T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

Sayı

:

            B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-75/5

Konu

:

01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilen 18/08/2010 vadeli ve 6 ayda bir kupon ödemeli Devlet tahvillerinin elde tutulması veya elden çıkarılması suretiyle 01/01/2008 tarihinden sonra elde edilecek gelirlerin vergilendirilmesi.

 

                                              

 ….

Çiftehavuzlar/İSTANBUL

 

 

İlgi

:

            Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı’na verilen …/09/2007 tarihli dilekçeniz.

                       

                  Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na hitaben yazılan ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gerekli değerlendirmenin temini için Başkanlığımıza intikal ettirilen ilgide kayıtlı dilekçenizle, 01/01/2006 tarihinden önce, 18/08/2010 vadeli ve 6 ayda bir kupon ödemeli devlet tahvili aldığınız belirtilerek, 01/01/2008 tarihinden sonra 6 ayda bir alacağınız kupon faizlerine ilişkin olarak;

 

                  a)   İndirim oranı uygulamasının 2010 yılına kadar devam edip etmeyeceği

 

                  b)   2007 takvim yılı için 19.000 YTL olan beyan sınırının müteakip yıllarda devam edip etmeyeceği, bu tutarın neye göre hesaplandığı ve beyan sınırı ile ne kastedildiği,

 

                  c)   2007 yılında 205.994,16 YTL olan istisna tutarının artarak devam edip etmeyeceği

 

ve söz konusu tahvillerin vadesinden önce satılması halinde ne şekilde vergilendirileceği hususlarında görüş bildirilmesi talep edilmekte olup, konuya ilişkin Başkanlığımız görüşlerine aşağıda yer verilmiştir.

                 

                  1)   01/01/2006 Tarihinden Önce İhraç Edilen Devlet Tahvillerinin Elde Tutulması veya Elden Çıkarılması Suretiyle Sağlanan Gelirlerin Vergilendirilmesinde Uygulanacak Hükümler :

                  193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na, 5281 sayılı Kanunla 01/01/2006 tarihinden geçerli olmak ve 01/01/2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere geçici 67’nci madde eklenmiş olup, bu maddenin dokuz (9) numaralı fıkrasında; “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce ihraç edilmiş olan her nevi tahvil ve (5436 sayılı Kanunun 14/d maddesiyle değişen ibare. Geçerlilik; 01/01/2006) Hazine bonoları ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin elde tutulması veya elden çıkarılması suretiyle sağlanan gelirlerin vergilendirilmesinde bu madde hükümleri uygulanmaz. Bu gelirlerin vergilendirilmesinde, 31/12/2005 tarihi itibarıyla geçerli olan hükümler uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

                  Hükmün lafzı açık olup, 01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvillerinin elde tutulması veya elden çıkarılması suretiyle sağlanan gelirlerin vergilendirilmesinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67’nci maddesi hükümleri yerine, 31/12/2005 tarihi itibarıyla geçerli olan hükümler uygulanacaktır.        

 

                  Gelir Vergisi Kanunu’nun 75’inci maddesinin birinci fıkrasıyla, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden oluşan sermaye dolayısıyla elde edilen kar payı, faiz, kira ve benzeri iratların menkul sermaye iradı olduğu hüküm altına alındıktan sonra, maddenin ikinci fıkrasının bentlerinde sayılan iratların, kaynağı ne olursa olsun, menkul sermaye iradı olduğu hükme bağlanmıştır.

 

                  Anılan Kanunun konuyla ilgili 75/5, 76 ve mükerrer 80’inci maddelerinin 31/12/2005 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan madde hükümleri aşağıda sıralanmıştır.

                  Madde 75/5    :     “4369 sayılı Kanunun 39'uncu maddesiyle değişen bent Yürürlük; 01/01/1999) Her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresi'nce çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler (Döviz cinsinden yahut dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışları irat sayılmaz.)”

                  Madde 76       :     “(2361 sayılı Kanunun 53'üncü maddesiyle değişen madde) Menkul kıymetin kuponlu veya kuponsuz olarak satılması, iştirak hisselerinin devir ve temliki, menkul kıymetler ile iştirak hisselerinin tamamen veya kısmen itfa olunması karşılığında alınan paralarla itfa dolayısıyla verilen ikramiyeler menkul sermaye iradı sayılmaz.

                  (4369 sayılı Kanunun 40'ıncı maddesiyle eklenen fıkra. Yürürlük; 01/01/1999) 75’inci maddenin ikinci fıkrasının 5, 6, 7, 12 ve 14 numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratlarına (döviz cinsinden açılan hesaplara ödenen faiz ve kar payları, dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç) aşağıda belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısım, bu iratların beyanı sırasında indirim olarak dikkate alınır. Bu hükmün tevkif yoluyla kesilen vergiye şumulü yoktur. Bu indirim, menkul kıymetler yatırım fonları ve ortaklıkları, risk sermayesi yatırım fonları ve ortaklıkları ve gayrimenkul yatırım fonları ve ortaklıklarından sağlanan kar payları hakkında da uygulanır. Ticari işletmelere dahil bu tür gelirler hakkında indirim uygulanmaz. İndirim oranı, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle Maliye Bakanlığı'nca tespit edilir.”

                  Mükerrer Madde 80 : (4783 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle değişen madde Yürürlük; 01/01/2003 tarihinden geçerli olmak üzere 09/01/2003) Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.

                  (4842 sayılı Kanunun 8’inci maddesi ile 2003 yılı gelirlerine de uygulanmak üzere değişen bent. Yürürlük ; 24/04/2003) İvazsız olarak iktisap edilenler, Türkiye'de kurulu menkul kıymet borsalarında işlem gören ve üç aydan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri ile tam mükellef kurumlara ait olan ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç, menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar ( üç aylık süreyi bir yıla kadar çıkartmaya veya tekrar kanuni süreye kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir)

 

                  2)   01/01/2006 Tarihinden Önce İhraç Edilen Devlet Tahvillerinden, 01/01/2008 Tarihinden Sonra Elde Edilecek Faiz Gelirlerinin Beyanı Esnasında İndirim Oranının Dikkate Alınıp Alınmayacağı :

 

                  Gelir Vergisi Kanunu’nun 76’ncı maddesinin, 5281 sayılı Kanunun 44’üncü maddesiyle 01/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında yer alan hüküm doğrultusunda, Gelir Vergisi Kanunu’nun 75’inci maddesinin ikinci fıkrasının 5, 6, 7, 12 ve 14 numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratlarına (döviz cinsinden açılan hesaplara ödenen faiz ve kar payları, dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç) fıkrada belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunan kısım, bu iratların beyanı sırasında indirim olarak dikkate alınmaktaydı.

 

                  Gelir Vergisi Kanunu’nun indirim oranı uygulamasına yönelik 76’ncı maddesinin ikinci fıkrası 01/01/2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 5281 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67’nci maddesinin dokuz (9) numaralı fıkrası hükmü dikkate alınarak, 01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31/12/2005 tarihinde yürürlükte olan hükümlerin esas alınması gerekmektedir.

 

                  Bu bağlamda, 01/01/2006 tarihinden önce TL/YTL cinsinden ihraç edilmiş olan ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 75’inci maddesinin ikinci fıkrasının “5” numaralı bendi kapsamında bulunan Devlet tahvillerinden 01/01/2008 tarihinden sonra elde edilecek faiz gelirleri, indirim oranı uygulanmak suretiyle beyan edilecektir.

                  İndirim oranı; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre ilgili yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle tespit edilmekte olup, bu şekilde tespit edilen indirim oranı takvim yılı baz alınmak suretiyle Gelir Vergisi Genel Tebliğleri ile açıklanmaktadır.      

                  Mevcut yasal düzenleme çerçevesinde, 01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvillerinden 01/01/2008 tarihinden sonra elde edeceğiniz faiz gelirlerinin [söz konusu tahvillerin TL/YTL cinsinden ihraç edilmiş olması şartıyla] indirim oranı uygulanmak suretiyle beyan edilmesi mümkün bulunmaktadır.       

                  Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen menkul sermaye iratlarının beyanında indirim oranı uygulanmayacağı, ticari işletmelere dahil kazanç ve iratlar için de indirim oranı uygulanmasının söz konusu olmadığı açıktır.

                  3)   Devlet Tahvili Faiz Geliri İçin Beyanname Verme Sınırı :

                  Gelir Vergisi Kanunu’nun 86/1-c maddesi hükmü gereğince, vergiye tâbi gelir toplamının [bu maddenin (a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] aynı Kanunun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye’de tevkifata tâbi tutulmuş olan; menkul sermaye iratları için yıllık beyanname verilmeyecek, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.

 

                  01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvillerinin elde tutulması veya elden çıkarılması suretiyle sağlanan gelirlerin vergilendirilmesinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67’nci maddesi hükümleri yerine, 31/12/2005 tarihi itibarıyla geçerli olan hükümler uygulanacağından, 01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvillerinden elde edilen faiz gelirleri üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67’nci madde hükmüne göre değil, anılan Kanunun 94’üncü maddesinin “7/a” bendine göre, 2003/6577 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca % 0 oranında tevkifat yapılması gerekmektedir. Tevkifat oranın sıfır (0) olarak belirlenmiş olması, sözü edilen Devlet tahvili faizleri üzerinden tevkifat yapılmadığı anlamına gelmemektedir.

 

                  Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 123’üncü maddesinin iki (2) numaralı fıkrasında ise, Kanunun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82 ve 86’ncı maddelerinde yer alan maktu had ve tutarların, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, bu şekilde hesaplanan maktu had ve tutarların yüzde 5'ini aşmayan kesirlerinin dikkate alınmayacağı, Bakanlar Kurulu’nun, bu surette tespit edilen had ve tutarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı maddenin üç (3) numaralı fıkrasında da 103’üncü maddede yer alan vergi tarifesinin gelir dilimi tutarları hakkında da yukarıdaki hükmün uygulanacağı öngörülmüştür.

 

                  Gelir vergisine tâbi gelirler, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Esas Tarife” başlıklı 103’üncü maddesinde yer alan vergi tarifesinin gelir dilimi tutarları ile bu dilimlere ilişkin olarak belirlenen oranlar dikkate alınmak suretiyle vergilendirilmektedir.

 

                  Gelir Vergisi Kanunu’nun 103’üncü maddesinde yer alan vergi tarifesinin gelir dilimleri ve bu dilimlere ilişkin oranlar, 259 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2007 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere;

 

7.500 YTL'ye kadar

% 15

19.000 YTL'nin 7.500 YTL'si için 1.125 YTL, fazlası

% 20

43.000 YTL'nin 19.000 YTL'si için 3.425 YTL, fazlası

Metin Kutusu:        
 
 
 
 
 
 
 
          
          
 
 
 
          
 
 
            ./..

 

% 27

 

43.000 YTL'den fazlasının 43.000 YTL'si için 9.905 YTL, fazlası

% 35

Metin Kutusu: - 5 -

şeklinde belirlenmiş olup, ilgide kayıtlı dilekçenizde bahsi geçen 2007 yılı için 19.000 YTL olarak belirlenen beyan sınırı, anılan Kanunun 86/1-c maddesinde atıf yapılan ve yukarıda yazılı bulunan tarifenin ikinci gelir dilimidir.

                  Söz konusu tarifenin gelir dilimleri ile oranları 2008 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 2007/13044 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yeniden belirlenmiş olup, 2008 takvim yılında Devlet tahvili faiz gelirleri için esas alınacak beyan sınırı 19.800 YTL’dir.

                  Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 123’üncü maddesinin iki (2) ve üç (3) numaralı fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, müteakip yıllar için de Kanunun 103’üncü maddesinde yer alan vergi tarifesinin gelir dilimleri tutarlarının ilgili takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere yeniden belirleneceği ve ilgili takvim yılında elde edilen gelirlerin belirlenen bu tutarlar baz alınmak suretiyle vergilendirileceği tabiidir.

                  4)   01/01/2006 Tarihinden Önce İhraç Edilen Devlet Tahvillerinden, 01/01/2008 Tarihinden Sonra Elde Edilecek Faiz Gelirleri İçin İstisna Uygulanıp Uygulanmayacağı :

           

                  Gelir Vergisi Kanunu’nun, 4710 sayılı Kanunla eklenen ve gerek 4783 sayılı gerekse 5281 sayılı Kanun ile üzerinde ibare değişikliği yapılan geçici 59’uncu maddesinde yer alan hüküm; 31/12/2007 tarihine kadar 26/07/2001–31/12/2005 tarihleri arasında ihraç edilen Devlet tahvilleri ve Hazine bonolarının faiz gelirleri ve elden çıkarılmasından sağlanan diğer kazançlar toplamının; 2001 yılında 50 milyar lirası, 2002 ve izleyen yıllarda bu tutarın veya artırılmış tutarın her yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmasıyla bulunacak tutar gelir vergisinden müstesnadır. Bu istisnadan yararlananlar, mükerrer 80’inci ve geçici 56’ncı maddelerde yer alan istisnalardan ayrıca yararlanamaz.


                  Ticari işletmelere ait olan bu tür gelirler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.” şeklindedir.

 

                  İlgide kayıtlı dilekçenizde yer alan, 2007 takvim yılı için tespit edilen 205.994,16.- YTL’lik istisna tutarının artarak devam edip etmeyeceği yönündeki sorunuzu, Gelir Vergisi Kanunu’nun yukarıda yer verilen geçici 59’uncu maddesinin hükmü cevaplamakta olup,     26/07/2001–31/12/2005 tarihleri arasında ihraç edilen Devlet tahvilleri faiz gelirleri için istisna uygulaması 31/12/2007 tarihinde son bulmuştur.

 

                  Dolayısıyla, 26/07/2001–31/12/2005 tarihleri arasında ihraç edilen Devlet tahvillerinden 01/01/2008 tarihinden sonra elde edilecek faiz gelirleri için, mevcut yasal düzenleme çerçevesinde istisna uygulanması söz konusu olmayacaktır.  

 

                  5)   01/01/2006 Tarihinden Önce İhraç Edilen Devlet Tahvillerinin Vadesinden Önce Satılması Halinde Ne Şekilde Vergilendirileceği :

                   Devlet tahvili faiz gelirleriyle söz konusu menkul kıymetin satışından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi farklı vergilendirme rejime tâbi olup, özelgemizin “1) 01/01/2006 Tarihinden Önce İhraç Edilen Devlet Tahvillerinin Elde Tutulması veya Elden Çıkarılması Suretiyle Sağlanan Gelirlerin Vergilendirilmesinde Uygulanacak Hükümler” başlıklı ayrımında Gelir Vergisi Kanunu’nun 76’ncı maddesinde yer alan hükme yer verilmiş ve yine aynı bölümde, anılan Kanunun “Değer Artışı Kazançları” başlıklı mükerrer 80’inci maddesinin birinci bendi hükmüne atıf yapılmak suretiyle menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançların değer artışı kazancı olduğu vurgulanmıştır.

                  Gelir Vergisi Kanunu’nun 76’ncı ve mükerrer 80’inci madde hükümleri dikkate alınarak, 01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilen devlet tahvillerinin vadesinden önce satılması halinde, bu satıştan elde edilecek kazancın değer artışı kazancı olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

 

                  Bilgi edinilmesini rica ederim.

                                                                                                             

                                                                                                       Grup  Müdür V.

 

 

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı © 2008

www.ivdb.gov.tr