T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
İstanbul Defterdarlığı
Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü


 

Sayı   : B.07.4.DEF.0.34.11. GVK-37-8720
Konu :
İpotek karşılığı borç verme işleminin
           ikrazatçılık olarak değerlendirilip
           değerlendirilemeyeceği hk.

  

...................GELİR MÜDÜRLÜĞÜNE

 

            İLGİ: a) .........2002 tarih ve .......... sayılı yazınız.
                      b) ..........2002 tarih ve ......... sayılı yazımız.

 

            ............ vergi Dairesi mükelleflerinden ................ tarafından Müdüriyetimize verilen ve konusu itibariyle Müdüriyetinizi ilgilendiren tarihsiz dilekçe ile anılan daire ile bu konuda yapılan yazışmanın bir örneği ilgi (a)’da kayıtlı yazımız ekindeki dizi pusulası ile Müdüriyetinize gönderilmiştir. 

            Ancak konu hakkında Müdüriyetinizden alınan ilgi (b)’de kayıtlı yazınızın incelenmesi sonucunda ise; adı geçenin dava konusu yapmış olduğu bahsi geçen olayın ikrazatçılık işi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorulmaktadır. 

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesinde her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir. 

            Ticari kazançlar, esas itibariyle sermaye ve emek karışımı bir kaynağa bağlı olarak doğarlar. Bu kaynağa bağlı olarak devamlı bir organizasyona dayanan her türlü faaliyet ticari faaliyettir. 

            Ayrıca, borç para verenlerin hangi hallerde ikrazatçı ve elde ettikleri faizin menkul sermaye iradı veya ticari kazanç sayılacağı hususu 104 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde açıklanmış bulunmaktadır. 

            Bununla beraber konu hakkında mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesi ile yapılan yazışma sonucunda; “tarhiyat konusu olayla ilgili olarak Vergi Denetmeni tarafından düzenlenen 08.11.1993 tarih 1993/86-56 sayılı vergi inceleme raporuna istinaden “ikrazatçılık faaliyetinden dolayı menkul sermaye iradı elde edildiği ve mükellefiyet kaydına rastlanılmadığı gibi kazancın herhangi bir şekilde beyan edilmediği” anlaşılmış olup bu tespit üzerinede idarece mükellefiyet tesisi yapılarak tarhiyat yapıldığı” bildirilmiştir. 

            Diğer taraftan Vergi Daireleri İşlem Yönergesinin “İnceleme Raporları ve Tutanaklar Üzerine Yapılacak Yazışma İşlemleri” başlıklı 75. maddesinde “İnceleme yetkisine sahip elemanlarca hazırlanan raporlar veya tutanakların hiçbir değişikliğe tabi tutulmadan önerilen şekilde işleme konulması esastır.” denilmiştir. 

            Bu durumda Vergi Dairesince Takdir Komisyonu kararına istinaden yapılan tarhiyat Vergi Denetmeni tarafından düzenlenen inceleme raporuna dayanılarak yapılmış olup yapılan tarhiyatta da mevzuata aykırı bir husus görülmemiştir. 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.