T. C
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı
Mükellef Hizmetleri Tahsilat Grup Müdürlüğü

  

S

Sayı     : B.07.1.GİB.4.34.20.01/288–2972                                                     12.02.2007-1509

Konu  : 79. maddeye istinaden 3. şahıs nezdindeki hak ve alacaklara konulan hacze rağmen, sözkonusu kira borcunun çeklerle ödenmiş ve bu çeklerin de mükellefçe piyasada kırdırılmış olması durumunda yapılacak işlemler.

 

 

………………….. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

 

 

İlgi: 20.12.2006 tarih ve 88678 sayılı yazınız.

 

           İlgi yazınızda; Daireniz …………………….. vergi kimlik numarasında kayıtlı ………………………………….. A.Ş.’nin 19.12.2006 tarihi itibariyle 850.896,04-YTL vergi borcuna karşılık, …………… Vergi Dairesi Müdürlüğünün …………………….. vergi kimlik numaralı mükellefi ……………………………… Ltd. Şti. nezdinde doğmuş ve doğacak tüm hak ve alacaklarına 17.10.2006 tarih; 73389 sayılı haciz bildirisi ile haciz konulduğu, …………………………………….. Ltd. Şti.’nin, 21.11.2006 tarih; 108471 sayılı dilekçesi ile ilgili şirkete olan kira ödemelerini çeklerle yaptığının ancak Nisan 2008 tarihinden itibaren, ödevli kurumun borcunun bulunması halinde, yapılacak ödemelerin Daireniz adına yapılabileceğinin bildirildiği; 05.12.2006 tarih; 111873 sayılı dilekçesi ile kiralamadan doğan KDV’lerin ilgili firmaya ödenip ödenmeyeceğinin sorulması üzerine 08.12.2006 tarih; 85574 sayılı yazınız ile çek bedellerinin tamamının Dairenize ödenmesi gerektiğinin bildirildiği,

 

           …………………………………….. Ltd. Şti. tarafından ödevli şirket adına düzenlenen çeklerin …………….. Bankası Küçükyalı Şube Müdürlüğü tarafından verilmiş olması nedeniyle 06.12.2006 tarih; 85317 sayılı yazınızla ilgili banka şubesine çek bedellerinin borçlu mükellefe ödenmeyip bloke konularak Daireniz hesabına aktarılmasının istendiği,

 

           …………………………. Ltd. Şti.’nin yukarıda bahsi geçen 21.11.2006 tarihli dilekçesi üzerine mükellefiniz ………………………………. A.Ş.’ye, sözkonusu çeklerin ödenmesi hususunu içeren 24.11.2006 tarih; 82452 sayılı yazınızın aynı tarihte tebliğ edildiği ancak mükellef kurumun 08.12.2006 tarih; 112741 sayılı dilekçesi ile, ödeme güçlüğü içinde olduklarından bahisle, sözkonusu çekleri piyasada kırdırarak tahsil ettiklerini bildirdiği belirtilerek konu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

           Bilindiği üzere, 6183 sayılı A.A.T.U.H.K’nın 79. maddesinde;

 

             “Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa bildirilir………………………………………………

………………………………………………………………………………………..................

 

 ………Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı  veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu  gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında  bu  Kanun  hükümleri tatbik olunur.…………………………………………………………………………………….

 

………Üçüncü şahıs, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.

 

           Menkul malların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü şahısların genel hükümler gereğince asıl borçluya rücu hakları saklıdır."denilmektedir.

          

           Yazınızın ve Dairenizce gönderilen belgelerin tetkikinden anlaşılacağı üzere, üçüncü şahıs konumundaki …………………………………… Ltd. Şti.’nin 17.10.2006 tarih; 73389 sayılı, 15.11.2006 tarihinde tebliğ edilen haciz bildirisine 21.11.2006 tarihinde dairenize başvurmak suretiyle süresinde itiraz ederek,  mükellefiniz ………………………….. A.Ş.’ye aralarındaki kira sözleşmesinden olan borcunu her ayın 7. günlerine düzenlediği çeklerle ödediğini ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibariyle şirketlerinden doğmuş ya da doğacak herhangi bir alacağı olmadığını beyan ettiğinden, 6183 sayılı Kanunun 79.maddesinin kendisine yüklediği kanuni zorunluluğu yerine getiren şirketin söz konusu borçtan sorumlu tutulmasına imkan bulunmamaktadır.

 

           Diğer taraftan; bilindiği üzere, amme alacağını vadesinde ödemeyenlerin takibine 6183 sayılı Kanunun 55. maddesine göre düzenlenecek ödeme emirlerinin tebliği suretiyle başlanır.

 

           6183 sayılı A.A.T.U.H.K’nın ‘Mal Edinme ve Mal Artmaları’ başlıklı 61. maddesinde; “Mal bildiriminde, malı olmadığını gösteren veyahut borca yetecek kadar mal göstermemiş olan borçlu, sonradan edindiği malları ve gelirindeki artmaları, edinme ve artma tarihinden başlayarak 15 gün içinde tahsil dairesine bildirmeye mecburdur.” hükmü yer alırken,

 

           ‘Mal Edinme ve Artmalarını Bildirmeyenler’ başlıklı 112. maddesinde; “ Usulü dairesinde mal bildiriminde bulunduktan sonra, edinilen mallarla, her türlü mallarında, kazanç ve gelirlerinde olan artmaları 61’inci madde hükümleri gereğince zamanında bildirmemek suretiyle amme alacağının tahsilini engellemiş veya zorlaştırmış olanlar sulh işlerine bakan mahkemelerce bir aydan bir seneye kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılırlar.” denilmektedir.                                                                   

 

           Anılan Kanunun 115. maddesi ile de, 110 ila 114’üncü maddelerde yazılı suçların takibinin alacaklı amme idaresinin o mahaldeki en büyük memurunun ihbarı üzerine Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılacağı hükme bağlanmıştır.

 

           Buna göre; Daireniz mükellefi ………………………………… A.Ş. tarafından ödeme güçlüğü içinde bulundukları gerekçesiyle kırdırılarak tahsil edildiği bildirilen çeklerin kırdırılma tarihlerinin Dairenizce ilgili Banka Şubesine (……………… Bankası Küçükyalı Şube Müdürlüğü) yazılmak suretiyle öğrenilerek, bu tarihin, hacze konu borca ilişkin ödeme emirlerinin adı geçen mükellefe tebliğinden önce veya sonra olup olmadığının tesbit edilmesi, sözkonusu çeklerin, borca ilişkin ödeme emirlerinin adı geçene tebliğinden sonra kırdırılarak tahsil edildiğinin anlaşılması durumunda ise (kendisine ödeme emri tebliğ edilen ve mal bildiriminde bulunan borçlu mükellefin malvarlığında sonradan meydana gelen artışı bildirme yükümlülüğü bulunması nedeniyle) 6183 sayılı A.A.T.U.H.K.’nın yukarıda bahsedilen maddeleri hükümlerine göre işlem tesis edilmesi;

   

           Bununla birlikte çekle ödeme yapılmış olduğunun tespiti halinde; çek ve senet gibi ciro edilerek el değiştirebilen kıymetli evrakların ele geçirilerek fiilen haczedilmesi gerektiği 6183 sayılı Kanunun 79. maddesinde açıkça belirtilmiş olup, buna göre, Türk Ticaret Kanunu uyarınca cirosu kabil kıymetli evraklar arasında yer alan çeklerin haczedilebilmesi için bu belgelerin ele geçirilmesi ve anılan Kanunun 77 ve 78. maddeleri hükümleri gereğince tutanak düzenlemek suretiyle fiilen haczedilmesi gerektiğinden, bundan sonra Dairenizce benzer durumlarla karşılaşılması halinde konu hakkında gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir.

 

           Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim.