![]() |
|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-89-1/14894 20.03.2008* 05187Konu: Sosyal güvenlik destek primi ödemelerinin gayrimenkul sermaye iradı gelirinin safi tutarının tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hakkında
…
İlgi : ..02.2008 tarihli dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, müvekkilinizin gayrimenkul sermaye iradından dolayı gelir vergisi mükellefi olduğu, aynı zamanda bir anonim şirketin yönetim kurulunda üye olduğu, Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan emekli olduğu ve yaşlılık aylığı aldığı, müvekkilinize 02/08/2003 tarih ve 4956 sayılı yasa ile eklenen 1479 sayılı yasanın Ek 20. maddesi uyarınca 12. gelir basamağının %10’u oranında sosyal güvenlik destekleme primi ödemesinin öngörüldüğü ve müvekkilinizin 2007 yılında geçmiş döneme ait birikmiş primleri ödediği, takip eden ay primlerini de süreleri içerisinde zamanı geldikçe ödemeye devam ettiği belirtilerek, söz konusu primlerin, müvekkilinizin gayrimenkul sermaye iradı gelirinin safi tutarının tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususu sorulmaktadır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 70.maddesinde; Maddede yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu belirtilmiş ve gayrimenkul sermaye iratları maddeler halinde sıralanmıştır.
Diğer taraftan 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun 24. maddesinde sigortalı sayılacaklar belirlenmiş, (g) bendinde “Anonim şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortakları...” hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 26.maddesinin birinci fıkrasında ise, “...Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Üç ay içinde kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalılar kurumca re’sen kayıt ve tescil edilir” hükmü yer almıştır.
Aynı Kanunun 49.maddesinin üçüncü fıkrasında “Bu kesenek ve primlerin tümü, yıl içinde ödenmek kaydıyla vergi uygulamasında gider olarak gösterilebilir.” denilmektedir.
Öte yandan, 4956 sayılı Kanunun 44.maddesiyle, 1479 sayılı Kanunun ek 20.maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aşağıdaki fıkra üçüncü fıkra olarak maddeye eklenmiştir.
“Diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlananlardan, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar çalışmaya başladıkları ayı takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil bu Kanunun 50.maddesine göre belirlenen 12.gelir basamağının % 10’u oranında sosyal güvenlik destek primi öderler. Sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekenlerden bu Kanunun yayım tarihinden önce aylık bağlananlar Kanunun yayımını, daha sonra tekrar gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ise mükellefiyetin başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmak zorundadırlar. Bu süre içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmayanlar ile Kurumca tespit edilemeyenlerden sosyal güvenlik destek primi, 53.maddeye göre hesaplanarak tahsil edilir....”hükmü yer almıştır.
Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanunu’nun 89.maddesinde;
“(5228 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle başlığı ile birlikte değişen madde. Yürürlük; 31.07.2004) Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdaki indirimler yapılabilir: 1. Beyan edilen gelirin % 10’unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta primleri için, beyan edilen gelirin % 5’ini) ve asgarî ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla, mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları (sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta veya emeklilik şirketi nezdinde akdedilmiş olması, prim ve katkı tutarlarının gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması ve ücret geliri elde edenlerin ücretlerinin safi tutarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunması şartıyla, eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait prim ve katkı payları kendi gelirlerinden indirilir) …” hükmü yer almıştır.
Konuyla ilgili olarak, 110 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde de 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamına giren ticaret erbabı ile serbest meslek erbabının ödedikleri Bağ-Kur primlerini anılan tebliğde belirtilen esaslar dahilinde ticari veya mesleki kazançları dolayısıyla verecekleri yıllık beyannamede gösterdikleri gelirden indirebilecekleri açıklanmış bulunmaktadır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, müvekkiliniz tarafından 1479 sayılı kanun kapsamında ödenen sosyal güvenlik destek primlerinin, gayrimenkul sermaye iradı gelirinin safi tutarının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün değildir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Grup Müdür V.
|
|
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı © 2008 |
|
www.ivdb.gov.tr |