|
T.C. MALİYE BAKANLIĞI İSTANBUL DEFTERDARLIĞIVasıtalı Vergiler Gelir Müdürlüğü
SAYI : B.07.4.DEF.0.34..12.VRS:21-12510/100 KONU :
..........................VERASET VE HARÇLAR VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
İLGİ: .............tarih ve ............ sayılı yazınız.
Yazınızda, kain ve tapunun 13-18 pafta, 5958 parsel sayısında kayıtlı 234104 metrekare miktarlı akaryakıt istasyon binası tamamının ' adına kayıtlı iken 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün 26.06.2001 tarih ve 4393 yevmiye numarasıile intifa hakkının bedelsiz olarak 10 yıl müddetle adına tesis edildiâinrn tesuit edildiçj belirtilerek herie].^İ7.n.Iarjı Veraset ve İntikal Vergisine tabi olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi istenilmiştir.
Bilindiği üzere, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun l inci maddesinde; "Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset tarikiyle veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer bir şahsa intikali Veraset ve İntikal Vergisine tabiidir." hükmü yer almakta olup, 2 nci maddede "Mal" tabirinin ise mülkiyete mevzu olabilen menkul ve gayrimenkul şeylerle mameleke girebilen sair bütün haklan ve alacakları ifade ettiği açıklanmıştır.
Aynı Kanunun vergiye tabi matrahın tayin ye tespitine ilişkin esasları düzenleyen 10 uncu maddesinde. Veraset ve İntikal Vergisi matrahının, intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre bulunan değerleri olduğu, mükelleflerin ilk tarhiyartta nazara alınmak üzere Veraset ve İntikal Vergisi konusuna giren mallan bu maddede belirtilen esaslara göre değerleyerek beyan edecekleri belirtilmiştir.
213 sayıh Vergi Usul Kanununun 296 ncı maddesinde, tescile tabi bilumum hakların değeri, tesisleri sırasında tapu siciline kayıt edilen bedel olduğu, Tapu sicilinde bedeli gösterilmeyen hakların emsal bedelleri ile değerleneceği belirtilerek aynı maddenin Veraset yoluyla veya sair suretle ivazsız ve bedelsiz bir tarzda intikal eden intifa haklarının değerlemesine ilişkin 4 üncü fıkrasında ise sabit bir süre için tayin edilmiş olan intifa hakkı değeri yaş kaydı nazara Alınmaksızın sürenin tara on yılı için gayrimenkul emsal bedelinin onda ikisi olarak hesaplanacağı hükmüne yer verilmiştir.
Kanunun "Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti" başlıklı 267 nci maddesinde, emsal bedeli, gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değer olarak tanımlanmıştır. Madde hükmüne göre emsal bedelinin uygulanmasında üç sıra söz konusu olup ilk iki sıraya göre emsal bedeli tespit edilemeyen bir mal için üçüncü sıradaki değerleme yöntemi ise idarece takdir komisyonuna baş vurularak bedeli tespit edilecek bir malın değerinin tayın edilmesinin istenmesidir.
Bu itibarla . , : İlçesi, kain ve tapunun 13-18 pafta, 5958 parsel sayısında kayıtlı 234104 metrekare miktarlı akaryakıt istasyon binası tamamının adına kayıtlı iken 1. Bölge Tapu Sıçıl
Müdürlüğünün 26.0o.zuuı carin ve 43y3 yevmiye numarası ile intifa hakkının bedelsiz olarak 10 yıl müddetle adına tesis edilmesi işleminin ivazsız intikal (hibe) olarak değerlendirilmesi ve on yıllık süre için tesis edildiği de gözönünde bulundurularak gayrimenkulun emsal bedelinin % 2Q'sı üzerinden Veraset ve İntikal Vergisi tarh edilmesi gerekmektedir.
Bununla beraber, sözkonusû verginin tarhı esnasında aşağıda belirtilen açıklamalar dahilinde işlem yapılacağı tabiidir.
7338 sayılı Veraserve İntikaf Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrasına göre Veraset ve intikal Vergisi Beyannamesi, ölüm dışında vaki intikallerde malların hukuken iktisap edildiği tarihi takip eden bir ay içinde verilmektedir. -
Kanunun 20 ne: maddesinin (b) fıkrasına göre mükellefiyet verilen beyannamelerde gösterilmeyen mallar ile beyanname verilmeyen hallerde intikal eden malların idarece tespit olunduğu tarihte başlamaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Veraset ve İntikal Vergisinde uygulanacak ek sürelerle ilgili 342 nci maddesinde Veraset ve İntikal Vergisine ilişkin mükellefiyetlerde tahakkuk işlemlerinin yapılması için beyanname verme süresinin sonundan başlayarak 15 gün bekleneceği, beyannamenin bu süre içinde verilmemesi halinde vergi ziyaı olmamış sayılacağı ayrıca mükelleflerin kendilerine tebliğ edilmek üzere verilen ikinci 15 günlük ek sürede beyanda bulunmaları halinde de aynı hükmün uygulanacağı belirlenmiştir. Bu durumda sözü edilen hallerde vergi ziyaı cezasının kesilmemesi, Vergi Usul Kanununun 352 nci maddesi hükmüne göre duruma uygun usulsüzlük cezalarından birisinin kesilmesi ile yetinilmesi gerekir.
Dolayısıyla söz konusu intikale konu malın mükellef tarafından beyana çağrı ile tanınan ek süre içinde beyanı halinde yapılan tarhiyat bu intikal için ilk tarhiyat olmakta ve tahakkuk eden vergilerin, beyannamelerin verildiği tarihten itibaren en geç 15 gün içinde tarh edileceği, 19 uncu maddesinde de, Veraset ve İntikal Vergisinin tahakkukundan itibaren (3) yılda ve her yıl Mayıs ve Kasım aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Beyannamelerin mükelleflerce, idarece beyana çağrı ile tanınan 15 günlük ek süreden sonra verilmesi durumunda tarhiyat şurasında ayrıca gecikme faizi hesaplanması, uygulanacak gecikme faizi başlangıç tarihi ise idarece yapılan beyana çağn ile mükellefe tanınan 15 günlük ikinci ek sürenin son günü olacaktır. Kanuni süre ve bu sürenin bitiminden sonraki 15 günlük birinci ek sürenin geçmesinden sonra mükelleflerin vergi dairesince yazı ile beyana çağrılmaları bu suretle kendilerine verilen ikinci 15 günlük sürede de beyanda bulunmamaları halinde vergi zıyaı cezası doğmakta ve resen tarhiyat sebebi ortaya çıkmaktadır.
Beyanname verilmemesi veya beyanname verilmekle beraber beyannamede gerekli bilgilerin gösterilmemiş olması veya eksik gösterilmiş olması hallerinde de 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30 uncu maddesi hükmü gereğince re'sen tarh işleminin yapılarak tahakkuk eden Veraset ve İntikal Vergisinin aynı Kanunun 112 nci maddesi hükümleri de gözönünde bulundurulmak suretiyle vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi uygulanmak suretiyle tahsil edilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan Vergi Usul Kanununun 114 üncü maddesi ile tayin ve vergi alacağını doğuran olaya bağlanan tarh zamanaşımı süresinin tespitinde de 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 20 nci maddesinin (b) bendi hükmüne göre mükellefiyetin başlangıç tarihi esas alınmakta bu tarihlerden itibaren tarh zamanaşımı süresi hesap edilmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim. |