![]() |
|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-94/ Konu : Vekalet ücretinin icra müdürlüğünce avukata ödenmesi halinde serbest meslek makbuzunun ne şekilde düzenleneceği hk.
… İSTANBUL
İlgi: Başkanlığımıza verdiğiniz ../03/2008 tarihli dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, icra dairelerinden tahsil etmiş olduğunuz vekâlet ücretlerinde kesmiş olduğunuz serbest meslek makbuzunda stopaj kesintilerini ilgili vergilerden mahsup edebilmeniz için, icra dairelerinde serbest meslek makbuzunu keserken hangi kriterlere uymanız gerektiğini sormaktasınız.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65. maddesinde, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır." hükmü yer almıştır.
Öte yandan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164 ile 166. maddelerinde, avukatlık ücreti tanımlanmakta ve kaynakları itibariyle, sözleşmeye bağlı olarak iş sahibinden sağlanan vekalet ücreti ile dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenen vekalet ücreti olmak üzere iki ayrı vekalet ücretinden söz edilmektedir.
Avukatlık Kanunu’nun 4667 sayılı Kanunla değişik 164. maddesinin son fıkrasında, “…Dava sonunda kararla karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.” denilmiştir.
Aynı Kanunun 168. maddesinin 3. fıkrasında, “Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.”, 169. maddesinde ise “Yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz.” denilmektedir.
Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı/alacaklı taraf avukatına ödenen vekâlet ücreti; a)Mahkeme veya icra veznesinin düzenlediği makbuz imzalanarak nakden, b)Bizzat karşı/borçlu tarafın, mahkeme veya icra dairesinin tespit ettiği vekâlet ücretini elden (nakden) veya banka havalesi ile ödemesi, c)Mahkeme veya icra dairesinin, yargılama giderleri ile birlikte davayı kazanan müvekkile herhangi bir şekilde ödeme yapması ve müvekkilin de karşı/borçlu taraftan alınan vekâlet ücretini avukata ödemesi, şekillerinde tahsil edilebilmektedir.
Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin birinci fıkrasında, “kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilânço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri ( avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, icra takibi sonucu verilen kararla karşı tarafa yüklenilecek vekâlet ücretinin Gelir Vergisi Kanununun 65. ve 66. maddelerine göre serbest meslek erbabı olan avukatlara ödenmesi halinde, Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesi ve 2006/11449 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca sorumlularca % 20 nispetinde gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Öte yandan, karşı taraf aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ödemelerinin doğrudan avukatlara değil de icra müdürlüklerine yapıldığı durumda, icra müdürlüklerine ödeme yapıldığı sırada ödemeyi yapan borçlu tarafından vekâlet ücreti ödemesinden gelir vergisi tevkifatı yapılması, vekalet ücretinin icra dosyasından avukatın anlaşmalı olduğu kurum tarafından tahsil edilerek avukata ödenmesi durumunda ise kurumun ödeme üzerinden tevkifat yapmaması gerekmektedir.
Söz konusu vekâlet ücreti ödemesi yapan borçlunun Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinde sayılan tevkifat yapmakla sorumlu kişilerden olmaması veya herhangi bir sebeple tevkifat yapılmadan icra dairesine ödemede bulunulması halinde, elde edilen serbest meslek kazancı avukat tarafından yıllık beyanname ile beyan edilecektir.
Davayı kaybeden tarafın, mahkeme veya icra dairesinin tespit ettiği vekâlet ücretini alacaklı tarafa doğrudan nakden ödenmesi halinde, alacaklıyı temsil eden avukatın ücretli olmaması kaydıyla, ödeme yapan tarafın Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin birinci fıkrası kapsamında sayılan kişilerden olması halinde yapılan vekâlet ücreti ödemesi üzerinden gelir vergisi tevkifatının yapılması gerekir.
Diğer taraftan 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Vergi Tevkifatının Mahsubu” başlıklı 121. maddesinde, “Yıllık beyannamede gösterilen gelire dâhil kazanç ve iratlardan bu kanuna göre kesilmiş bulunan vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan Gelir Vergisi'nden mahsubedilir.
Mahsubu yapılan miktar Gelir Vergisi'nden fazla olduğu takdirde aradaki fark vergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade olunur.
Maliye Bakanlığı iadeyi mahsuben veya nakden yaptırmaya, inceleme raporuna, yeminli mali müşavir raporuna veya teminata bağlamaya ve iade için aranılacak belgeleri belirlemeye yetkilidir.
Bu yetki kazanç türlerine, iade şekillerine, geliri elde edenin veya ödemeyi yapanın hukuki statüsüne göre ayrı ayrı kullanılabileceği gibi belli hadler çerçevesinde de kullanılabilir.
Mahsuben iade işlemi, aranan tüm belgelerin tamamlanması koşuluyla, yıllık gelir vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla yapılır. İkmalen veya resen yapılan tarhiyatlarda mahsup işlemi, mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınarak yapılır. Aranan belgelerin tamamlanması aşamasında yapılan tahsilâtlar yönünden düzeltme yapılmaz.
...”hükmü yer almaktadır.
252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin “Mahsup Yoluyla İade” başlıklı 1.3.1 bölümünde, konuyla ilgili gerekli açıklamalar yapılmıştır.
Diğer taraftan, Bakanlık Makamının konuya ilişkin ...02.2008 tarih ve …sayılı yazısında “Alacaklı taraf Avukatına ödenmesine karar verilen vekâlet ücretinin ne şekilde belgelendirilmesi gerektiğine ilişkin olarak, 23.02.2006 tarih ve 26089 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 356 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde "... İcra dairelerince borçludan alınarak müvekkili adına takibat yapan alacaklı taraf avukatına ödenmesine karar verilen avukatlık (vekalet) ücretinin avukata ödendiği anda, avukat tarafından borçlu adına en az 2 nüsha serbest meslek makbuzu düzenlenecek ve makbuzun avukatta kalan nüshasına da icra dairesince ödemenin yapılmış olduğuna dair bir şerh düşülerek, ödemeyi yapan memur tarafından (sicil numarası da yazılarak) imzalanacaktır.... " şeklinde düzenlenmişken 11.09.2007 tarih ve 26640 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 375 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile " İcra dairelerince borçludan alınarak müvekkili adına takibat yapan alacaklı taraf avukatına ödenmesine karar verilen avukatlık (vekâlet) ücretlerinin avukata ödendiği anda, avukat tarafından borçlu adına en az iki nüsha serbest meslek makbuzu düzenlenecek olup, bir nüshası ödemeyi yapan memura verilecek; makbuzun avukatta kalan nüshasına ise icra dairesince ödemenin yapılmış olduğuna dair bir şerh düşülmesi ve ödemeyi yapan memur tarafından imzalanması şartı aranmayacaktır." şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkeme kararı gereğince veya icra kanalı ile avukata ödenen vekâlet ücreti serbest meslek faaliyeti kapsamında katma değer vergisine tabi olup, avukat tarafından düzenlenecek serbest meslek makbuzunda ayrıca katma değer vergisi hesaplanacaktır. Ancak, mahkeme kararında "KDV hariç" şeklinde bir ifadenin yer almaması halinde vekâlet ücretine katma değer vergisi dâhil kabul edilecek ve iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle tespit edilen katma değer vergisi avukat tarafından düzenlenecek serbest meslek makbuzunda gösterilecektir.
Öte yandan, mahkeme kararı gereğince veya icra kanalı aracılığıyla, vekâlet ücreti ödemelerinin davayı kazanan gelir ya da kurumlar vergisi mükellefi olan işverenlere yapılması ve yapılan bu ödemenin Gelir Vergisi Kanunu uyarınca ticari ya da serbest meslek faaliyet kapsamında olması halinde ödeme katma değer vergisine tabi olacak, mahkeme kararında "KDV hariç " ya da "KDV dâhil" ibaresinin yer alıp almadığı dikkate alınarak yukarıdaki açıklamalara göre işlem yapılacaktır.
Ayrıca, avukatın davayı kazanan tarafından ücretli olması halinde, ticari veya serbest meslek kazancı kapsamında borçludan tahsil edilen vekâlet ücreti Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94 ve 103.maddeleri kapsamında ücret olarak avukata ödenecektir. “ açıklamaları yer almaktadır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, Sosyal Güvenlik Kurumu’nca icra dosyasından tahsil edilerek avukata ödenen vekâlet ücretleri ödemeleri için, alacaklı avukat tarafından yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde en az 2 nüsha serbest meslek makbuzu düzenlenecek olup yapılan ödemeler üzerinden, borçlu tarafın Gelir Vergisi Kanunu’nun 94.maddesinin 1.fıkrasında sayılanlardan olması halinde, katma değer vergisi hariç tutar esas alınmak suretiyle sözü edilen maddenin 2/b maddesine göre %20 oranında tevkifat yapılması gerekmektedir.
Öte yandan, tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyannamedeki mahsuplar sonunda kalan kısmının, 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yer alan açıklamalar çerçevesinde tarafınıza iade edilebilecektir.
Öte yandan, vekâlet ücretleri serbest meslek faaliyeti kapsamında katma değer vergisine tabi olduğundan, düzenlenecek serbest meslek makbuzunda ayrıca katma değer vergisi hesaplanacağı tabidir.
Bilgi edinilmesini arz ederim.
Grup Müdür V. |
|
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı © 2008 |
|
www.ivdb.gov.tr |