|
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
Sayı : B.07.1.GİB.0.06.36/3676-299-26419
Konu :
TAHSİLAT İÇ GENELGESİ
SERİ NO: 2007/2
…………………… VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, vadesi geldiği halde
ödenmemiş olan kamu alacaklarının 6183 sayılı Kanunun cebri
takibata ilişkin hükümlerine göre takibi aşamalarında,
mükelleflerin 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım
Sistemi Kanunu kapsamındaki bireysel emeklilik hesaplarının da
haczi yoluna gidildiği, bu durumun ise gerek bu hesapların yer
aldığı emeklilik yatırım fonlarını bünyesinde bulunduran
emeklilik şirketlerinin, gerekse katılımcıların mağduriyetlerine
neden olduğu anlaşılmakta olup konu hakkında aşağıdaki
açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.
Bireylerin aktif çalışma yaşamları sırasında güvenli bir
tasarruf yapmalarını sağlamak ve bu tasarrufları yatırıma
yönlendirmek suretiyle emeklilik dönemlerinde mevcut kamu sosyal
güvenlik sisteminden sağlanan gelire ilave olarak ikinci bir
gelir elde etmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen 4632 sayılı
Kanunun 15 inci maddesinde, “Fon, şirket tarafından emeklilik
sözleşmesi çerçevesinde alınan ve katılımcılar adına bireysel
emeklilik hesaplarında izlenen katkıların, riskin dağıtılması ve
inançlı mülkiyet esaslarına göre işletilmesi amacıyla
oluşturulan malvarlığıdır. Fonun tüzel kişiliği yoktur. Fon, bu
Kanunda yer alan amaçlar dışında kullanılamaz...” hükmüne ve
aynı Kanunun 2 nci maddesinde ise Kanunda geçen deyimlerin
tanımlarına yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 17 nci maddesinde;
“Fonun
malvarlığı, şirketin bu Kanundan, 28.7.1981 tarihli ve 2499
sayılı Sermaye Piyasası Kanunundan, emeklilik sözleşmesinden,
fon içtüzüğünden ve ilgili mevzuattan doğan yükümlülüklerini
yerine getirmesi ve sorumluluğunu karşılaması dışında hiçbir
amaçla kullanılamaz. Fon malvarlığı rehnedilemez, teminat
gösterilemez, üçüncü şahıslar tarafından haczettirilemez ve
iflas masasına dahil edilemez.” hükmü,
6 ncı maddesinde ise “Katılımcı, sisteme giriş tarihinden
itibaren en az on yıl sistemde bulunmak koşulu ile 56 yaşını
tamamladıktan sonra emekli olmaya hak kazanır. Emekliliğe hak
kazanan katılımcı, bireysel emeklilik hesabındaki birikimlerinin
bir kısmının veya tamamının defaten ödenmesini ya da yapacağı
yıllık gelir sigortası sözleşmesi çerçevesinde kendisine maaş
bağlanmasını talep edebilir. Şirket, katılımcının kısmen veya
tamamen ödeme talebini, katılımcının emeklilik sözleşmesi gereği
hak sahibi olduğu tarihten itibaren yedi iş günü içerisinde
yerine getirmekle yükümlüdür. Katılımcının bu madde kapsamında
birikimlerin ödenmesini talep etmesi veya başka bir şirket veya
hayat sigorta şirketi ile yıllık gelir sigortası sözleşmesi
yapması halinde, hesabındaki birikimler herhangi bir kesinti
yapılmadan yazılı bildirimden itibaren en geç yedi iş günü
içerisinde kendisine ödenir veya ilgili şirkete aktarılır.
Emeklilik sözleşmesi içerisinde, katılımcının vefat etmesi
halinde lehdarı, sürekli iş göremezlik durumunun ortaya çıkması
halinde ise katılımcı, bireysel emeklilik hesabındaki
birikimlerin kendisine ödenmesini talep edebilir. Katılımcının
emekliliğe hak kazanmadan sistemden ayrılma talebinde bulunması
halinde ise, bireysel emeklilik hesabındaki birikimler emeklilik
sözleşmesi hükümleri çerçevesinde kendisine ödenir.
Şirket, bu maddede öngörülen aktarma ve ödeme yükümlülüklerini
yedi iş günü içerisinde yerine getirmezse, yedinci iş gününün
sonunda ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden mütemerrit hale
gelir. Bu halde uygulanacak aylık temerrüt faizi, katılımcının
dahil olduğu fonun son aylık getirisinin iki katından aşağı
olamaz.
Emeklilik sözleşmesi veya yıllık gelir sigortası sözleşmesi
hükümlerine göre, hak sahiplerine ödenmesi gereken tutar,
ödemeyi gerektiren tarihten itibaren on yıl içinde hak sahipleri
tarafından aranmamış ise, onuncu yılı takip eden yılbaşından
itibaren altı ay içerisinde hak sahiplerinin adı, soyadı ve hak
kazandıkları para miktarını gösterir şekilde tanzim edilecek bir
cetvel ile Müsteşarlık emrine Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankasına aktarılır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına
yatırılan bu paralar iki yıl içinde sahipleri tarafından
aranmadığı takdirde Hazineye gelir kaydedilir.” hükmü
bulunmaktadır.
Öte yandan 3986 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle değişik 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 70 inci
maddesinin 1 inci bendi ile, 233 sayılı Kamu İktisadi
Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi
iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları,
bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve
mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere Devlet malları ile
özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların
haczedilemeyeceği hükmü getirilmiştir.
4632 sayılı Kanun uyarınca katılımcıların sisteme yapacakları
katkı payı ödemeleri, emeklilik yatırım fonlarında
değerlendirilerek, bireysel emeklilik hesaplarında saklanmakta,
bu şekilde emeklilik yatırım fonlarının büyümesiyle katılımcıya
geleceğini garanti altına alma güvencesi verilmektedir.
Anılan Kanunun 2 nci maddesinde “yatırım fonu” ve “bireysel
emeklilik” hesabı tanımları farklı yapılmış ise de yatırım fon
hesapları emeklilik sözleşmesi gereğince ayrılan katkı payları
ile oluşturulduğundan ve Kanunun 15 inci maddesi uyarınca fon,
katkıların işletilmesi amacıyla oluşturulan malvarlığı
olduğundan, katılımcılar tarafından ödenen katkıların ve
dolayısıyla bu katkıların izlendiği bireysel emeklilik
hesaplarının fonu/fon malvarlığını oluşturduğunda kuşku
bulunmamaktadır.
Söz konusu Kanunun 17 nci maddesinde Fonun malvarlığının
haczedilemeyeceği hüküm altına alındığından ve bireysel
emeklilik hesaplarının fonun malvarlığı içerisinde yer aldığı
hususu açık bulunduğundan bireysel emeklilik hesaplarının
haczedilememesi icap etmektedir.
Bununla birlikte, 4632 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde
belirtildiği üzere, katılımcıların emeklilik sisteminden
ayrılması veya emekli olmaya hak kazanması halinde söz konusu
alacağı talep hakları doğacaktır.
Bu şekilde katılımcıların bireysel emeklilik hesabındaki
birikimlerinin bir kısmının veya tamamının defaten ödenmesini
talep ederek emeklilik sisteminden ayrılması durumunda
alacağının amme alacağına yetecek kadar kısmının, emekli olmaya
hak kazanması durumunda ise emekli aylığının 6183 sayılı Kanunun
71 inci maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle anılan
Kanunun 79 uncu maddesi uyarınca tebliğ edilecek haciz bildirisi
ile haczi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna ifasını rica ederim.
 |
Osman ARIOĞLU
Gelir İdaresi
Başkanı
|
|