulanacağı mera, yaylak ve kışlaklar
Mera,
yaylak ve kışlakların bu madde kapsamında
değerlendirilebilmesi için aşağıda belirtilen
şartları taşıması gerekmektedir:
a)
Meraların 3/5/2005
tarihi, yaylak ve kışlakların ise 20/6/2007 tarihi
itibariyle belediye ve mücavir alan sınırları
içerisinde bulunması gereklidir. Bu tarihler
itibariyle köy sınırları içerisinde bulunan veya bu
tarihten sonra belediye ve mücavir alan sınırları
içerisine alınan mera, yaylak ve kışlaklarda bu
madde hükümleri uygulanmayacaktır.
b) Mera,
yaylak ve kışlakların 1/1/2003
tarihinden önce kesinleşmiş imar planı içerisinde
kalması gereklidir. Bu tarihten sonra imar planı
içerisine alınan veya imar planı bulunmayan
yerlerdeki mera, yaylak ve kışlaklarda bu madde
hükümleri uygulanmayacaktır. İmar planından maksat
her tür ve ölçekteki plan, yani nazım, uygulama veya
mevzi imar planıdır. İmar planlarında, mera, yaylak
ve kışlak olarak korunacak alanda kalan taşınmazlar,
madde kapsamında değerlendirilmeyecektir.
c) Mera,
yaylak ve kışlakların, yerleşim yeri olarak işgal
edilmesi, yani bu şekilde kullanılması, yerleşim ve
işgal durumunun da 1/1/2003
tarihinden önce olması gereklidir. Bu tarihten sonra
işgal edilerek yerleşim yeri olarak kullanılan mera,
yaylak ve kışlaklarda, bu madde hükmü
uygulanmayacaktır. Bu maddenin uygulanmasında
"yerleşim yeri" kavramı; konut, konaklama, turizm,
sanayi, askeri ve benzeri amaçlar için kullanılmak
üzere planlanarak yapılaşmış veya eskiden beri bu
amaçlarla kullanılan şehir, kasaba ve beldelerin
üzerinde yapılaşma bulunan yerleşik alanlarını ifade
etmektedir.
ç) Bu
nitelikteki taşınmazların mera, yaylak ve kışlak
olarak kullanımının teknik açıdan mümkün olmaması
gereklidir. Bu husus, Mera Kanununda belirtilen mera
komisyonunca tespit edilecektir.
Yukarıda
belirtilen dört temel şartı birlikte taşıyan mera,
yaylak ve kışlaklar, Mera Kanununda öngörülen ot
bedeli alınmaksızın bu madde uyarınca Hazine adına
tescil edilecektir.
B -
Kamu tüzel kişileri hakkında yapılacak işlemler
Mera
Kanununun değişik geçici 3 üncü maddesinin birinci
fıkrasına göre; yukarıda belirtilen şartları taşıyan
mera, yaylak ve kışlaklardan, belediyeler ve diğer
kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olan
taşınmazlar, bu kurum ve kuruluşların mülkiyetine
bırakılacaktır. Bu taşınmazlar için kamu tüzel
kişilerinden herhangi bir bedel alınmayacaktır.
Buradaki temel şart, meraların
3/5/2005 tarihi, yaylak ve kışlakların ise
20/6/2007 tarihi itibariyle belediyeler ile diğer
kamu kurum ve kuruluşları adına tescilli olmasıdır.
Yukarıda
(A) bölümünde belirtilen şartların tamamının
gerçekleşmiş olması kaydı ile;
bu nitelikteki taşınmazlar hakkında açılacak davalar
ile Hazinece açılan ve halen derdest olan davalardan
vazgeçilecek, açılan davalar sonucunda bu
nitelikteki taşınmazların Hazine adına tesciline ya
da özel siciline yazılmasına ilişkin olarak
mahkemelerce verilen kararlar infaz edilmeyecektir.
3/5/2005 tarihinden önce
Hazine adına tescil edilmiş ya da mera olarak
sınırlandırılmış taşınmazlar ile 20/6/2007
tarihinden önce Hazine adına tescil edilmiş ya da
yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmış taşınmazlar
hakkında bu hükümler uygulanmayacaktır.
Ayrıca, bu
hükümler, mülkiyetin tespiti amacıyla açılan ve
29/6/1938 tarihli ve 3533
sayılı Kanuna göre tahkim yolu ile görülen davalar
sonucunda tapu kütüklerinin malik haneleri
boşaltılan ve bu tarihler itibariyle belediyeler ile
diğer kamu kurum ve kuruluşları adına tescilli
olmayan taşınmazlar hakkında da uygulanmayacaktır.
C -
Gerçek kişilerle özel hukuk tüzel kişileri hakkında
yapılacak işlemler
a)
Devredilebilecek taşınmazlar
Yukarıda
(A) bölümünde belirtilen şartların tamamının
gerçekleşmiş olması ve Mera Kanununun değişik geçici
3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen
bedelin ilgililerince Hazineye ödenmiş olması kaydı
ile; bu nitelikteki
taşınmazlardan Hazine adına tescil edilmesi
gerekirken gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri
adına tescil edilmiş olanlar hakkında açılacak
davalar ile Hazinece bu kişiler aleyhine açılan ve
halen derdest olan davalardan vazgeçilecek, açılan
davalar sonucunda bu nitelikteki taşınmazların
Hazine adına tesciline ya da mera, yaylak ve kışlak
vasfı ile özel siciline yazılmasına ilişkin olarak
mahkemelerce verilen kararlar infaz edilmeyecek,
infaz yapılmış ise, Hazine adına tescilli
taşınmazlar doğrudan, özel siciline yazılmış olan
taşınmazlar ise vasıfları kaldırılarak Hazine adına
tescilleri sağlandıktan sonra ilgililerine
devredilecektir.
b)
Devredilebilecek kişiler
Bu
nitelikteki taşınmazlar; geçerli bir hukuki işlemle
bu taşınmazları edinen yapı sahibi gerçek kişilere,
bunların kanuni mirasçılarına ve özel hukuk tüzel
kişilerine bedeli karşılığında devredilebilecektir.
Mera Kanununun değişik geçici 3 üncü maddesinde akdi
mirasçılardan söz edilmediği için, bunlara taşınmaz
devri yapılmayacaktır.
c)
Bedelin hesaplanması
Bu
nitelikteki taşınmazların bedelleri, Mera Kanununun
değişik geçici 3 üncü maddesine göre emlak ve rayiç
bedellerinin toplamının yarısıdır. Emlak değeri,
29/7/1970 tarihli ve 1319
sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre hesaplanacaktır.
Rayiç değer ise, Hazine taşınmazlarının satışına
yetkili satış komisyonu tarafından
8/9/1983 tarihli ve 2886
sayılı Devlet İhale Kanunu ile bu Kanunun 74 üncü
maddesine göre çıkarılan Hazine Taşınmazlarının
İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre
belirlenecektir.
ç) Bedelin
tahsili
Mera
Kanununun değişik geçici 3 üncü maddesinde,
taşınmazların bedelinin ödenmesi şart koşulduğundan,
bu bedel peşin olarak tahsil edilecektir. Bu
nedenle, bu taşınmazlarla ilgili olarak dava açmama,
davadan vazgeçme ve devir işlemlerinin yapılması
bedelin tamamının ödenmesine bağlıdır.
Bu madde
uyarınca yapılan özel nitelikteki satışların
29/6/2001 tarihli ve 4706
Kanun kapsamında değerlendirilmesi doğru
olmadığından, bu satışlardan elde edilen gelirlerden
4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre
belediyelere pay verilmeyecek ve 20/7/1966 tarihli
ve 775 sayılı Gecekondu Kanununa göre oluşturulan
fon hesabına pay aktarılmayacaktır.
d)
Uygulamanın talebe bağlı olması
Sözü
edilen maddenin ikinci fıkrasında, uygulamanın
talebe bağlı olarak yapılması öngörülmüştür. Bu
nedenle, gerçek kişilerle özel hukuk tüzel
kişilerine, talep halinde ve bedeli karşılığında
taşınmaz devredilebilecektir.
Ancak,
Hazinece dava açılması gereken durumlarda, dava
açılmadan önce ilgililere yazılı tebligat yapılarak,
bu maddeden yararlanmak isteyip istemediğinin
sorulması ve verilecek otuz günlük sürede talep
olmaması halinde, dava açılması gerekmektedir.
Ç -
Maddenin üçüncü fıkrası gereğince yapılacak uygulama
Bu fıkra; maddenin birinci
fıkrasında nitelikleri belirtilen taşınmazlardan,
Hazine adına tescil edilmesi gerekirken sadece
belediyeler adına tescil edilen ve belediyelerce
konut veya işyeri yapılmak üzere bedelsiz olarak
veya bedeli karşılığında gerçek ve özel hukuk tüzel
kişilerine tahsis edilen, daha sonra Hazine
tarafından ilgili belediye aleyhine açılan davalar
sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak
sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına
karar verilerek mera, yaylak ve kışlak özel siciline
yazılan, fakat daha sonra Mera Kanunu hükümlerine
göre mera, yaylak ve kışlak vasfı değiştirilerek
Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan; herhangi
bir kamu hizmeti için gerekli olmayan, Hazinece
herhangi bir tasarrufa konu edilmeyen ve halen
tapuda Hazine adına kayıtlı olan taşınmazlar
hakkında uygulanacaktır.
Bu fıkra
gereğince uygulama yapılabilmesi için, bu
nitelikteki taşınmazların herhangi bir kamu hizmeti
için gerekli olmaması, Hazinece herhangi bir
tasarrufa konu edilmemesi ve halen tapuda Hazine
adına kayıtlı olması gereklidir.
Bu
nitelikteki taşınmazların tahsis tarihindeki arsa
değerlerine devir tarihine kadar geçen süre için
yasal faiz eklenerek belirlenecek bedelin
ilgililerce Hazineye ödenmesinden sonra, bu
taşınmazların adlarına tahsis yapılan gerçek kişiler
ile özel hukuk tüzel kişilerine devirleri
yapılacaktır.
D -
4342 sayılı Mera Kanununun 14 üncü maddesi gereğince
yapılacak tahsis amacı değişikliği işlemleri
27/5/2004 tarihli ve 5178
sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 4342 sayılı Mera
Kanununun 14 üncü maddesinde yapılan değişikliğe
göre; mera vasıflı taşınmazlardan maddede sayılan
yerlerin tahsis amacının ilgili müdürlüğün talebi,
komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine
valilikçe değiştirilmesi ve vasıf değişikliği
gerçekleştirilen bu taşınmazların tescillerinin
Hazine adına, vakıf meralarının tescillerinin ise
vakıf adına yapılması gerekmektedir.
Mera Kanununun 14 üncü
maddesinin son fıkrasında; harman yeri, panayır,
sıvat ve eyrek yerleri
gibi kamu orta mallarının tahsis amacı
değişikliğinde de bu madde hükmünün uygulanacağı
belirtildiğinden; bu yerlerin tahsis amacı
değişikliği işlemlerinin de, yukarıda belirtilen
şekilde yapılması ancak, Mera Kanununun 30 uncu
maddesi uyarınca; mera, yaylak ve kışlakların vasıf
değişikliği işlemleri sırasında yirmi yıllık ot
geliri esas alınarak komisyonca tespit edilen
ücretin, bu taşınmazların vasıf değişikliği
işlemlerinde ödenmemesi gerekmektedir.
E -
Uygulama
Bu
Tebliğin uygulaması il defterdarlıkları tarafından
yapılır. Malmüdürlükleri, bu Tebliğle ilgili
konularda, il defterdarlıklarının uygun görüşünü
alırlar.
F -
Yürürlükten Kaldırılan Hükümler
10/8/2005 tarihli ve
25902 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
Bakanlığımızın 299 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel
Tebliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Tebliğ
olunur. |