|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü Diğer Vergiler Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.18.01.3.1.83.2/132-
……………. SAN. TİC. A.Ş. …
İlgi:………………… tarihli dilekçeniz.
Dilekçenizde, ………….. ………. San Tic. A.Ş.’den Konut Satış Sözleşmesi yapılarak 209.759 YTL bedelle bir daire satın aldığınızı ancak, tapu senedinde satış bedelinin 149.600 YTL olarak gösterildiği belirtilerek, gerçek satış bedeli ile tapu senedinde yer alan satış bedeli arsındaki fark için harç zıyaı’nın söz konusu olup olmadığı ile satın alınan söz konusu gayrimenkulün 4 yıl beklemeksizin elden çıkarılması halinde Değer Artış Kazancı olarak vergi matrahını tespit ederken, satış bedeli olan 209.759 YTL değerinin mi yoksa tapu senedinde yer alan satış bedeli olan 149.600 YTL değerinin mi dikkate alınacağı hususunda bilgi verilmesi istenilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “… başlıklı Mükerrer 80 inci maddesinde (01.01.2003 tarihinden geçerli olmak üzere) “ aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlardır. … 6- İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak dört yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkullere tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.). Bu maddede geçen “elden çıkarma” deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder. Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının (2004/8295 sayılı kararın 7 nci maddesi ile değişen tutar) (01.01.2005 tarihinden geçerli olmak üzere) 13.000 Yeni Türk Liralık kısmı gelir vergisinden müstesnadır….” hükmü yer almıştır. Diğer taraftan, aynı Kanunun “Safi Değer Artışı” başlıklı Mükerrer 81 inci maddesinde, (01.01.2003 tarihinden geçerli olmak üzere “Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Hâsılatın ayın ve menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanununun değerleme ile ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunur. Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde maliyet bedeli yerine; Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedel, kazancı bilanço veya işletme hesabı esasına göre tespit edilen işletmelerde ise son bilançoda veya envanter kayıtlarında gösterilen değer esas alınır. … Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir.( 5228 sayılı Kanun’un 27 nci maddesiyle eklenen cümle) (01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere) Şu kadar ki, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının %10 veya üzerinde olması şarttır.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, iktisap ettiğiniz gayrimenkulü 4 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde satış bedeli ile endekslenmiş maliyet bedeli arasındaki farkın 13.000 YTL’ yi aşması halinde aşan kısmın değer artış kazancı olarak dikkate alınması gerekeceği gibi maliyet bedelinin tespitinde tapuda kayıtlı değerin esas alınacağı hususu ise tabiidir. Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanunu 57 nci maddesinde; “Tapu ve Kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları, tapu ve kadastro harçlarına tabidir” denilmekte olup, Kanuna ekli (4) sayılı tarifenin I-20/a maddesinde de; gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden (Cebri icra veya şüyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlaklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alan için ayrı ayrı binde 15 oranında tapu harcı aranılacağı hükme bağlanmıştır Aynı Kanunun 63 üncü maddesinde de ;“Bu Kanunda sözü edilen“kayıtlı değer” veya “emlak vergisi değeri” deyimi; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine göre belirlenen vergi değerini ifade eder. Tapu ve kadastro harcı, vergi değeri ile mükellef tarafından beyan edilmiş olan değerlerden yüksek olanı üzerinden hesaplanır. Mükelleflerin vergi değerinden daha düşük beyanda bulunmaları halinde, harcın hesabında vergi değeri esas alınır.Aradaki farka isabet eden harç 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre hesaplanan vergi ziya-ı cezası %25 oranında uygulanmak suretiyle ikmalen tarh edilir.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümlere göre, gayrimenkul satışlarında tapu harcının, 492 sayılı Harçlar Kanununun 63 üncü maddesi uyarınca, gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere satışın yapıldığı tarihteki emlak vergisi değeri üzerinden tahsil edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. |