T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Diğer Vergiler Müdürlüğü

 

 

 

 

Sayı   : B.07.1.GİB.4.34.18.01/21-12693

Konu   :                                                                     

 

 

ADALAR VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

 

 

İlgi : 05/08/2005 tarihli ve B.07.4.DEF.4.34..23.30/3231 sayılı yazınız.

 

            İlgi sayılı yazınızda, Bankalarda bulunan kiralık kasa sahiplerinin ölümü halinde, varisleri tespit edilemeyen veya tespit edilip ulaşılamayan mükelleflerle ilgili olarak yapılacak işlemler hakkında bilgi verilmesi istenilmektedir.   

 

            Bilindiği üzere, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset tarikiyle veya herhangi  bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer bir şahsa intikalinin Veraset ve İntikal Vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.

 

            Kanunun 5 inci maddesinde verginin mükellefi tespit edilmiş, aynı Kanunun 7 nci maddesinde veraset yoluyla veya sair suretle ivazsız mal iktisap edenlerin iktisap ettikleri malları bir beyanname ile bildirmeye mecbur oldukları belirtilmiş, 14 üncü maddesinde de veraset ve intikal vergisinin mükellef tarafından verilecek beyannameye istinaden tarh olunacağı hükme bağlanmıştır.

 

            Aynı Kanunun 23 üncü maddesinde, “Bankalar nezdinde bulunan kiralık kasa sahibinin ölümü halinde(Sulh hakimi tarafından yapılacak tespit hariç) , vergi dairesinin salahiyetli bir memuru hazır bulunmadıkça kasanın açılmasına ve bu memur huzurunda tespit edilmedikçe muhteviyatının mirasçıları veya kanuni temsilcileri veya vekilleri tarafından alınmasına müsaade edemezler.” denilmektedir.

 

            Yine Veraset ve İntikal Vergisi Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği 1 seri no.lu Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde, sözkonusu 23 üncü madde hükmünün uygulanması ile ilgili olarak da “kiralık kasanın bulunduğu banka tarafından vaki olacak iş’ar veya mükellefin müracaatı üzerine banka ile temas edilip mutabakata varıldıktan sonra tayin edilecek gün ve saatte, alakalıların da huzuruyla kasa açılarak muhteviyatı birer birer tadat edildikten ve nevi ve mahiyetleri tayin olunduktan sonra iki nüsha zabıt varakası tanzim olunacaktır. Kasada bulunan malların nevi ve mahiyetleri ve kıymetleri itibariyle tahvil, hisse senedi, mücevherat, altın ve saire gibi mühim kıymetler olabileceği göz önünde bulundurularak tespit sırasında dikkatli davranılması lazımdır. Bu mallara ileride takdir komisyonunca kıymet takdiri cihetine gidileceğinden takdirde her hangi bir hataya düşülmemesi için lüzum hasıl olduğu hallerde tespit esnasında eksper bulundurulması ve hatta takdir komisyonunun hazır bulundurularak takdir işinin orada yapılması, işin ehemmiyetine binaen muvafık olur. Şu kadar ki; bu işlerin mümkün olduğu kadar süratle yapılması hususunun mutlak temini icap eder” açıklamalarına yer verilmiştir.

           

            Yukarıda belirtilen Kanun ve Tebliğ hükümlerinin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, bankalar nezdindeki kiralık kasa sahiplerinden birinin ölümü halinde(Sulh Hakimi tarafından yapılacak tespit hariç) alakalıların ve vergi dairesinin yetkili bir memuru hazır bulunmadıkça kasanın açılmasına ve bu memur huzurunda tespit edilmedikçe muhteviyatının mirasçıları veya kanuni temsilcileri veya vekilleri tarafından alınmasına izin verilmesi mümkün bulunmamaktadır.

           

Diğer taraftan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasında ‘Bankalar nezdindeki her türlü mevduat, emanet ve alacaklardan en son talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tabidir. Zamanaşımına uğrayan mevduat, emanet ve alacaklar Fona gelir kaydedilir. Bununla ilgili esas ve usuller  Fon Kurulunca belirlenir.’hükmü yer almaktadır.

           

            27 Haziran 2001 tarih ve 24445 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bankaların Kuruluş ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmeliğin, “Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Emanet ve Alacaklar” başlıklı 35 inci maddesinde ise;

           

             1. Bankalar nezdindeki her türlü mevduat, emanet ve alacaklardan, son talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı bir talimatı tarihinden başlayarak on yıl geçtiği halde hak sahiplerince aranılmamış olanlar zamanaşımına uğrar.

 

       2. Bankalar zamanaşımı süresinin dolmasına üç ay kala, mevduat, emanet ve alacaklardan, tutarı kırk milyon liranın üzerinde bulunanlar ile kıymeti bilinemeyen emanetlerin hak sahiplerini, hesaplarının zamanaşımına uğrayacağı hususunda iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorundadırlar. Yazılı uyarıya rağmen üç aylık süre zarfında sahipleri tarafından aranmayan ve zamanaşımına uğrayan mevduat, emanet ve alacaklar sahiplerinin kimlik bilgileri, adresleri ve haklarının faizleriyle birlikte ulaştıkları tutarlar gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir liste ile zamanaşımı tarihini izleyen takvim yılının ilk üç ayı içinde, Fonun, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdindeki hesabına alacak kaydedilmek üzere gönderilir. Bankalar durumu liste ile birlikte Fona bildirir.

            …” denilmektedir.

 

            Bu itibarla, ilgili banka şubelerince şifaen öğrenilen kiralık kasa sahiplerinin ölümüne dair bilgilerin dairenize bildirilmesi halinde adres ve kimlik bilgileri tespit edilen varislerin Veraset ve intikal Vergisi Kanunu ve bu Kanuna ilişkin olarak yayımlanmış olan Genel Tebliğ ve İç Genelgeler ile Vergi Daireleri İşlem Yönergesi’nde açıklanan genel hükümler uyarınca beyana çağrılarak gerekli işlemlerin yapılacağı tabiidir.

           

Ancak beyana çağrılmış olmalarına rağmen vergiyle ilgili ödev ve sorumluluklarını yerine getirmeyen veya adres ve kimlik bilgileri tespit edilemeyen  kanuni veya mansup mirasçılara herhangi bir servet intikali sözkonusu olmayacağından bu aşamada dairenizce Veraset ve İntikal Vergisi  yönünden yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.

 

             Ayrıca, Bankalar Kanununun 15 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında da, Fonun her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu belirtildiğinden yukarıda yer alan Bankalar Kanununun 35 inci maddesine göre zamanaşımı süresi sonunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen emanetten dolayı Veraset ve İntikal Vergisinin aranılması da mümkün değildir.

            

             Bilgi edinilmesini rica ederim.