T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

                                         

                             

 

Sayı  : B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-1            

Konu : Vakfa ait gayrimenkulün mesken olarak kiraya verilmesi hk.

 

 

….

 

İlgi     :            …/08/2008 tarihli dilekçeniz.

 

            İlgide kayıtlı dilekçenizde; vakfınız mülkiyetinde bulunan bir adet gayrimenkulünüzden dolayı elde edilecek gelirden dolayı vakıf amaçları doğrultusunda kullanılmak üzere mesken olarak kiraya vermek istediğinizi belirterek söz konusu gelir nedeniyle vergilendirmenin nasıl olacağı  hususunu sormaktasınız.

 

            21/06/2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Verginin Konusu” başlıklı 1. maddesinde;

         “ Aşağıda sayılan kurumların kazançları, kurumlar vergisine tâbidir:

            a) Sermaye şirketleri.

            b) Kooperatifler.

            c) İktisadî kamu kuruluşları.

            ç) Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler.

            d) İş ortaklıkları.

             Kurum kazancı, gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşur.” hükmü yer almaktadır.

            Aynı Kanun’un “Mükellefler” başlıklı 2. maddesinde ise;

            “…

         (5) Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler: Dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmeler, dernek veya vakıfların iktisadî işletmeleridir. Bu Kanunun uygulanmasında sendikalar dernek; cemaatler ise vakıf sayılır.

 

            6) İktisadî kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerini etkilemez. Mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların iktisadî niteliğini değiştirmez.         …” hükümleri yer almaktadır.

 

            Bu hükümlere göre, bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilebilmesi için;

            -müeessenin bir dernek ve vakfa ait olması

            -sermaye şirketi veya kooperatif şeklinde kurulmamış olması,

            -ticari, sınai veya zirai alanda devamlı olarak faaliyette bulunulması

gerekmektedir.

 

            Bu durumda, dernek ve vakıflara ait veya bağlı olan ve faaliyetleri devamlı bulunan, sermaye şirketi ve kooperatif statüsünde kurulmamış olan ticari, sınai ve zırai işletmeler dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler olarak kabul edilmektedir.

 

            Ayrıca söz konusu mükellef grubunca satılan mal veya hizmetin bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyecektir. Kazanç sağlama amacı olmasa dahi işletmenin konusunun ve faaliyetinin; her türlü mal ve hizmet satışı, kiralaması ya da bunlara benzer şekillerde olması ve devamlı olması durumlarında da dernek yada vakıflara ait iktisadi işletme oluştuğu kabul edilecektir.

 

            Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, Kurumlar Vergisi Kanunu’nda Vakıfların kendisi vergi dışı bırakılmış, bunlara ait veya bağlı olan ve faaliyetleri devamlı bulunan iktisadi işletmeler vergi kapsamına alınmıştır.

 

            5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un  22. maddesinde yer alan  ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen  Geçici 2. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde ( 1/1/2008-31/12/2015 tarihleri arasında);

            “Dernek veya vakıflarca elde edilen Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (5) numaralı bendi ve geçici 67. maddesi kapsamında kesinti suretiyle vergilendirilmiş kazanç ve iratlar, dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz." hükmü yer almaktadır

             193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun  “Vergi Tevkifatı” başlıklı   94. maddesinde ise;

            “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.          

            …

            5- a) 70. maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden,           ( 2006/11449 sayılı B.K.K. ile %20 Yürürlük: 01.01/2007)

                 b) (5035 Sayılı Kanunun 48/4-d maddesiyle değişen ibare. Geçerlilik:01.01.2004; Yürürlük:02.01.2004) Vakıflar (mazbut vakıflar hariç) ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden, (2006/11449 sayılı B.K.K. ile %20 Yürürlük: 01.01.2007)

            ….” hükmü yer almaktadır.

            Aynı Kanun’un “Muhtasar Beyannamenin Verilme Zamanı” başlıklı 98. maddesinde ise;

            “94'üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri (5615 Sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle değişen ibare. Yürürlük:04.04.2007) ertesi ayın yirmiüçüncü  günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. ….” hükmü yer almaktadır.

            Diğer taraftan 03/04/2007 tarih 26482 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin Taşınmazların kiralanması karşılığında yapılan kira ödemeleri” başlıklı,

            “15.3.2.2. Dernek veya vakıflara ait taşınmazların kiralanması karşılığında yapılan kira ödemeleri,

            Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi uyarınca, vakıflara (mazbut vakıflar hariç) ve derneklere ait taşınmazların kiralanması karşılığında, bunlara yapılan kira ödemelerinden gelir vergisi kesintisi yapılmaktadır.

            Bu kesintinin yapılmasında, kendisine kira ödemesinde bulunulan derneğin, kamuya yararlı dernek ya da vakfın Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıf olması önem arz etmemektedir. Başka bir deyişle, mazbut vakıflar hariç, hiçbir ayrım yapılmaksızın tüm dernek veya vakıflara ödenen kira bedellerinden bu kesintinin yapılması gerekmektedir.

            …” açıklamalarına yer verilmiştir.

             Bu hüküm ve açıklamalara göre, Vakfınız tüzel kişiliği itibariyle vergi uygulamalarında kurumlar vergisi mükellefi değildir. Ancak, vakfınıza ait veya bağlı olan ve faaliyetleri devamlı bulunan iktisadi işletmenin bulunması veya vakfınızın (tüzüğünde yer alan) amaçları doğrultusunda kar amacı gütmese dahi cüzi bir miktar bedel alınması (bağış dahil) ve bedeli olarak gerçekleştirilen diğer devamlı faaliyetlerinizin bulunması halinde iktisadi işletme oluşacağından iktisadi işletmeye ilişkin kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesisi gerekeceği hususu tabiidir.

            Ancak, vakfınız tarafından gayrimenkullerin üçüncü kişilere kiraya verilmesi 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Geçici 2. madde hükmüne göre 1/1/2008-31/12/2015 tarihine kadar iktisadi işletme oluşturmayacağından bu gelirler için kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesisi söz konusu olamayacağı gibi beyannameyle beyanı da gerekmemektedir.

            Öte yandan, Vakıflar Genel Müdürlüğü idare ve kontrolünde olmayan diğer bir ifadeyle mazbut vakıf sayılmayan vakfınıza ait gayrimenkulün Gelir Vergisi Kanununun 94/1. fıkrasında sayılanlara kiraya verilmesi halinde kiracılar tarafından vakfa yapılan ödemelerden aynı kanunun 94.maddesinin 5-(b) alt bendine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

            Diğer taraftan, gayrimenkulün Gelir Vergisi Kanununun 94/1.fıkrasında sayılanlara ticari, zırai veya mesleki faaliyetleri ile ilgili olmadan veya bu maddede sayılmayanlara mesken olarak kiraya verilmesi halinde ise gelir vergisi tevkifatı yapılmaması gerekeceği hususu da tabiidir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.   

           

 

 

                                                                                                                    Grup Müdür V.

 

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı © 2008

www.ivdb.gov.tr