T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Diğer Vergiler Müdürlüğü

 

 

 

Sayı   : B.07.1.GİB.4.34.18.01/5-1.20.6/2768/

Konu   :                                                                                                                     03.04.2006-1924                                                                  

………. YATIRIM A.Ş.

 

İlgi : /03/2006 tarihli ve .. sayılı dilekçeniz.

 

           

Dilekçenizde, Kurumunuzun Kıbrıs müşterilerinden …… hesap sahibi ……’in ../08/2005 tarihinde vefat ettiği belirtilmiş olup müşterinizin ../03/2005 tarih itibari ile hesabında bulunan portföyü ve vefat ettiği tarihteki portföyü ile ilgili olarak Veraset ve İntikal Vergisi borcu olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi istenilmiştir.

 

            7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci maddesi hükmüne göre Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların, veraset tarikiyle veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikalinin Veraset ve İntikal Vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Aynı Kanunun 2 nci maddesinin (b) fıkrasında da, “Mal” tabiri; mülkiyete mevzu olabilen menkul ve gayrimenkul şeylerle mameleke girebilen sair bütün hakları ve alacakları ifade ettiği belirlenmiştir.

 

            Bu hükümlere göre, Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya her ne suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

 

Kanunun 6 ncı maddesinin (c) fıkrasında da; muris veya tasarrufu yapan şahıs Türkiye’de hiç ikamet etmemiş veya son ikametgahı tespit olunamamış ise Veraset ve İntikal Vergisinin Maliye Vekaletinin tayin edeceği yer vergi dairesi tarafından tarh olunacağı, 8 inci madde de ise beyannamenin Maliye Bakanlığı’na, mükelleflerin yabancı memleketlerde bulunması halinde ise Türkiye Konsolosluğuna verileceği hükme bağlanmıştır.

 

Diğer taraftan aynı Kanunun 17 nci maddesinde, “Amme idare ve müesseseleri, bankalar, bankerler, kasa kiralayanlar, sigorta şirketleri, sair şirket ve müesseseler, mahkemeler ve icra daireleri istihkak sahiplerine bu verginin mevzuuna giren herhangi bir muamele dolayısıyla para ve senet verebilmek için evvel emirde verginin ödenmiş olduğuna dair vergi dairesinden verilmiş bir tasdikname talep ederler.

 

Tasdikname ibraz etmeyen hak sahiplerinin istihkaklarından, veraset yoluyla intikallerde yüzde 5, ivazsız intikallerde yüzde 15 oranında vergi karşılığı olarak tevkifat yaptıktan sonra bakiyesini verebilirler. Tevkifatı yapanlar tevkif ettikleri parayı en geç bir hafta içinde bulundukları yerin mal sandığına yatırmaya ve keyfiyeti mensup bulundukları vergi dairesine yazı ile bildirmeye mecburdurlar. (4369 sayılı Kanunun 74 üncü maddesiyle değişen ve 29.07.1998 tarihinde yürürlüğe giren fıkra)

 

Tevkifat yapmadan para ve senet verenlerle, tevkif ettikleri parayı yukarıda belirtilen süre içinde mal sandığına yatırmayanlardan (Hakimler hariç) tevkif etmeye ve yatırmaya mecbur oldukları paralar Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre gecikme zammı tatbik edilerek tahsil edilir. Tevkifatı yapan ilgili kuruluşların, bu görevleri süresinde yerine getirmeyen sorumlularından, tevkif etmeye ve yatırmaya mecbur oldukları paraların %10’u oranında ayrıca ceza tahsil olunur.” denilmektedir.

 

Kanunu’nun vergiye tabi matrahın tayin ve tespitine ilişkin esasları düzenleyen 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, mükelleflerin ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere Veraset ve İntikal Vergisi konusuna giren malları bu maddede belirtilen esaslara göre değerleyerek beyan edecekleri,  (d) bendinde de; borsada kayıtlı olan hisse senetlerinin ölüm tarihine takaddüm eden üç yıl içindeki en son muamele değeri ile, borsada kayıtlı olmayan veya kayıtlı olmakla birlikte son üç yıl içindeki en son muamele görmeyen hisse senetlerinin ise itibari değeri ile değerleneceği belirtilmiştir.

 

            Bu hükme göre mükellefler, ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere Veraset ve İntikal Vergisi konusuna giren hisse senetlerini, borsada kayıtlı ise ölüm tarihine takaddüm eden üç yıl içindeki en son muamele değeri ile borsada kayıtlı değilse veya kayıtlı olup da üç yıl içinde muamele görmemiş ise itibari değer ile değerleyerek beyan edeceklerdir.

 

Diğer taraftan, 472l sayılı Türk Medeni Kanunun 688 nci maddesinde “ Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır. Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir.” denilmektedir.

 

            Sözkonusu madde hükmüne göre, şirketinizde müşterek açılan hesapta taraflar arasında pay açısından bir sözleşme yapılmadığı takdirde müşterek hesaptaki paranın ½ hissesinin muris Macit Yüksel’e ait olacağı tabidir.

           

Bu nedenle KKTC vatandaşı olan ve bu ülkede yerleşik iken /08/2005 tarihinde vefat eden müşterinizin hesabında bulunan ve Türkiye’de kurulu şirketlere ait olan, aynı zamanda Sermaye Piyasası Kurulu’na kote edilmiş bulunan hisse senetleri ve yatırım fonlarının murise isabet eden hissesinin Türkiye’de genel hükümler çerçevesinde Veraset ve İntikal Vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

 

Ancak,  murisin KKTC vatandaşı olması ve Türkiye’de ikametgahının bulunmaması nedeniyle öncelikle mirasçıların talebi ile Maliye Bakanlığınca belirlenecek tarha yetkili vergi dairesine veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verilmesi sağlanarak gerekli verginin ödenmesinden sonra şirketinizce ödemede bulunulması gerekmektedir. Bunun sağlanamaması halinde ise yukarıda belirtildiği üzere vergiye karşılık yüzde beş oranında tevkifatın yapılmasından sonra kalan miktarın mirasçılara ödenmesinde sakınca bulunmamaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 
Başkan  a.
Grup Müdür V.