T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

 

Sayı   :  B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-8

Konu  :Elektronik müşteri kartıyla kazanılan para puanlarla alınan Akaryakıt bedellerinin  KDV ve KV karşısındaki durumu hk.

            

….

İlgi  : …..02.2008 tarihli dilekçeniz.

  

              İlgide kayıtlı dilekçeniz incelenmiş olup, söz konusu dilekçenizden; şirketiniz  tarafından müşterilerinize verilen elektronik müşteri kartı ile alınan yakıt bedellerine göre kazanılan para puanlar karşılığında teslim edilen akaryakıt bedellerinin gider yazılıp yazılmayacağı hususunda Katma Değer vergisi ve Kurumlar Vergisi karşısındaki durumunun sorulduğu anlaşılmaktadır.

 

  1- Kurumlar Vergisi Kanunu Uygulaması Karşısındaki Durumu

21.06.2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6. maddesinin (01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 21.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren madde) 2. fıkrasında safı kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinde yer alan giderlerin indirileceği belirtilmiştir.

Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40/1. maddesinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel gider ticari kazancın tespitinde indirilecek giderler arasında sayılmıştır. Bu hüküm gereğince, söz konusu giderlerin safı kurum kazancının tespitinde de indirim konusu yapılması gerekmektedir.

Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında sayılan kanunen kabul edilmeyen giderler dışında kara ticari organizasyona bağlı olarak yapılan giderlerdir ve bunlara işletme gideri de denilebilir.

Bir masrafın, genel gider adı altında masraf yazılabilmesi için, genel giderlerin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılmış olması masrafla iş arasında açık, güçlü bir illiyet bağını mevcut olması işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması gerekmektedir.

Buna göre, kurum kazancı ticari kazanç niteliği taşıdığından ve ticari kazanç gibi tespit edildiğinden elde etme yönünden tahakkuk esası geçerlidir. Tahakkuk ise gelirin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmesini ifade eder. Bunun için geliri/gideri doğuran işlemin tekemmül etmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, satışlarını artırmak için promosyon kampanyaları düzenleyen işletmeler, bu kampanyalarda piyasalardan satın aldıkları malları, müşterilerine bedelsiz vermektedirler.

Promosyon kampanyalarının düzenlenmesindeki amaç satışların miktarının dolayısıyla işletmenin ticari kazancının artırılmasıdır. Bu nedenle söz konusu ortaklığın bedelsiz olarak müşterilerine vereceği malların "işletmeden çekilen mallar" olarak değerlendirilmeyip satışların miktarını artırmak için yapılan (reklam) harcama olarak kabul edilmesi gerekir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketiniz  tarafından müşterilerinize verilen elektronik müşteri kartı ile alınan yakıt bedellerine göre kazanılan para puanlar karşılığında teslim edilen akaryakıt bedellerinin firmanın satışlarını artırmak amacıyla ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler kapsamında değerlendirilerek harcamanın yapıldığı döneme ait safi kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

 

2. Katma Değer Vergisi Kanunu uygulaması Karşısındaki Durumu

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1.maddesinde Türkiye'de ticari,sınai,zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerinin Katma Değer Vergisine tabi olduğu belirtilmiş ve aynı kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasında teslim "Bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi" olarak tanımlandıktan sonra kanunun 3/a maddesinde vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun, vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesi de teslim hükmünde sayılmıştır.

25.12.1995 tarih ve 22504 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 50 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin A/1 bölümünde;

"Ticari hayatta, ticareti yapılan mallara olan talebin arttırılması amacıyla birtakım pazarlama teknikleri geliştirmekte, satışı yapılan malın yanında başka bir malın ayrıca bir bedel alınmaksızın verilmesi de sıkça karşılaşılan bir pazarlama tekniği olarak ortaya çıkmaktadır. Bir malın tasarruf hakkının malik veya adına hareket edenlerce alıcıya veya adına hareket edenlere devri olarak tanımlanan teslim hükümleri çerçevesinde ticari bir işletmenin yaptığı bedelsiz teslimler de katma değer vergisine konu olmaktadır.

Ancak, firmaların iktisadi faaliyetlerini genişletme, emsal işletmelerle rekabet edebilme, üretim veya satışını yaptıkları mallara olan talebi koruma veya arttırma amacıyla bir malın yanında başka bir mal verilmesi şeklinde gerçekleşen işlemlerde promosyon ürünü açısından bir bedelsiz teslim söz konusu olmamaktadır. Zira, firmanın genişleyen faaliyetiyle bağlantılı olarak işletmede yaratılan katma değer artmaktadır. Nitekim piyasadan satın alınan veya ithal edilen malların promosyon ürünü olarak müşterilere verilmesi, mükellefler açısından pazarlama gideri niteliğini taşımakta ve bu malların alış bedelleri Gelir Vergisi Kanunu'nun 40 inci maddesinin l no.lu bendine göre gider olarak kaydedilebilmektedir.

Dolayısıyla, firmanın yarattığı katma değer vergisinden vergilenen promosyon mallarının müşterilere verilmesi sırasında katına değer vergisi hesaplanmasına gerek bulunmamakta ve bu ürünler için yüklenilen katma değer vergisinin ise prensip olarak indirim konusu yapılması gerekmektedir.

Bu durum, katma değer vergisi sistemindeki farklı oran uygulaması nedeniyle bazı sorunlara neden olmakta ve düşük oranda vergiye tabi bir malın yanında yüksek oranda vergiye tabi bir malın promosyon ürünü olarak verildiği hallerde promosyon olarak verilen malların ticaretini yapan firmalar açısından haksız rekabet sorunu ortaya çıkmaktadır.

Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29/4. maddesi ile vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları vergi mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu kanunun ana ilkelerine uygun olarak giderme ve indirimle ilgili usul ve esasları düzenleme konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiş bulunmaktadır.

 

Bu yetki çerçevesinde, promosyon ürünü olarak verilen malın (aynı işletmede imal veya inşa edilenler dahil) tabi olduğu katma değer vergisi oranının,

-   Satışı yapılan mala ait katma değer vergisi oranına eşit veya daha düşük oranda olması halinde promosyon ürünü için yüklenilen katma değer vergisinin tamamının indirim konusu yapılması,

-   Satışı  yapılan  malın tabi  olduğu  katma değer vergisi  oranından yüksek olması  halinde ise promosyon ürünü için yüklenilen katma değer vergisinden, satışı yapılan malın tabi olduğu   orana isabet eden kısmın indirim konusu yapılması, kalan kısmın gelir veya kurumlar vergisi açısından gider veya maliyet olarak dikkate alınması,

uygun görülmüştür," denilmektedir.

Yine aynı Seri No.lu Genel tebliğin A-2 bölümünde; gerek numune, gerekse eşantiyon adı altında teslim edilen malların ticari teamüllere uygun nitelikte ve miktarda olması, ayrıca bir satışa konu olmayacak şekilde verilmesi halinde KDV hesaplanmayacağı, bedel tahsil edilmeksizin eşantiyon ve numunelerin müşterilere verilmesi işlemi katma değer vergisine tabi olmamakla birlikte, bu ürünleri bedelsiz olarak alan kişi ve kuruluşların, söz konusu malların gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olarak ticari bir işleme konu etmeleri halinde bu teslim işleminin katma değer vergisine tabi olacağı ve malın ait olduğu oran üzerinden vergi hesaplanması gerekeceği açıklanmıştır.

Buna göre; adı geçen şirket tarafından istasyonlarından akaryakıt satın alan müşterilerine herhangi bir şart ve ciro tutarı aranmaksızın verilen elektronik kart ile yapılan alışveriş karşılığında kazanılan para puanların, kart hamilleri tarafından akaryakıt satın alınmak suretiyle harcanılması halinde, düzenlenecek fatura yada ödeme kaydedici cihaz fişinde alışveriş bedelinden para puana karşılık gelen kısım (bu puan karşılığı bedelsiz teslim edilen akaryakıt promosyon ürünü olarak değerlendirileceğinden), düşülecek ve kalan tutar KDV'nin matrahı kabul edilerek vergi bunun üzerinden hesaplanacaktır.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

                                                                                                                         Grup Müdür V.

 

 

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı © 2008

www.ivdb.gov.tr