T.C.

İSTANBUL VALİLİĞİ

Defterdarlık Vasıtalı Vergiler Gelir Müdürlüğü

 

Sayı  : B.07.4.DEF.0.34.12.2-EMLK:50-12192

Konu  :                           

 

 

 

 

 

Sayın …………………………….

 

 

İlgi : 19/03/2005 tarihli e-posta dilekçeniz.

 

 

      Dilekçenizde, müteveffa babanız ………………….’nun ………….. Sulh Hukuk Mahkemesinde …/…. sayılı dosya ile Tereke Mahkemesinin devam ettiğini belirterek tereke memurunun Emlak Vergisi ödeme zorunluluğu olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi istenilmiştir.

     

                4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 592 nci maddesinde; “Aşağıdaki hallerde sulh hakimi re'sen mirasın resmen yönetilmesine karar verir:

      1. Mirasçılardan birinin uzun süreden beri bulunamaması ve temsilci de bırakmaması halinde menfaati gerektiriyorsa,


      2. Mirasta hak sahibi olduğunu ileri sürenlerden hiçbiri mirasçılık sıfatını yeterince ispatlayamazsa veya bir mirasçı bulunup bulunmadığı şüpheli olursa,

      3. Mirasçıların tamamı bilinmiyorsa,


      4. Kanunda özel olarak öngörülmüşse.


      Mirasbırakan terekenin tamamı üzerinde yetkili olmak üzere vasiyeti yerine getirme görevlisi atamış ise, önemli bir engel bulunmadıkça terekenin yönetimi ona verilir.

      Mirasbırakan velayet veya vesayet altında idiyse; veli veya vasi bir sakınca olmadıkça terekenin yönetimiyle görevlendirilir.


      Sulh hakimi, terekeyi yönetmekle görevlendirilen kimseye, istemi halinde terekeden karşılanmak üzere uygun bir ücret ödenmesine karar verir.”
hükmü yer almaktadır.

      Aynı Kanunun 593 üncü maddesinde; Terekeyi resmen yöneten sulh hakimi veya onun yönetimle görevlendirdiği kimse, resmen yönetme sebeplerinin ortadan kalkmasına ya da paylaştırmaya kadar, terekeyi hak sahiplerinin haklarının kaybına meydan vermeyecek biçimde iyi bir yönetici gibi özenle yönetmekle sorumlu tutulmakta ve yine aynı maddede, yapmakla görevli olduğu işlerin sıralandığı bentler arasında, mirasbırakanın alacaklarının tahsili ve borçlarının ödenmesi ile de yükümlü olduğu belirtilmiştir.

      1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 3 ve 13 üncü maddelerinde; Bina ve Arazi Vergisi mükellefinin bina ve arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa bina ve araziye malik gibi tasarruf edenlerin olduğu açıklanmıştır.

      Aynı Kanunun, 4 ve 14 üncü maddelerinde daimi muafiyetler, 5 ve 15 inci maddelerinde de geçici muafiyetler düzenlenmiş olup bu maddelerde yönetimlerini tereke memurlarının üstlendikleri gayrimenkullerin Emlak Vergisinden muaf tutulacağına dair bir hüküm yer almamıştır.

 

      Sözkonusu madde hükümlerinin tetkikinden de anlaşılacağı üzere, tereke memurlarının yönetimini üstlendikleri gayrimenkuller için müteveffa adına tahakkuk edecek vergiyi de ödemeleri gerekmektedir.

 

      Bu itibarla, müteveffa babanız ………………’nun ……………….. Sulh Hukuk Mahkemesinde …/…. sayılı dosya ile Tereke Mahkemesinin devam etmesi nedeniyle idaresini üstlendikleri gayrimenkullerin Emlak Vergisine ilişkin ödevlerinin tereke memuru tarafından yerine getirileceği tabiidir.

 

      Bilgi edinilmesini rica ederim.