T.C

İSTANBUL VALİLİĞİ
İl Defterdarlığı

Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü

 

 

 

Sayı   : B.07.4.DEF.0.34.11. GVK-86

Konu : Elde edilmeyen menkul sermaye

             iradı nedeniyle beyanname verilmemesi

             halinde vergi dairesince ilgili yıl gelirinin           

             tespiti için takdir komisyonuna başvurulup

             başvurulmayacağı hk.

 

 

 

 

............................... VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

 

 

            İLGİ: a) 23.08.2002 tarih ve 8878 sayılı yazımız.

                      b) 10.09.2002 tarih ve 15884 sayılı yazınız.

 

            Daireniz mükelleflerinden ......................... vergi numaralı mükellefi ......................... tarafından Defterdarlığımıza verilen tarihsiz dilekçede sorulan hususlarla ilgili olmak üzere ilgi (a)’da kayıtlı yazımızla bilgi istenilmiş olup konu ile ilgili olarak alınan ilgi (b)’de kayıtlı yazınız incelenerek aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek görülmüştür.

 

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Menkul Sermaye İradının Tarifi” başlıklı 75. maddesinde “Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkül sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratlar menkul sermaye iradıdır.” hükmü yer almıştır.

 

            Öte yandan aynı Kanun’un “Beyanname verilmeyen haller” başlıklı 86. maddesinde de; “Aşağıda yazılı hallerde yıllık beyanname verilmez:

 

            1- Tam mükellefiyette vergiye tabi gelir (yabancı memleketlerde elde edilenler hariç) sadece:

 

            ...

 

            c) 75. maddenin ikinci fıkrasının (15) numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratları ile tevkif yoluyla vergilendirilmiş bulunan ve gayrisafi tutarları toplamı 103. maddede yazılı tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimleri toplamının yarısını aşmayan menkul sermaye iratlarından ve vergi alacağı dahıl kurumlardan elde edilen kar paylarından;

 

            ...

 

            ibaret ise

 

            Diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de 1 ve 2 numaralı bentlerde belirtilen gelirler beyannameye ithal edilmez” hükmü yer almaktadır.

 

            Diğer taraftan, Vergi Daireleri İşlem Yönergesi’nin “Bildirimde Bulunma Zorunluluğu” başlıklı 6.maddesinde; “....Gelirleri; Ücret, Gayrimenkul Sermaye İradı, Menkul Sermaye İradı, Diğer Kazanç ve İratlar veya bunların bir kaçından ibaret olanlar yükümlülüğe giriş, değişiklik ve çıkışları bildirmek zorunda değildirler....” açıklaması ile 52. maddesinde, “Beyanname vermeyen mükellefler ile ilgili olarak aşağıda belirtilen işlemler yapılır.

            1...

 

            Ancak yıllık gelir vergisi mükellefi olup bildirimde bulunma zorunluluğu olmayan mükelleflerin bilinen adreslerine, takdire sevk işleminden önce adi posta ile “Beyana Çağrı Mektubu” gönderilir.

           

            2- Beyana çağrı mektubunun postaya veriliş tarihinden itibaren   1 ay beklenir.

 

            3...

 

            4- Beyana çağrı mektubuna mükellef tarafından verilen yazılı cevapta belirtilen hususların yeterli görülmemesi halinde, durumun araştırılması için Sicil-Yoklama Servisinden yoklama isteminde bulunulur ve alınan sonuca göre aşağıda belirtilen işlemler yapılır.

 

            a) Yoklama fişinde, mükellefin yükümlülüğünün halen devam ettiği veya dönem içinde kalktığı tespit edilmiş ise beyanname verilmesi gereken dönem için takdire sevk işlemi yapılır.

 

            b) Yoklama fişinde, mükellefin yükümlülüğünün beyanname verilmemiş olan vergilendirme dönemlerinden evvel kalktığı anlaşılırsa, sicil kayıtlarında gerekli düzeltmelerin yapılması sağlanır...” açıklamaları yer almaktadır.

 

            Öte yandan, ilgi (b)’de kayıtlı yazınızda, adı geçen mükellefin 01.01.1997 tarihi itibariyle şirketlerde Yönetim Kurulu Başkanı olması sıfatıyla almış olduğu kar paylarından dolayı menkul sermaye iradı yönünden mükellefiyet tesis edildiği ve aynı yıl beyannamesini süresinde dairenize verdiği; 1998 Takvim yılı ve daha sonraki yıllarda ise ödevlinin  hangi firmalardan kar payı alıp almadığı bilinmediğinden 1998 Takvim yılı için takdir komisyonuna sevk edildiği ve gerekli tarhiyatların yapılarak ödevliye tebliğ edildiği; mükellefin bilgisayar kayıtlarının tetkikinde ise çeşitli firmalardan almış olduğu kar paylarının belirlenmesi amacıyla firmaların bağlı bulundukları vergi dairelerinden bilgi istendiği belirtilmiştir.

 

            Bu durumda, menkul sermaye iradı elde eden mükelleflerin yükümlülüğe giriş, değişiklik ve çıkışlarını bildirmek zorunda olmadıkları hususu ile aynı mükelleflerin beyanname vermedikleri dönemlere ilişkin olmak üzere herhangi bir tespite dayanmaksızın ve Vergi Daireleri İşlem Yönergesinin 52. maddesi uyarınca “beyana çağrı mektubu” gönderilmeksizin anılan mükellefin 1998 yılı gelir vergisi beyannamesi vermemesi üzerine matrahın tespitine yönelik olarak takdir komisyonuna sevk edilmemesi gerekmektedir.

            Ancak, daha sonra yapılacak araştırmalarda mükellefin anılan döneme ilişkin beyana tabi menkul sermaye iradının bulunduğu hususunun tespiti edilmesi halinde de bu tespit  üzerine gerekli tarhiyatların yapılması gerekeceği de tabiidir.

           

Bilgi edinilmesi ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda konunun yeniden değerlendirilmesi ile yapılacak işlem sonucundan Defterdarlığımıza bilgi verilmesini rica ederim.