T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Diğer Vergiler Müdürlüğü

 

 

 

Sayı  :   B.07.1.GİB.4.34.18.01/6-1.22.3.657/

Konu :                                                           

 

 

……………………… A.Ş.

 

     -İSTANBUL

 

 

 

İlgi :      23/01/2006 tarihli dilekçeniz.

 

 

            Dilekçenizde, Holding yönetim merkezi olarak kullandığınız, ……… İlçesi, ……….. Mahallesi, .. Bölge, ……..Caddesinde bulunan ve tapunun … pafta, … ada, .. parsel sayısında kayıtlı olan gayrimenkulün, tapu kayıtlarında, 28/05/1984 tarihli ve 2087 yevmiye ile Kültür ve Turizm Bakanlığının Eski Eserler Müzeler İstanbul Röleve ve Anıtlar Müdürlüğünün 23/05/1984 tarihli ve 2251 sayılı yazısı ile “Korunması Gerekli Kültür ve Tabiat Varlığıdır (Grubu II.A3)” şerhi ve 21/02/2003 tarihli ve 1046 yevmiye ile “II. Grup Korunması Gerekli Kültür ve Tabiat Varlığı” şerhinin mevcut olduğu belirtilerek Emlak Vergisinden muaf olup olmadığınız hususunda bilgi verilmesi istenilmiştir.

 

            Konut ve işyeri vasfındaki I. ve II. grup eski eser olarak tescilli gayrimenkuller ve tapu kütüğüne “korunması gerekli kültür varlığıdır” kaydı konulan taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerine yapılanma yasağı getirilmiş kültür ve tabiat varlıkları olan arsa ve arazileri için 2863 sayılı Kanun hükmü uyarınca Emlak Vergisi muafiyeti uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünden alınan 22.5.1999 tarih ve B.07.0.GEL.66/6652/263-11617 sayılı yazıda aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

 

            “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 ve 12 nci maddelerinde, Türkiye sınırları içinde bulunan bina, arsa ve arazilerin bu Kanun hükümlerine göre Emlak (bina, arsa ve arazi) Vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

 

            1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4 ve 14 ncü maddelerinde daimi muaflıklar, 5 ve 15 nci maddelerinde de geçici muaflıklar düzenlenmiş olup, bu maddelerde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21 nci maddesinde belirtilen gayrimenkullerin Emlak Vergisinden muaf tutulacağına dair bir hüküm yer almamıştır.

 

            Aynı Kanunun  22 nci maddesinde de bina ve arazi vergileri ile ilgili muaflık ve istisna hükümlerinin bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

 

            Bakanlığımızın bugüne kadarki uygulanmasında, söz konusu muafiyetin doğrudan doğruya Emlak Vergisi muafiyetini içermediği gibi, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 22 nci maddesini yürürlükten kaldırmadığından Emlak Vergisi bakımından uygulanmasının mümkün bulunmadığı belirtilerek, kısıtlı vergi uygulanması gerektiği şeklinde uygulanmaya yön verilmiştir.

 

            Bu konuda mükelleflerin başvurusu üzerine Danıştay’ca “her ne kadar 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 22 nci maddesinde bina ve arazi vergileri ile ilgili muaflık ve istisna hükümlerinin bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği belirtilmiş ise de 2863 sayılı Kanunun 1319 sayılı Kanundan sonra yürürlüğe girdiği ve kanun koyucunun amacının, eski eserlerin korunması ve değerlendirilmesi için bunların malik ve zilyetleri tarafından kullanımını cazip hale getirir tedbirler alınması yolu ile vergi hukuku açısından eski eser sahiplerine olanak sağlamak olduğu gözönünde tutulduğunda, 2863 sayılı Kanunun 21 nci maddesinde yer alan muafiyet hükmünün emlak vergisini de  kapsamına aldığının kabulünün zorunlu olduğu” gerekçesiyle 2863 sayılı Kanunun 21 nci maddesinde belirtilen taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının emlak vergisinden muaf tutulması gerektiği yönünde kararlar verilmektedir.

 

            Öte yandan, Emlak Vergisi Kanununun 30 ncu maddesine istinaden hazırlanan ve 17.11.1986 tarih ve 19284 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 9.11.1985 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe giren “Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmelik”in 4 ncü maddesi uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21 nci maddesinde yer alan taşınmazlar için kısıtlı (1/10 oranında) vergi uygulanmakta iken Danıştay’ın 15.11.1988 tarih ve Esas No; 1987/80, Karar No:  1988/3460 sayılı kararı ile 2863 sayılı Kanunun 21 nci maddesinde belirtilen taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının Emlak Vergisinden muaf tutulmasının zorunlu olduğu, bu taşınmazlar için kısıtlı vergi uygulanmayacağı gerekçesiyle söz konusu yönetmeliğin 4 ncü maddesi iptal edilmiş bulunmaktadır.

 

            Bu durumda, gerek “Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmelik” in 4 ncü maddesinin Danıştay’ca iptal edilmesi, gerekse Danıştay’ca verilen müstekar hal alan kararlar karşısında; tapu kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş olan ve I nci ve II nci grup olarak gruplandırılmış bulunan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerine kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parsellerin Emlak Vergisinden muaf tutulması gerekmektedir.”

 

Ancak, sözkonusu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde belirtilen hallerde kısıtlamanın, adı geçen kurulların kararlarının veya koruma amaçlı imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yılın başından başlayacağı ve kurul kararının veya planın kaldırıldığı yılın sonuna kadar devam edeceği tabiidir

           

            Bu itibarla, dilekçeniz ekinde ibraz edilen ….. . Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün 15/07/2003 tarihli ve ….. sayılı yazısı tetkikinden, ….. İlçesi, …….. Mahallesi, … Bölge, ……… Caddesinde bulunan ve tapunun … pafta, … ada, .. parsel sayısında kayıtlı olan gayrimenkulün tapu kayıtlarında, “Korunması Gerekli II. Grup Kültür ve Tabiat Varlığıdır” şerhinin bulunduğu anlaşıldığından sözkonusu gayrimenkulün herhangi bir ticari gelir getirip getirmediği dikkate alınmaksızın Emlak Vergisinden muaf tutulması gerekmektedir.

 

             Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

Başkan a.
Grup Müdür V.