T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

 

Sayı    : B.07.1.GİB.4.34.16.017/KVK-2                                       

Konu  : Yıllara sari işle iştigal eden adi  ortaklığın vergilendirilmesi hk.

                                                              

….

İlgi :   …/05/2008 tarihli dilekçeniz.   

            İlgide kayıtlı dilekçenizde,… Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün … vergi kimlik numarasında kayıtlı KDV mükellefi olduğunuzu, Teşvik Belgesi alarak çimento fabrikası yapacak olan .. Çimento San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı şirketin alt taşeronu olarak fabrikanın çelik imalat ve montaj işlerini yapmak üzere iki limited ve bir anonim şirketin bir araya gelerek sözleşme ile söz konusu adi ortaklığı kurduğunuzu, yaptığınız işi aynı yılda bitiremeyeceğiniz için yıllara sari olarak devam ettiğini ve adi ortaklığınızın kestiği hak edişlerden % 3 stopaj kesildiğini, ancak kurumlar vergi mükellefiyeti açtıramadığınızı belirterek, doğacak kazancın nasıl vergilendirileceği ve ne zaman beyan edileceğini, herhangi bir kazanç çıkmadığı durumda ödenen stopajların durumunu, bu ortaklıktan çıkacak kazanç veya zararın ortak olan şirketlere nasıl yansıtılacağını sormaktasınız.

 

            Bilindiği üzere, 21/06/2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Verginin konusu” başlıklı 1. maddesinde, iş ortaklıklarının kazançlarının kurumlar vergisine tâbi olduğu hükme bağlanmış olup aynı Kanunun “Mükellefler” başlıklı 2. maddesinin (7) no.lu fıkrasında ise,  “İş ortaklıkları: Yukarıdaki fıkralarda yazılı kurumların kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklıklarıdır. Bunların tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.”hükmüne yer verilmiştir.

 

Konuyla ilgili olarak 03/04/2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin “İş Ortaklıkları” başlıklı 2.5. bölümünün “2.5.1. Tanımı ve kapsamı” başlıklı ayrımında,

 

“Şahıs ortaklıkları veya gerçek kişilerin Kanunun 2. maddesinde sayılanlarla veya Kanunun 2. maddesinde sayılanların kendi aralarında oluşturdukları adi ortaklıklar hakkında, istenilmesi halinde iş ortaklığı olarak kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilebilecektir. Bu durumda, mükelleflerce talep edilmesi halinde tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın iş ortaklıkları, kurumlar vergisi mükellefi olabileceklerdir.”; aynı Tebliğin “2.5.3. İşin bitiminde ortaya çıkan zararların durumu” başlıklı ayrımında ise,

“Kurumlar, dilerlerse Borçlar Kanununa göre adi ortaklık veya Kurumlar Vergisi Kanununa göre iş ortaklığı şeklinde ortaklıklar oluşturarak faaliyet gösterebilmektedirler.

Adi ortaklıklar, kurumlar vergisi mükellefi olmamalarına rağmen katma değer vergisi mükellefi olmaları nedeniyle ayrı defter tutabilmektedirler. Ortaklar ise dönem sonlarında ortaya çıkan kâr veya zararı, ortaklıktaki hisseleri oranında paylaşarak kendi hesaplarına dâhil etmektedirler.

...”açıklamalarına yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan aynı Kanunun “Vergi Kesintisi” başlıklı 15. maddesinin 1/a bendinde, Gelir Vergisi Kanunu’nda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden vergi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış olup; 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin “15.3. Vergi kesintisine tabi tutulacak kazanç ve iratlar” başlıklı bölümünün 15.3.1. no.lu ayrımında, birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işlerinin tanımı konusunda Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı açıklaması yer almıştır.

 

Öte yandan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleri” başlıklı 42. maddesinin birinci fıkrasında, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kar veya zararın işin bittiği yıl kati olarak tespit edileceği ve tamamının o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterileceği, aynı Kanunun 44. maddesinin birinci fıkrasında ise,İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarihin, diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarihin bitim tarihi olarak kabul edileceği hüküm altına alınmıştır.  

 

İlgide kayıtlı dilekçenizde belirtilen hususlarla ilgili olarak, … Vergi Dairesi Müdürlüğü’nden alınan ../05/2008 tarih ve … sayılı yazıda, …/06/2007 tarihinde … Vergi Dairesi Müdürlüğü … vergi numarasında kayıtlı …İnş. Tur. San. Tic. A.Ş., .. Vergi Dairesi Müdürlüğü …. vergi numaralı mükellefi …Enerji Çevre Müh. İnş. Ltd. Şti. ve..Vergi Dairesi Müdürlüğü …vergi numarasında kayıtlı …. Grup İnş, ve Yapı Malz. Tic. Ltd. Şti.’nin aralarında düzenlemiş oldukları …/05/2007 tarih …yevmiye numarası ile … Noterliğinden onaylı Adi Ortaklık sözleşmesi ile adı geçen Daireye başvurarak… sayılı işe başlama bildirimi ile Adi Ortaklık mükellefiyeti tesis ettirme talebinde bulunduğunuz;…/06/2007 tarih … no.lu yoklama ile işyerinde açılış için gerekli tespitlerin yaptırıldığı ve …/06/2007 tarihi itibariyle Adi Ortaklık mükellefiyeti tesis edildiği, iş ortaklığı olarak kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi yönünde talebinizin olmadığı, dolayısıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmediği belirtilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre; adi ortaklıkların kurumlar vergisi mükellefi olmamaları ve adi ortaklığınızın mükellefiyetinin iş ortaklığı olarak tesis edilmesi yönünde bir talebinizin de olmaması nedeniyle, adi ortaklığınız için kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmemesi yerinde olup, bu durumda adi ortaklığı oluşturan her bir ortak işin bitiminde doğacak kar veya zararı hisseleri oranında kendi hesaplarına dâhil ederek işin bittiği yıla ilişkin verecekleri beyanname ile beyan etmeleri gerekmektedir. Diğer taraftan, tarafınıza yapılacak hakediş ödemeleri üzerinden yapılacak vergi kesintilerinin yine ortakların hissesine düşecek tutarlarının her ortağın vereceği beyannamede mahsup edilmesi mümkündür.   

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

                                                                                                                                                                                          Grup Müdür V.

 

 

 

 

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı © 2008

www.ivdb.gov.tr