|
T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İl Defterdarlığı Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü
Sayı : B.07.4.DEF.0.34.ll/GVK-23/9Konu : A.Ş. tarafından personelin ihtiyacı için kiralanan konuttan stopaj yapılıp yapılmayacağı ve gider yazılıp yazılmayacağı hk.
İLGİ : .....09.2002 tarih ve ............................sayılı dilekçeniz.
İlgi dilekçenizde, şirketiniz Tuzla tersaneler bölgesinde Ramörkörcülük ve Klavuzluk hizmet işiyle iştigal ettiğini, Bölgede kalan kaptanların çalışma saatleri dışında ikamet edecekleri ve işin seyrini takip ve acil durumlara müdahale etmeleri için bir konut kiralamak istediğinizi belirterek, söz konusu kiralanacak bu konuttan stopaj yapılıp yapılmayacağı ve gider yazılıp yazılmayacağı hususu sorulmaktadır.
Bilindiği gibi; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61.maddesinde “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir” denilmiş, 63.maddesinde de “Ücretin gerçek safi değeri işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından aşağıdaki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktardır..... konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre değerlenir” hükmü yer almıştır.
Bu maddede yer alan istisna hükmünün uygulanabilmesi için kendisine konut tahsis edilen personelin kanun uyarınca barındırılması gereken kişilerden olması veya konutun işverene ait olması gerekmektedir.
8.12.2001 tarih ve 24607 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanarak yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Yerleşimin Yeri” başlıklı 19.maddesinde; “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.
Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.
Bu kural ticari ve sınai kuruluşlar hakkında uygulanmaz” hükmü yer almıştır.
Bu hükme göre; şirketinizde çalıştıracağınız kaptanlara işlerinizin yürütülmesi maksadıyla kiralayarak belli bir süre için kullanımına bırakılan konut yerleşim yeri (ikametgah) olarak nitelendirilemeyeceğinden bu personele sağlanan menfaat olarak değerlendirilip ücret olarak vergilendirilemeyecektir. Öte yandan, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinde kurumlar vergisinin, 1. maddesinde yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 14. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde yer alan giderler indirilecektir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, 1. bendinde “Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirilebileceği belirtilmiştir.
Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında sayılan kanunen kabul edilmeyen giderler dışında kalan ticari organizasyona bağlı olarak yapılan giderlerdir ve bunlara işletme gideri de denilebilir.
Bir masrafın genel gider adı altında masraf yazılabilmesi için, genel giderlerin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılmış olması masrafla iş arasında açık, güçlü bir illiyet bağının mevcut olması masrafın işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması gerekmektedir.
Aynı Kanun’un “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94.maddesinde; kimlerin hangi ödemelerden tevkifat yapacağı hüküm altına alınmış olup, maddenin 5/a bendinde, (99/13646 sayılı kararla değişen oran) 70.maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden % 20 oranında Gelir Vergisi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlere göre şirketinizce çalıştırılan kaptanlara kiraladığınız konutun işyeri olarak değerlendirilerek bu konuta ilişkin yapılacak ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/5 (a) bendi gereğince % 20 gelir vergisi tevkifatı ve bu tutar üzerinden de % 10 fon payının kesilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan şirketinizce Konut için ödenen kira tutarının ticari kazancınızın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel gider mahiyetinde olacağından bu harcamalarında safi kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabileceği tabiidir. |