![]() |
|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-Mük.80/Konu: Ölünceye kadar bakma vaadiyle iktisap edilen gayrimenkulün satışı hakkında.
.. Tarabya/İSTANBUL
İlgi: Tarihsiz dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, 1987 yılından itibaren babanıza ait olan gayrimenkulü, babanızla aranızda düzenlediğiniz “Ölene Kadar Bakma Vaadi Sözleşmesiyle” 25.09.2007 tarihinde iktisap ettiğinizi, söz konusu gayrimenkulü zorunluluk dolayısıyla satmak istediğinizi belirterek, gayrimenkul satışından doğan kazançların değer artış kazancı olarak vergilendirilip vergilendirilmeyeceği hususu sorulmakta olup konuya ilişkin görüşümüz aşağıdaki gibidir: 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun l inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 2 nci maddesinin (d) fıkrasında ivazsız intikal tabirinin, hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları ifade ettiği, 5 inci maddesinde de veraset ve intikal vergisi mükellefinin veraset yoluyla veya ivazsız bir tarzda mal iktisap eden şahıs olacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre, malların veraset yoluyla veya her ne şekilde olursa olsun karşılıksız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikali veraset ve intikal vergisine tabi olup, verginin mükellefi veraset yoluyla veya karşılıksız olarak mal iktisap eden kişilerdir.
Diğer taraftan, 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 511 inci maddesinde, taraflardan birinin diğerine ölünceye kadar bakma ve onu görüp gözetmek şartıyla bir mamelek yahut bazı mallar temlikini gerektiren aktin kaydı hayat ile bakma akdi olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu madde hükmüne göre öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesi karşılığında yapılan hibeler ivazlı intikal olup, veraset ve intikal vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.
Ancak, Medeni Kanunun 364 üncü maddesinde de "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.
Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır.
Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu nedenle, bakıp gözetmek akdi babanızla aranızda yapılmış olup. Medeni Kanunun yukarıda belirtilen 364 üncü maddesi hükmüne göre babanıza bakma yükümlülüğünüz bulunmaktadır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, babanızın sahibi bulunduğu gayrimenkulü ölünceye kadar bakma akdi ile tarafınıza devretmesi Borçlar Kanunu'nun 811 inci madde kapsamında değerlendirilemeyeceğinden ivazsız bir intikal olarak nitelendirilmekte, söz konusu kazançların veraset ve intikal vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
Öte yandan, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Değer artışı kazançları” başlıklı Mükerrer 80. maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan ; ‘‘İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70. maddesinin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak (5615 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 1/1/2007 tarihinden geçerli olmak üzere 04.04.2007) beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.)” ın değer artış kazancı olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre babanızla aranızda düzenlenen 25/09/2007 tarihli “Ölene Kadar Bakma Vaadi Sözleşmesi” ile ivazsız olarak iktisap ettiğiniz gayrimenkulün satışından elde edilen kazancın değer artış kazancı olarak vergilendirilmemesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Grup Müdür V.
|
|
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı © 2008 |
|
www.ivdb.gov.tr |