T.C.

İSTANBUL VALİLİĞİ

İl Defterdarlığı

Katma Değer Vergisi Gelir

Müdürlüğü

 

 TARİH :13.12.2002

 SAYI   : KDV.MUK.B.07.4.DEF.0.34.18.6597

 KONU : Şirketin tasfiyeye girmesi halinde aktifindeki gayrimenkulun

             satışının KDV’ye tabi olup olmayacağı.

 

................ MÜDÜRLÜĞÜNE

 

 

            .............. AŞ. tarafından .............. .............. Müdürlüğü’ne hitaben verilen ............ tarihli dilekçede, şirketlerinin ekonomik kriz nedeniyle tasfiye edilmesinin düşünüldüğü belirtilerek,

 

            - İşletmelerin tasfiyesi halinde, tasfiye kararının alındığı tarihin mi, tasfiyenin sona erdiği tarihin mi esas alınacağı,

 

            - 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Geçici 28. maddesinde satış esnasında ödenmeyen KDV ve Tapu – Kadastro harçlarıyla ilgili bir müeyyide belirtilmediği, şirketin 5 yıldan önce tasfiye edilmesi halinde KDV ve tapu harçlarının ödenip ödenmeyeceği hususunda Defterdarlık görüşümüz sorulmaktadır.

 

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Geçici 28. maddesinde; (4444 sayılı Kanun’un 58. maddesiyle eklenen madde) “ a) ...............-................ tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı, Kurumlar Vergisi’nden müstesnadır. Şu kadar ki vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilat için bu hüküm uygulanmaz. İlk yapılan tahsilatın iştirak hissesi veya gayrimenkulün maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.

 

            ........................

 

            Kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından elde ettikleri kazançlar ile menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır..........” hükmü yer almaktadır.

           ............................

 

Sermayeye eklenen bu kazançların 5 yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur....” hükmü yer almıştır.

 

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Geçici 23. maddesinin uygulanmasına ilişkin esaslar ise .................. tarih ve ........... sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kurumlar Vergisi Kanunu 51 Seri No’lu Genel Tebliği’nde açıklanmış olup söz konusu Tebliğ’in III-A-3-e Bölümünde; “Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Geçici 23.maddesinin (a) bendi hükmi çerçevesinde sermayeye eklenen kazançların, beş yıl içinde işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmenin tasfiyesi halinde, daha önce kurumlar vergisinden müstesna tutulmuş olan bu kazançların, işletmeden çekildiği veya şirketin tasfiye edildiği yılın kazancı sayılarak kurumlar vergisine tabi tutulması gerekir. Beş yıllık sürenin başlangıç tarihinden, gayrimenkul veya iştirak hissesinin satışından sağlanan kazancın sermayeye eklendiği tarihin anlaşılması gerekir...” açıklamaları yer almaktadır.

 

Öte yandan ................tarih ve ................... Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 67 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 5. maddesinde; “Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23. maddesinde yer alan iştirak hisselerinde gayrimenkullerin satışından veya üretim tesislerinin ayni sermaye olarak konmasından doğan kazançlarla ilgili istisnanın süresinin.............. tarihinde sona ermiş ancak aynı yönde bir düzenleme geçici 28. madde ile .................. tarihine kadar uygulanmak üzere yeniden yapılmıştır... Düzenleme esas itibariyle eski düzenleme ile aynı yönde olup, daha önceki tebliğlerde yer alan açıklamalar değişmeyen hükümler için geçerliliğini korumaktadır.” denilmektedir.

 

            Bu hüküm ve açıklamalara göre, adı geçen şirketin mülkiyetinde bulunan gayrimenkulün satışından doğan kazancın Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Geçici 28.maddesinde yer alan şartlar dahilinde kurum sermayesine ilave edilmesi halinde, anılan maddede yer alan istisnadan yararlanması mümkün olmakla birlikte, söz konusu gayrimenkul satışından doğan kazancın sermayeye ilave edildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde şirketin tasfiyesinin sonuçlanması halinde bu satıştan doğan kazancın tasfiye dönemi karı olarak vergilendirilmesi gerekecektir. Diğer taraftan, söz konusu madde hükmünde yer alan “bu süre içinde işletmelerin tasfiyesi halinde” ibaresinden tasfiyenin sonuçlanmasının anlaşılması gerekmektedir.

 

            Öte yandan 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun Geçici 10’ncu maddesinde, “(4684 sayılı Kanunun 19/B maddesiyle değişen fıkra) (................... tarihinden geçerli olmak üzere) 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Geçici 28’nci maddesi ile Geçici 29’ncu maddesinin 1. fıkrasının (6) ve (7) numaralı bentleri kapsamındaki teslimler vergiden müstesnadır.

 

            Bu şekilde teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı dönemde indirilemeyen katma değer vergisi, bu hesap dönemine ait Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir.

 

            Şu kadar ki; satış nedeniyle oluşan kazancın tamamının, teslimi takip eden hesap dönemi başından itibaren ikinci hesap dönemi sonuna kadar ödenmiş sermayeye dönüştürülmemesi halinde, satıştan doğan kazancın ödenmiş sermayeye dönüşmeyen kısmına ait katma değer vergisi, teslimin yapıldığı tarihteki KDV nispetine göre hesaplanarak 213 sayılı V.U.K hükümlerine göre tarh edilir,”denilmektedir.

 

            Buna göre, şirket aktifinde kayıtlı bulunan gayrımenkulün Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Geçici 28. maddesindeki şartları taşıması halinde söz konusu satışın KDV Kanunu’nun Geçici10’ncu maddesindeki istisnadan da yararlanması mümkün bulunmaktadır.

 

            Ancak, gayrimenkul satışından doğan kazancın sermayeye ilave edildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde şirketin tasfiyesinin sonuçlanması halinde, başlangıçta istisnanın uygulanmasına esas olan şartlar ihlal edilmiş olacağından, satıştan doğan kazanç üzerinden teslimin yapıldığı tarihdeki KDV nispetine göre hesaplanacak verginin 213 Sayılı V.U.K. hükümlerine göre tarh edilerek aranması gerekmektedir.

 

            Bilgi edinilmesini  ve Müdüriyet görüşünün eklenerek dilekçesine istinaden mükellefe bilgi verilmesini rica ederim.