|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-6-Konu : Sağlığa zararlı olduğu tespit edilen ithal oyuncakların toptancıları tarafındantoplatılması ve imhası nedeniyle söz konusu oyuncak bedelleri ile söz konusuoyuncakların yerine bedelsiz olarak verilen yeni ürün bedellerinin gider olarak indirim konusu yapılıp yapılmayacağı.
.. GRUP MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi :…/…/2007 tarih ve …. sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınız ve ekinde yer alan ….Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün… vergi kimlik numaralı mükellefi … Tic.Ltd.Şti.tarafından verilen ../…/2007 tarihli dilekçe incelenmiş, söz konusu dilekçede, adı geçen şirketin % 100 yabancı sermayeli limited şirket olarak yurtdışından ithal edilen belli ticari markalı oyuncakların yurt içinde toptan satışı işi ile iştigal ettiği, toptan satışını yaptıkları oyuncaklardan bir tanesinin sağlığa zararlı olabilecek maddeler içermesi, bir diğerinin ise üretim sürecinin değişmesi nedeniyle daha önceden satılan ürünlerin neden olduğu güvenlik endişelerini bertaraf etmek amacıyla toplatılmasına karar verildiği ve bu durumun bir basın bülteni ile kamuoyuna duyurulduğu, her ne kadar söz konusu oyuncakların perakende satışını yapmasalar da, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ile Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca ve pazarlama politikalarının öncelikli amacının çocuk ve kamu sağlığı olması nedeniyle toptancısı olduklarından adı geçen şirket tarafından piyasadan toplatılması halinde nihai tüketicilerden toplatılan ve imha edilecek ürün bedelleri ile toplatılan ürünler yerine bedelsiz olarak verilecek olan yeni ürün bedellerinin gider olarak indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususları sorulmakta olup, söz konusu sorulan hususlara ilişkin Müdürlüğümüz görüşü aşağıdaki gibidir. Bilindiği gibi, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Safi Kurum Kazancı” başlıklı 6. maddesinde kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden tespit edileceği, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazancın konusunu teşkil eden 37.maddesinde ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş ve ticari kazançta vergiyi doğuran olay tahakkuk esasına bağlanmıştır. Yine Gelir Vergisi Kanunu’nun 38.maddesinde; “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır.” denilmektedir. Aynı Kanunun 39.maddesinde de; elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderler ise tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder.” hükmü yer almaktadır. Tespit edilecek kurum kazancından 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8.maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 40.maddesinde yer alan giderler indirilecektir. Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40.maddesinde ise; “Safi kazancın tespit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir: 1. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler; (İhracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetlerinde bulunan mükellefler, bu bentte yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hâsılatın binde beşini aşmamak şartıyla yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak hesapladıkları giderleri de indirebilirler.) ....” hükmü yer almaktadır. Ticari kazancın elde edilmesi için yapılan genel giderlerin indirilebilmesi için bu giderlerle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında bir illiyet bağı bulunması, giderlerin kazancın elde edilmesine yönelik olması, harcamanın yapıldığı gelir doğuran olayın vergiye tabi bulunması, karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması ve maliyete dahil edilecek giderlerden olmaması gerekir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Üretimin, Satışın Durdurulması ve Malın Toplatılması” başlıklı 24.maddesinde; “Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olması durumunda Bakanlık, tüketiciler veya tüketici örgütleri, ayıplı seri malın üretiminin ve satışının durdurulması ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması için dava açabilir. Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi halinde, malın satışı geçici olarak durdurulur. Mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren en geç üç ay içinde malın ayıbının ortadan kaldırılması için üretici-imalatçı ve/veya ithalatçı firma uyarılır. Malın ayıbının ortadan kalkmasının imkânsız olması halinde mal, üretici-imalatçı ve/veya ithalatçı tarafından toplanır veya toplattırılır. Toplatılan mallar taşıdıkları risklere göre kısmen veya tamamen imha edilir veya ettirilir. Satışa sunulan bir seri malın, tüketicinin güvenliğini tehlikeye sokan ayıp taşıması durumunda, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun hükümleri saklıdır. Ayıplı malları satın alan tüketicilerin uğradıkları maddî ve manevî zararlar nedeniyle dava açma hakları saklıdır. 4 üncü maddenin altıncı fıkrası hükümlerine tâbi bir seri ayıplı malın satışa arz edilmesi durumunda bu madde hükümleri uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunun “Ürünün Piyasaya Arzının Yasaklanması, Toplatılması Ve Bertarafı” başlıklı 11.maddesinde ise; “İlgili teknik düzenlemeye uygunluğu belgelenmiş olsa dahi, bir ürünün güvenli olmadığına dair kesin belirtilerin bulunması halinde, bu ürünün piyasaya arzı, kontrol yapılıncaya kadar yetkili kuruluşça geçici olarak durdurulur. Kontrol sonucunda ürünün güvenli olmadığının tespit edilmesi halinde, masrafları üretici tarafından karşılanmak üzere, yetkili kuruluş; a) Ürünün piyasaya arzının yasaklanmasını, b) Piyasaya arz edilmiş olan ürünlerin piyasadan toplanmasını, c) Ürünlerin, güvenli hale getirilmesinin imkânsız olduğu durumlarda, taşıdıkları risklere göre kısmen ya da tamamen bertaraf edilmesini, d) (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen önlemler hakkında gerekli bilgilerin, masrafları üreticiden karşılanmak üzere, ülke genelinde dağıtımı yapılan iki gazete ile ülke genelinde yayın yapan iki televizyon kanalında ilanı suretiyle, risk altındaki kişilere duyurulmasını, Sağlar. Risk altındaki kişilerin yerel yayın yapan gazete ve televizyon kanalları vasıtasıyla bilgilendirilmesinin mümkün olduğu durumlarda, bu duyuru yerel basın ve yayın organları yoluyla, risk altındaki kişilerin tespit edilebildiği durumlarda ise bu kişilerin doğrudan bilgilendirilmesi yoluyla yapılır. Bu madde kapsamında alınacak önlemler, gerektiğinde Komisyona iletilir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, tespit edilecek kurum kazancından 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8.maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 40.maddesinde belirtilen giderler indirilebilecek olup, adı geçen şirketin toptan satışını yaptığı oyuncaklardan bir tanesinin sağlığa zararlı olabilecek maddeler içermesi, bir diğerinin ise üretim sürecinin değişmesi nedeniyle daha önceden satılan ürünlerin neden olduğu güvenlik endişelerini bertaraf etmek amacıyla nihai tüketiciden toplatılması halinde, bu ürünlerin maliyet bedelinin daha önce ürünlerin perakendecilere satışından elde edilen kazancın tespitinde dikkate alınmış olması nedeniyle gider olarak indirim konusu yapılması mümkün değildir. Ancak, oyuncakların tüketicilerden geri alınması ve tüketicilerin tercih edeceği bir başka muadil ürünlerin teslimine ilişkin olarak kargo şirketine yapılan ödemelerin ise ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel gider olarak indirim konusu yapılması mümkündür. Diğer taraftan, ticari faaliyetin devam ettirilmesi amacıyla yapılan ve ticari faaliyetin bir gereği olarak nihai tüketicilerden toplatılan ürünler yerine tüketicilerin tercih edeceği bir başka muadil ürünün bedelsiz olarak teslimi halinde ise, söz konusu ürüne ilişkin maliyet bedelinin gider olarak yazılması mümkündür.
Bilgi edinilmesini arz ederim.
|
|
|
|
Başkan a. |