T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

    

 

Sayı    : B.07.1 .GİB.4.34.l6.01/GVK-18-

Konu : Bir yıl içinde bir, iki veya üç kez kendi bestelerinden oluşan program gereği konser veren  şahsın elde ettiği kazancın ne şekilde vergilendirileceği hk.

 

…….. GRUP MÜDÜRLÜĞÜNE

 

 

           …… tarafından Müdürlüğümüze verilen …./04/2007 tarihli dilekçe incelenmiş olup, Müdürlüğümüzü ilgilendiren hususlar aşağıda açıklanmıştır.

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Serbest Meslek Kazançları” başlıklı 65. maddesinde; “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır....” hükmü yer almaktadır.

            Serbest meslek faaliyetinde ana unsur, faaliyetin sermayeden çok, kişisel çalışmaya ilmi yada mesleki bilgi ve ihtisasa dayanmasıdır. Bu unsur, serbest meslek faaliyetini ticari faaliyetten ayıran en önemli özellik olup, söz konusu faaliyetlerden elde edilen kazançların daha çok emek ürünü olduğunu göstermesi gerekmektedir.

            Burada, yalnızca emeğe dayanan organizasyon yeterli olmadığı gibi aynı zamanda geliri doğuran emeğin, ilmi veya mesleki bilgi ve ihtisasa dayanması koşulu da aranmaktadır.

           Aynı Kanun’un “Arızi kazançlar” başlıklı 82.maddesinde “vergiye tabi arızi kazançlar şunlardır” denilmiş olup; 4.bendinde de; “Arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hasılat”ın da arızi kazanç olduğu hükmü mevcuttur.

            …

            Bir takvim yılında ., ., ., 4 numaralı bentlerde yazılı olan kazançlar (henüz başlamamış olan ticari, zirai veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançlar hariç) toplamının (2006 yılı için yeniden değerleme oranının % 7,8 olması ile değişen miktar)(01/01/2007 tarihinden geçerli olmak üzere) 15.000- YTL’lik kısmı gelir vergisinden müstesnadır.

            Bu maddede geçen “hasılat” deyimi alınan para ve ayınlarla diğer suretlerle elde edilen ve para ile temsil edilebilen menfaatleri ifade eder.

            Arızi kazançların safi miktarı aşağıdaki şekilde tespit olunur.

            1-….

            2- Bu maddenin birinci fıkrasının ., ., (4) , . , numaralı bentlerinde yazılı işlerde elde edilen hasılattan tevsik edilmek kaydıyla yapılan giderler indirilir.

            …”hükmü yer almaktadır.

            Öte yandan aynı Kanunun 18. maddesinde;  “Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekar, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket  resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat gelir vergisinden müstesnadır.

 

            Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.

            Yukarıda yazılı kazançların arızi olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez.

            Serbest meslek kazançları istisnasının bu Kanunun 94. maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.” hükmü yer almaktadır.

            Diğer taraftan, aynı Kanunun 94. maddesinde kimlerin tevkifat yapacakları açıklanmış olup, söz konusu maddenin 2. bendinin (a) fıkrasında yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden, 18. madde kapsamına giren serbest meslek işlerinden tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır. Tevkifat uygulamasında serbest meslek kazancının devamlı veya arızi nitelikte olmasının herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

            Kendi nam ve hesabına hareket eden kişilerce “nota halindeki eserlerin icra edilmesi”  faaliyeti serbest meslek kazancıdır.

            Ayrıca, 5846 sayılı Fikir ve sanat Eserleri Kanunu’nun 1. Bölümüne 4630 sayılı kanunla eklenen 1/B maddesinde; eserin, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri, olduğu, eser sahibinin de,  onu meydana getiren olduğu, şeklinde tanımlanmıştır.

Dolayısıyla vücuda getirilen herhangi bir ürünün Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesinde yer alan “eser” olarak değerlendirilebilmesi için sahibinin özelliğini taşıması, özgün bir çalışma olması ve bunu hazırlayanın “müellif” olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu hükümlere göre, “nota halindeki eserleri icra etme faaliyeti” yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, diğer bir anlatım ile;  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine göre eser niteliği taşıdığından ve bu durumun adı geçen tarafından tevsik ve ispat edilmesi şartı ile söz konusu çalışmalardan elde edilecek hasılata münhasır olmak üzere Gelir Vergisi Kanunu’nun 18.maddesinde yer alan istisnadan faydalanılması mümkündür. Ayrıca, söz konusu faaliyetin adı geçen tarafından arızi olarak yapılmış olması istisnadan yararlanılmaya engel teşkil etmeyecektir.

            Ayrıca bahsi geçen çalışmaların Gelir Vergisi Kanunu’nun 94.maddesi hükmüne göre vergi tevkifatı yapmakla yükümlü olanlarca satın alınması halinde, bedeli üzerinden aynı maddenin 94/2-a bendi uyarınca (hasılatın elde edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre belirlenen oranda) vergi tevkifatı yapılması gerekir.

            Bilgi edinilmesi ile Müdürlüğünüzü ilgilendiren hususların da cevaplandırılarak sonucundan Müdürlüğümüz görüşü ile birlikte adı geçen mükellefe bilgi verilmesini arz ederim.

 

 

Nusrettin YENER 

   Başkan a.

   Grup Müdür V.