T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığ

              Mükellef Hizmetleri Tahsilat Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı     : B.07.1.GİB.4.34.20.01/288-3197                                                                                                          19.09.2007*10611

Konu   : Hükümlülük halinin' Vuk md.13'te sayılan

mücbir sebepler arasında yer almadığı diğer taraftan

maddede sayılan mücbir sebeplerin tarh aşamasındaki

amme alacakları için geçerli olup kesinleşmiş amme

alacaklarını kapsamadığı.

 

                                                                                                                  

 

 

Sn;………………………….

 

 

 

İlgi (a) 18.06.2007 tarihli dilekçeniz.

      (b) 14.08.2007 tarihli dilekçeniz.

 

 

 İlgi(a)’da kayıtlı dilekçenizde; adınıza düzenlenen ödeme emrine ilişkin işlemlerin şu an cezaevinde olmanız ve maddi açıdan mağdur olduğunuz gerekçesiyle durdurulması talep edilmektedir.

 

 Konu hakkında …………….. Vergi Dairesi Müdürlüğünden alınan bilgiden; ………. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı tarafından gönderilen 26.01.2005 tarih ve 2001/131 Esas, 2002/285 Karar numaralı Harç Tahsil Müzekkeresine istinaden 778,00 YTL yargı harcı tahakkuk ettirildiği ve 06.06.2007 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

 

 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Mücbir Sebepler Başlıklı 13. maddesinde; “1. Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;

 

 2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler;

 

 3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;

 

 4. Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması,

 

 gibi hallerdir.” hükmü yer almaktadır.

 

 Aynı Kanunun Kanuni Temsilcilerin Ödevi Başlıklı 10. maddesinde ise “Tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir….”

 

 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza Başlıklı 407. maddesinde “Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır.

 

 Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır.

 

 Buna göre; mücbir sebeplerin sayıldığı yukarıda mezkur madde hükmünde “hükümlülük hali” mücbir sebepler arasında sayılmamıştır. Ancak bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm şahısların mükellefiyet ile ilgili ödevlerini yerine getirmesi amacıyla Medeni Kanunun 407. maddesine göre kendilerine vasi tayin olunur.

 

 Diğer taraftan; 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 13. maddesinde sayılan mücbir sebepler tarh aşamasındaki amme alacakları için geçerli olup, kesinleşmiş amme alacaklarını kapsamamaktadır.

 

 Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

                                                                                                         

                                                                                                                                                                                                                   

 

 

                                                                                                                        Başkan a.

                                                                                                                          Grup Müdür V