|
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir
Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı
: B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-29-
Konu: Şirketin sporcu ve müzisyenlere sponsor olması halinde
yapılan
ödemelerin tevkifata tabi olup olmayacağı ve ödemelerin indirim
konusu yapılıp yapılmayacağı hk.
…….
Sarıyer / İSTANBUL
İlgide
kayıtlı dilekçenizde, …. Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün…. vergi kimlik
numaralı mükellefi olan şirketinizin, amatör motor yarışlarına
katılan sporcular ile amatör müzisyenlerin çıkaracakları cd, kaset
ve kliplere sponsor olmayı düşündüğünü belirterek, yapacağınız
sponsorluk harcamaları üzerinden tevkifat yapılıp yapılmayacağı ve
yapılan harcamaları kurum kazancınız üzerinden indirim konusu yapıp
yapmayacağınız hususlarında Müdürlüğümüz görüşü sorulmaktadır.
5520
sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Diğer İndirimler” başlıklı 10.
maddesinde;
(1)
Kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi
üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından sırasıyla
aşağıdaki indirimler yapılır:
...
b)
21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor
Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile
17/6/1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş
ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk
harcamalarının sözü edilen kanunlar uyarınca tespit edilen amatör
spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için % 50'si.
...
(2) Bağış
ve yardımların nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın
konusunu oluşturan mal veya hakkın maliyet bedeli veya kayıtlı
değeri, bu değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre
takdir komisyonlarınca tespit edilecek değeri esas alınır.
(3) Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûlleri belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
5422
sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemler için
benzer hükümler aynı Kanunun mükerrer 14.maddesinde yer almaktadır.
Konuyla
ilgili olarak, 1 seri nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin
“Sponsorluk harcamaları” başlıklı 10.3.1. Bölümünde, “3289 sayılı
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk
harcamalarının; sözü edilen kanunlar uyarınca tespit edilen amatör
spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için %50’si
kurumlar vergisi matrahının tespitinde, beyan edilen kurum
kazancından indirilebilecektir.
Sponsorluk harcamaları, ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan
ilişkili olmayan veya ilişkisi ölçülemeyen, sosyal amacı öne çıkan
harcamalar olup ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili
olan reklam harcamalarından farklılık arz etmektedir.
-Sponsor
olan kurumun adının anılması koşuluyla,
-Resmi
spor organizasyonları için yapılan saha, salon veya tesis kira
bedelleri,
-Sporcuların iaşe, seyahat ve ikamet giderleri,
-Spor
malzemesi bedeli,
-Gençlik
ve Spor Genel Müdürlüğünün uygun göreceği spor tesisleri için
yapılan ayni ve nakdi harcamalar,
-Sporcuların transfer edilmesini sağlayacak bonservis bedelleri,
-Spor
müsabakaları sonucuna göre sporculara veya spor adamlarına prim
mahiyetinde ayni ve nakdi ödemeler,
gibi
harcamalar sponsorluk harcaması olarak değerlendirilecektir.
Spor
sahalarına, sporcuların veya diğer ilgililerin spor giysilerinin ya
da spor araç ve gereçlerinin üzerine yazılı veya elektronik
sinyaller yardımıyla sanal olarak kurumun tanıtımının yapılmasını
sağlayacak amblem, marka, isim ve benzeri işaretler konulması gibi
doğrudan ticari fayda sağlayan ve kurumun tanıtımını amaçlayan
harcamalar ise reklam harcaması olarak değerlendirilecektir.
Ayrıca,
sponsorluk faaliyetinin yanında reklam ve tanıtım amacını da içeren
işlemler nedeniyle yapılan harcamaların, sözleşmede belirtilmek ve
emsaline uygun olmak şartıyla, reklam ve sponsorluk harcamaları
olarak ayrıştırılabilmesi mümkündür. Örneğin, bir kurumun, bir
kulübe bonservis bedelini karşılayarak transfer ettiği bir sporcuyu
aynı zamanda şirketin veya ürünlerinin tanıtımına yönelik
reklamlarda kullanması halinde, reklam faaliyetine ilişkin
harcamalar, bonservis bedelinden sözleşmede belirtilmek ve
emsallerine uygun olmak şartıyla ayrıştırılabilecek ve reklam gideri
olarak dikkate alınacaktır.
Sponsorluk uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, 16/6/2004 tarih ve
25494 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gençlik ve Spor Genel
Müdürlüğü Sponsorluk Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Buna göre,
gerçek ve tüzel kişiler, federasyonlara, gençlik ve spor kulüplerine
veya sporculara, spor tesisleri ve faaliyetlerine ilişkin olarak
anılan Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar dahilinde sponsor
olabileceklerdir.
Yönetmeliğin 8. maddesine göre sponsorluk hizmeti alan ile sponsor
arasında her iki tarafın hak ve yükümlülüklerini içeren yazılı bir
sözleşme yapılması gerekmekte olup sponsorlar ile sözleşme yapmaya
sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum veya kuruluş yetkilidir.
Yapılacak sözleşmede yer alması gereken bilgiler anılan maddede
belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 4. ve 13. maddelerinin tetkikinden de anlaşılacağı
üzere, sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum ve kuruluşlara ayni ya
da nakdi olarak verilen desteklerin, Vergi Usul Kanunu uyarınca
düzenlenmiş belgelere bağlanmasının zorunlu olduğu hususunda özel
bir düzenleme bulunmamaktadır.
Anılan
Yönetmeliğin 4. maddesinde “belge”, sponsorluk ve reklam hizmet ve
işlemlerine ilişkin belge; “nakdi destek”, sponsor tarafından
sponsorluğu alana yapılan parasal ödeme; “ayni destek” ise
sponsorluk konusu işle ilgili olarak sponsor tarafından yapılan mal
ve hizmet alımlarına ilişkin harcama olarak tanımlanmıştır.
Yönetmeliğin 12. maddesinde ise sponsorluğa konu hizmet ve işle
ilgili yüklenilen sponsorluk bedelinin sponsor tarafından bizzat
harcanabileceği gibi bu bedelin sponsorluğu alanın hesabına da
yatırılabileceği; sponsorluğu alan tarafından gelir kaydedilen bu
tutara ilişkin harcamalarda ise sponsorluğu alanın tabi olduğu
mevzuat hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum ve kuruluşlara sponsorlarca
nakdi bir destekte bulunulması ve bu desteğin de hizmeti alanlar
adına açılmış bir banka hesabına yatırılmış olunması durumunda,
sponsorlara yatırılan tutarlar için bankalar tarafından verilecek
makbuz veya dekontun yapılan bağışın tevsik edici belgesi olarak
kabul edilmesi gerekir. Ancak, banka dekontu veya makbuzda paranın
“sponsorluk amacıyla” yatırıldığına dair bir ifadeye yer verilmesi
şarttır.
Söz
konusu nakdi desteğin; sponsorluk hizmeti alanlara nakden elden
teslim edilmiş olması halinde ise hizmeti alan kişi, kurum ve
kuruluşlarca düzenlenecek alındı makbuzu, bağışa ilişkin tevsik
edici belge olarak kabul edilebilecektir.
Diğer
taraftan, desteğin nakdi olarak değil de ayni olarak yapılmış
olunması durumunda;
-İşletmenin varlıklarından ayni olarak yapılan desteğin sponsorluk
hizmetini alan kişi, kurum ve kuruluşlara teslim edilmesi halinde,
teslimi yapılan değerler için fatura düzenlenmesi; faturada,
teslimin sponsorluk maksatlı olduğuna, teslimi yapılan değerlerin
cinsi, nev’i ve miktarına ilişkin olarak tereddüde mahal
bırakmayacak bilgilere yer verilmesi; faturanın hizmeti alanlar
adına düzenlenmiş olunması; faturanın arka yüzünün de hizmeti alan
kişilere veya kanuni temsilcilerine imzalatılmış olunması,
-Ayni
değerlerin, mükelleflerce dışarıdan sağlanarak sponsorluk hizmeti
alanlara bağışlanmış olması durumunda da hizmeti alanlarca teslim
alınacak bu değerler için alındı makbuzunun düzenlenmesi ve
makbuzda, bağışlanan kıymetlerin değerlerinin, cinsinin,
miktarlarının, adedinin v.b. hususların tereddüde mahal bırakmayacak
şekilde yer alması şarttır.
Ayrıca,
bağışlanan değerlere ilişkin olarak mükellefler adına düzenlenmiş
olan faturaların arka yüzünün de yukarıda belirtilen açıklamalar
dahilinde hizmeti alan kişi veya kanuni temsilcilere imzalatılmış
olması gerekmektedir.
Ancak,
makbuz karşılığı olmaksızın yapılan bağış veya yardımların
mükelleflerce indirim olarak dikkate alınabilmesi mümkün değildir.
Sponsorluk Yönetmeliği kapsamında ayni ya da nakdi olarak yapılan
harcamalar, kurumlar vergisi mükelleflerince harcamanın yapıldığı
yılda indirim olarak dikkate alınabilecektir.
Yukarıda
kapsamı belirtilen sponsorluk harcamalarının indirimi için söz
konusu beyannamelerin ekinde herhangi bir belgenin ibraz zorunluluğu
bulunmamaktadır.
Gerçek ve tüzel kişiler, süresiz bir şekilde sponsor olamayacakları
gibi; bunların herhangi bir şekilde vergi borçları da
bulunmamalıdır. Bu nedenle kurumların sponsor olabilmeleri için
bağlı bulundukları vergi dairesine müracaat ederek, vergi borcu
olmadığına dair bir yazı almaları ve yapılan sponsorluk
sözleşmesinin bir örneğini ilgili vergi dairesine vermeleri
gerekmektedir.
Sponsorların, sponsor olunan dönemlerde tahakkuk eden vergi
borçlarını ödememeleri halinde, ilgili vergi dairesi durumu derhal
bir yazı ile bulunulan mahaldeki Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne
bildirecektir.”açıklamaları bulunmaktadır.
Buna
göre, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinin birinci
fıkrasının b bendinde yer alan indirimden Sponsorluk Yönetmeliği ve
sponsorluk sözleşmesi kapsamında yapılan harcamalar nedeniyle
yararlanılması mümkündür.
Bu hüküm
ve açıklamalara göre, şirketinizin sponsor olmayı düşündüğü
sporcuların, 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel
Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunu uyarınca tespit
edilen amatör spor dallarında yarışması şartıyla, bu kişilere
yapacağı sponsorluk harcamalarının tamamını kurum kazancından
indirmesi mümkün olup, bu kapsamda amatör sporculara yapacağınız
ödemeler üzerinden tevkifat yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Öte
yandan amatör şarkıcılara yapılacak sponsorluk harcamaları hakkında
Kurumlar Vergisi Kanunun 10. maddesinde herhangi bir düzenleme
yapılmadığından, bu kişilere yapacağınız sponsorluk harcamalarını
kurum kazancınız üzerinden indirim konusu yapmanız mümkün değildir.
Bilgi
edinilmesini rica ederim.
|