T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

    

 

 

SAYI    : B.07.4.GİB.0.34.11/KVK-6                     

KONU :Kurum kazancının tespitinde tahakkuk esasının geçerli olacağı hk.

 

                                               

….

Kadıköy/İSTANBUL

 

 

İlgi: Tarihsiz dilekçeniz

 

            İlgide kayıtlı dilekçenizde, …Vergi Dairesinin … vergi kimlik numaralı mükellefi olan şirketinizin otel işletmeciliği işiyle iştigal ettiğini, ay içinde otelinize gelip bir sonraki ay içinde ayrılan müşterilerinizin olduğunu böyle bir durumda müşterilerinize sunulan mal ve hizmetler karşılığı doğan katma değer vergisini ne zaman beyan etmeniz gerektiği ile mal ve hizmet karşılığı elde ettiğiniz kazancın ne zaman tahakkuk ettiği ve hangi geçici vergi döneminde beyan edileceği hususlarında görüşümüz sorulmuştur.

 

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6.maddesinin (1) no.lu fıkrasında,  kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, (2) no.lu fıkrasında ise, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanacağı hükmü yer almıştır.

 

Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazancın tarifinin yapıldığı 37.maddesinde ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş ve ticari kazançta, vergiyi doğuran olay tahakkuk esasına bağlanmış, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “vergiyi doğuran olay” başlıklı 19. maddesinde ise; vergi alacağının vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı hükmüne yer verilmiştir.

 

            Tacirler arasındaki faaliyetlerin belgelendirilmesi amacıyla Vergi Usul Kanunu gereğince fatura da tahakkuk esasına bağlı kalınarak düzenlenmektedir.

 

            Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 38.maddesi ile “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki özsermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır” hükmü yer almıştır.  213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 192.maddesinin 4.fıkrasında da, Aktif toplamı ile borçlar arasındaki farkın, müteşebbisin işletmeye mevzu varlığını (özsermayeyi) teşkil edeceği belirtilmek suretiyle kazancın tespitinde tahsil değil, tahakkukun esas alınacağı hükme bağlanmıştır.

 

Buna göre, kurum kazancı, ticari kazanç niteliği taşıdığından ve ticari kazanç gibi tespit edildiğinden elde etme yönünden tahakkuk esası geçerlidir. Tahakkuk ise gelirin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmesini ifade eder. Bunun için geliri doğuran işlemin tekemmül etmesi gereklidir. Ticari faaliyet içerisinde satılan mal veya yapılan bir hizmet bedeli taraflarca belirlenip fatura kesildiğinde gelir veya gider tahakkuk etmiş kabul edilir.

 

            Bu hüküm ve açıklamalara göre, ticari kazancın tespitinde tahakkuk esası cari olduğundan müşterilerinize mal ve hizmet satışından doğan gelirin, satışının yapıldığı, bir başka ifadeyle faturalandığı tarihte tahakkuk ettiği kabul edilerek ilgili dönem geçici vergi beyannamesinde beyan edilmesi gerekmektedir.

           

            3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/1. maddesine göre, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Aynı Kanunun  10. maddesinin (a) fıkrasında, vergiyi doğuran olayın mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile; (b) fıkrasında ise, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi ile meydana geldiği hükmü yer almaktadır.

 

Otelcilik hizmetlerinde hizmet, müşterinin otele yerleşmesiyle başlar, otelde kaldığı sürece devam eder ve müşterinin otelden ayrılması ile sona erer. Dolayısıyla katma değer vergisini doğuran olay hizmetin tamamlanması olduğuna göre otelcilik hizmetinde de katma değer vergisi müşterinin oteli terk ettiği tarih itibariyle doğmaktadır.

 

Diğer taraftan, dilekçenizin tetkikinden otelde konaklayan müşterilere yeme, içme ve konaklama gibi hizmetlerin birlikte verilmesinin yanı sıra ayrı ayrı da verildiği anlaşılmaktadır.

 

Bu açıklamalar çerçevesinde; konaklama hizmetinde vergiyi doğuran olay müşterinin oteli terk tarihinde meydana geldiğinden konaklama hizmet bedelinin tamamı terk tarihinin ilgili olduğu dönemde katma değer vergisine tabi tutulacak, bunun dışında verilen diğer hizmetlerde (yeme-içme vb) ödeme kaydedici cihazlar kullanılmak suretiyle satış fişi düzenlenmesi söz konusu olacağından KDV Kanunun 10/b maddesi uyarınca düzenlenen belgelerde gösterilen KDV belgelerin düzenlendiği ilgili dönem KDV beyannamesinde beyan edilecektir.

 

            Bilgi edinilmesi rica ederim.

 

        

                                                                                                                                                                 

 

   Başkan a.

   Grup Müdür V.