T. C

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Tahsilat Grup Müdürlüğü

  

 

 

  

Sayı: B.07.1.GİB.4.34.20.01/288–3097                                                                                                                08.05.2007-5213

Konu: 6183 sayılı Kanunun 79. maddesine göre açılan

Menfi Tesbit Davasında verilen İhtiyati Tedbir Kararı

gereğince 3.şahıs adına takip işlemlerine devam edilmeyeceği.

 

 

       …………………… VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

 

 

İlgi: 26.04.2007 tarih ve 14263 sayılı yazınız.

 

           İlgi yazınız ile, Daireniz ……………… vergi kimlik numaralı mükellefi ……………………………..’nin borcundan dolayı yapılan malvarlığı araştırması sonucunda tesbit edilen ………………………… Bankası Merkez Şubesi Müdürlüğü nezdinde bulunan banka hesabına ilişkin olarak 19.09.2006 tarih; 39851 sayılı ve 8.100,00-YTL tutarlı Haciz Bildirisinin 20.10.2006 tarihinde ilgili Şube Müdürlüğü’ne tebliğ edildiği ancak adı geçen Banka Şubesince, 6183 Sayılı Kanunun 79. maddesinde belirtilen süre içinde itiraz edilmemiş olmasına rağmen anılan madde hükmüne istinaden Dairenizce takibata geçilmeden önce İstanbul .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ‘Menfi Tesbit Davası’ açıldığının Mahkeme’nin 16.11.2006 tarih; 2006/304 sayılı Yazısı ekinde alınan 14.11.2006 tarih; 2006/304 Esas No’lu Kararından anlaşıldığı, bilgi ve belgelerin 22.11.2006 tarih; 48172 sayılı yazınız ekinde Muhakemat Müdürlüğü’ne sunulduğu; bahse konu Mahkeme Kararı ile ‘takip işlemlerinin durdurulmasına’ karar verildiğinden ilgili Banka Şubesi adına ödeme emri düzenlenmediği; ancak takip işlemlerinin durdurulması amacıyla Banka tarafından Dairenize herhangi bir teminat verilmediğinden adı geçen Bankaya ödeme emri düzenlenip düzenlenmeyeceği ile takibata devam edilip edilmeyeceği ve Mahkeme Kararına itiraz edilmesi hususlarında tereddüte düşüldüğü belirtilerek, konuya ilişkin Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

           Bilindiği üzere, Anayasamızın 138. maddesinin son fıkrasında; “ Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükmü yer almaktadır.

 

           Buna göre; ilgi yazınız ve ekinde yer alan İstanbul …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14.11.2006 tarih; 2006/304 Esas No’lu Kararının tetkikinden, Davacı ……………………….. Bankası A.Ş. aleyhine, davalı Maliye Hazinesi tarafından yapılabilecek takip işlemlerinin tedbiren durdurulmasına ve %10 teminat karşılığına tekabül eden nakdi veya muteber banka teminat mektubunun dosyaya yatırılması halinde, kararın infazı için dava dilekçesi ile birlikte davalıya gönderilmesine, itirazı kabil olarak karar verildiği ve sözkonusu teminatın ………………… Bankası A.Ş. Gayrettepe Şubesine ait 15.11.2006 tarihli 130172 seri no.lu teminat mektubu ile 16.11.2006 tarihinde dosyaya yatırıldığı anlaşıldığından,

 

           Anayasamızın yukarıda yer verilen amir hükmü de dikkate alındığında, Daireniz mükellefi ‘…………………………………………..’nin borcundan dolayı davacı …………………………… Bankası A.Ş. aleyhine takip işlemlerine devam edilmemesi;

 

           Diğer taraftan, 5479 sayılı Kanunun 5. maddesiyle değişik 6183 sayılı Kanunun 79.maddesinin 4.fıkrasında; “………………………. Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedilir.” denilmekte olup,

 

           Yine, konuya ilişkin 440 Seri No.’lu Tahsilat Genel Tebliğinde ise; “ ………. Yapılan yeni düzenlemeyle, 6183 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinde tanınan 7 günlük sürede alacaklı tahsil dairesine itirazda bulunmayan üçüncü şahıslara yeni bir hak tanınarak, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek imkanı verilmektedir.

 

           Maddede, menfi tespit davası açılması durumunda amme alacağının takibinin durmayacağı ancak, mahkemece 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, üçüncü şahıslarca menfi tespit davasının açılması, bu şahıslar hakkında sürdürülen takibin durdurulmasına yeterli olmayıp bu konuda ayrıca mahkemenin takibin durdurulmasına karar vermiş olması gerekmektedir.

 

           Madde hükmüne göre, teminatlar alacaklı tahsil dairelerince alınacak ve haciz varakalarına istinaden haczedilecektir. Mahkeme kararı üzerine teminat gösterilmemiş olması ya da gösterilen teminatın takip konusu alacağı karşılamaması halinde takip muamelesi durmayacaktır. Dava konusu tutarı karşılayacak nitelikte teminat gösterdiğini iddia eden üçüncü şahsın, bu iddiasını takip işlemini durduran mahkemeye intikal ettirmesi gerektiği tabiidir……..” ifadelerine yer verildiğinden, ilimiz Muhakemat Müdürlüğü’ne, ihtilafa ilişkin olarak yapılacak itirazda belirtilmek üzere, sözkonusu hususun bildirilmesi ve bahse konu itiraz hakkında karar verilmesi halinde, Dairenizce bu karara göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

 

           Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim.

 

                                                                                                                                                                                                                                                                   Başkan a. 

                                                                                                                               Grup Müdür V.