|
T. C GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Tahsilat Grup Müdürlüğü
Sayı:B.07.1.GİB.4.34.20.01/288-3044 20.04.2007-4423 Konu: İdare meclisi üyelerinin hakiki şahıs olmaları gerektiği, anonim şirkette pay sahibi olan hükmi şahısların, idare meclisi üyesi olamayacağı ve usulüne uygun tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanının başkaları tarafından kullanılamayacağı.
……………….. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi: 03.04.2007 tarih ve 9972 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınız ile, ……………… vergi kimlik numarasında kayıtlı ……………………………..’nin 02.01.1996-20.12.1996 tarihleri arasında daireniz mükellefi olarak faaliyet gösterdiği, 20.12.1996 tarihi itibariyle Ankara ………………… Vergi Dairesine nakil olduğu, 16.12.1997 tarihinde unvan değişikliği yaparak …………………………ünvanını aldığı, 28.12.2006 tarihinde iflas kararı alındığı, Ankara ……………. Vergi Dairesinde faaliyetine devam ettiği,
Daireniz mükelleflerinden, ………………… vergi kimlik numarasında kayıtlı ……………………………’nin ise 01.01.1996-11.10.1999 tarihleri arasında daireniz mükellefi olduğu, 22.09.1999 tarihinde ………………………………..’ye bütün aktif ve pasifi ile devrolduğu, kararın 14.10.1999 tarih ve 4898 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği,
Bilgisayar kayıtlarınızın tetkikinden, …………………………’nin 1998 T.yılındaki ortakları arasında %69 hisse oranına sahip ……………………………… olduğunun tespit edildiği, sözkonusu şirket ile, daireniz mükellefi olup, ………………………………….. iken ünvanını değiştiren ……………………………….’nin bağlantısının olup olmadığının tespit edilemediği, …………………………………..’nin dairenize 1.357.576,38 YTL vergi borcu bulunduğu belirtilerek yapılacak işlem hakkında Müdürlüğümüz görüşü sorulmaktadır.
14.10.1999 tarih ve 4898 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin tetkikinden, ………………………………..’nin Türk Ticaret Kanununun 451.ve Kurumlar Vergisi Kanununun 37. ve 39.maddeleri uyarınca bütün aktif pasifi ile birlikte külli halefiyet yolu ile …………………………….’ye devredilmesine (birleşilmesine) karar verildiği tespit edilmiştir.
Öncelikle, daireniz mükellefi …………………………………… iken ünvanını ………………………………… olarak değiştiren ve 28.12.2006 tarihi itibariyle iflasına karar verilen ………………………………. ile yine daireniz mükellefi …………………………………………’nin %69 hissedarı olan ………………………….’nin aynı veya ayrı şirketler olup olmadığının dairenizce araştırılması gerekmektedir. Bilindiği üzere, 390 Seri Nolu Tahsilat Genel Tebliğinde, anonim şirketlerde kanuni temsilcilerin belirlenmesi ve takibi ile ilgili açıklamalar yer almakta olup, sözkonusu Tebliğde yer alan açıklamalar doğrultusunda tespit edilen kanuni temsilcilerin 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. ve Vergi Usul Kanununun 10.maddesine göre takibi gerekir.
Anılan madde hükümleri tüzel kişilerin malvarlıklarından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemlerde şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunan şahısları müşterek ve müteselsilen sorumlu tutularak takip ve tahsil edilmesine imkan vermektedir.
Bilindiği üzere, Türk Ticaret Kanununun 312.maddesinde “….Pay sahibi olan hükmi bir şahıs idare meclisi azası olamaz. Fakat hükmi şahsın temsilcisi olan hakiki şahıslar idare meclisine aza seçilebilirler….” hükmü yer almaktadır.
Sözkonusu madde ile idare meclisi üyelerinin hakiki şahıs olmaları gerektiği, anonim şirkette pay sahibi olan hükmi şahısların, idare meclisi üyesi olamayacağı açıklanmış olup, bunun sebebi Adliye Encümeni gerekçesinde belirtilmiştir.
Bahsi geçen gerekçede “ Bu maddenin ikinci fıkrasının 2 ve 3. cümleleri hükümleriyle takip olunan gaye, hükmi bir şahsın ortak olsa bile idare meclisine aza seçilemeyeceği ve fakat onun temsilcilerinden birisinin seçilebileceğidir ki bunun en mühim ameli neticesi de idare meclisi azası sıfatıyla ancak temsilcinin şahsen şirkete veya üçüncü şahıslara karşı mesul tutulacağıdır. Bu cümleler maksadı daha kolay anlatacak bir şekle konulmuştur.”denilmektedir.
Bu durumda daireniz mükellefi …………………………….. iken ünvanını ………………………….. olarak değiştiren ve 28.12.2006 tarihi itibariyle iflasına karar verilen …………………………… ile yine daireniz mükellefi …………………………..’nin %69 hissedarı olan ………………………………’nin farklı şirketler olması durumunda ……………………………………’nin borcunun şirketin %69 ortağı olan ………………………….’den takip ve tahsiline imkan bulunmamakta olup, adı geçen şirketin borcunun doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemlerde şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmış olan şahıslardan 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35.ve Vergi Usul Kanununun 10.maddesine göre müşterek ve müteselsilen takip ve tahsil edilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan;
6183 sayılı Kanunun 36.maddesinde “ Bu kanunun tatbiki bakımından;
a) İki veya daha ziyade hükmi şahsın birleşmesi halinde yeni kurulan hükmi şahıs,
b) Devir halinde devir alan hükmi şahıs,
c) Bölünme halinde bölünen hükmi şahıs varlıklarını devralan hükmi şahıslar,
d) Şekil değiştirme halinde yeni hükmi şahıs,
Birleşen, devir alınan, bölünen veya eski şekildeki hükmi şahıs veya şahısların yerine geçer.” denilmektedir.
Bu durumda daireniz mükellefi …………………………….. iken ünvanını …………………………….. olarak değiştiren ve 28.12.2006 tarihi itibariyle iflasına karar verilen ………………………………… ile yine daireniz mükellefi ……………………………….’nin %69 hissedarı olan …………………………………’nin aynı şirketler olması durumunda ………………………………’nin dairenize olan borcunun …………………………………’den takip ve tahsili yoluna gidilmesi gerekmekte olup, adı geçen şirketin iflaslı olması nedeniyle sözkonusu borcun iflas masasına kayıt ettirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan Türk Ticaret Kanununun 52.maddesinde “Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanmak hakkı, münhasıran sahibine aittir.” hükmü yer almakta olup, sözkonusu madde ile usulüne uygun olarak tescil ve ilan edilmiş olan unvanların başkaları tarafından kullanılamayacağı belirtilmektedir. Bu durumda adı geçen şirketlerin aynı şirketler olduğu düşünülmek ile birlikte durumun dairenizce araştırılması ve gereğinin yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda yerine getirilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim.
Başkan a. Grup Müdür V.
|