T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

Sayı  : B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-94/11                         

Konu: Gerçek Usulde vergiye tabi olan mükellefin  Ticaret  Borsasına tescil  ettirdiği  zirai ürünlerin satışından elde ettiği kazancın tevkifata tabi olup olmadığı hk.         

           

 

….

Silivri / İSTANBUL

 

 

İLGİ   :….02.2008 tarihli dilekçeniz.

 

            İlgide kayıtlı yazınızda; … Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün … T.C kimlik numarasında kayıtlı mükellefi olduğunuzu ve tavuk yumurtası üretimi, toptan satışı işi ile iştigal ettiğinizi ve şahıs işletmesi olarak ticari vergi mükellefi olduğunuzu belirterek kendi ürettiğiniz ürünlerin (yumurtaların) İstanbul Ticaret Borsasına tescil ettirmek suretiyle satışını yapacağınız ürünlerden elde ettiğiniz kazançların tevkifata tabi tutulup tutulmayacağı hususu sorulmaktadır.

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “vergi tevkifatı” başlıklı 94.maddesinin birinci fıkrasında, kamu idare  ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin maddede sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmiş olup, aynı maddenin (11) numaralı bendinde ise; “Çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden;

            a) Hayvanlar bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı mahsulleri için,

            i) Ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınanlar için % 1,

            ii) (i) alt bendi dışında kalanlar için % 2,

            b) Diğer zirai mahsuller için,

            i) Ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınan zirai mahsulleri için % 2,

            ii) (i) alt bendi dışında kalanlar için % 4,

            ….” oranında vergi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır .

          Yine aynı Kanunun “Zirai kazanç, zirai faaliyet, zirai işletme, çiftçi ve mahsulün tarifi:” başlıklı 52. maddesinde; “Zirai faaliyetten doğan kazanç zirai kazançtır.

 

            Zirai faaliyet; arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade eder.

            …

            Mahsullerin değerlendirilmeleri maksadiyle ve zirai istihsale müteferri olarak işlenmesi de zirai faaliyete girer. Ancak, bu ameliye, aynı teşebbüsün cüz'ünü teşkil eden bir işletmede vukua geliyorsa, bu ameliyenin zirai faaliyet sayılabilmesi için işletmenin sınai bir müessese ehemmiyet ve genişliğinde olmaması ve faaliyetini, cüz'ünü teşkil ettiği teşebbüsün mahsullerine hasretmesi şarttır.

            Satışların dükkan ve mağaza açılarak yapılması halinde, mahsullerin dükkan ve mağazaya gelinceye kadar geçirdikleri safhalar zirai faaliyet sahasında kalır. Çiftçiler tarafından doğrudan doğruya zirai faaliyetleri ile ilgili alım satım işlerinin tedviri için açılan yazıhaneler, faaliyetleri bu mevzua münhasır kalmak şartıyle dükkan ve mağaza sayılmaz.

            Yukarıda yazılı faaliyetlerin içinde yapıldığı işletmelere zirai işletme bu işletmeleri işleten gerçek kişilere (Adi şirketler dahil), vergiye tabi olsun veya olmasınlar, çiftçi ve bu faaliyetler neticesinde istihsal olunan maddelere de mahsul denir.

             …” hükmü yer almaktadır.

            Yine anılan Kanunun “Zirai Kazançta Vergileme” başlıklı 53. madde de ise; “Çiftçilerin elde ettikleri zirai kazançlar, bu kanunun 94' üncü maddesine göre hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilir. 54' üncü maddede yazılı işletme büyüklüğü ölçülerini aşan çiftçiler ile bir biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca veya on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan çiftçilerin kazançları gerçek usulde (zirai işletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına göre) tespit olunarak vergilendirilir. Kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçiler bu kazançları için beyanname vermezler.

             …

54' üncü maddede yazılı ziraat gruplarının bir kaç tanesi içine giren zirai faaliyetlerin bir arada yapılması halinde, en fazla iki gruba ait işletme büyüklükleri bu gruplar için tespit olunan hadlerin yarısını aşanlar gerçek usulde vergilendirilir.

           Gerek şahsi işletmesi gerekse dahil bulunduğu ortaklıklar müstakilen işletme büyüklüğü ölçüsünün altında kaldığı halde kendisine ait işletmenin ve ortaklıklardaki payların toplamı bu ölçüyü aşan çiftçiler gerçek usulde vergilendirilir. Payları toplamı ölçüleri aşmayan diğer ortaklar tevkifat yoluyla vergilendirilirler. Yarıcılık ortaklık sayılır.

             …” hükmü amirdir.

            Konu hakkında açıklamalar içeren, Gelir Vergisi Kanunu’nun 219 Seri Nolu Genel Tebliği’nin (2.1) bölümünde, “Gelir Vergisi Kanunu'nun 53' üncü maddesinde yapılan değişiklikle çiftçilerin elde ettikleri zirai kazançların herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın Gelir Vergisi Kanunu'nun 94' üncü maddesine göre hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirileceği hükme bağlanmıştır.

            Ancak , söz konusu madde hükmüne göre;

-54' üncü maddede yazılı işletme büyüklüğü ölçülerini aşan,

-Bir biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca sahip olan,

-On yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan

çiftçilerin kazançları gerçek usulde tespit olunarak vergilendirilecektir. Öte yandan, 4369 sayılı Kanun'la Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 45' inci madde uyarınca, on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olma şartı çiftçinin kendi işinde kullanılması koşuluyla 2007 yılı sonuna kadar on yıl süreyle dikkate alınmayacaktır. Bu şekilde gerçek usulde vergilendirilecek çiftçiler kazançlarını zirai işletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına göre tespit edeceklerdir.

 İşletme büyüklüğü ölçülerini ve yukarıda belirtilen sınırlamaları aşmayan çiftçiler hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilecekler ve beyanname vermeyeceklerdir. Bu çiftçilerin tevkifat suretiyle ödedikleri vergiler nihai vergileri olacaktır.” denilmektedir.        

            Ayrıca, zirai ürünlerin ticaret borsalarında tescil edilmek suretiyle yapılacak satın alımlarda uygulanacak gelir vergisi tevkifatı ve müteselsil sorumlulukla ilgili açıklamaların yer aldığı 164 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 4’üncü bölümünde;

            “5590 sayılı Kanuna göre kurulmuş olan Ticaret Borsalarında Borsada İşlem gören zirai ürünlerin tescil ettirilerek çiftçi dışındaki kişi ve kuruluşlardan satın alınması halinde, Borsada, tescil ettirilerek satın alınan zirai ürünler için, satın alanların müteselsil sorumluluğu bulunmamaktadır. Borsada tescil ettirilerek, çiftçilerden satın alınan zirai ürün bedelleri üzerinden tevkif edilerek vergi dairelerine ödenmesi gereken vergiden, Borsalar, yöneticileri ve zirai ürünü satın alanlar müteselsilen sorumlu olacaklardır.

            Öte yandan, bu Tebliğin 1, 2 ve 3 üncü bölümlerinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşları ile diğer kişi, kurum ve kuruluşların; çiftçi dışında kalan kişi, kurum ve kuruluşlardan, 5590 sayılı Kanuna göre kurulmuş bulunan Ticaret Borsalarında tescil ettirerek satın aldıkları zirai ürün bedelleri üzerinden, gelir vergisi tevkifatı yapmayacaklar ve müteselsilen de sorumlu olmayacaklardır. Ancak; söz konusu zirai ürünlerle ilgili olarak daha önce çiftçiden satın alınması esnasında gelir vergisi tevkifatının yapılmamış olması halinde, tevkif yoluyla ödenmesi gereken vergi ile buna bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammından tescil işlemini yapan borsalar, borsaların yöneticileri ve vergisi tevkif yoluyla ödenmeyen zirai ürünü Borsaya getirenler de müteselsilen sorumlu olacaklardır.” açıklamaları bulunmaktadır.

                Bu hüküm ve açıklamalara göre, söz konusu (yumurtaların) zirai mahsullerin mağaza veya dükkan açmaksızın pazar takibi suretiyle satışı halinde; elde edilen kazanç zirai kazanç olarak değerlendirileceğinden, zirai ürünlerin (yumurtaların) borsada tescil ettirilerek satışının yapılması halinde %1, diğer durumlarda ise %2 oranında tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilmesi gerekecektir.

           Ancak, kendi üretimini yaptığınız ürünlerin dükkan ve mağaza açılarak satışa sunulması halinde; mahsullerin dükkan ve mağazaya gelinceye kadar geçirdikleri safhalar zirai faaliyet kapsamında olup bu safhadan sonra (çiftçi sayılmayacağınızdan) elde edilen kazanç da ticari kazanç olarak mütalaa edilecektir. Dolayısıyla kendi ürettiğiniz mahsüllerin borsada tescil ettirilerek satışından elde edilen kazançlar üzerinden tevkifat yapılmayacağı tabiidir.

           Öte yandan, zirai ürünlerin (yumurtaların) bir çifçiden satın alınıp borsada tescil ettirilerek satışının yapılması ve söz konusu ürünlerin çiftçiden satın alınması esnasında gelir vergisi tevkifatının yapılmamış olması durumunda, tevkifat yapılmak suretiyle vergi dairesine ödenmesi gereken vergi ile buna bağlı ceza, gecikme faizini ve gecikme zammından dolayı tescil işlemi yapan borsa ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağınız hususu tabiidir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

                                  

                                                                                                                        Grup Müdür V.

 

 

 

 

 

 

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı © 2008

www.ivdb.gov.tr