|
T. C
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.20.01/288–2739 01.09.2006-13788 Konu : Amme alacağı dolayısıyla haczedilen Arsa vasıflı taşınmaz hakkında İmar Kanunun 18 inci maddesine göre yeniden düzenleme yapılması halinde, değişikliğe ilişkin iznin verilip verilemeyeceği
……………….. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi : 01.06.2006 tarih ve 23554 sayılı yazınız.
İlgi’de kayıtlı yazınızda; Daireniz mükelleflerinden ……………….. vergi kimlik numarasında kayıtlı ……………………..’nun 31.341,52 YTL vergi borcu olduğu, …………. belediye sınırları içerisindeki arsa vasıflı taşınmazın …………………. adına kayıtlı olmakla beraber devam eden miras davası sonucuna göre …………………’in hissesi oranında şahsına intikali olabileceğinden taşınmaz üzerine 6183 sayılı Kanununa göre haciz konulduğu, söz konusu taşınmazın hissedarlarından ………………….. tarafından taşınmaz üzerinde İmar Kanunun 18. maddesine göre yeniden düzenleme yapılması durumunda taşınmazın değerlenebileceği gerekçesi ile haczimiz baki kalmak şartıyla yapılacak değişikliğe müsaade edilmesi talep edilmiştir.
Bilindiği üzere; 6183 sayılı A.A.T.U.H. Kanunun 62.maddesinde “Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.”
Son paragrafında ise “Tahsil dairesi alacaklı amme idaresi ile borçlunun menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir.” denilmektedir
Haciz işlemi, amme alacağının tahsilini veya güvenliğini temin etmek üzere haczedilen malların tasarruf haklarını borçlu aleyhine, amme alacağının tahsilini tam ve hızlı yapmak ve güvenliğini temin etmek üzere sınırlandırmakta, buna karşın tahsil dairesinin de borçlunun çıkarlarını alacaklı kamu kuruluşunun çıkarları gibi korunması yükümlülüğü getirmektedir.
Diğer taraftan 73 ncü maddeye göre borçlu, alacaklı amme idaresinin muvafakkatı alınmaksızın hacizli mallarda tasarrufta bulunamaz.
Bu hüküm uyarınca, amme alacağını takip ve tahsil etmekle görevli bulunan yetkili tahsil dairecince haczedilmiş olan her türlü malların tasarrufları malikleri aleyhine sınırlandırılmakta ve hakların kullanılması ancak tahsil dairesinden alınacak muvafakata bağlanmaktadır.
Konu ile ilgili olarak dairenizden alınan 18.08.2006 tarih ve 35449 sayılı yazıda ise …………… Belediyesi ile yapılan yazışma neticesinde alınan yazıda, taşınmazın 3194 sayılı sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesine tabi tutulduğunda müstakil imar parseli hüviyeti kazanacağı, parsel miktarında %40 oranında azalmaya neden olabileceği, söz konusu parselde uygulama neticesinde değer artışı olabileceği belirtilmektedir.
Buna göre, yukarıdaki hükümler bir arada değerlendirildiğinde; kamu alacağının tahsilatının sağlanması amacıyla konulan haczin borçlunun menfaatleri göz önünde bulundurarak söz konusu taşınmazın değerinin düşürülmemesi şartıyla İmar Kanunun 18. maddesinin uygulanmasına alacaklı amme idaresinin muvafakat (haciz kaldırılmadan) verilebileceği hususu ilgili amme idaresinin kendi takdir yetkisindedir.
Ayrıca ilgili işlemle ilgili olarak muvafakat verilmeden önce taşınmaz üzerinde İmar Kanununun 18 inci maddesine göre ne gibi işlemlerin yapılacağı, bu işlemlerdeki amaçların, ilgi taşınmazın tevhidinin söz konusu olup olmadığı ve taşınmazın yeni oluşacak durumdan nasıl etkileneceği gibi hususların ilgili makamlardan öğrenilmesi yerinde olacaktır.
İmar Kanunun 18 inci maddesinin uygulanması esnasında tevhid işlemi yapılması halinde taşınmazın değerinin artması ile birlikte kamu alacağının tahsili amacıyla konulan vergi dairesi haczinin tarih sırası nedeniyle sıralamasının değişerek alt sıralarda yer alması durumumda söz konusu tevhidi işlemine dayanak olan İmar Kanununun 18 inci maddesinin uygulanmasına muvafakat verilmemesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre ifası ile yapılacak işlemin neticesinden Başkanlığımıza bilgi verilmesini rica ederim. |