![]() |
|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)
Tarih: 26.05.2008
Sayı : KDV.MUK.B.07.1.GİB.4.34.17.01.32.4651
Konu: Devralınan şirketin kurumlar vergisi borcunun devralan şirketin KDV iadesi alacağından mah- sup edilip edilemeyeceği.
......................... ŞTİ.
İlgi dilekçeniz incelenmiştir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Devir, bölünme ve hisse değişimi” başlıklı l9 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasında;
“Bu Kanunun uygulanmasında aşağıdaki şartlar dahilinde gerçekleşen birleşmeler devir hükmündedir:
a) Birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanuni veya iş merkezlerinin Türkiye'de bulunması,
b) Münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerinin, birleşilen kurum tarafından bir bütün halinde devralınması ve aynen bilançosuna geçirilmesi.” hükmüne yer verilmiştir.
1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “Devir ve tam bölünme işlemlerinde verginin ödenmesi” başlıklı (21.3.) bölümünde; “Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20 nci maddelerine göre gerçekleşen devir ve tam bölünmelerde, münfesih kurum adına kıst döneme (hesap dönemi başından devir veya bölünmenin gerçekleştiği tarihe kadar geçen süreye) ilişkin tahakkuk eden vergilerin, devralan veya birleşilen kurumun devir veya bölünmenin gerçekleştiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın sonuna kadar devralan veya birleşilen kurumlarca ödenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bu kurumların, münfesih kurumlara ait vergileri de kendi vergileri ile birlikte aynı sürede ödemeleri gerekecektir…” açıklamalarına yer verilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 36 ncı maddesinde ise, bu Kanunun tatbiki bakımından, devir halinde devir alan hükmi şahıs, devir alınan hükmi şahıs ve şahısların yerine geçeceği hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 17/4-c maddesinde, “Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemleri (Bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından KDV Kanununun 30 uncu maddesinin (a) bendi hükmü uygulanmaz. İşlem sonunda faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah eden mükelleflerce yüklenilen ve indirilemeyen vergiler, faaliyete başlayan veya devir ve bölünme sonrasında devredilen veya bölünen kurumların varlıklarını devralan mükellefler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılır.)”nin KDV’den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 32 nci maddesinde ise, bu Kanunun 11, 13, 14, 15 inci maddeleri uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi (KDV)’nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak KDV’den indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV’nin, Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hükme bağlanmıştır.
KDV Kanununun 11 inci maddesinde hüküm altına alınan ihracat istisnası ve ihraç kaydıyla teslimlerden doğan katma değer vergisi iadesi taleplerinin değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasına ilişkin esaslar, 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin “I. Genel Esaslar” başlıklı bölümünde düzenlenmiştir.
Sözü edilen Genel Tebliğin “Mahsup Yoluyla İade” başlıklı (I/1.1.) bölümü, 4/1/2008 tarihli ve 26746 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 107 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile bu Tebliğin yayımından sonra verilecek mahsup dilekçelerine konu mahsuben iade talepleri için geçerli olmak üzere aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir; “1.1. Mahsup Yoluyla İade Katma değer vergisi iade alacağının hak sahibi mükellefin kendisinin, adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortaklık payı ile orantılı olmak üzere ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların) vergi borçlarına, ithalat sırasında uygulanan vergilere, SSK prim borçlarına mahsubu talepleri miktarına bakılmaksızın inceleme raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilir. İade alacağı öncelikle mükellefin ithalde alınanlar dışındaki vergi borçlarına mahsup edilir. Artan bir miktar olursa mükellefin isteğine bağlı olarak; kendisinin ve yukarıda belirtilen ortakların ithalde alınanlar dahil vergi borçlarına veya SSK prim borçlarına mahsup yapılır.” Buna göre; 27/6/2007 tarihinde Ticaret Sicilinde tescil ve ilan olunan, ........................ tarihli Birleşme (Devir) Sözleşmesi ile Şirketinizce devralınan ........................’nin tahakkuk etmiş ve devir tarihinden sonra tahakkuk edecek tüm vergi borçları, devir tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi gereğince devir aldığınız adı geçen münfesih Şirketin yerine geçeceğinizden dolayı Şirketinize ait vergi borcu olarak addedilecek ve Şirketinizden takip ve tahsili cihetine gidilecektir. Ayrıca, devir işlemi sonunda faaliyetini bırakan ........................tarafından yüklenilen ve indirilemeyen vergiler, KDV Kanununun 17/4-c maddesi hükmü gereğince Şirketinizce mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılabilecektir. Sonuç itibarıyla, münfesih Şirkete ait vergi borçlarına, ihracat istisnası ve ihraç kaydıyla teslimlerden doğan KDV iadesi alacaklarınızdan mahsup talep etmeniz mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim.
Başkan a. Grup Müdür V.
|
|
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı © 2008 |
|
www.ivdb.gov.tr |