|
T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İl Defterdarlığı Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü
Sayı : B.07.4.DEF.0.34.ll/61Konu : Eğitim-öğretim ödeneği ve üniversite ödeneğinin gelir vergisi stopajına tabi olup olmadığı hk.
İLGİ : .........12.2002 tarihli dilekçeniz.
İlgi dilekçede, vakıf üniversitesi olarak eğitim ve öğretim hizmeti veren üniversitenizin öğretim elemanlarına verdiği “Eğitim Öğretim Ödeneği” ve “Üniversite Ödeneğinin” gelir vergisi stopajına tabi olup olmadığı hususunda görüşümüz sorulmaktadır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin tarifi” başlıklı 61.maddesinde;
“(2361 sayılı Kanunun 43.maddesiyle değişen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı) tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez…………” hükmü yer almıştır.
Diğer taraftan Yüksek Öğretim Personel Kanunu’nun 2.maddesinde, “Bu Kanun 4.11.1981 tarih ve 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’na tabi üniversite öğretim elemanlarının aylık, ödenek ve sair özlük haklarını kapsar” hükmü yer almaktadır. Ayrıca aynı Kanun’nun 12.maddesi ile üniversite ödenekleri ve 21.maddeden sonra gelen ek 1.maddesi ile de öğretim ödeneklerinin damga vergi hariç herhangi bir vergi kesintisine tabi tutulmayacağı hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanun’nun ek.2 ve müteakip maddeleri ile Vakıf Üniversiteleri ile ilgili hükümler sıralanmıştır.
Söz konusu maddeler ile vakıf üniversitelerinin nasıl kurulacağı, kuruluş ve çalışma esasları belirlenmiş olup, özellikle ek 7.maddede, Vakıflar tarafından kurulacak yüksek öğretim kurumlarının bu Kanunun 56.maddesinde yer alan mali kolaylıklardan, muafiyetlerden ve istisnalardan aynen istifade edeceği ve bunların emlak vergisinden muaf tutulacakları hüküm altına alınmıştır. 2547 sayılı Kanunun 56. maddesinde ise yüksek öğretim kurumlarına tanınan mali kolaylıklar maddeler halinde sıralanmıştır. Vakıf Üniversitelerinin de bu mali kolaylıklardan istifade edeceği açıktır.
Ayrıca Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Mali Kolaylıklar başlıklı 24.maddesinde, “Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumları 2547 sayılı Kanun’un 56.maddesinde yer alan mali kolaylıklardan muafiyetlerden ve istisnalardan aynen istifade ederler. Bunlar emlak vergisinden muaf tutulurlar.”denilmektedir.
Vakıf üniversitelerinin yapılanmasını öngören 2547 sayılı Kanunun ek 2 ve müteakip maddelerinde; Vakıf üniversiteleri öğretim elemanlarına ödenen ücret veya ücret unsurlarının ve bu arada “Üniversite Ödeneği” ile “Eğitim Öğretim Ödeneği”nin, devlet yüksek öğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının aylık ve özlük hakları gibi değerlendirileceğine ilişkin her hangi bir hüküm yer almamaktadır.
2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu’nun 2.maddesinde yer alan “Bu Kanun 4.11.1981 tarih ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa tabi üniversite öğretim elemanlarının aylık, ödenek ve sair özlük haklarını kapsar.” hükmünden vakıf üniversitelerinin öğretim elemanlarının aylık, ödenek ve sair özlük haklarının anlaşılmaması gerekmektedir. Zira; devlet üniversitelerinin öğretim elemanlarının aylık, ödenek ve sair özlük haklarının hukuki dayanağı 2914 sayılı kanun olmakla birlikte, vakıf üniversitelerinin öğretim elemanlarının ücret ve özlük haklarının hukuki dayanağı vakıf üniversitesi ile öğretim elemanı arasında yapılan sözlü veya yazılı akittir. Bu itibarla, 2914 sayılı kanunun Vakıf üniversitelerinin öğretim elemanlarına tatbiki ve bazı ücret unsurlarının bu Kanuna dayanılarak gelir vergisinden müstesna tutulması mümkün değildir.
Bu açıklamalar çerçevesinde; üniversiteniz öğretim elemanlarına ödenen “eğitim öğretim ödeneği” ve “üniversite ödeneğinin” gelir vergisinden müstesna veya muaf tutulması mümkün olmayıp, bu ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61.maddesine göre ücret olarak değerlendirilmesi ve genel hükümlere göre vergilendirilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim. |