T.C.

İSTANBUL VALİLİĞİ

İl Defterdarlığı      

Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü

 

Sayı   : B.07.4.DEF.0.34.ll/GVK-46

Konu :  Çay ocağı işletmeciliği nedeniyle

             basit usulde mükellefiyet tesis edilip

             edilmeyeceği hk.

 

 

 

................. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

 

 

 

İLGİ :   a) 24.06.2002 tarih ve 6941 sayılı yazımız.

            b) 11.10.2002 tarih ve 10813 sayılı tekid yazımız.

            c) 16.10.2002 tarih ve 36044 sayılı yazınız.

 

            Daireniz mükelleflerinden ............................ vergi numaralı mükellefi ............................. hakkında, ilgi (c)’de kayıtlı yazınıza istinaden aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Basit usulde ticari kazancın tespiti” başlıklı 46.maddesinde;

 

“(4369 sayılı Kanunun 3l.maddesiyle 01.01.1999 tarihinden geçerli olmak üzere değişen şekli) 47 ve 48.maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit usulde tespit olunur.

 

            …………………….

 

Aynı işte ortak olarak çalışanlar hakkında 47.maddede yazılı yıllık kira bedeli ve 48.maddede yazılı iş hacmi ölçüleri toplu olarak, diğer şartlar ortakların her biri için ayrı ayrı aranır. Ortaklarından birisi gerçek usule göre Gelir Vergisine tabi  bulunan ortaklıklarda, diğer ortakların ticari kazancı da gerçek usulde tespit olunur. Adi ortaklık halinde çalışanlardan aynı zamanda diğer şahsi bir işle de iştigal edenlerin gerçek veya basit usulden hangisine göre vergilendirileceği, 47.maddenin 2 numaralı bendi ile 48.maddede yer alan ölçülerden şahsi işine ait olanlara, ortaklıklardan hissesine düşen miktarların eklenmesi suretiyle tespit olunur. Şahsi işin mevcut olmaması halinde, muhtelif ortaklıklardaki hisselerin toplanması ile yetinilir.

 

            Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Basit usulün şartlarına haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler, bu talepleri doğrultusunda takip eden ay başından veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Herhangi bir şekilde gerçek usulde vergilendirilecek olanlar ve gerçek usulde vergilendirilen mükellefler, bir daha hiçbir şekilde basit usule dönemezler. Bu kişilerin aynı türden iş yapan eş ve çocukları da bu faaliyetleri nedeniyle basit usulden yararlanamazlar.” hükmü yer almaktadır.

 

            Ticari kazançları basit usulde vergilendirilmekte olan ya da ilk defa bu usulde vergilendirilmek isteyen mükelleflerin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 47.ve 48.maddelerinde yazılı genel ve özel şartları taşıyıp taşımadıklarını inceleme ve izlemek Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün yetki ve görev alanları içindedir.

 

            Bu açıklamalar çerçevesinde ....................................... Gelir Vergisi Kanunu’nun 51.maddesi kapsamına giren bir faaliyetle uğraşmadığı anlaşılmakta olup, ayrıca dairenizce Gelir Vergisi Kanunu’nun 47.ve 48.maddelerinde belirtilen şartları taşımadığına dair bir tespit de yapılmadığı takdirde basit usulden yararlanmasına engel bir durum bulunmamaktadır.

 

Bilgi edinilmesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116 ve müteakip maddeleri gereğince gerekli düzeltme işleminin yapılarak sonucundan mükellefe görüş vermek üzere Defterdarlığımıza bilgi verilmesini rica ederim.