T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

İSTANBUL  DEFTERDARLIĞI 

Vasıtalı Vergiler Gelir Müdürlüğü

 

 

 

SAYI : B.07.4.DEF.0.34.12.2.VRS:21-12555

KONU :                      

 

 

……………………… VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

 

 

İLGİ:……………… tarih ve  …………………………… sayılı yazınız.

 

      Yazınızda, 10.08.2003 tarihinde vefat eden ………………… varisi ……………… tarafından dairenize verilen 13.04.2004 tarihli dilekçe ile ……………… Bankası Şubesinde bulunan 234 numaralı ortak  kiralık kasa mevcudunun kendisine ait olduğunu dolayısıyla kasa muhteviyatının Veraset ve İntikal Vergisi matrahına dahil edilmemesini talep ettiği belirtilerek muris ve varisin ortak oldukları kiralık kasa muhteviyatının Veraset ve İntikal Vergisi matrahına dahil edilip edilmeyeceği hususunda bilgi verilmesi istenilmiştir.

 

      Konu ile ilgili olarak Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden alınan 31.05.2004 tarih ve B.07.0.GEL.0.60/6000-2313/24197 sayılı yazıda aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

 

      “Bilindiği üzere, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 1 inci maddesine göre, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle ivazsız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

 

      Aynı Kanun’un 23 üncü maddesinde de, bankalar nezdindeki kiralık kasa sahiplerinden birinin ölümü halinde (Sulh Hakimi tarafından yapılacak tespit hariç) vergi dairesinin yetkili bir memuru hazır bulunmadıkça kasanın açılmasına ve bu memur huzurunda tespit edilmedikçe muhteviyatının mirasçıları veya kanuni temsilcileri veya vekilleri tarafından alınmasına izin verilmeyeceği belirlenmiştir.

 

      Bu hükümlere göre, malların veraset yoluyla veya her ne suretle olursa olsun karşılıksız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi tutulması gerekir. Ancak, veraset yoluyla veya ivazsız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikal etmeyen malların anılan vergiye tabi tutulması mümkün bulunmamaktadır.

 

      Diğer taraftan, Türk Medeni Kanunu’nun 220 nci maddesinin birinci bendinde, eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyanın kişisel malı olduğu hükme bağlanmıştır. Bu maddenin gerekçesinde, eşlerin sadece kişisel kullanımına yarayan eşya kişisel mal sayılmakta ve eşlerin giysileri, saati, çantası, spor alet ve malzemeleri ile ziynet eşyasının da kişisel mal kapsamına girdiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, olayda muris ile eşinin birlikte ortaklaşa kullandıkları kiralık kasada bulunan ziynet eşyasının aksine bir karine bulunmadığı sürece Ayla Karaçam’ın kişisel malı olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.

 

      Buna göre, 10.08.2003 tarihinde vefat eden ……………’ın eşi …………… ile birlikte müşterek kullandıkları kiralık kasanın açılması sonucu kasadan çıkan ziynet eşyasının, veraset ve intikal vergisinin matrahına dahil edilmemesi gerekmektedir.”

 

      Bilgi edinilmesini gereğinin buna göre yapılarak sonucundan mükellefe bilgi verilmesini rica ederim.