|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü Diğer Vergiler Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.18.01/5.1.31.17-5298/ Konu : 13.06.2006 -3208
……….. 2. BÖLGE TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi: ../../2006 tarihli ve …. sayılı yazınız.
Yazınızda, ../../2002 tarihinde vefat eden ……….. ’ın maliki bulunduğu ……… Mahallesinde kain ve tapunun ….. pafta, …. ada, .. parsel sayısında kayıtlı …… m2 miktarındaki arsanın …… hissesinin ……. Belediyesine, ………. hissesinin ……… adına kayıtlı olduğu sözkonusu taşınmaz üzerinde kat irtifakı veya kat mülkiyetinin tesis edilmediği, müşterek mülkiyet esasına göre tescilli olduğu ve taşınmaz üzerinde herhangi bir satış vaadi veya kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhinin mevcut olmadığı ………’a ait …… hissenin mirasçılar tarafından …….., …….., …….., …….., …….., …….., ……..ve a’ satış ve intikalinin talep edildiği belirtilerek ’a ilişkin Veraset ve İntikal Vergisi ilişiğinin ne şekilde kesilmesi gerektiği hususunda bilgi verilmesi istenilmiştir.
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset tarikiyle veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikali Veraset ve İntikal Vergisine tabi olduğu, 11 inci maddesinde de, bu vergiye mevzuu olacak malların değerleme günü, miras yoluyla vukubulan intikallerde mirasın açıldığı, diğer suretle meydana gelen intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün olacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 19 uncu maddesinde; “… tescil tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde sonucu ilgili vergi dairesine bildirmek üzere, intikal eden gayrimenkullerin tescil işlemi, Veraset ve İntikal Vergisinin tahakkuku beklenmeksizin yapılır. Ancak, intikali yapılan gayrimenkule isabet eden Veraset ve İntikal Vergisi tamamen ödenmedikçe devir ve ferağı yapılamaz ve üzerinde herhangi bir ayni hak tesis edilemez. Tapu memurları vergi dairesince verilmiş ilişik kesme belgesi olmaksızın devir ve ferağ işlemi yapamazlar, aksi halde verginin ödenmesinden mükellefler ile birlikte müteselsilen sorumlu olurlar…” hükmü yeralmaktadır.
Medeni Kanun’un 575 ve 599 uncu maddelerinde ise mirasın ölüm ile açılacağı, miras açılınca, mirasçıların onun tamamına sahip olacakları Kanunda yazılı hal istisna olmak şartıyla müteveffanın alacakları ve tüm hakları ile zilyed bulunduğu malların mirasçılara intikal edeceği hükme bağlanmıştır.
Bu hükümler karşısında, murisin menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının ölüm tarihindeki durumu itibariyle mirasçılara intikal ettiğinin kabulü gerekmektedir.
Satış vaadi ve inşaat sözleşmesi, bir taşınmaz mal üzerinde yapılacak inşaat sonucunda arsa payına karşılık olarak inşaat bitiminde gerçekleşecek olan satışa ilişkin sözleşme yapılması borcunu doğuran bir ön akittir. Şahsi borç doğuran bu sözleşmenin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için Tapulama Kanunu’nun 6217 sayılı Kanunla değişik 26 ncı maddesi uyarınca tapu siciline şerh edilmesi gerekmektedir. Esas ve şekil yönünden resmi olarak düzenlenmiş ve tapu siciline şerh edilmemiş bir satış vaadi ve inşaat sözleşmesine istinaden yapılması gereken gayrimenkul devrine ilişkin asıl senet şerh tarihinden itibaren 5 yıl içinde düzenlenmez ise tapu sicil müdürünce re’sen terkin edilir. Ayrıca tarafların sözleşmede yer alan cezayı ödemeleri koşuluyla bu sözleşmenin doğurduğu borçtan kurtulmaları da mümkündür. Sözleşmede yer alan bedelin, lehine vaadde bulunulan kişi tarafından ödenmesi sonucunda, satış vaadinde bulunan kişi gayrimenkulün devri için ferağ vermekten kaçınsa dahi alıcı mahkemede dava açmak suretiyle kendisine satışı vaad edilen gayrimenkule mahkeme kararıyla da sahip olabilir. Şekil yönünden resmi olarak düzenlenen satış vaadi ve inşaat sözleşmesinin tapu siciline şerh edilmemiş olsa dahi üçüncü kişilere karşı hüküm ifade ettiği belirtilerek murisçe satışı vaad edilen gayrimenkulden dolayı varislerden Veraset ve İntikal Vergisi aranılmaması gerekmektedir. Ayrıca, satışı yapılan gayrimenkuller için veraset ve intikal vergisinin tahsil edilmesi gerçek bir servet artışının vergilendirilmesini amaçlayan vergisinin temel ilkesine aykırı düşmektedir. Burada murislere intikal eden gayrimenkuller müteahhit ile yapılan satış vaadi ve inşaat sözleşmesi üzerine tamamlanan inşaat sonucu arsa sahibi adına tapuya kaydedilen gayrimenkullerdir.
Müteahhite devri yapılacak olan gayrimenkul, her ne kadar devredilmemiş olsa bile, kendi yükümlülüklerini yerine getirmesi karşılığı müteahhit adına devredilecek bir gayrimenkuldür ve mirasçılar tarafından tasarrufu sözkonusu olmamaktadır.
Bu itibarla, 2002 yılında vefat eden ……..’ın sağlığında …… … Noterliğince düzenlenen ve bir örneği ilişikte gönderilen ../../1998 tarihli ……. yevmiye no.lu kat karşılığı inşaat sözleşmesinde muris …….. …….’a verilen .. adet bağımsız bölümün varisler adına tapuya kayıt ve tescil işlemleri esnasında Veraset ve İntikal Vergisinin aranılması gerekmektedir.
Ancak sözkonusu kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhite bırakılan muhtelif bağımsız bölümlerin varislerce yazınızda bahsi geçen şahıslara satışı sözkonusu olamayacağından, mezkur gayrimenkullerin müteahhit adına tapuya kayıt ve tescili esnasında Veraset ve İntikal Vergisi ilişiğinin aranılmayacağı tabidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
|