T.C
İSTANBUL
VALİLİĞİ Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü
Sayı : B.07.4.DEF.0.34.11.GVK-Geç/58 Konu : Hayat standardına tabi olması gerekirken bunu beyan etmeyen mükellef hakkında vergi ve ceza tahakkuk edilmesi ve kesin- leşmesi sonrası mükellef düzeltme beyannamesi verip vermeyeceği hk.
.................................... VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
İLGİ: 19.06.2002 tarih ve 6809 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınızda, Daireniz mükellefi .............................................’ın daha önceden mükellef olduğunu ancak ilk defa işe başlamış gibi 2000 takvim yılına ait gelirini kazancı üzerinden beyan ettiğini, daha sonra bunun anlaşılması üzerine mükellefe vergi ve ceza salındığını ve bununda kesinleştiğini ancak mükellef düzeltme beyannamesi vererek 2000 yılında elde etmiş olduğu ücret gelirini hayat standardına izah nedeni gelir olarak göstermek istediğini belirterek bunun mümkün olup olmadığı konusunda görüş sorulmaktadır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 58. maddesinde “1) 01.01.2000-31.12.2001 tarihleri arasında gelir vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı bu maddede belirtilen hayat standardı esasına tabidir.
...
f) İlk defa işe başlayan mükellefler için işe başlanılan veya izleyen yılda hayat standardı esası uygulanmaz. Bu bent hükmünün uygulanmasında aynı işin mükellefin eş ve çocukları ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından yapılması hali ilk defa işe başlama sayılmaz.
...
5) Mükellefler; kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait ve üzerinden gelir vergisi ödenen gelirleri...hayat standardı esasına göre kazancın tespitinde izah nedeni gelir olarak kabul edilir. İzah nedeni gelirler öncelikle mükelleflerin kendilerine ait beyanları için esas alınır. Arta kalan tutarın olması halinde eşler ve çocuklar, sadece arta kalan tutarı kendi beyanlarında izah nedeni gelir olarak dikkate alınır.” hükmü yer almıştır.
Öte yandan Vergi Daireleri İşlem Yönergesinin “Beyannamelerin Alınması Sırasında Aranacak Hususlar ve Yapılacak İşlemler” başlıklı 37. maddesinde; gerek elde verilen gerekse posta ile gönderilen beyannamelerin alınması sırasında, beyannamenin vergi tarhına esas olan tablolarında açık maddi hata bulunup bulunmadığı hususunun aranacağı, müteakip maddede ise, beyannamenin tablolarında maddi hata bulunduğunun tespit edilmesi durumunda yapılacak işlemlerin neler olduğu belirtilmiştir.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda Vergi hatalarının düzeltilmesine ilişkin hususlar 116. ve müteakip maddelerde düzenlenmiştir.
116. maddede vergi hatası; “Vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 119. maddesinde; Vergi Hatalarının hangi yollarla ortaya çıkacağı belirtilmiş olup, bu maddenin ilk bendinde; “ilgili memurun hatayı bulması ve görmesi ile” beşinci bendinde ise “mükellefin müracaatı ile” hatanın meydana çıkarılabileceği belirtilmiş bulunmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalara göre ödevlinin verdiği düzeltme beyannamesinde beyan ettiği hayat standardını izah etmesi halinde ve dairenizce de doğruluğunun teyidi durumunda izah edilen kısma isabet eden vergi ve cezanın Vergi Usul Kanunu’nun 116 ve müteakip maddeleri gereğince düzeltme yolu ile kaldırılması mümkündür.
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.
|