T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Diğer Vergiler Müdürlüğü

 

 

 

Sayı  :B.07.1.GİB.4.34.18.01/6-1.71.52.10146/

Konu :                                                                                                                             21.11.2006-5825

 

 

…………………. BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

(Gelirler Müdürlüğü)

 

 

İlgi :  ../../2006 tarihli ve  ………… sayılı yazınız.

 

         Yazınızda, imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan (Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan) gayrimenkullerin vergilendirilmesinde 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30 uncu maddesi ve İmar Kanunu’nun 13 üncü maddesi hükümlerinden hangisinin uygulanacağı konusunda tereddüte düşüldüğü belirtilerek, uygulamanın hangi Kanun hükümleri doğrultusunda yapılacağı hususunda bilgi verilmesi istenilmektedir.

            17.11.1986 tarih ve 19284 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, “Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmelik” 2 nci maddesinde, “İmar planlarında resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır.

            Bu hallerde kısıtlı olarak vergileme, imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yıl başından itibaren yapılır. Kısıtlama, ilgili arsa veya binanın bulunduğu alan imar programına alınıncaya (imar programının kesinleştiği tarihe) kadar devam eder.

            Arsanın imar planında kısıtlılığı gerektiren amaçlara tahsis edildiğinin bu yönetmeliğin 5 inci maddesindeki bildirim mecburiyeti hükümlerine göre tespit edilmemiş olması halinde, arsa veya bina sahibi tarafından yazılı müracaatta bulunarak kısıtlamayı koyan idareden alınacak kısıtlılık durumunu gösteren belge verginin tarhına yetkili daireye ibraz edildiğinde kısıtlılık aynı esaslar dahilinde uygulanır…” hükmü yer almaktadır.

            Diğer taraftan, 3194 sayılı İmar Kanununun 10 uncu maddesinde, “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. 

Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.

İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.”

 13 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında da;

            İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir.” hükümleri yer almaktadır.

            “Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmelik”in 2 nci maddesiyle öngörülen kısıtlılık hali, imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yılın başından itibaren başlayıp imar programının kesinleştiği tarihe kadar devam etmektedir. Ancak, bu tarihten sonra kısıtlılık sona ermekle birlikte, İmar Kanununun yukarıda açıklanan 13 üncü maddesiyle hükme bağlanan bir erteleme devreye girmektedir. Anılan maddede, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılan alanlarda inşaata ve mevcut bina varsa esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği, ancak imar programına alınıncaya kadar mevcut kullanma şeklinin devam edeceği, imar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesinin durdurulacağı, kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek Emlak Vergisinin kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır.

            Bu nedenle, İmar Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca inşaat yapılmasına veya esaslı değişik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen gayrimenkullerin imar programına alınması halinde, emlak vergisi ödenmesinin, gayrimenkulün programa alındığı tarihi takip eden taksitten itibaren kamulaştırma yapılıncaya kadar durdurulması, kamulaştırmanın yapılması halinde ise, durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk eden ve ödenmesi durdurulmuş olan emlak vergisinin, kamulaştırmayı yapan idareden tahsil edilmesi gerekmektedir.

            Bu itibarla;

            - İmar planlarında resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılan alanlarda inşaata ve mevcut bina varsa esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen gayrimenkullerin tasarruflarının kısıtlı sayılmış olması nedeniyle kısıtlı vergileme imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yılın başından itibaren başlayıp sözkonusu gayrimenkulün bulunduğu alan imar programına alınıncaya (imar programının kesinleştiği tarihe) kadar devam edecektir.

            - 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 30 uncu maddesi hükmü uyarınca kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunmakta, kısıtlamanın devam ettiği sürece tecil edilen verginin 9/10 unun, bina, arsa veya arazinin satılması, istimlakı veya hibe yoluyla başka şahıslara devir veya temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanlarının tahsili (gayrimenkulün malikinden) muaccel hale gelmektedir. Dolayısıyla, tecil edilen bu vergilerin tahsilinin icap etmesi durumunda, 6183 sayılı Kanunun 37 nci maddesine göre bir aylık ödeme süresi verilmesi, bu süre içerisinde ödeme yapılmaması halinde 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte takip ve tahsil edilmesi gerekmektedir.

            - İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar Emlak Vergisi ödenmesi durdurulacağından durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan Emlak Vergisinin ise, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenmesi icap etmektedir.    

            Ayrıca, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanunla değişik 39 uncu maddesi hükmüne göre,            kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değerinin, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olması halinde, kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden, cezalı emlak vergisinin tarh olunacağı ayrıca bu fark tarhiyata, tarhiyatın normal vade tarihinden son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar geçen süre için gecikme faizi uygulanacağı tabiidir. 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

Başkan a.
Grup Müdür V.