T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

    

 

 

Sayı  : B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-30-

Konu :  İsviçre mukimi firmadan alınan danışmanlık hizmetleri karşılığı fazla yapılan ödemeler

              üzerinden yersiz kesilerek beyan edilen vergilerin iadesi hk.

 

 

 

….

34776    Yukarı Dudullu -  İSTANBUL

 

 

İlgi    : … tarihli dilekçeniz

            İlgide kayıtlı dilekçenizde İsviçre mukimi… Technology Ltd. şirketinden danışmanlık hizmeti aldığınızı, yapılan sözleşme ile Türkiye’de hesaplanacak tüm vergi ve diğer yasal yükümlülükler tarafınıza ait olmak üzere Brüt tutar üzerinden düzenlenen fatura karşılığı ödeme yapıldığını belirterek, 2006 takvim yılı Nisan, Mayıs, Temmuz ve Ekim aylarında sözkonusu hizmet bedellerinin fazla hesaplanması nedeniyle tarafınıza bu bedellerin ileriki dönem ödemelerine mahsuben iade edildiği halde bu tutarlar üzerinden fazla kesilen ve sorumlu sıfatıyla beyan edilen tevkifatların iadesine ilişkin Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

            Bilindiği üzere 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 24. maddesiyle dar mükellefiyete tabi kurumlarınticari, zirai ve diğer kazançları dışında kalan serbest meslek faaliyetlerinin petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlarının dışındaki serbest meslek kazançlarının %22 oranında kurumlar tevkifatına tabi olduğu belirtilmiş ayrıca 21.06.2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazete yayınlanan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3. maddesinin ikinci fıkrasında “(2) Dar mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanlar, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler.” denilmiştir.  Dar mükellefiyet mevzuuna alınan kurum kazançları aynı maddenin üçüncü fıkrasında bentler halinde sayılmış olup, dördüncü, beşinci ve altıncı fıkrasında ise, “(4)Bu maddede belirtilen kazanç veya iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de elde edilmesi ve Türkiye'de daimî temsilci bulundurulması konularında, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.

 

            (5) Kanunî merkez: Vergiye tâbi kurumların kuruluş kanunlarında, tüzüklerinde, ana statülerinde veya sözleşmelerinde gösterilen merkezdir.

 

            (6) İş merkezi: İş bakımından işlemlerin fiilen toplandığı ve yönetildiği merkezdir.” hükmü yer almaktadır.

 

            Buna göre, kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayan mükellefler yalnızca Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilmektedir. Eğer Türkiye’de şube ya da temsilci var ise verginin ödenmesinden bunlar sorumlu olmaktadır. Yurt dışındaki firmanın Türkiye’de temsilci bulundurmadan mal veya hizmeti kendisinin satması halinde de bu kurumun dar mükellef olma özelliği değişmeyecek, verginin ödenmesinden mal veya hizmeti alan kurum sorumlu olacaktır. 

 

            Öte yandan, aynı Kanunun 30. maddesinde (01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 21.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren madde) ise; “1) Dar mükellefiyete tâbi kurumların aşağıdaki kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır:

            ...

            b) Serbest meslek kazançları.

            ...

                (8) Bakanlar Kurulu yukarıdaki fıkralarda belirtilen vergi kesintisi oranlarını, gelir unsurları veya faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki fıkralarda belirtilen oranın bir katına kadar artırmaya yetkilidir.

            …

            (10) Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, kesintiye tâbi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.

 

            (11) Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisi, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır.

 

            (12) Bu Kanuna göre vergi kesintisi yapanlar, yaptıkları vergi kesintisini kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterirler.“ hükümleri yer almakta olup Kanunun Geçici 1. maddesinin 4. bendiyle Kanunla tanınan yetkiler çerçevesinde Bakanlar Kurulu tarafından yeni kararlar alınıncaya kadar, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 5422 sayılı Kanun kapsamında vergi oranlarına ve diğer hususlara ilişkin olarak yayınlanan Bakanlar Kurulu kararlarında yer alan düzenlemeler, bu Kanunda belirlenen yasal sınırları aşmamak üzere geçerliliğini koruyacağı hüküm altına alınmıştır.

 

            Yine 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Muhtasar beyanname” başlıklı 31.maddesinde; “Kanunun 30 uncu maddesi gereğince vergi kesintisi yapmak zorunda olanlar, bu vergileri ödeme veya tahakkukun yapıldığı yer itibarıyla bağlı oldukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirmek zorundadırlar. Muhtasar beyanname konusunda Gelir Vergisi Kanununda belirlenen usûl ve esaslar, bu maddeye göre verilecek muhtasar beyannameler hakkında da uygulanır.” denilmektir.

 

            Diğer taraftan, 30/12/2006 tarih ve 26392 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2006/11447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile dar mükellefiyete tâbi kurumların serbest meslek kazançlarından (01/01/2007 tarihinden geçerli olmak üzere) %20 oranında tevkifat yapılacağı  karara bağlanmıştır.

 

            Buna göre, tevkifat yapılması bakımından dar mükellef kurumun Türkiye’de ticari ve zirai bir faaliyetinin olup olmaması ve stopaj konusu kazanç ve irat unsurunun bu faaliyetler çerçevesinde elde edilip edilmemesinin önemi bulunmamakta, kazanç unsurunun hangi gelir gurubuna girdiği önem taşımaktadır. Yani, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. uyarınca Geçici 1. maddesinde belirtilen yasal sınırları aşmamak üzere 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 24. maddesinde tespit edilen oranlarda tevkifat yapılabilmesi için, dar mükellef kurumlara anılan maddede sayılan nitelikteki kazanç ve iratların ödenmesi yeterli bulunmaktadır.

 

            Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre arasında akdedilmiş bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunmamaktadır.

 

            Bu hükümlere göre; şirketinizce İsviçre mukimi ABB Technology Ltd. şirketinden  alınan “teknik hizmet sözleşmesi karşılığı danışmanlık hizmetinin” serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar uyarınca fatura karşılığı, tarafınızdan yapılan ödemelerin gayri safi tutarı üzerinden (01/01/2007 tarihinden geçerli olmak üzere 2006/11447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile dar mükellefiyete tâbi kurumların serbest meslek kazançlarından yapılacak tevkifat oranının %20 olarak yeniden tespit edilmesi nedeniyle 31.12.2006 tarihine kadar uygulanmak üzere) %22 oranında vergi kesintisi yapılması gerekmekte olup bu vergilerin sorumlu sıfatıyla ödeme veya tahakkukun yapıldığı yer itibarıyla bağlı olduğunuz vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirilmesi gerekmekte olup bu aşamadan sonra herhangi yükümlülüğünüz ve sorumluluğunuz bulunmamaktadır.  

 

            Öte yandan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 8. maddesiyle vergi kanunlarıyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütealik özel mukavelelerin vergi dairelerini bağlamıyacağı hüküm altına alınmıştır.

 

            Konuya ilişkin olarak bağlı bulunduğunuz .. Vergi Dairesi Müdürlüğü ile yapılan yazışma neticesinde alınan .. tarih ve ..sayılı yazı ve eki konu hakkında Yeminli Mali Müşavir … tarafından tanzim edilen … sayılı “muhtasar beyannamesi incelemesine ait Yeminli Mali Müşavirlik Raporundan” İsviçre mukimi .. Ltd. şirketine … San. A.Ş. tarafından fatura karşılığı yapılan serbest meslek ödemeleri üzerinden 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 24. ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında kesilmesi gereken ancak ödemeyi yapan mükellef tarafından üstlenen tevkifatların brüt tutara dahil edilmesi ancak tevkifat matrahının dışında olması düşünülmesi nedeniyle bu tevkif suretiyle ödenen vergilerin tevkifat oranındaki kısmının iadesinin gerektiği kanaatine varıldığı anlaşılmaktadır.

            Ancak yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınması gerektiği gibi kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisi, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanması söz konusu olmaktadır.

            Bu itibarla 2006 takvim yılı Nisan, Mayıs, Temmuz ve Ekim aylarında .. Ltd. şirketine fatura karşılığı yapılan serbest meslek ödemelerine ilişkin olarak tarafınızdan üstlenilen tevkifatların fiilen ödenen tutar ile toplanmak üzere gayrısafi tutarın hesaplanması gerektiği gibi tespit edilen bu tutarın tevkifat oranındaki kısmının (31.12.2006 tarihine kadar %22 ve 01.01.2007 tarihinden itibaren %20) muhtasar beyanname ile beyanı gerekmektedir.

           

            Bu nedenle Yeminli Mali Müşavir … tarafından tanzim edilen … sayılı “muhtasar beyannamesi incelemesine ait Yeminli Mali Müşavirlik Raporu” eklerinde yer alan ödemeye ilişkin belgelerden fazla ve yersiz kesilen bir verginin olmadığı anlaşıldığından İsviçre mukimi …Ltd. şirketine 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 24. ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında yapılan serbest meslek ödemelerine ilişkin herhangi bir vergi iadesi söz konusu değildir.            

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

        

                                                                                                                                                                 

 

   Başkan a.

   Grup Müdür V.