|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İstanbul Vergi Dairesi BaşkanlığıMükellef Hizmetleri Tahsilat Grup Müdürlüğü
Sayı:B.07.1.GİB.4.34.20.01/288-3291 19.12.2007 - 14607 Konu: Hisselerini devretmiş olan şirket ortaklarının, yıllık olarak tahakkuk eden ve takip açısından bölünmesi mümkün olmayan Kurumlar Vergisi borcundan ve devir tarihinden önceki muhtelif borçlardan sorumlu tutulacağı.
………………. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi: 22.11.2007 tarih; 27828 sayılı yazınız.
İlgi yazınızda; …………. vergi kimlik numaralı mükellefiniz ………….. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 20.04.2000 tarihi itibariyle ……………. Vergi Dairesi Müdürlüğünden nakil geldiği, bilinen adreslerinde yapılan yoklamalarda yerinde bulunamadığı, 24.01.2005 tarih; ……….. sayılı Vergi Tekniği Raporuna istinaden mükellefiyetinin 31.12.2002 tarihi itibariyle re’sen kapatıldığı, 20.11.2007 tarihi itibariyle vadesi geçmiş G.Z. dahil 1.015.777,48-YTL vergi borcu bulunduğu, adı geçen şirketin dairenize nakil gelmeden önceki ortakları olan ……………….’in hisselerinin tamamını 06.03.2000 tarih; 4997 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı üzere ………. ve ………….’a devrettiklerinin ve ………….’un şirket müdürü olarak seçildiğinin anlaşıldığı, şirketin hisse devri tarihini içeren dönemlerden kendi beyanı olan 20.05.2000 vadeli 44,00-YTL +G.Z. tutarında 2000/02-04 G.V. Stp.+Fon Payı borcu olduğu, ayrıca ……….. tarih; ……….. sayılı Vergi İnceleme Raporuna istinaden tarh olunan ve ilanen tebliğ edilerek kesinleşip tahakkuk eden 15.02.2006 vadeli 80.855,76-YTL+G.Z. tutarında 2000/01-12 dönem K.V.+Fon Payı+Vergi Ziyaı C.+G.F. borcu ve 2000/01-06 dönem K.V. Geçici Vergi ile ilgili olarak 48.690,26-YTL+G.Z. tutarında Vergi Ziyaı C.+G.F. borcunun bulunduğu, 2000/03-12 Dönem KDV’yi içeren Vergi İnceleme Raporunda eleştirilen dönemlerin hisse devir tarihlerinden sonraki dönemler oluşu nedeniyle bahsi geçen ve dayanağı vergi inceleme raporları olan vergi borçlarından hisselerini devreden adı geçenlerin sorumlu tutulup tutulamayacağı hususunda tereddüt hasıl olduğu belirtilerek konu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
Yazınız ekinde yer alan 06.03.2000 tarih; 4997 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinden; ………….. Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin 24.02.2000 tarihli Ortaklar Kurulu Kararı ile şirket hissedarlarından ………. ve ………… ’in şirkette mevcut sermayelerinin tamamını ………… Noterliğinden 24.02.2000 tarih; ….. , ….. sayılı Hisse Devir Sözleşmeleri ile şirket dışından ………….’ya, …………’in ise ……….. Noterliğinin 24.02.2000 tarih; ….. ve ….. sayılı Hisse Devir Sözleşmeleri ile şirkette mevcut sermayesinin bir kısmını şirket dışından ………….’ya, bir kısmını da şirket dışından …………’a devrettiği, bu hisse devirlerinin kabulüne ve keyfiyetin pay defterine işlenmesine karar verildiği, bu devir neticesinde şirket hissedarlarının ……… ve ……… olduğu, şirket eski müdürlerinin imza yetkilerinin kaldırıldığı, şirket müdürlüğüne yeni şirket hissedarlarından ………….’un seçildiği, şirket müdürü ………….’un şirketi her husus ve kademede sınırsız olarak şirket kaşesi veya ünvanı altına atacağı imza ile temsil ve ilzam etmesine karar verildiği anlaşılmakta olup,
Sözkonusu gazetede, imza yetkilerinin kaldırıldığı belirtilen şirket eski müdürlerinin kimler olduğuna ve şirket eski hissedarları olan adı geçenlerin şirketi temsil ve ilzama yetkili olup olmadıklarına ilişkin herhangi bir bilgiye ise rastlanmamıştır.
Bilindiği üzere, Vergi Usul Kanununun 10. ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi ile tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıf ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Söz konusu hükümler, tüzel kişilerin mal varlıklarından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemde şirketi temsil yetkisi bulunan şahısları müştereken sorumlu tutarak takip ve tahsiline imkan vermektedir.
Türk Ticaret Kanununun 520. maddesine göre, limited şirketlerde pay devrine ilişkin mukavelenin yazılı şekilde yapılması ve imzaların notere tasdik ettirilmesi gerekir. Ayrıca devir keyfiyetinin ortaklarca kabul edilmesi ve durumun pay defterine kaydedilmesi zorunlu bulunmaktadır.
Türk Ticaret Kanununun 511. maddesinde de tescil ve ilan edilecek hususlar belirtilmiş ve şirket müdürlerinin ad ve soyadları, ikametgahları ve tabiiyetleri ile şirketin ne suretle temsil edileceği de tescil ve ilan edilecek hususlar arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun 38 inci maddesi gereğince de bu tescil ilan tarihinden itibaren hüküm ifade edecektir.
Buna göre, şirketi temsil yetkisi verilen kişiler ile bu kişilerin herhangi bir nedenle söz konusu görevi bırakmaları halinde ise temsil selahiyetini kaybettikleri tarihin Ticaret Sicil Gazetesinden tespit edilmesi icap etmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar sonucunda limited şirketin kanuni temsilcisi/temsilcilerinin, kanuni temsilcilik sıfatının/sıfatlarının son bulduğunun kabul edilebilmesi için bu sıfatın son bulduğunun ve hisse devrine ilişkin Ortaklar Kurulu Kararının Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanması zorunludur.
Ancak bu durumda Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan Ortaklar Kurulu Kararının tarihi, kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği tarih olarak kabul edilecektir.
6183 Sayılı Kanunun 35. maddesinde ise, “ Limited şirket ortakları, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya mesul olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.” denilmekte olup,
6183 sayılı Kanunun bahse konu maddelerine istinaden, limited şirket müdürlerinin müdür oldukları dönemlere ait şirket borçlarının tamamından 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. ve VUK’un 10. maddesi gereğince, ortaklarının ise ortak oldukları dönemlere ait şirket borçlarından hisseleri oranında 6183 sayılı Kanunun 35. maddesine göre sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Buna göre; ………….. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kendi beyanı ve hakkında düzenlenen Vergi İnceleme Raporları üzerine tarh edilerek tahakkuk ettirilen borçlarının ödenmemesi ve şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceğinin de anlaşılması üzerine; sözkonusu borcun ……….. , ……….. ve ………..’den tahsili cihetine gidilebilmesi için borcun doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemde adı geçenlerin sorumluluklarının (şirkette ‘ortak ya da kanuni temsilci-müdür’ sıfatlarından hangisine haiz olduklarının), şirketteki hisselerini devrettikleri tarih de dikkate alınarak, gerekli bilgi ve belgelerin (döneme ilişkin Ticaret Sicil Gazeteleri….vs.) temin edilmesi suretiyle tesbit edilmesi,
Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi gibi vergilerin yıllık olarak tahakkuk etmesi ve bir bütünlük arzetmesi nedeniyle takip açısından bölünmesinin mümkün bulunmadığı ve KDV gibi aylık tahakkuk eden vergilerin bulunduğu hususlarının da göz önüne alınarak, ‘kanuni temsilci (müdür)’ sıfatına sahip olduklarının Dairenizce tesbiti halinde VUK’un 10.maddesine ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesine göre; aksi takdirde (şirkette sadece ‘ortak’ sıfatına sahip olmaları halinde ise ) aynı Kanunun 35. maddesine göre hisseleri oranında sorumlu tutulmaları gerektiği tabiidir.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim.
|
|
Başkan a. Grup Müdür V
|