|
T. C
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.20.01/288-2839 25.08.2006-13569 Konu : Tasarrufun iptali kararı uyarınca tapu kaydının değiştirilmesi beklenilmeksizin hacze konu gayrimenkulün satışa çıkarılabileceği ve satış bedelinden önce aynından doğan Emlak Vergisi borcunun tahsil edilmesi gerektiği.
………… VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi: 03.08.2006 tarih ve 23304 sayılı yazınız.
Daireniz ………………. vergi kimlik numaralı mükellefi ……………………..’ın muaccel hale gelmiş vergi borçları için “………………………………………….” adresindeki ‘……………….. Mevkii 248 dt-1-c pafta, 89 ada, 14 parsel, 139 m2’ arsaya daireniz 05.08.1994 tarih; 14283 sayılı Haciz Bildirisi ile haciz konulduğu;
Ancak adı geçen mükellefin, V.U.K’un 344. maddesinde belirtilen fiillerle vergi kaçakçılığı yaptığı tesbit edildiğinden 6183 sayılı Kanunun 13. maddesine istinaden tüm hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulduğu,
Haciz şerhinize rağmen, bahse konu gayrimenkulün 08.08.1994 tarihinde muvazaalı bir şekilde ………………… adına tescil ettirilmiş olduğu ancak, Gaziosmanpaşa ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.03.1996 tarih ve E.No:1994/1044, K.No:1996/255 sayılı kararı ile gayrimenkulün …………………. adına tescil edilmesine karar verildiği,
Dairenizde muaccel hale gelmiş 230.756,48-YTL tutarındaki amme alacağının daha fazla sürüncemede kalmaması amacıyla gayrimenkul satışa sunulacağından ………………….. adına tescilinin yapılabilmesi için rayiç bedel üzerinden alınan tapu harçları ile şu anda üzerine tescilli görünen ……………………… adına kayıtlı 5 (beş) bağımsız bölümden oluşan gayrimenkule ait Emlak Vergisinin ödenmesinin gerektiği belirtilmekte,
Bahse konu tescil harcı ile Emlak Vergisinin ne şekilde ödeneceği hususunda tereddüt hasıl olduğundan yapılacak işlemlere esas teşkil etmek üzere Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nün 13 Sıra Nolu İç Genelgesinin “II-İptal Davasının Hukuki Niteliği” başlıklı bölümünde “ 6183 sayılı Yasanın düzenlediği iptal davası, alacaklıya (amme idaresine) alacağını tahsil olanağını sağlayan nisbi nitelikte yasadan doğan şahsi bir davadır. Bu dava, alacağın tahsilini sağlayan şeyin aynı ile ilgili olmadığından dava sabit olduğu takdirde davacı amme idaresi bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra ile hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu gayrimenkul ise davalı 3. şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o gayrimenkulün haciz ve satışını isteyebilir. Bu nedenle, dava sonunda mahkemece sadece yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesi ile yetinilmeli, ayrıca tapu kayıtlarının iptali ile amme borçlusu adına tesciline karar verilmemelidir.” denilmektedir.
Bu konuda Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 25.04.1989 tarih ve E.No:89/485, K.No:89/2103 sayılı kararı ile ‘ …. kural olarak iptal davasının subutu halinde alacaklı hakkını cebri icra yolu ile davaya konu maldan almak yetkisini elde eder. Davanın konusu taşınmaz mal olması durumunda ise, 3. şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesi gerekmeksizin taşınmazın haciz ve satışı istenebilir. Alacaklının hakkı takibe konu edilen alacak miktarı ile bunun faiz ve masrafları ile sınırlıdır. Takip ve dava aşamasında borcun kısmen ödenmesi ya da herhangi bir nedenle takibe konu miktarın altına düşmesi durumunda dahi alacaklının hakkı gerçek anlamdaki alacak miktarı ile ilgili olacaktır.” hükmüne varılmıştır.
Buna göre; yukarıda yer alan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, tasarrufun iptali davaları amme idaresine alacağın tahsili olanağını sağlayan nispi nitelikte yasadan doğan şahsi nitelikte davalar olup, iptal davasının sübut bulması halinde alacaklı, cebri icra yoluyla dava konusu maldan alacağını almak yetkisini elde edecek, 3 üncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesi gerekmeksizin taşınmazın haczini ve satışını isteyebilecektir.
Bu durumda; Daireniz mükellefi ……………….’ın borçlarına istinaden üzerine haciz konulmuş olan gayrimenkulün …………………..’a satışına ilişkin olarak, Gaziosmanpaşa ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.03.1996 tarih; E.No:1994/1044, K.No:1996/255 sayılı kararıyla borçlu tarafından ………………….’a yapılan satışın muvazaalı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiş olduğundan, tasarrufun iptali davalarının niteliği gereği, hacze konu gayrimenkulün amme alacağının tahsilini sağlamak amacıyla tasarrufun iptali kararı uyarınca tapu sicilindeki kaydın düzeltilmesi beklenilmeksizin (……………….. adına tescilin yapılması beklenilmeksizin) Dairenizce satışa çıkarılabileceği tabiidir.
Diğer taraftan; hacze konu gayrimenkulün Dairenizce satılması halinde satış bedelinden öncelikle gayrimenkulün aynından doğan bir amme alacağı olması itibariyle Emlak Vergisi borcunun tahsil edilmesi, kalan tutarın ise daireniz borcuna mahsup edilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre ifasını rica ederim. |