|
T. C GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Tahsilat Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.20.01/288-3098 03.05.2007-5073 Konu : T.M.S.F’ye devrolan şirket yöneticileri hakkında yurtdışı yasağı uygulanması
……. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi: 18.04.2007 tarih ve 7143 sayılı yazınız.
İlgi’de kayıtlı yazınızda; yönetimine T.M.S.F tarafından el konulan şirketlerin yönetimine T.M.S.F tarafından atanan yöneticiler ile bu yöneticiler dışındaki şirket ortakları hakkında yurt dışı tahdidi uygulanıp uygulanmayacağı hususunda tereddüte düşüldüğü belirtilerek Müdürlüğümüz görüşü sorulmaktadır.
Bilindiği üzere, 6183 sayılı Kanunun “Limited Şirketlerin Amme Borçları” başlıklı 35. maddesinde “Limited şirket ortakları, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.” denilmektedir.
Aynı Kanunun “Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu” başlıklı mükerrer 35. maddesinde ise “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessilleri hakkında da uygulanır.
Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz.
Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, tüzel kişiliğin mal varlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının tüzel kişiliğin kanuni temsilcilerinden takip ve tahsil edilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu “Fon Kurulu Üyeleri, Fon Personeli, Fonun Atadığı Veya Fonu Temsilen Seçilen Yöneticilerin, İflas İdare Memurlarının Ve Fon Personelinin Sorumlulukları” başlıklı 127. maddesinin 6. fıkrasında “Fon tarafından bu Kanunun 134 üncü maddesi hükümlerine ve/veya bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15 inci maddesinin (7) numaralı fıkrasının (a) bendine istinaden atanan yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile müdürler kurulu üyeleri ve tasfiye memurları ve/veya yönetim ve denetimi veya hisseleri Fona intikal eden bankaların iştiraklerinde bu bankaları temsilen görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyeleri, müdürler kurulu üyeleri ve/veya hisseleri Fona devredilen iştiraklerde Fonu temsilen görev yapan yönetim, denetim kurulu üyeleri, müdürler kurulu üyeleri, iflas ve tasfiye memurları aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılan ve açılacak her türlü tazminat ve alacak davaları ile şahsi sorumluluk davaları Fon aleyhine açılır. Fonun ödeyeceği tazminatı ilgililere rücu işlemlerinde bu maddenin dördüncü fıkrasındaki usûl ve esaslar uygulanır. Bu şekilde atanan ve/veya görev yapan yöneticilere, atandıkları ve/veya görev yaptıkları şirketlerin doğmuş veya doğacak kamu borçları ile Sosyal Sigortalar Kurumu borçlarının ve her türlü işçi alacakları ile söz konusu şirketlerin tâbi olduğu ilgili diğer mevzuattan kaynaklanan borçlarının ödenmemiş olması nedeniyle şahsi sorumluluk yüklenemez.” hükmü yer almaktadır.
Bu durumda; fon tarafından belirtilen yöntem ve nedenle şirket yönetimine atanan kişilere, atandıkları şirketlerin gerek doğmuş gerekse doğacak kamu borçlarından dolayı şahsi sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir. Ancak 5411 sayılı Kanunun 127. maddesi ilgili şirketlerin sair Kanuni temsilcilerini ve ortaklarını kapsamadığından bu şahıslar hakkında takip ve tahsil işlemlerinin devam edileceği tabidir.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim.
Başkan a. Grup Müdür V.
|