T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

İSTANBUL  DEFTERDARLIĞI 

Vasıtalı Vergiler Gelir Müdürlüğü

 

 

 

SAYI   : B.07.4.DEF.0.34.12.2. 50-11920                                                       02.11.2001-6149
KONU : Kamulaştırma nedeniyle Belediyeye

            devredilen arsanın ödenmesi gereken

            Emlak Vergisi ve cezası hakkında.

 

Sn. ......................

 

İLGİ : 21.09.2001 tarihli dilekçeniz.

 

         Dilekçenizde, 1998 yılı Emlak Vergisi Genel Beyan Döneminde 33 milyar lira olarak beyan ettiğiniz arsanızın, kamulaştırma nedeniyle .................... Belediyesine devredildiği belirtilerek adı geçen belediye başkanlığına ödenmesi gereken Emlak Vergisi ve ceza hakkında bilgi verilmesi istenilmiştir.

 

         2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 39 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında Emlak Vergisi tarhına esas olan en son vergi değeri kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde, aradaki farkın Emlak Vergisine tabi tutulacağı, bu farka ait verginin 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 31 inci maddesinin son fıkrası hükmü dikkate alınmak suretiyle kusur cezalı olarak tarh olunacağı hükme bağlanmıştır.

 

         Söz konusu madde hükmünde en son vergi değeri ile kamulaştırma bedeli arasındaki farka kusur cezasının uygulanacağı belirtilmiş ise de, bahsi geçen madde hükmü 3239 sayılı kanunun 141 inci maddesi ile 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 4369 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde, Emlak Vergisi Kanunundaki kusur cezasına ait diğer hükümlerin de 1.1.1998 tarihinden itibaren uygulanmayacağı açıklanmıştır.

 

         Diğer taraftan Emlak Vergisi Kanununun 32 nci maddesinde ; “Ek süreye rağmen beyanname verilmemesi halinde; vergi bu kanun hükümlerine göre idarece tarh edilir. Şu kadar ki gayrimenkulü maddi delillere göre tespit edilen değerinin beyan edilmesi gereken asgari değerden fazla olması halinde, bu değer üzerinden ikmalen vergi tarh olunur.

 

         Beyannamesini ek süreye rağmen vermeyen mükellefler adına vergi ziyaı cezası kesilir.

         Mükellefin beyanının maddi delillere göre tespit edilen rayiç bedelden düşük olması halinde, rayiç bedelle tarhiyata esas değer arasındaki fark üzerinden ceza uygulanmaksızın ikmalen vergi tarh olunur” denilmektedir.

 

         İncelenmesinden de anlaşılacağı üzere, Emlak Vergisi matrahlarına esas alınacak rayiç bedel, gayrimenkulün normal alım satım bedelidir. Kamulaştırma bedelinin de alım – satım bedeli olarak mütalaa edilmesi gerekmektedir. Bu değerin en son beyan edilen Emlak Vergisi matrahının üzerinde olması halinde aradaki fark için cezasız ikmalen tarhiyat yapılması Kanun hükmü gereğidir.

 

         Kanunun 30 uncu maddesinde verginin ödeme süresi hüküm altına alınmış olup maddenin 4 üncü fıkrasında, kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazi vergisinin, kısıtlamaların devam ettiği sürece 1/10 inin tahsil olunacağı 9/10 unun tecil edileceği, kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırılma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren emlakın vergisinin tüm vergi değeri üzerinden ödeneceği ifade edilmiştir.

 

         Bu nedenle tecilin kaldırıldığına ilişkin yazının tarafınıza tebliğ edildiği tarihten itibaren tecil edilen vergilerin en geç bir ay içinde ödenmesi gerekmekte olup, aksi takdirde bu tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesi uyarınca gecikme zammının uygulanacağı tabiidir.

 

         Bununla beraber, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112 nci maddesinin 1 inci fıkrasında da, ikmalen, re’sen veya idarece tarh olunan vergilerin taksit zamanlarından önce tahakkuk etmesi halinde taksit süreleri içerisinde, taksit zamanlarının kısmen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmesi halinde, geçmiş taksitlerinin tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceği hükme bağlanmıştır.

 

         Aynı maddenin 3 üncü fıkrasında da, ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda, dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen veya tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar geçen süreler için, 6183 Sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanacağı, gecikme faizinin de aynı süre içinde ödeneceği ve gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirlerinin dikkate alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.

 

         Bu itibarla, sahibi bulunduğunuz arsaya ilişkin 1998 yılı Emlak Vergisi Beyannamesinde beyan edilen vergi değerinin, kamulaştırma bedelinden düşük olması nedeniyle .................. Belediyesince yapılan fark tarhiyata, tarhiyatın normal vade tarihinden son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar gecikme faizi uygulanması gerekmektedir.

 

         Bilgi edinilmesini rica ederim.