T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

Usul Müdürlüğü

 

          

 

 

 

Sayı     : B.07.1.GİB.4.34.19.02/VUK-1-12452                                                                                                       27/09/2006*7583

Konu   : Yurtdışındaki irtibat bürosunda çalışacak personelinin ücret ödemelerinin ve kiralanacak

gayrimenkulün kesinti yolu ile ödenecek vergisinin hangi ülkede ödeneceği irtibat bürosuna alınacak

demirbaş ve sabit kıymetlerin gider kayıt edilip edilmeyeceği hk.

 

 

 

                                                                               …………………………………

 

 

 

İlgi : Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğüne verilen 08/08/2006 tarihli dilekçeniz.

 

            İlgide kayıtlı dilekçenizden, …………Vergi Dairesi Müdürlüğünün ……………….vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi olduğunuz, Almanya’da kurulacak irtibat bürosunda çalışacak personele yapılacak ücret ödemeleri ve kiralanacak gayrimenkul için yapılacak kira ödemelerinin nasıl vergilendirileceği ve irtibat bürosuna alınacak demirbaş ve sabit kıymetlerin gider olarak mı yoksa amortisman ayırmak suretiyle mi kayıtlarınıza intikal ettirileceği hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.

 

            Konu ile ilgili Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğünün 04/09/2006 tarih ve 16827 sayılı yazısında belirtilen görüşleri de dikkate alınarak gerekli açıklamalar aşağıda yapılmıştır.

 

            Bilindiği üzere, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3. maddesinde; birinci maddede sayılı kurumlardan kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunanların gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmıştır.

 

            Öte yandan, 09/07/1986 tarih ve 19159 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve hükümleri 01/01/1990 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan “Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması”nın gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelir ile ilgili 6. maddesinde;

 

            “1.Gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelir (tarım veya ormancılıktan elde edilen gelir dahil), bu varlığın bulunduğu Akit Devlette vergilendirilebilir.

 

            …

 

            3.1’nci fıkra hükümleri, gayrimenkul varlığın doğrudan kullanımından, kiralanmasından veya diğer herhangi bir şekilde kullanımından elde edilen gelire uygulanacaktır.

 

            …”; bağımlı faaliyetler ile ilgili 15. maddesinde ise;

 

            “1. 16, 18, 19 ve 20’nci madde hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukiminin bir hizmet akdi dolayısıyla elde ettiği ücret, maaş ve diğer benzeri menfaatler, bu hizmet diğer Akit Devlette ifa edilmedikçe, yalnız ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir. Eğer hizmet diğer Devlette ifa edilirse, buradan elde edilen gelir diğer Devlette vergilendirilebilir.

 

            2.1’nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette ifa ettiği hizmet dolayısıyla elde ettiği gelir, eğer:

 

            a)Gelir elde eden kişi, bu diğer Devlette bir vergilendirme dönemi içinde bir veya birkaç seferde 183 günü aşmamak üzere kalırsa ve

 

            b)Ödeme, bu diğer Akit Devletin mukimi olmayan bir işveren tarafından veya böyle bir işveren adına yapılırsa ve

 

            c)Ödeme, işverenin diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa,

 

            yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir.

 

            3. Bu maddenin bundan önceki hükümlerine bakılmaksızın, uluslararası trafikte işletilen bir gemi, uçak veya motorlu kara taşıtında işçi sıfatıyla ifa edilen bir hizmet dolayısıyla elde edilen gelir teşebbüsün kanuni merkezinin bulunduğu Akit Devlette vergilendirilebilir.” hükümleri yer almaktadır.

 

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesinin 1. fıkrasıyla kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasıyla da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

 

            Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.

 

            Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde “Safi kazancın tespit edilmesi için aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir” hükmü yer almış ve 1. fıkrasında “Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler”in indirilebileceği belirtilmiştir.

 

            Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında sayılan kanunen kabul edilmeyen giderler ile kanunlarda tadadi şekilde belirlenen giderler dışında kalan ticari organizasyona bağlı olarak yapılan giderlerdir ve bunlara işletme giderleri de denilebilir.

 

            Bir masrafın genel gider adı altında masraf yazılabilmesi için yapılmış olması masrafla iş arasında açık, güçlü bir illiyet bağının mevcut olması ve masrafın işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması gerekir.

 

            Bu hüküm ve açıklamalara göre, Almanya’da kurulacak irtibat bürosunda çalışacak personelin Almanya’da ifa ettiği hizmet dolayısıyla elde ettiği ücret geliri, gelir elde eden personelin Almanya’da bir vergilendirme dönemi içinde bir veya birkaç seferde 183 günü aşmamak üzere kalması, ödemenin Almanya mukimi olmayan bir işveren tarafından yapılması ve ödemenin işverenin Almanya’da sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmaması durumunda, yukarıda açıklanan ilgili ülke ile yapılan anlaşmanın 15’inci maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca Türkiye’de vergilendirilecek olup, söz konusu ücret ödemeleri üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 94/1. maddesi gereğince gelir vergisi kesintisi yapılması gerekir.

 

            Ayrıca, Almanya’da kiralanacak gayrimenkulden elde edilen gelir, söz konusu anlaşmanın 6. maddesinin 3. fıkrası hükmü uyarınca, gayrimenkulün bulunduğu Almanya’da vergilendirilecektir.

 

            Diğer taraftan, Almanya’da kurulacak irtibat bürosu ile ilgili olarak yapılacak harcamaların ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi amacıyla yapılması ve vergi kanunlarında belirtilen haller müstesna olmak üzere belgelendirilmesi şartıyla, Türkiye’deki kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkündür.” denilmektedir.

 

            213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 313’ncü maddesinde ise, işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269’ncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tesbit edilen değerinin, bu kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.” hükmü yer almaktadır.

 

            Buna göre, yurt dışında kurmayı düşündüğünüz irtibat bürosu için satın almayı düşündüğünüz demirbaş ve sabit kıymetler için V.U.K.’nu 313’ncü maddesine göre amortisman ayrılması mümkün bulunmaktadır.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

                      

                                           

                                                                                                                    ………………….
Grup Müdür V.