|
T.C. MALİYE BAKANLIĞI İSTANBUL DEFTERDARLIĞIVasıtalı Vergiler Gelir Müdürlüğü
SAYI : B.07.4.DEF.0.34.12.2.50-11896 03.04.2001/1778 KONU :Tapu Kaydına “Taşınmaz, korunması gerekli eski eserdir” şerhi bulunan gayrimenkullerin Emlak Vergisinden muaf olması hakkında
Sn ................
İLGİ : ........................ tarihli dilekçeniz.
Dilekçenizde, ................... İlçesi, ................. Mahallesi, .................. Caddesinde bulunan ve tapunun ... pafta, ....... ada, ... parsel sayısında kayıtlı olan gayrimenkulünüzün üzerinde eski hamam kalıntısının bulunduğu ve tapu kaydına “taşınmaz, korunması gerekli eski eserdir” şerhinin işlendiği belirtilerek bu gayrimenkulün Emlak Vergisinden muaf olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi istenilmiştir.
Konut ve işyeri vasfındaki I. ve II. grup eski eser olarak tescilli gayrimenkuller ve tapu kütüğüne “korunması gerekli kültür varlığıdır” kaydı konulan taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerine yapılanma yasağı getirilmiş kültür ve tabiat varlıkları olan arsa ve arazileri için 2863 sayılı Kanun hükmü uyarınca Emlak Vergisi muafiyeti uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden alınan 22.5.1999 tarih ve B.07.0.GEL.66/6652/263-11617 sayılı yazıda aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.
“1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 ve 12 nci maddelerinde, Türkiye sınırları içinde bulunan bina, arsa ve arazilerin bu Kanun hükümlerine göre Emlak (bina, arsa ve arazi) Vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 ve 14 ncü maddelerinde daimi muaflıklar, 5 ve 15 nci maddelerinde de geçici muaflıklar düzenlenmiş olup, bu maddelerde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21 nci maddesinde belirtilen gayrimenkullerin Emlak Vergisinden muaf tutulacağına dair bir hüküm yer almamıştır.
Aynı Kanunun 22 nci maddesinde de bina ve arazi vergileri ile ilgili muaflık ve istisna hükümlerinin bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Bakanlığımızın bugüne kadarki uygulanmasında, söz konusu muafiyetin doğrudan doğruya Emlak Vergisi muafiyetini içermediği gibi, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 22 nci maddesini yürürlükten kaldırmadığından Emlak Vergisi bakımından uygulanmasının mümkün bulunmadığı belirtilerek, kısıtlı vergi uygulanması gerektiği şeklinde uygulanmaya yön verilmiştir.
Bu konuda mükelleflerin başvurusu üzerine Danıştay’ca “her ne kadar 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 22 nci maddesinde bina ve arazi vergileri ile ilgili muaflık ve istisna hükümlerinin bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği belirtilmiş ise de 2863 sayılı Kanunun 1319 sayılı Kanundan sonra yürürlüğe girdiği ve kanun koyucunun amacının, eski eserlerin korunması ve değerlendirilmesi için bunların malik ve zilyetleri tarafından kullanımını cazip hale getirir tedbirler alınması yolu ile vergi hukuku açısından eski eser sahiplerine olanak sağlamak olduğu gözönünde tutulduğunda, 2863 sayılı Kanunun 21 nci maddesinde yer alan muafiyet hükmünün emlak vergisini de kapsamına aldığının kabulünün zorunlu olduğu” gerekçesiyle 2863 sayılı Kanunun 21 nci maddesinde belirtilen taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının emlak vergisinden muaf tutulması gerektiği yönünde kararlar verilmektedir.
Öte yandan, Emlak Vergisi Kanununun 30 ncu maddesine istinaden hazırlanan ve 17.11.1986 tarih ve 19284 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 9.11.1985 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe giren “Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmelik”in 4 ncü maddesi uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21 nci maddesinde yer alan taşınmazlar için kısıtlı (1/10 oranında) vergi uygulanmakta iken Danıştay’ın 15.11.1988 tarih ve Esas No; 1987/80, Karar No: 1988/3460 sayılı kararı ile 2863 sayılı Kanunun 21 nci maddesinde belirtilen taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının Emlak Vergisinden muaf tutulmasının zorunlu olduğu, bu taşınmazlar için kısıtlı vergi uygulanmayacağı gerekçesiyle söz konusu yönetmeliğin 4 ncü maddesi iptal edilmiş bulunmaktadır.
Bu durumda, gerek “Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmelik” in 4 ncü maddesinin Danıştay’ca iptal edilmesi, gerekse Danıştay’ca verilen müstekar hal alan kararlar karşısında; tapu kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş olan ve I nci ve II nci grup olarak gruplandırılmış bulunan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerine kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parsellerin Emlak Vergisinden muaf tutulması gerekmektedir”
Bu itibarla, ............... İlçesi, ................. Mahallesi, ............. caddesinde bulunan ve tapunun ..........pafta, ............. ada, ......... parsel sayısında kayıtlı bulunan gayrimenkulünüz için ........... 2 nci Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünce 19.3.2001 tarihinde “korunması gerekli eski eserdir” şerhinin işlendiği anlaşıldığından sözkonusu gayrimenkulün Emlak Vergisinden muaf tutulması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim. |