T.C
MALİYE BAKANLIĞI Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü
Sayı : B.07.4.DEF.0.34.11.GVK-46 Konu : Deniz motoruyla yapılan dolmuş- çuluk faaliyeti nedeniyle, basit u- sulde vergilendirilmenin olanaklı olup olmadığı hk.
.................................. GELİR MÜDÜRLÜĞÜNE
İLGİ: ..............09.2002 tarih ve ................. sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınıza istinaden, Müdüriyetimizi ilgilendiren konular hakkında açıklamalar aşağıda yapılmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Basit usulde ticari kazancın tespiti” başlıklı 46. maddesinde:
“(4369 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişen şekli) (01.01.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) 47 ve 48. maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit usulde tespit olunur.
Basit usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet farktır. Bu fark yapılan faaliyetle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre alınması ve verilmesi mecburi olan alış ve giderler ile hasılatlara ilişkin belgelerde yazılı tutarlara göre hesaplanır. Bu suretle tespit ve beyan olunan kazanç vergi tarhına esas alınır. Bu usulde vergilendirilenler, kazancın tespiti ve Vergi Usul Kanununun defter tutma hükümleri hariç, bildirme, vesikalar, muhafaza, ibraz, diğer ödevler ve ceza hükümleri ile bu Kanun ve diğer kanunlarda yeralan ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki hükümlere tabidirler.
...................................
Basit usule tabi ticaret erbabından, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı tespit edilenler, bu hususun kendilerine tebliğ edildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren ikinci sınıf tüccarlara ilişkin hükümlere tabi olurlar.
Aynı işte ortak çalışanlar hakkında 47. maddede yazılı yıllık kira bedeli ve 48. maddede yazılı iş hacmi ölçüleri toplu olarak, diğer şartlar ortakların her biri için ayrı ayrı aranır. Ortaklarından birisi gerçek usule göre Gelir Vergisine tabi bulunan ortaklıklarda, diğer ortakların ticari kazancı da gerçek usulde tespit olunur. Adi ortaklık halinde çalışanlardan aynı zamanda diğer şahsi bir işle de iştigal edenlerin gerçek veya basit usulden hangisine göre vergilendirileceği, 47. maddenin 2 numaralı bendi ile 48. maddede yeralan ölçülerden şahsi işine ait olanlara, ortaklıklardan hissesine düşen miktarların eklenmesi suretiyle tespit olunur. Şahsi işin mevcut olmaması halinde, muhtelif ortaklıklardaki hisselerin toplanması ile yetinilir.
Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Basit usulün şartlarına haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler, bu talepleri doğrultusunda takip eden ay başından veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Herhangi bir şekilde gerçek usulde vergilendirilecek olanlar ve gerçek usulde vergilendirilen mükellefler, bir daha hiçbir şekilde basit usule dönemezler. Bu kişilerin aynı türden iş yapan eş ve çocukları da bu faaliyetleri nedeniyle basit usulden yararlanamazlar.” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, aynı Kanun’un Geçici 44. maddesinde;
“(4369 sayılı Kanunun 54. maddesiyle eklenen madde) (29.07.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Götürü usule tabi ticaret erbabından Gelir Vergisi Kanunu’nun bu Kanunla değişik 47 ve 48. Maddelerinde sayılan basit usule tabi olmanın genel ve özel şartlarını 31.12.1998 tarihi itibariyle taşıyanlar 01.01.1999 tarihinden itibaren basit usule tabi olurlar.
..................................
Basit usule tabi mükelleflerin 2001 yılı sonuna kadar, ilgili vergilendirme dönemleri için beyan edecekleri safi kazanç tutarlarının, Gelir vergisi Kanunu’nun bu Kanunla değişmeden önceki 46. maddesine göre intibak ettirdikleri derecelerin bulundukları yöreler itibariyle belirlenen ve 1998 yılında uygulanacak olan götürü safi kazanç tutarlarının 1999, 2000 ve 2001 yıllarında yeniden değerleme oranında artırılan tutarlarını aşması halinde; beyan edilen tutarlar yerine bu tutarlar vergilemeye esas alınır. Bu uygulamada, takvim yılı içinde işe başlayan veya işi bırakan mükelleflerin götürü safi kazancı, işe başlanılan ay hariç tutulmak ve işin bırakıldığı ay tam sayılmak suretiyle hesaplanan tutardır. Bu süre içinde 48. maddede yazılı hadler aranmaz. 31.12.2001 tarihinde basit usule tabi olmanın şartlarını topluca taşıyanların kazançları, şartları taşıdıkları sürece takip eden yıllarda da basit usule göre tespit edilir.
Yapılan denetimlerde, bir takvim yılı içinde iki defa belge almadığı veya vermediği tespit edilen mükellefler intibak ettirildikleri derecenin bir üstünden, birinci dereceden vergilendirilenler ise intibak ettirilen derecelere ait safi kazanç tutarları % 50 oranında artırılmak suretiyle bulunan tutar üzerinden vergilendirilirler.” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 215 Seri No.lu Genel Tebliği’nin “Basit Usulde Vergilendirmede Mükelleflerce Düzenlenecek Belgeler” başlıklı 3.1. bölümüne göre;
“ Basit usule tabi mükellefler hasılatları ile ilgili olarak Vergi Usul Kanunu’nda yazılı vesikaları kullanacaklardır. Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, basit usulde vergilendirilen mükelleflerin yeni düzenlemeye intibak edebilmeleri ve gerekli hazırlıkları yapabilmeleri için; 01.01.1999 tarihinden 30.06.1999 tarihine kadar belge vermedikleri günlük hasılatları için gün sonunda tek bir fatura düzenlemeleri,
..............................
Ancak, bu imkandan yararlanmak isteyen mükellefler müşterilerinin istemeleri halinde fatura ve perakende satış vesikası (dolmuş işletenler hariç) vermek zorundadır.” açıklaması yer almış olup; 244 Seri Nolu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile bu süre 31.12.2002 tarihine kadar uzatılmıştır.
Bu hükümlere göre, Mehmet Sandal’ın deniz motoruyla yaptığı dolmuşçuluk faaliyeti nedeniyle, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 46. maddesine göre, 47. maddelerde yazılı şartları taşıması halinde ticari kazancı basit usulde tespit olunacaktır. Ancak, söz konusu mükellefin basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybetmeleri halinde, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, söz konusu mükellefin dolmuşçuluk faaliyeti nedeniyle gün sonunda tek bir fatura düzenlemesi de olanaklı bulunmaktadır. |