T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

Usul Müdürlüğü

 

     

 

 

Sayı      : B.07.1.GİB.4.34.19.02/VUK-1/269.madde-                                                                                             05/07/2006*5039

Konu    : Kat karşılığı arsa tesliminde iktisap edilecek bağımsız  bölümlerin inşaat  tamamlanmadan

  kat  irtifakı  esas  alınarak  satılmasında maliyet bedelinin ne şekilde tespit   edileceği.

 

…………………………….

 

            İlgi:17/04/2006 tarihli dilekçeniz.

 

 

İlgi dilekçenizden; kat karşılığı arsa faaliyetinden dolayı ……………Vergi Dairesi Müdürlüğünün ………………vergi kimlik numaralı mükellefi  olduğunuz, maliki olduğunuz arsayı 1995 yılında müteahhide kat karşılığı olarak verdiğiniz, yapılan sözleşme gereğince inşa edilecek bağımsız bölümlerden  4 adet dükkan ve 72 adet konutun tarafınıza teslim edileceği, 2004 yılı itibariyle henüz tamamlanmamış olan bağımsız bölümleri kat irtifakı tesis etmek suretiyle sattığınız belirtilerek, kat irtifakı esas alınarak yapılan satışlar için vergiyi doğuran olayın hangi tarih itibariyle doğacağı ve satılan bağımsız bölümlerin maliyetinin nasıl hesaplanacağı hususunda tereddüt oluştuğundan konu hakkındaki görüşümüzü sorduğunuz anlaşılmaktadır.

 

Bilindiği  üzere; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun  “Vergiyi doğuran olay” başlıklı 19’ncu maddesinde; “Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.

 

Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.” hükmüne yer verilmiştir.

 

Gelirler Kontrolörü  …………..tarafından adınıza düzenlenen 08/02/2006 tarih ve ………….sayılı Vergi İnceleme Raporunun  “5-Değerlendirme” başlıklı bölümünde de belirtildiği üzere; gayrimenkullerin devrinde vergiyi doğuran olay satış işleminin tapuya tescili ile meydana gelmektedir. Ancak, tapuya tescil edilmese de  fiilen alıcıya teslim edilen  gayrimenkuller için  fiili teslim tarihinde vergiyi doğuran olay meydana gelmektedir.

 

Arsasını kat karşılığı veren  arsa sahibi, karşılık olarak hak kazandığı bağımsız bölümleri, inşaatın bitmesi  ve yapı kullanım izni belgesi  alınmasını müteakiben  yapabileceği gibi inşaatın herhangi bir safhasında  arsa payı  üzerinden tesis edilen kat irtifaklarının  satışı yoluna gidebilir. Bu şekilde henüz  inşaatı bitmemiş dairelere ilişkin kat irtifakının devri halinde, kat irtifakı devrinin tapuda tescil edildiği  tarihte vergiyi doğuran olay gerçekleşmiş olur. Zira bağımsız bölümün kat irtifaklı olarak devriyle  arsa sahibi satışa ilişkin edinimi yerine getirmiş olmaktadır. Bir başka anlatımla  kat irtifaklı daireyi satan  arsa sahibi yönünden kat irtifakı devrinin tapuda tesciliyle satış işlemi mahiyet ve tutar olarak kesinleşmekte ve vergiyi doğuran olay vuku bulmaktadır. Bu devir ile  birlikte arsa sahibi ile müteahhit  arasında  düzenlenen sözleşme , devir edilen  kat irtifaklı bağımsız bölüm itibariyle yeni sahibine intikal etmekte ve alıcı sözleşme kapsamındaki bağımsız bölümün sözleşmeye uygun olarak  teslim alma yönünden müteahhitten alacaklı hale gelmektedir.

Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanunu’nun 38. maddesinde, bilanço esasında ticari kazancın tespiti tanımlanmış ve bu tespit esnasında Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ilişkin hükümlerine uyulacağı belirtilmiştir.

Vergi Usul Kanunu’nun “Gayrimenkuller” başlıklı 269’ncu maddesinde; iktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkullerin maliyet bedeliyle değerleneceği,  “Özel haller” başlıklı 289’ncu maddesinde ise; “Bu bölümde yazılı olmayan veyahut yazılı olup da kendi ölçüleriyle değerlenmesine imkan bulunmayan iktisadi kıymetlerden bina ve arazi vergi değerleriyle, diğerleri, varsa borsa rayici, yoksa mukayyet değerleri, o da yoksa emsal bedeliyle değerlenir.” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan Kanunun, “Emsal bedeli ve emsal ücreti” başlıklı 267’nci maddesinde, emsal bedelinin, gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değer olduğu,  ortalama fiyat esasına veya maliyet bedeli esaslarına göre belli edilemeyen emsal bedellerinin ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile  tespit edileceği,   268’nci maddede ise vergi değeri;  bina ve arazinin Emlâk Vergisi Kanunu’nun 29’uncu maddesine göre tespit edilen değeri, olarak tanımlanmıştır.

 

Buna göre; 1955 yılında iktisap edilen ve 1995 yılında kat karşılığı inşaat yapılmak üzere müteahhide verilen  arsa dolayısıyla edinilen bağımsız bölümlerin  satışının ticari kazanç  kapsamına girdiği anda arsanın maliyet bedelinin tespit edilmemesi nedeniyle, Vergi Usul Kanununun  289’ncu maddesi gereğince “vergi değeri” üzerinden kayıtlara intikal ettirilerek  yapılan giderler de esas alınmak suretiyle ticari kazancın tespit edilmesi gerekmekteydi.

 

Ancak, ticari kazanç hükümlerine tabi olduğunuz  2004 yılı itibariyle gerek arsanın kayıtlarınıza  intikal ettirilmemesi, gerekse inşaatın bitmemesi sebebiyle müteahhidin adınıza belge düzenlememesi nedeniyle  satışa konu edilen bağımsız bölümlerin maliyet bedelinin tespit edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

 

Bu nedenle de; Gelirler Kontrolörü ………….tarafından düzenlenen Vergi İnceleme Raporunda da belirtildiği üzere; gayrimenkul ticaretinden elde edilen kazancın çeşitli nedenlerle kesin olarak hesaplanamaması halinde , safi kazancın  maliyetin asgari %20’ si olarak kabulü, şeklindeki  Danıştay’ın  müstekar hale gelen kararları gereğince,  gayrimenkul satışından elde edilen satış hasılatınızın katma değer vergisi hariç  maliyet ve %20 kârdan oluştuğu kabul edilecektir. Buna göre de, satışlardan elde ettiğiniz safi kazancın hesaplanmasında katma değer vergisi hariç satış hasılatına iç yüzde uygulanarak  %20 oranındaki  safi kazancın bulunması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

                                                                                                                      ………………….
Grup Müdür V.